Gurbetten Sitem-İğnezorlu

Gurbetten Sitem-İğnezorlu
Gurbetten Sitem

Sokaklar sükünat sessizce galmış
Nevlem gelin görün gönül alanı
Yalnızlığı belli yaslı gününde
Nevlem gelin görün gönül alanı

Ektiğim güllərim sararmış solmuş
Gartofluk yerleri dikenlik olmuş
Ağırlar merehler virane galmış
Nevlem gelin görün gönül alanı

Arşiv Görüntülerle Vietnam Savaşı (36 Fotograf)

Vietnam Savaşı binlerce hayata mal olduğu gibi binlerce kederi de beraberinde getirdi. Aşağıda Vietnam Savaşı’nda çekilmiş gerçek fotoğraflara bakarken savaşın dehşetini gözlerinizle görebilme şansınız olacaktır.

1Arşiv Görüntülerle Vietnam Savaşı (36 Fotograf)

Kaşgarlı Mahmud ve Divanu Lugati’t-Türk

Kâşgarlı Mahmud ve Dîvânu Lugâti't-Türk
Kaşgarlı Mahmud Kimdir?

Bulunuşuyla birlikte Türk dili tarihinin yeniden yazılmasını sağlayan ve Türkçenin karanlıktaki pek çok konusunu aydınlatan Divanü Lugati’t-Türk’ü bizlere kazandıran, Türklük biliminin (Türkoloji) kurucusu, Türk sözlükçülüğünün atası Kâşgarlı Mahmud’un hayatı hakkında ne yazık ki ayrıntılı bilgi bulunmamaktadır.

Tarihsel kaynaklarda hakkında bilgiye rastlanmayan, eserinde de kendisi hakkında pek fazla bilgi vermeyen Kâşgarlı Mahmud’un soylu bir aileden geldiği ve çok iyi yetiştirilmiş bir şehzade olduğu Divanü Lugati’t-Türk’te âdeta bilgi kırıntısı niteliğindeki kayıtlardan anlaşılmaktadır. Türklerin en güzel konuşanı, en açık anlatanı, en iyi eğitim göreni, soyca en köklüsü, en başarılı kargı atanı olmakla övünen Kâşgarlı Mahmud, Türk topluluklarının yaşadığı bütün şehirleri ve bölgeleri dolaştığını yazmaktadır.

İllere Göre En Meşhur Yemekler

İllere Göre En Meşhur Yemekler

İllere Göre En Meşhur Yemekler

  • ADANA: Şalgam, Acılı Ezme, Adana Kebabı, Analı Kızlı, Bici Bici, Halka Tatlı, Hayır (Kamhi) Çorbası, İçli Köfte, İşkembe Dolması, Kaynar, Sarımsaklı Köfte, Sıkma, Şırdan Dolması
  • ADIYAMAN: Çiğ Köfte, Besni Tavası, Buhara Pilavı, İçli Köfte, Kavurmalı Hıtap, Yarpuzlu Köfte, Tevenk Sarması, Adıyaman Köftesi, Dövmeç, Tırşik, Meyir Çorbası, Malhuta Çorbası, Burma Tatlısı, Şillik Tatlısı, Tene Helvası, Peynirli İrmik Helvası, Topak Helvası, Tırşik
  • AFYON: Sakala çarpan çorbası, Çullama köfte, Bükme, Ağzı açık, Afyon sucuğu, Düğülü haşhaş tatlısı, Afyon kaymağı tatlısı, Afyon keşkeği, Şebit, Haşhaşlı pide, Paçık, İlibada sarması, Zürbiye,

Göksu Nehri Hakkında Bilgiler

Göksu Nehri Hakkında Bilgiler

Göksu Nehri Hakkında Bilgiler

Batı Toroslar ile Orta Torosları birbirinden ayıran Taşeli Platosu’ndan doğan Göksu Nehri toplam 260 Km uzunluğundadır Seyhan ve Ceyhan’dan sonra Türkiye’nin önemli nehirlerinden biridir. Taşeli Platosu Yunanlılar zamanında Kilikia Trakheia yani taşlık veya dağlık kilikia adıyla bilinirdi. Bu neden kilikia Nehri olarakta bilinir.

Nehir çoğunlukla kar suları ile birleşerek çoğalır. Antalya, Konya, Karaman ve Mersin illerinden akarak Akdeniz’e dökülen bu nehir üzerinde 300 den fazla kuş türüne yuva görevi yapar. Ayrıca Caretta caretta kaplumbağaları ve mavi yengeç bu sulara yumurtalarını bırakırlar. Bu nedenle nehir devlet tarafından koruma altına alınmıştır. Mut ilçesinden başlayarak 90 Km uzunluğunda doğa sporu olan rafting için çok uygundur. Yavaş akıntı sebebiyle bu spora yeni başlayanlar için harika bir yerdir.

Bu kadar önemli olan nehir Konya/Hadim/Bademli yakınlarında 20 metre yüksekten  akan ve  500 metrelik  mağaradan çıkan su ile

Maruf-i Kerhi Hakkında Bilgi

Maruf-i Kerhi Hakkında Bilgi

Bağdat’ın Kerh mahallesinde doğdu . Sâmerrâ yakınındaki Kerh-i Bâceddâ veya Şehrizor civarındaki Kerh-i Cüddân’dan olduğu da kaydedilmektedir (Yâkūt, IV, 255). Hıristiyan veya bir rivayete göre Vâsıtlı Sâbiî bir ailenin oğlu olan Ma‘rûf’un çocukluğunda ailesi tarafından hıristiyan bir hocaya teslim edildiği, teslîs inancına karşı çıktığı için hocası kendisini dövünce ailesini terkedip kaçtığı, yıllar süren bu ayrılığı sırasında sekizinci imam Ali er-Rızâ ile karşılaştığı, onun vasıtasıyla müslüman olduğu, eve döndüğünde evlât hasretiyle

Dünyadan En İlginç Bilgiler

Dünyadan En İlginç Bilgiler

Dünyanın En:

  • Yüksekten akan şelalesi: Venezuella’da bulunan Angel Şelalesi’dir. 807 metre yükseklikten akmaktadır.
  • Soğuk yeri: Vostock II- -89,2 C
  • Alçak yerleşim yeri: Calipatria, Kaliforniya, ABD -deniz seviyesinin 54 mt. Altında
  • Şiddetli depremi: 22 Mayıs 1960’da Güney Şili’de 9,5 Richter ölçeğinde meydana gelmiştir. Sekiz yanardağ patlaması olmuş, deprem sırasında oluşan tsunami, Pasifik Okyanusu’nu aşarak Hawaii ve Japonya’ya kadar etkili olmuştur.
  • Sıcak yeri: Libya’da El-Aziziya’dır.

Şah İsmail ile Sultan Selim’in Mücadelesi

Şah İsmail ile Sultan Selim'in Doğuda MücadelesiProf. Dr. Remzi KILIÇ

Giriş:

XVI. Yüzyıl başlarında, Osmanlı Devleti’nin başında Sultan I. Selim (1512-1520) bulunmaktaydı. 23 Ağustos 1514’de Çaldıran’da Safevî Şah İsmail’i (1501-1524) mağlup ederek, önce Orta ve Doğu Anadolu’yu, sonra da Güneydoğu Anadolu’yu 1515-1517 yıllarında Osmanlı Devleti’ne katmayı başarmıştır. Diyarbakır ve çevresinin Osmanlı-Türkleri tarafından hakimiyet altına alınması, Sultan Selim’in takip ettiği doğu siyasetinin bir sonucudur. Sultan Selim, Anadolu’yu tamamen hakimiyeti altına almak ve Şiilik tehdidinden korumak istiyordu. Ayrıca, Anadolu’nun her bakımdan birlik ve beraberliğini, güvenlik ve asayişini sağlamak düşüncesinde olan Sultan Selim, Sünnî anlayışı benimseyen Diyarbakır ve Güneydoğu Anadolu halkının Safevî Devleti idaresine girmesini istememiştir.

I. Selim, Şah İsmail’i Çaldıran’da mağlup ettikten sonra Tebriz’e girmiş, Akkoyunlu Devleti’nin Diyarbakır’dan sonra ikinci başkenti olan bu şehirde bir müddet kalmıştı. Sultan Selim, Çaldıran seferinden sonra İstanbul’a hemen dönmeyerek, kış mevsimini Amasya’da geçirmiş ve ilkbaharda tekrar Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya kuvvetler göndermişti. Sultan Selim, Amasya’dan Çaldıran seferinde yanında bulunan Şeyh Hüsamettin oğlu İdris-i Bitlîsî’yi, Urmiye Gölü’nden Malatya’ya ve Diyarbakır’a kadar uzanan bölgeyi Şah İsmail’e karşı, Osmanlı Devleti’ne bağlanmasını teşvik etmek için Doğu Anadolu’ya yollamıştı

Güneydoğu Anadolu, Akkoyunlu Türkmenleri elinden Safevîler yönetimine geçmiş bulunuyordu. Diyarbakır başta olmak üzere bölgenin nüfus çoğunluğu Türkler ’den oluşmaktaydı. Yüzyıllardan beri kuşaktan kuşağa Türkler ile meskun olan bu bölgede dağınık halde bulunan Sünnî Kürtler de vardı. Şah İsmail, kendisini Akkoyunlu Türkmenleri’nin vârisi sayarak bölge üzerindeki emellerinden vaz geçmemişti. Hakimiyet ve otoritesini göstermek için Güneydoğu Anadolu’daki Kürt beylerinin bir kısmını tutuklatarak varlıklarına son vermişti. Stratejik önemi olan Diyarbakır’a ise, Çaldıran’da kendisi uğruna savaşırken öldürülen Ustacalu Mehmed’in kardeşi Kara Han’ı göndermişti. Sultan Selim, bu gelişmelerden kendisi gibi rahatsız olan Sünnî Kürt beyleri ile Mevlanâ İdris-i Bitlîsî marifetiyle temasa geçerek görüşmüş ve Diyarbakır ve Güneydoğu Anadolu’nun Safevîler eline bırakılmayacağına karar vermiştir.

Selçuklulardan Osmanlılara Medreseler ve Yönetim İlişkileri

Selçuklulardan Osmanlılara Medreseler ve Yönetim İlişkileri

Prof. Dr. Remzi KILIÇ

Özet: Türk Milleti’nin tarihi sürecinde devlet adamlarına rehberlik eden ve yönetimin hemen her aşamasında hizmet eden, saygın bir topluluk olan bilginleri görmek mümkündür. Bu aydınların verimliliğini ve faaliyetlerini ortaya koyabilmek için Türk Devlet Geleneği’nin iki önemli hanedanlığı olan Selçuklular ve Osmanlılar zamanında medreseleri, kuruluş ve işleyişleri bakımından ele almak gerekir. Gerek Çin Kaynakları, gerekse Göktürk Kitabeleri, Türklerin Müslümanlığı kabul etmeden önceki dönemlerde Türk Kültür hayatının çok ileri bir düzeyde bulunduğunu ve bilginlerin önemli bir konum ve nüfuz sahibi şahsiyetler olduklarını göstermektedir[1].