Etiket: tasavvuf

Nasibinle Gel Bana Ey Yar

Yalnız Kalan Suskunluğum - Ergün Küçüktopçu

Ey Benim Tütsülenmiş Yüreğim!
Güller Açmıyor Mu? Gönül Yurdunda?,
Yoksa Güllerin Kokusumu Yok? Dudaklarından dökülen..
Bir Aşk şiiri olsaydım, Ey Sevgili!
Bu bana saadet olarak yeterdi! Ey canımın şiiri!
Gel ben bu aşk’ın kalemi olayım,sen de mürekkebi,
Sana kalp mürekkebinden dil kalemine düşen aşk şiirleri yazayım!,
Aşk İle Bakan Aşk İle Görendir Ey Yâr,
Aşk Bana Suâl Etti ;Aşkın En Güzel Hali Nedir?
Dedim Ki;Aşkın En Güzel Hali Rasûlallah Efendimizin Kördüğüm Hali,
Bir Bağlanırsın Bir daha Asla Çözülmez Kördüğüm Gibi,
Sende Benim Gönülgahında Daha Fazlasını Oku

Elvan-ı Şirazi Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Hayatı hakkında kaynaklarda yeterli bilgi bulunmasa da,Orhan Gazi zamanında Anadolu’ya yerleşen Türkleşmiş İranlı bir aileye mensup bulunduğu ve ataları Şîrazlı olduğundan Şîrâzî nisbesiyle tanındığı ileri sürülmektedir.

Şeyh Elvan-ı Şirazî, Mahmud Şebüsteri’nin Gülşen-i Râz adlı Farsça eserini 1426’da Türkçeye tercüme ederek II. Murad’a sunmuştur. Tercüme-i Gülşen-i Râz’ı tamamladığı 829 (1426) yılında elli yaşında olduğunu bildirmesinden hareketle (Süleymaniye Ktp., Mihrişah Sultan, nr. 173, vr. 7a) 779’da (1377) doğduğunu söylemek mümkündür.Elvân-ı Şîrâzî’nin ölüm tarihi de belli değildir.

Gülşen-i Râz’ın Farsça aslı 1000 beyit olduğu halde çevirisi 3000 beyte yakındır. Mefâ’îlün mefâ’îlün fe’ûlün Daha Fazlasını Oku

Mevlevi Ayini Nasıl Yapılır ?

Mevlevi Ayini Nasıl Yapılır ?

MEVLEVÎ ÂYİNİ
Mevlevîler’in zikir törenlerine verilen ad.
Mevlevî âyini yahut kısa adıyla semâ, tasavvuftaki devran anlayışına uygun biçimde Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin, bulunduğu dinî toplantılarda duyduğu vecd ve zevk eseri olarak herhangi bir usul ve kaideye bağlı kalmaksızın zaman zaman yaptığı semâlardan (dönüş) alınan ilhamla, kendisinden sonra düzenlenip geliştirilerek şekillenmiş, diğer tarikatların zikir ve mukabele meclislerine benzer bir zikir toplantısıdır.

Mevlânâ’nın düşüncelerinin bir tarikat kimliğine bürünüp teşkilâtlanması oğlu Sultan Veled’in zamanında Daha Fazlasını Oku

Hiç Olmak

Hiç Olmak

‘Hiç’ bir sembol ve slogandır. Arkasında büyük ve engin bir düşünce, felsefe, ideoloji yatar. Tasavvufun da köşe taşıdır. Dosdoğru anlaşılırsa insana yüce haller, manevi makamlar bağışlar.

Her şeyde olduğu gibi ‘Hiç’in de bir negatif bir de pozitif yönü bulunmaktadır. Olumsuz tarafını felsefe yüklenmiştir. Buna ‘Nihilizm (Hiççilik)’ denmektedir. Burada ‘Hiç’ nefsin arzularına hitap etmektedir. Bu felsefi ekole bağlı olanların temel sorunu, nefsi sınırlayan, kısıtlayan, engelleyen her şeyi özellikle ahlaki, dini kuralları yok saymaktır. Ortadan kaldırmaktır. Çöpe atmaktır. Her ne kadar Nihilistler siyasi, sosyal, felsefi alanlarda da tam bir özgürlük, hiçbir tabu tanımama, hiçbir şeye inanmama, bağlanmama gibi iddiaları dile getirseler de temel sorunları din ve ahlak cephesinde görülür.

Bir insan bu Hiççilik felsefesine bağlandığı zaman içgüdülerini adeta ilah edinmiş gibi olur. Çünkü içgüdülere az çok nizam veren din ve ahlak kurallarıdır. Onları ortadan kaldırdığımızda, hiç olarak gördüğümüzde içgüdüler, her türlü denetimden ve nizamdan uzak bir anlayışla adeta hortlarlar. Toplumda büyük suçların, ahlaksızlıkların işlenmesine neden olurlar. Din ve ahlak kuralları, insanların cinsel hayatlarını düzenler, cinsel sapıklığa, sapmaya düşmelerini engeller, içgüdüleri denetim altına alır.
Daha Fazlasını Oku

Osmanlıda Tarikatlar

Osmanlıda Tarikatlar

Sofi adını ilk kullanan Küfeli Ebu Haşim (S.57-58)
Diğer taraftan tasavvufî faaliyetlere İslâmiyet’in ilk. yıllarında hiç rastlanmazken, yukarıda da sebeplerine işaret edildiği tarzda sofî adını ilk kul­lanan ve ilk zaviyeyi kuran kişi’nin Kûfeli Ebû Haşim olup, bu zat’ın H. II. yüzyılla (H. 150’lerde) öldüğü sanılır.

Bundan sonra Süfyan Sevrî gelir ki bu zat da H. 168, Milâdî 784-785’lerde yaşamıştır. (116)

Yine bu cümleden olmak üzere, eski Hıristiyan keşişlerinin yetiştiği Mısır’da H. 245,-M. 859-860 tarihlerinde yaşamış olan Zünnûn (1-17), (Bu zât Zünnûn-u Mısrî adîle de meşhurdur) H. 261, M. 874-875’lerde yaşamış

Daha Fazlasını Oku

Vakit Kılıçtır

Vakit Kılıçtır

Tasavvufî hayat, ilâhi muhabbete ulaşmak içindir. “Kişi sevdiği ile beraberdir” hükmüne göre, bir kul, Allah’a muhabbeti derecesinde ibadet ve itaatini artırır. İsyan ve günahı derecesinde ibadet ve itaatten uzaklaşır. Çünkü günahlar kalbi katılaştırarak idrak ve anlayışı yok eder.

Kalbi muhabbetli, AllahTealâ’nın gazabından sakınan, aklı başında olan insan, mübarek gün ve gecelerin kadrini bilir.

İmam Şafiî hazretlerine duyduğu en güzel sözün hangisi olduğunu sordular. Şöyle buyurdu: “Vakit kılıçtır. Sen onu kesmezsen o seni keser.”

Yani içinde bulunduğun vaktin gereğini yerine getirir, onu gereğince değerlendirirsen bu sana sermaye olur, ahirette de yüzünü güldürür. Onu ihya etmezsen seni öldürür. Yani o vakti kötü işlerle doldurursan buna göre karşılık bulursun. Daha Fazlasını Oku

İlmel Yakin, Aynel Yakin ve Hakkel Yakin

İlmel Yakin,aynel Yakin Ve Hakkel Yakin

İlmel yakîn, Aynel yakîn ve Hakkel yakîn
İlm-ül-yakîn, ilimle bilmek,
Ayn-ül-yakîn, gözle görerek bilmek,
Hakk-ul-yakîn, her şeyi ile bilmek, vakıf olmak demektir.

Bir misalle açıklayalım!
Medine-i münevverede yaşayan bir kimse, ömründe hiç kar görmese, kar kendisine anlatılsa, bu kimsenin kar hakkındaki bilgisine (İlm-ül-yakîn) denir. Daha Fazlasını Oku

Tasavvuf Edebiyatı

Tasavvuf Edebiyatı

Tasavvuf “sufi olma, sufiye yolunu izleme” demektir. Tasavvuf ehline mutasavvıf ya da sufi denir. Tasavvuf edebiyatı ise tasavvufla uğraşan kişilerin ortaya koyduğu ürünleri kapsayan edebiyat türüdür. Halk edebiyatının “tasavvufi halk edebiyatı” türü 12’nci yüzyılda Ahmed Yesevi ile başladı.[1] Konusu Allah’a ulaşmanın yolları, ahlak ve nefsin terbiyesidir. Anadolu’nun bu alandaki ilk ve en ünlü şairi Yunus Emre’dir. Daha Fazlasını Oku

Tasavvuf Şairleri

YUNUS EMRE (13. yy)

* Tasavvuf düşüncesini benimseyen şair Allah aşkını ve insan sevgisini dile getirmiştir.
* Tekke edebiyatının en lirik şairidir.
* Halkın konuştuğu Türkçeyi bir edebiyat dili haline getirmiştir.
* Yalın ve içten bir söyleyişi vardır.
* Zaman zaman aruz ölçüsüyle ve Divan edebiyatı anlayışıyla da şiirler yazmıştır.
* Tüm insanların eşit ve kardeş olduğuna inanmış; dil, din, ırk ayrımı yapılmasına karşı çıkmıştır.
* Türkçe divan sahibi ilk şairdir. Ayrıca Risaletü’n – Nushiyye adlı öğretici bir mesnevisi vardır.

HACI BEKTAŞ-I VELİ (1209 – 1270)

* 13.yy’da yaşamıştır, Türkistan’ın Nişabur şehrinde doğmuştur. Ahmet Yesevi’nin isteğiyle Anadolu’ya gelmiştir.
* Bilinen en önemli eseri ‘’Makâlât’’tır.
* Bektaşilik tarikatının kurucusudur. Daha Fazlasını Oku