Osmanlı Padişahlarının Valide Sultanları

Osmanlı Padişahlarının Valide Sultanları

1. Murat (29 Haziran 1326 – 28 Haziran 1389) : Nilüfer Hatun (Bizanslı Horofira)

1. Bayezid (1360 – 8 Mart 1403): Gülçiçek Hatun (Bulgar Marya)

1. Mehmet Çelebi (1382 – 26 Mayıs 1421): Olga Hatun (Bulgar)

2. Murat (1404 – 3 Şubat 1451) Emine Hatun (Dulkadiroğulları Beyliği)

2. Mehmed (30 Mart 1432 – 3 Mayıs 1481): Hüma Hatun (Candaroğulları)

Şeyhülislam’lar Neden Mavi Ayakkabı Giyerlerdi?

Şeyhülislam'lar Neden Mavi Ayakkabı Giyerlerdi?

Abdülhamid Han’ın Duası

Abdülhamid Han'ın Duası

10 Şubat 2017, Abdülhamid Han’ın 99. vefât yıldönümüydü. 175 yıl önce doğan, 33 yıl Taht-ı Osmanî’de oturan Büyük Sultan’ın ağzından, medyada son zamanlarda bir “duâ”dolaşmakta..

Osmanlıda Hariciye Nezareti

Osmanlıda Hariciye Nezareti

Hariciye Nezâreti
Hariciye Nazırlığı ya da Hariciye Nezareti Son dönem Osmanlı Hükümetlerinde devletin dış siyasetini yürütmekle görevli, günümüzdeki Dışişleri bakanlığı’na karşılık gelen kurumdur. İstanbul’da günümüzde İstanbul Valiliği işlevini gören Babıali binasında sadrazamlıkla aynı binayı paylaşmıştır.

19. yüzyıla kadar Osmanlı Devleti’nde dışişleri Reis-ül Küttablar tarafından yürütülürdü. Dış ülkelerle yapılan yazışmalardan ise Babıali Tercüme Odası sorumluydu. Osmanlı Devleti’nin Avrupa’dan aldığı borçların artması, Avrupa ülkelerinin Yunan Bağımsızlık Savaşında gözlendiği gibi Osmanlı Devleti’nin içişlerine karışmaya

Osmanlıda Tarikatlar

Osmanlıda Tarikatlar

Sofi adını ilk kullanan Küfeli Ebu Haşim (S.57-58)
Diğer taraftan tasavvufî faaliyetlere İslâmiyet’in ilk. yıllarında hiç rastlanmazken, yukarıda da sebeplerine işaret edildiği tarzda sofî adını ilk kul­lanan ve ilk zaviyeyi kuran kişi’nin Kûfeli Ebû Haşim olup, bu zat’ın H. II. yüzyılla (H. 150’lerde) öldüğü sanılır.

Bundan sonra Süfyan Sevrî gelir ki bu zat da H. 168, Milâdî 784-785’lerde yaşamıştır. (116)

Yine bu cümleden olmak üzere, eski Hıristiyan keşişlerinin yetiştiği Mısır’da H. 245,-M. 859-860 tarihlerinde yaşamış olan Zünnûn (1-17), (Bu zât Zünnûn-u Mısrî adîle de meşhurdur) H. 261, M. 874-875’lerde yaşamış

Osmanlı Sultanlarının Ehl-i Beyt Sevgisi

Osmanlı Sultanlarının Ehl-i Beyt Sevgisi
Osmanlı Sultanlarının Ehl-i Beyt sevgisi

Sultan İkinci Abdülhamid Han, Peygamber efendimize olan tazim ve muhabbetini, Onun kutsal beldesine hizmetler götürerek ve İslam Birliği gayesini gerçekleştirmeye çalışarak göstermiştir. Hicaz bölgesiyle münasebetleri kuvvetlendirmek ve mukaddes topraklarla aradaki mesafeyi kaldırmak niyetiyle yaptırdığı Hicaz ve Bağdat Demir yolu, bunun en güzel örneği olmuştur. Demiryolu yapımının Medine’ye ulaştığı esnada, Sultanın

Gazzenin Tapusu

Gazzenin Tapusu
Murat Bardakçı, Gazze’nin tapusunun Sultan Abdülhamit’de olduğunu tarihi belgelerle ortaya koydu. Bardakçı’nın verdiği bilgilere göre, Gazze Osmanlı’da Hazine-i Hassa’nın üstündeydi sonra Abdülhamit kendi üzerine geçirdi ve şahsi mülkü olarak tapuluydu. 1924 sonrası Abdülhamit’in torunları dava açtılar.
Gazze dedemizin mülküdür diye. İşin ilginci kazandılar ve mahkeme Gazze’nin Sultan Abdülhamit’in torunlarına iadesine karar verdi. Fakat o dönem İngiliz mandası olduğu için dava Londra’ya temyize gönderildi ve bozuldu.

Eski Osmanlı Yağlı Boya Resimler

Eski Osmanlı Yağlı Boya Resimler

Fahreddin Paşanın Medine Müdafası

Fahreddin

1.Dünya Savaşı sırasında Osmanlı orduları, işgal tehdidi altındaki bütün vatan topraklarını emperyalist düşman ordularına ve onların yerli işbirlikçilerine karşı kahramanca savundular.
Bu sırada Ömer Fahreddin Paşa’ya, Hicaz bölgesini müdafaa görevi verilmişti.
Hicaz Seferî Kuvvetler Kumandanı ve Medine Muhafız Vekili Fahreddin Paşa son derece kısıtlı imkânlarla Medine”yi 2 yıl 7 ay boyunca kahramanca müdafaa etti.

2.Beyazıt Han’ın İçki Hakkında Fetvası

2.Beyazıt Han'ın İçki Hakkında Fetvası

Orijinal

Eşref’ül-Ümerâ’il-kirâm efham’ül-küberâ’il-fihâm zülkadri ve’l-ihtirâm el-mü’eyyed bi te’yîdât’il-Melik’il-Allâm Hüdâvendigâr Sancağı beği Muhammed -zîde kadruhû- ve mefâhir’ü kudât’il-müslimin ma’âdin’ül-fadli ve’l-yakîn vereset’ül-enbiyâ’i ve’l-mürselîn mezkûr sancak kadıları-zîdet fedâiluhum-tevkî-i refî-i hümâyûn vâsıl olıcak ma’lûm ola ki;

1. El-hâletü hâzihî Dergâhıma arz olundu ki, ol vilâyetlerde şehirlerde ve kurâda ve kasabâtda, velîmelerde ve cem’iyyetlerde alâniyeten şirb-i hamr ve tenâvül-i müskirât ve envâ’-ı fesâdat ve şenâ’ât olunub mecâlisde envâ-ı melâhîye ve ma’âsîye ve menâhîye irtikâb olunub şe’âir-i İslâm’a ri’âyet olunmayub fesekanın bu misillû kabâyihinden ve şenâyi’inden müslümanlar hususan ulemâ ve sulehâ ziyâde müte’ellim ve müte’essir olub bî huzur olur imiş.