Kategori: 3-Eğitim ve Öğretim Konuları

Elvan-ı Şirazi Hakkında Bilgi

Hayatı hakkında kaynaklarda yeterli bilgi bulunmasa da,Orhan Gazi zamanında Anadolu’ya yerleşen Türkleşmiş İranlı bir aileye mensup bulunduğu ve ataları Şîrazlı olduğundan Şîrâzî nisbesiyle tanındığı ileri sürülmektedir.

Şeyh Elvan-ı Şirazî, Mahmud Şebüsteri’nin Gülşen-i Râz adlı Farsça eserini 1426’da Türkçeye tercüme ederek II. Murad’a sunmuştur. Tercüme-i Gülşen-i Râz’ı tamamladığı 829 (1426) yılında elli yaşında olduğunu bildirmesinden hareketle (Süleymaniye Ktp., Mihrişah Sultan, nr. 173, vr. 7a) 779’da (1377) doğduğunu söylemek mümkündür.Elvân-ı Şîrâzî’nin ölüm tarihi de belli değildir.

Gülşen-i Râz’ın Farsça aslı 1000 beyit olduğu halde çevirisi 3000 beyte yakındır. Mefâ’îlün mefâ’îlün fe’ûlün Okumaya Devam Ediniz…

Z Nesli-Dijital Yerliler (Digital Natives) Bu Yıl Üniversiteye Başlıyor

Z Nesli-Dijital Yerliler (Digital Natives) Bu Yıl Üniversiteye Başlıyor

Mimarlıkta dijital çağa dijital eğitim
Bu yıl Digital Natives (Dijital Yerliler) olarak adlandırılan 2001 yılı doğumlular üniversite eğitimine başlıyor. Mimarlığın her geçen gün yeni boyutlar kazandığını, geleceğin mimarlarının karar vermesinde onları hızlandıracak, yaratıcılığını destekleyecek her türlü dijital aracın çok önemli olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Tayibe Seyman Güray, “Dijital Yerliler’in sahip olduğu teknolojik avantajları güce dönüştürmek eğitimle mümkün” dedi.
2000 yılından itibaren doğan nesil ‘Z nesli’ ya da ‘Digital Natives’ (Dijital Yerliler) olarak adlandırılıyor. Gözlerini dijital dünyaya açan 15 – 24 yaş arasındaki bu gençlerde, teknolojiyle iç içe büyümenin verdiği kendine has Okumaya Devam Ediniz…

“İven Kız Ere Varmaz, Varsa da Baht Bulmaz” Atasözünün Anlamı

Atasözü anlamını bulabilmek için cümle içinde geçen kelimelerin anlamlarını tek tek bulalım.
* İven:Acele eden
* Ere varmak:Bir erkekle evlenmek
* Baht:Gelecekteki olayları kaçınılmaz bir biçimde belirleyen ilahi iradenin insan ve toplum için çizdiği yaşayış biçimi, kader, talih,şans.

Bu durumda :
“Evlenmek için acele eden kız,evleneceği eşini iyice düşünerek seçemeyeceği için evlenmekte güçlük çekerler. Evlenirse Okumaya Devam Ediniz…

Ünsüzlerin Nitelikleri ve Kuralları

Ses yolunda bir engele çarparak çıkan seslere ünsüz denir.Dilimizde yirmi bir ünsüz vardır:
b, c, ç, d, f, g, ğ, h, j, k, l, m, n, p, r, s, ş, t, v, y, z

Ünsüzler ses tellerinin titreşime uğrayıp uğramamasına göre iki gruba ayrılır:

1.) Ses tellerinin titreşmesiyle oluşan ünsüzlere yumuşak  ünsüzler (ötümlü, tonlu) adı verilir:

b, c, d, g, ğ, j, l, m, n, r, v, y, z

2.)Ses telleri titreşmeden oluşan ünsüzlere sert  ünsüzler (ötümsüz, tonsuz) denir:

ç, f, h, k, p, s, ş, t

Ünsüzlerin Kuralları:
* Kökeni Türkçe olan kelimelerin sonunda b, c, d, g ünsüzleri bulunmaz. Ancak anlam farkını belirtmek üzere ad, od, sac gibi birkaç kelimenin yazılışında bu kurala uyulmaz:
-ad (isim),
-at (binek hayvanı);
-od (ateş),
-ot (bitki);
-sac (yassı demir),
-saç (kıl). Okumaya Devam Ediniz…

Derviş Şemseddin Hakkında Bilgi

Hayatı hakkında kaynaklarda yeterli bilgi yoktur. Latîfî Seferihisar’dan, Âşık Çelebi ve Kâtib Çelebi ise İran bölgesinden (Acem’den) geldiğini söylemektedirler. Her üç kaynaktan ve eseri Dehmurg’dan anlaşıldığına göre Yavuz Sultan Selim zamanında (1512-1520) eser vermiştir. Latîfî, “Ol ahd-i hümâyûnun âhirlerinde âhirete gitmiştir” (Tezkire, s. 209) demekle Yavuz Sultan Selim devrinin son yıllarında vefat ettiğine işaret etmektedir. Dehmurg adlı mesnevisini 919’da (1513) nazmettiğine göre bu tarihte hayatta olduğu kesindir.

Sade bir dile sahip olan Derviş Şemseddin şiirlerinde zaman zaman realist tasvirlere de yer vermiştir. Latîfî ve Âşık Çelebi’nin tezkirelerinde yer alan birkaç şiiri dışında mevcut olduğu ileri sürülen divanı henüz ele geçmemiştir.

Şairin günümüze ulaşan tek eseri Dehmurg’dur. Mesnevi tarzında ve aruzun “fâilâtün fâilâtün fâilün” kalıbıyla yazılmış olan eser sembolik bir hikâye olup 710 beyit civarındadır. Vasfi Mahir Kocatürk’le Fahir İz’in ve bunlardan naklen bazı kaynakların ileri sürdüğü gibi eserin 909 (1503) yılında yazıldığını kabul etmek mümkün Okumaya Devam Ediniz…

Ey Hira Yüreklim – Ergün Küçüktopçu

Ey Hira Yüreklim…!
Ellerimle Elini Tuttuğum, Aşk’ı Tanıyan Yüreğin Cennete Götüren Rehberim Olsun. Dualarımın Öznesi Olan Yâr Dün Gece Yine Resmine Baktım Yatmadan, Gözlerinde Beni Gördüm, Yüreğindeki Acıyı Gördüm,
Hüzünü Gördüm.
Dedim Kendi Kendime,
Aşk Hakkımmıdır Bilmem, Ama Hak Aşkımdır. Yüreğimi Özenle Koruyorum, Çünkü İçinde Sen Varsın….. Marifet İki Yüreğin Bir Olması Değilmiydi Zaten, Biz Tek Yürek Olduk Seninle Kurbanım. Eğer Sana Kavuşmadan Ölürsem…
Vallahi Ölüm’e de Aşk Olsun!…
Senin İsminle Uyanıyorum Her Sabah…! Bir Sevinç Kaplıyor Yüreğimi Çünkü Sen Varsın Sol Yanımın Bekçisi.
Ey Hira Yüreklim….!
Kudüs Bakışlım, Ravza Yüreklim, Dualarımın Okumaya Devam Ediniz…

Siyah Gecenin Hayalleri- Ergün Küçüktopçu

Siyah Gecenin Hayalleri- Ergün Küçüktopçu

Mesafe nedir ki gönüller bir olduktan sonra…? Gönüller bir olsun. Mekanlar kimin umurunda…
Sevgi hissetmektir.Yollar ve zaman ayrı olsada
Birgün bekle o tütsülenmiş dilimin ucundaki şiirler dökülecektir, gölgemiz olan size anlatacaktır, gönülden gönüle bir yolun olduğunu….. Belki düğümlenecek sözlerim Lâl Olan dilimizde,
Belkide tekbir sözünüzle cennete çevireceğiniz yürekler vardır. Ben diyorum ki ;gönüller bir olsun, hemdem olsun yeter…. Şimdi kapatın gözünüzü dalın siyah gecenin hayallerine, hadi sevdanın yurduna gidiyoruz, toplayalım Aşıkları, Maşuğun Okumaya Devam Ediniz…

Dünya Senin Değildir,Kendini Ev Sahibi Sanma

Misafir olduğun yere gönül bağlama..!
Kapısına dayanma, çürüktür.
Suretine aldanma..!
Cazibesine kapılma..!
Dünya senin dünyan değildir.
Kendini ev sahibi sanma..!
Sana muhabbet duyan her faniye gönül verme..!
Sürünen yılanlar gibi gövden yerde sinsi sinsi yürüme..!
Dünyanın yılanı olma..!
Ahiretini şu arz uğruna yakma..!
Sana kapı gösteren her kişiye aldanma..!
Hasılı…
Sen şu viranede bir ölümlüsün.
Düzenini bakiye kur.
Nasıl olsa ölüm gelecek dağılacaksın.
Dağıtmadan ölüm seni, kendine gel..!
Haramilere şu canını kaptırma..!
Dünya kabuktur, sen özünü ara..!
Dünya yolculuktur sen yolunu bul..!
Dünya bir kazandır sen onun içinde pişen aş ol..! Okumaya Devam Ediniz…

Ey Gönlüm Aşk İstiyorum

Ey Gönül Bana Öyle Bir Kelâm Et Yüreğimi Söküp Dağlayayım.
Sen Bilmezsin Belki ;Senin Canın Yanmasın Diye Sol Yanıma Bile Yatmadığımı.
Özlemek Ne Renkti Sen Bilmezsin,
Öyle Bir Yalnızlığa Daldım Ki ;Şiirde ki kelimelerimin Dizi Tutmuyor.
Ne zaman Yağmur Yağsa Bu Şehre, Sen Kokuyorsun Islak Toprakta.
Kim bilir Ne Şanslıdır Yaşadığın Şehir.
Çünkü Sen Varsın.
Ey Gönlüm “Aşk” İstiyorum,
Sadece “Aşk” Altında Islanabileceğim,
Yüreğimde Şimşekler Çakacak,
Ferhat Gibi, Mecnun Gibi, Leyla Gibi Şirin Gibi Yakacak “Aşk” İstiyorum.
Ey Mahşere Kalmış Sevgili ;Sükûtum, Aşka Açılan Pencerem, Matemimde ki Gözyaşım, Suskunluğum da ki Çığlığım,
Yüreğimdeki Feryadım, Sana Hasret Sana Meftun Bu Yüreğim.
Gel Yüreğime, Aşka Rabıtalı Gönlüme Gel.
Hüzün Koktu Yine Her Yer Yine Hazan mı? Var. Okumaya Devam Ediniz…

Seslerde Ünlülerin Nitelikleri Hakkında Bilgi

Ses yolunda bir engele çarpmadan çıkan sese ünlü denir. Türkçede sekiz ünlü vardır: a, e, ı, i, o, ö, u, ü

Ünlüler;dilin durumuna,dudakların durumuna ve ağzın açıklığına göre ayrı ayrı sınıflandırılırlar:

Dilin durumuna göre:
* Kalın ünlüler: a, ı, o, u
* İnce ünlüler: e, i, ö, ü

Dudakların durumuna göre:
* Düz ünlüler: a, e, ı, i Okumaya Devam Ediniz…

Sayıların Yazılış Kuralları

* Para tutarı, ölçü ve istatistik veriler rakamla yazılırken bunun dışında bulunan sayılar yazı ile yazılırlar. Örnek:”280 kilometre,4850 Lira,3500 Kişi,iki ay sonra” gibi…

* Saat hem rakamla hem de yazı ile yazılabilir.
Örnek:”21.30’da,saat dokuzu beş geçe” gibi…

* Dört veya daha çok basamaklı sayıların rahat okunması amacıyla içinde geçen bin, milyon, milyar ve trilyon sözleri harfle yazılabilir.
Örnek:”2 milyar 100 milyon kişi, 3 bin 255 kalem” gibi…

* Birden fazla kelimeden oluşan sayılar ayrı yazılır.
Örnek:”iki yüz, üç yüz altmış beş ” gibi… Okumaya Devam Ediniz…