Vizesiz Avrupa

Değerli Dostlar,
bu defa Hamburg Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof.  Dr.  Wolfgang Voegeli tarafından kaleme alınan ve Sezi Erdoğan tarafından dilimize kazandırılan değerli bir çalışmayı sizinle paylaşmak istiyorum. Bu konuda çalışan Akdeniz Üniversitesi öğretim üyelerinden değerli araştırmacı Prof. Dr. Harun Gümrükçü’nün girişimiyle kamuoyunu aydınlatma amacıyla dağıtımı yapılan makaleyi keyifle okumanızı dilerim.
Çalışmanın akademik sorumluluğu Prof. Voegeli’ye aittir. Vizesiz Avrupa konusunda ayrıntılı bilgi edinmek isteyenlerin doğrudan Akdeniz Üniversitesi öğretim üyelerinden Sayın Prof. Dr. Harun Gümrükçü [harung@akdeniz.edu.tr] ile irtibat kurmaları önerilir.

AB Üye Ülkelerine Vizesiz Giriş: Mevcut Durum*

Prof.  Dr.  Wolfgang Voegeli

Giriş

Türk vatandaşlarının AB Üye Ülkelerine vizesiz girişi hakkında Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) tarafından etkileyici bir içtihat hukuku oluşturulmuştur.  Ancak Türk vatandaşlarının serbest giriş hakkı AB Üye Ülkelerinin

Yabancı Dil Yetisi Üzerine – Prof. Dr. Mustafa ÇAKIR

Kimileri için küreselleşmenin doğal bir sonucu olarak, Dünya’nın artık büyük bir köy haline geldiği söylenebilir. Bu anlayışa göre, öğrenilen her bir ilave dil, sınırlar ötesine ulaşan bir araç olarak algılanmaya başlandı . Dolayısıyla yabancı dil öğrenme konusuna verilen önem giderek daha da artıyor ve bu artışa paralel olan gelişime ayak uyduramayanların bireysel veya kişisel yakınmaları da devam ediyor.

“Çok çalışıyorum ama bir türlü başarılı olamıyorum”

Bu ifade, ÖSYM (Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi) tarafından yapılan yabancı dil sınavlarından istediği sonucu alamayan gençlerin yakınmalarından alınmış bir cümledir. Bu bir anlamda ülkemizin yabancı dil öğretimindeki çaresizliğini de özetlemektedir. Toplumsal olarak gösterilen bütün çabalar, dil öğrenmeye değil; her hangi bir sınavdan yüksek, daha yüksek veya en yüksek skoru alarak (sınıf, sınav) geçmeye yöneliktir. Hâlbukimerkeze alınması gereken, “öğrenme” olmalıdır. Öğrenmenin gerçekleşmesi ile sınav başarısı da gelir; öğrenme olmadan ise istenen skorların elde edilmesi neredeyse olanaksızdır.

Bu yakınmalar ne anlam ifade etmektedir? Bu yakınmalardan, çıkarılması gereken ders ne olmalıdır?

Öğrencinin “öğrenme” sözü ile kastının ne olduğu iyi anlaşılmalıdır. Öğrenme, bireyde görülmesi arzu edilen dilsel

Prof. Dr. Mustafa Çakır Hakkında Bilgi

Özgeçmiş:
1963 yılında Düzce’de dünyaya geldi; ilkokulu Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde; Ortaokulu Bolu 50. Yıl Ortaokulu’nda; liseyi ise Bolu Endüstri Meslek Lisesi Makine Bölümü Tesviye kolundan dereceyle bitirdi. Bir süre Avusturya ve Liechtenstein’da bulundu. Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi, program ise Almanca Öğretmenliği programından birincilikle mezun oldu. Buradaki öğrenimi süresince devam ettiği Viyana Üniversitesi Yaz Yüksekokulu (Sommerhochschule der Universität Wien in Strobl am Wolfgangssee) Alman Dili ve Avusturya Kültürü Bölümünden Diploma derecesi aldı.
Anadolu üniversitesi’nde Araştırma Görevlisi olarak başladığı akademik kariyerinde, Sosyal Bilimler Enstitüsündeki yüksek lisans eğitimini Prof.Dr. Nevin Selen danışmanlığında Almanca ve Türkçedeki Zamanların Ayrımsal Karşılaştırmalı Analizi adlı bilim uzmanlığı tezi ile tamamlayarak bilim uzmanı unvanını aldı. 2547 uyarınca doktora öğrenimi için gönderildiği Viyana Üniversitesinde, Alman Dili ve Edebiyatı Enstitüsü Alman Dilbilimi Bölümünde Prof. Dr. Günter Lipold ve Prof. Dr. Peter Wiesinger yönetiminde yazdığı Almancanın İkinci Dil Olarak Ediniminde Kültürün ve Kimliğin Rolü (Die Rolle von Kultur und Identität beim Erwerb des Deutschen als Zweitsprache) konulu teziyle doktora (Dr.phil.) derecesi aldı.
1990 yılında Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesinde önce Öğretim Görevlisi, daha sonra Yardımcı Doçent

Turizmin Bilim Dalı Olarak Geliştirilmesine Yönelik Çalışmalar

Bilim dünyasında kubaşık bir sistem örgüsü içinde kaleidoscopik bir görüntü yahut uygulama alanı olarak tanımlanan “akademik turizm” çalışmalarının ülkemizde bağımsız bir bilim dalı olarak kabul edilmesi yönündeki çalışmaların giderek yoğunlaştığı görülmektedir. Bu çalışmada, ülkemizdeki akademik turizm araştırmalarıyla ilgili tartışmalarına girilmeyecek; aksine, görülen sıkıntıların ortadan kaldırılabilmesi için gayret eden akademisyenlere Almanca alanyazın ve akademik turizm araştırmalarının gelişim sürecinden kısa bir kesit