Abdülvasi Çelebi Hakkında Bilgi

Sponsorlu Bağlantılar

XIV. yüzyılın ortalarında doğan ve XV. yüzyılın ilk çeyreğinde Amaysa ve Bursa’da yaşayan şairlerden biri de Abdülvâsî Çelebi’dir. Kaynaklarda hayatı hakkında bilinenler sınırlı olan şair, Amasya’da doğup büyümüş ve I. Çelebi Mehmed’in hükümdar olması üzerine, ömrünün sonlarına doğru Bursa’ya gelmiştir. Abdülvâsî Çelebi bir kadı oğlu olması sebebi ile iyi bir eğitim görmüştür. Hatta buna dayanarak şiirlerinde Kadıoğlu ve Kadı mahlasını kullanan şair, ayrıca Abdülvâsî adını da mahlas gibi yazmıştır. Şiirlerinden devrin hükümdarı I. Mehmed ve vezir Bayezid Paşa’ya yakın olduğu anlaşılmaktadır. Tek eseri olan Halîl-nâme’yi yazdığı zaman altmış, yetmiş yaşlarında olduğu dikkate alınırsa şairin, 1350 yılına yakın bir tarihte doğduğu söylenebilir. Eserinde, Ahmedî ve Şeyhoğlu Mustafa’dan üstün olduğunu söylemesi, her iki şairi de yakından tanıdığını ve eserlerini takip ettiğini gösterir. O,

Bu ben miskîn ü bîçâre du‘âcı
Sözi tatlu velîkin bahtı acı

şeklindeki beytinde görüldüğü gibi, kendisinin bahtı kötü, fakat sözü tatlı bir şair olduğunu belirtir. Bayezid Paşa’yı ve Çelebi Mehmed’i Amasya’da tanıyan şair, Emir Süleyman ile Musa Çelebi mücadelesinden başka, Çelebi Mehmed ve Musa Çelebi arasındaki mücadelelere tanıklık etmiştir. Şair, eserinde şehzadeler arasında geçen mücadeleleri “Der Vasf-ı Ceng-i Sultân Muhammed bâ-Mûsâ” başlığı altında 192 beyitte anlatarak bir çeşit tarih yazmıştır. Bunun yanında devrin şairlerini de iyi tanıyan Abdülvâsî Çelebi eserinde daha çok Çelebi Mehmed’e yer vermiştir. Abdülvâsî Çelebi, ayrıca dönemin şairlerinden Ahmedî hakkında da bilgiler verir ve onun hırslı ve aç gözlü bir şair olduğunu belirtir. Böyle olmasına rağmen Abdülvâsî Çelebi, şiirlerinde Ahmedî’yi hayırla yad eder. Şair, aşağıdaki beytinde Halîl-nâme’yi yazdığı zaman yaşının bir hayli ilerlediğini îmâ etmektedir:

İ Kâdî vaktıdur cürmün çogaldı
Gel it tevbe ki yuya anı tevbe

Ayrıca Abdülvâsî Çelebi’nin,
Muhammed Han u sultân ibni sultân
Hudâvendigâr oglı ol güzel han
Ne kim Bursa içinde bay u yohsul
Var ise beg sipâhî hâce vü kul

şeklindeki beyitlerin yer aldığı şiirinden Bursa’da bulunduğu ve ömrünün son yıllarını bu şehirde geçirdiği öğrenilmektedir. Ancak bu bilgiler dışında şairle ilgili başka bir kayıt yoktur ve ölüm tarihi de belli değildir.

Abdülvâsî Çelebi Edebî Kişiliği ve Eseri Abdülvâsî Çelebi, devrinin şairlerine göre dili açık ve anlaşılır, özellikle yabancı tamlamaları kullanmama bakımından dikkatli bir şairdir. Şiirlerinde Arapça ve Farsça tamlamalara çok az, hatta yok denecek kadar az yer verir. Hatta dili yer yer Mevlid’in dilinden de açık olan şairin tasvirlerinde kullandığı dil, güzel ve açık bir Türkçedir. Abdülvâsî Çelebi, konuyu hikâye ederden, bazen sözü anlattığı şahıslara bırakıp onları karşılıklı konuşturarak anlatımına bir akıcılık kazandırır. Sadece dinî kaynaklardan değil edebî kaynaklardan da yararlandığı anlaşılan şair, bazı şiirlerinde Dehhânî ve Şeyhoğlu Mustafa’dan, Fars şairlerinden Selmân ve Attâr ile meşhur Arap şairi Hassân’dan üstün olduğunu belirtir.

Eserleri:

* Halîl-nâme:
Türk edebiyatında İbrahim peygamberin hayatının anlatıldığı bilinen tek eserdir. 3693 beyitten meydana gelen bu mesnevi, aruzun mefâ‘îlün mefâ‘îlün fe‘ûlün vezniyle yazılmıştır. Dâsitân-ı İbrahim Nebî adıyla da bilinen eserde, İbrahim peygamberin hayat hikâyesi, buna bağlı olarak kurban olayı ve İsmâil peygamber anlatılmıştır.

* Mi’râc-nâme:
Halîl-nâme’nin sonunda yer alan 548 beyitlik bir kısımdır. Abdülvâsî Çelebi’nin Peygamber’in miracını geniş bir şekilde anlatmaya çalıştığı ayrı bir eser gibi görünen bu mesnevisi de mefâ‘îlün mefâ‘îlün fe‘ûlün vezninde yazılmıştır.

 

Kaynak:

* Anadolu üniversitesi-XIV.-XV. Yüzyıllar Türk Edebiyatı

Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir