Yazar: Kerim Usta

Sadece Elinizdekilerle Mutlu Olabilmek

Sadece Elinizdekilerle Mutlu Olabilmek Mozart ,bulunduğu yerden çok uzaklarda bir konser vermeye karar verdi.Sonunda tüm hazırlıkları tamamlayarak konser yapacağa yere geldi.Mozart konser salonuna girdiğinde salonda sadece 10 kişi vardı ve konserin iptal edilip edilmeyeceğini kendi aralarında tartışıyorlardı.

Mozart dinleyicilerini saygı ile selamlayıp ,piyanosunun başına geçerek konserine başladı.Artık kendi dünyasındaydı ve kaç kişinin dinlediği O’nu hiç ilgilendirmiyordu.Salonda çıt çıkmıyor ve dinleyiciler konseri hayranlıkla dinliyorlardı.Sanatın üstün  gücüne inanan Mozart adeta salondakileri tedavi ediyordu.

Konser bittiğinde salondaki 10 tane dinleyici ayağa kalkarak tüm güçleriyle alkışladılar.Bu salondakiler için müstesna bir gündü.Tabi mozart içinde…

Mozart konserin akşamında eşine bir mektup yazdı.Yazdığı mektubunda şöyle diyordu.”Burada harika bir gün Okumaya Devam Ediniz…

Tarihin En Büyük Yanardağ Patlaması ve Yazsız Yıl

tambora_yanardag-kerimustacom17 Nisan 1815 yılında, Endonezya’nın Tambora Yanardağı patlayarak son yılların en büyük tarihi felaketi gerçekleşmiştir. Patlama o kadar şiddetli olur ki 3900 metre  olan dağın yüksekliği patlama sonrasında 2851 metre’ye düştü.Yanardağ 44 km yüksekliğe kadar magma püskürtürken çıkardığı gürültü 2 bin 600 km uzaklıktan duyuldu.

Kaç kişinin öldüğü ise halen tam olarak belli değildir. Global Volcanizm Program’a göre 60.000 kişi hayatını kaybetti.Birleşmiş Milletler Jeoloji İncelemeleri ise açlıktan ölenler dahil sayıyı 92.000 olarak belirtmişlerdir.

Yanardağın külleri ve atmosfere salgılanan gazlar neticesinde dünya aniden soğuduğu için 1816 yılı “Yazsız Yıl” Okumaya Devam Ediniz…

Abdurrahim Karahisari Hakkında Bilgi

Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Babası Alâeddîn-i Mısrî ve kardeşlerinin kurdukları vakıflardan zengin ve köklü bir aileye mensup olduğu anlaşılmaktadır. Bazı kaynaklardaki rivayetlerden ve kendi eserlerindeki bilgilerden anlaşıldığına göre Akşemseddin’e intisap etmiş, ondan feyiz almış ve daha sonra da halifesi olmuştur. Enîsî’nin Menâkıb-ı Akşemseddin adlı eserinde nakledilen bazı hadiselerden, hayatının büyük bir kısmını şeyhi ile beraber geçirdiği ve 1436 yılında onunla birlikte Beypazarı’nda, 1443 tarihinde ise Edirne’de bulunduğu Okumaya Devam Ediniz…

Birisi İş Güvenliği mi Dedi? (81 Fotograf)

Birisi İş Güvenliği mi Dedi? (81 Fotograf)

İş güvenliği konusunda ne kadar yasa çıkarsa çıksın o yasaları çiğnemek için bazen işveren bazen de işçi elinden geleni yapar…Bunu kimi bilerek kimi ise bilmeden yaparlar.Bunu sadece Türkler yapar diye düşünenler de çoğunlukta ama yanılıyorlar. Çünkü güvenlik kültürünün sağlanmadığı toplumlar hangi milletten olursa olsun her zaman sınıfta kalırlar.

Bunun o kadar çok sebebi var ki bir kaçını sıralayalım.

* Kimi zaman vakit,kimi zaman nakit yetersizliği,
* Yaptığı işin tehlikeli olduğunu bilememek,
* Ben bunu yaparım diye hava atmak,
* Bu zamana kadar defalarca yaptığı için sonsuz güven,
* Patron tarafından işin her türlü şekilde yapılması emri
* Tehlikeler konusunda eğitim almadığı için kaza olasılığını tahmin edememek
* Cehalet,vurdum duymazlık,tembellik acelecilik…

Bu böyle devam eder gider.Haydi iş ve  can güvenliği  ihmalleri  bulunan resimleri inceleyelim. 🙂

Okumaya Devam Ediniz…

Vidalarından Sökülmüş Sıradan Şeyler (28 fotograf)

Her zaman bazı araç gereçlerin içinde ne olup olmadığını merak ederiz. Kanada’dan Todd Maclellan adlı bir fotoğrafçı, çeşitli araç ve gereçleri vidalarından sökerek çıkardı ve çıkardığı bu parçalardan bir dizi sıra dışı çekim yaptı. Parçalar kamera, çim biçme makinesi, ekmek kızartma makinesi,daktilo gibi bir çok kullandığımız araç ve gereçlere bakmanızı tavsiye ederim.

Yangın söndürücü

Vidalarından Sökülmüş Sıradan Şeyler (28 fotograf) Okumaya Devam Ediniz…

Çanakkale Zaferi Yıldönümü Kutlu Olsun

Çanakkale Zaferi Yıldönümü Kutlu Olsun
18 Mart 1915, Türk tarihinde bir askeri ve siyasi başarı olmaktan öte inanç, azim ve yiğitlikle örülmüş bir destanın yaradılış tarihidir.Bugün, zaferlerin en büyüğü, günlerin en anlamlısı olan Çanakkale Zaferi ve Şehitler Gününü idrak etmekteyiz.Çanakkale Zaferi, vatanseverlik, fedakârlık, cesaret gibi yüksek faziletlerin kahramanca sergilendiği bir destandır.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda. Şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz.Dönmeyi hiç düşünmediler. Bu vatanı evlatlarına bırakabilmek için canlarını gözlerini bile kırpmadan verdiler. Bu mukaddes yurt topraklarının korunması ve bayrağımızın dalgalanması Okumaya Devam Ediniz…

Kul Mesud Hakkında Bilgi

Hayatı hakkında yeterli bilgi olmadığı gibi tezkirelerde de adına rastlanmamıştır. XIV. yüzyılın birinci yarısında yaşadığı kaydedilen Kul Mesud, 1334-1337 yılları arasında hüküm süren Aydın Emîri Umur Bey’in isteği üzerine ve onun adına Kelîle ve Dimne’yi Farsça’dan Türkçe’ye tercüme etmiştir. Tercüme, Umur Bey’in babası Mehmed Bey (ö. 734/1334) henüz hayatta iken gerçekleştirilmiş olmalıdır. Kendini Kul Mesud olarak tanıtan mütercimin başka bir eseri bilinmemektedir. Johannes H. Mordtmann, bu tercümeden yaklaşık yirmi yıl sonra yine Farsça’dan Okumaya Devam Ediniz…

Airbus Almanya’da CityAirbus’u Test Etmeye Başlayacak (9 Fotograf)

Gelecekte, Hava taksisinin yoğun trafiğe sahip şehirlerde yer ulaşımlarına bir alternatif olacağı artık  bir sır değil…Bu nedenle Airbus , CityAirbus adlı araç üzerinde aktif olarak çalışıyor. Temel olarak, CityAirbus, dört koltuklu ve elektrikli motorlarla çalıştırılacak sekiz pervaneli bir uçaktır.

Airbus Almanya'da CityAirbus'u test etmeye başlayacak (9 fotoğraf) Okumaya Devam Ediniz…

Pr.Dr.Şinasi Tekin Hakkında Bilgi

Pr.Dr.Şinasi Tekin-kerimustacom1933 te doğan Şinasi Tekin, Balıkesir’in batısındaki Araplı yörüklerindendir. Dedeleri Burunsuzoğlu boyunun beyleridir. Hem ana hem baba tarafından ailede her nesilden muhakkak bir iki müderris çıkmıştır. Kız çocukları dahi Muhammediye’den Mevlid’den bir iki beyit söktüremezse ayıp sayılırdı. Babası Ramazan oğlu İbrahim Efendi, Dursunbey, Balıkesir ve Bursa ilkokullarında öğretmenlik yapmıştır. Okulların kapanması ile her yaz köyüne, tarlalarına ve köylülerine dönerdi. Gerek kendi aralarındaki kavgalarında gerekse devletle (hükümet) olan sürtüşmelerinde, anlaşmazlıklarında köylülere hakemlik eder, onlara yardımcı olurdu. Onlar da Cumhuriyetten önceki boy beyliği devrinden kalma alışkanlıklarından dolayı onu can kulağı ile dinler, onun dediklerinden hiç çıkmazlardı.

İşte ağabeyleriyle birlikte bu hava içinde büyüdü. Okul çağı gelince Bursa’ya, şehre indi. Ortaokulu Bilecik’te (1944-1947), liseyi İstanbul Haydarpaşa Lisesi ‘nde yatılı okudu. O zamanlar böyle öğrencilere leyli meccani

Okumaya Devam Ediniz…