Aça Dokuz Yorgan Örtmüşler,Yine uyuyamamış-Deyiminin Anlamı

Bu Konuyu Yazdır
Aç olan kimseye uyuması için  her türlü konforu sağlasanız yine uyuyamaz.Çünkü karnı aç olduğu için uyuması   ve dinlenmesi mümkün değildir.Kendisine acilen gerekli  ihtiyaçları bulunan kimselerin rahata kavuşabilmeleri için öncelikle gereksinimlerinin karşılanması gerekir.Kendisine yapılan diğer yardımlar ise asla onu rahata kavuşturamaz.Atalarımız tabi ki bu durumu Nasrettin Hoca hikayesiyle pekiştirmişler. İşte “Aça Dokuz Yorgan Örtmüşler,Yine uyuyamamış” deyiminin hikayesi…

Nasrettin Hoca geç vakitte, bir eve misafir olur. Ev sahipleri akşam yemeklerini çoktan yedikleri için Hoca ya sofra kurmak akıllarına bile gelmez.Nasrettin Hoca “Karnım aç” diyemez. Kendi kendine sabah nasıl olsa karnımı doyururlar diye düşünür.

Kahveler, şerbetler içildikten sonra “Yorgunsunuzdur. Sizin için güzel bir yatak hazırladık”diye yatak odasına götürüp yatırırlar. Yatak çok rahat ve yorganda sıcaktır. Hoca yorgun ama aç karnı bir türlü uyutmaz. Kalkıp oda içerisinde dolanmaya başlar.

Gürültüye ev sahibi uyanarak koşup gelir:
– Hayırdır Hocam, bir şey mi oldu, neden uyuyamadınız? diye sorar.

Nasrettin Hoca:
-Benim içim mükemmel çok güzel ve rahat bir yatak hazırlamışsınız, sağ olun ama “aça dokuz yorgan örtmüşler yine uyuyamış” der.

Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir