Tarihte Karamanlıların Etnik Kökenleri Hakkında Bilgiler

Tarihte Karamanlıların Etnik Kökenleri Hakkında Bilgiler

Karamanlıların Etnik Kökenleri

Karamanlılar, Anadolu’nun iç ve güney kesimi ile Karadeniz Bölgesi, Balkanlar ve Kırım’da yaşamışlardır.  Karamanlıların etnik kökenleri konusunda bugüne kadar çok çeşitli kaynaklardan bilgiler günümüze kadar gelmiştir. Bu bilgiler ışığında Karamanlılar ve etnik kökenleri hakkında bilgileri detaylıca inceleyeceğiz.

Kerim Yarınıneli-Kerimusta.com

İbn-i Bibi’ye Göre Karamanlılar

Babaları Kamer-üd-din İli adı ile tanınmış bulunan Ermenistan vilâyeti dağlarından Lârende’ye kömür taşıyarak çoluk çocuğunun yiyeceğini tedarik etmekle geçinen kömürcü Türkmenlerinden biri olan Karaman 640 yılındaki Baycu karışıklıklarından fırsattan istifade ederek bütün oymağıyle çapulculuğa ve yol kesiciliğe başlamıştı.

Bu yüzden piyade iken süvari oldu. Sultan İzz-ed-din Keykâvüs II. memleketten ayrı düştükten ve Selçuk diyarının her iki parçası Sultan Rükn-ed-din Kilıçarslan IV.ün tasarrufuna geçtikten sonra Rükn-ed-din, Karaman’ı itaat altına çağırdı. Ona beylik verdi. Karaman mal ve servet peyda etti. Zenginliği artınca kendisinin ve kardeşi Bunsuz’un kafalarında kötü düşünceler yer buldu.

Her ne kadar saltanat makamına baş eğmek yolunu tutmakta iseler de (San’at unutulmaz) darbımeseli gereğince yol kesicilikten geri durmadılar. Sultan Rükn-ed-din bunlara son derece kızgınlığı dolayısile lâyık oldukları cezayı vermek istiyordu. Fakat evlerinin Ermenistan içinde bulunmasından ve isyan etmeleri ihtimalinden çekindigi için birşey yapamıyordu.

Karaman öldükten sonra kardeşi Bunsuz Rükn-ed-din’in Candarlar emîri olmuş, saltanat dergâhında yerleşmişti. Bir müddet sonra Rükn-ed-din Bunsuz’u habsettirdi. Karaman’ın henüz küçük olan oğullarını Konya’da Kevele Kal’asına (Takkeli Dağda) tıktı. Sultan’ın ölümünden sonra kendi memleketlerine götürdüler.

Eb-il-Fida’ya Göre Karamanlılar

Tarihçi Eb-il-Fida Rum bölgelerini ve burada bulunanları sayarken Karaman’dan şöyle bahseder “Rum Beldelerindekilerden birisi de Karaman dağlarıdır. Buralar Türkmenler otururlar. Bizim zamanımızda buralara Karamanoğulan hâkim olmuşlardır. Onların yurdu diye bilinir.

Türkmen dağları Tarsus önünden Konstantiniyye sahibinin hâkim bulunduğu toprakların sınırına kadar devam eder. Rum beldelerinden birisi de Lárende’dir. Konya’nın doğu şimalinde bir günlük mesafededir. 721 yılında Hac için Larende’ den gelenlerden bu şehir hakkında bilgi edindim.”

Alman seyyah Hans Dernschwam’a göre Karamanlılar Karamanlılardan ilk defa bahseden kişi 1553-1555 tarihleri arasında İstanbul’dan Amasya’ya kadar giden Alman seyyah Hans Dernschwam’dır. Dernschwam, İstanbul Yedikule yakınlarındaki bir mahallede “Karamanos” denilen insanların oturduğunu, bunların Karaman’dan getirildiğini yazmaktadır. Semavi Eyice’ye göreyse, dilleri gibi bazen adları da Türkçe olan bu Ortodokslara Orta Anadolu’nun Karaman yöresinde rastlandığından, Karamanlı Rumlar adı verilmektedir. *

Dr. Cemal EKİN -Karamanlıların soy kütükleri Karamanlıca

(Grek harfli Türkçe) kitabeli mezar taşları adlı makalesinde “Ortodoks Hıristiyanların Türkçe konuşanları “Karamanlı”, konuştukları ve yazı dili olarak kullandıkları dil Karamanlıca, Karamanlı Türkçesi, Karaman Türkçesi ya da kendi tanımları ile Yavan Türkçe olarak adlandırılmıştır.” Karamanlı Türkçesinde bahsetmiştir. Aynı makalede Karamanlılar hakkında aşağıda verilen görüşlerini paylaşmıştır. “Ortodoks Hıristiyanların Türkçe konuşanları “Karamanlı”, konuştukları ve yazı dili olarak kullandıkları dil Karamanlıca, Karamanlı Türkçesi, Karaman Türkçesi ya da kendi tanımları ile Yavan Türkçe olarak adlandırılmıştır.

Karamanlılar, Anadolu’nun iç ve güney kesimi ile Karadeniz Bölgesi, Balkanlar ve Kırım’da yaşamışlardır. Karamanlıların etnik kökenleri konusunda bugüne kadar iki görüş geliştirilmiştir.

Birinci görüşe göre Karamanlılar, Yunan asıllıdır fakat Türklerin Anadolu’ya hâkim olmalarından sonra Yunanca konuşanlardan ayrı kalanlar, egemen unsurun etkisiyle Türkleşmişlerdir.

İkinci görüşe göre Karamanlılar, Malazgirt Savaşı öncesinde Balkanlara ve Anadolu’ya yerleşen, XI. yy.’ da Bizans ordusunda paralı asker olan Türk boylarının bakiyeleri olmalıdırlar. Dillerini kaybetmeyen bu Türk boyları, çeşitli etkilerle, zamanla Hıristiyanlaştılar. V. yy. ile birlikte İç Asya’ya yönelik Hıristiyanlık faaliyetleri sonucu birçok Türk-Moğol boyunun Hıristiyanlığı benimsediği, bugün kabul görmüş bir görüştür.

İç Asya’dan batıya doğru gerçekleşen göçlerle Karadeniz’in kuzeyinden Balkanlara inen Bulgar, Peçenek, Uz ve Kuman gibi Türk boyları Bizans’ın etkisiyle zaman içerisinde Hıristiyanlaşmıştır. Hıristiyanlaşan bu Türk boyları, paralı asker olarak (özellikle Peçenek, Kıpçak ve Kuman Türkleri) Malazgirt ve Miryakefalon savaşları ile Haçlı Seferleri’nde Bizans ordu sisteminde yer almışlardır.

Önceleri Fars ve Araplara karşı, daha sonra ise Selçuklu Türklerine karşı Bizans sınırlarını korumaları amacıyla Anadolu’nun çeşitli yerlerine -özellikle Kapadokya bölgesine- yerleştirilen bu Türk askerleri arasına Anadolu Selçuklularından da katılanlar olmuştur. Türkopoller olarak adlandırılan bu Türklerin Bizans İmparatorluğu’ndaki en çarpıcı örneğini Anadolu Selçuklu Sultanı II. İzzeddin Keykavus’un (1269) ailesi ve maiyetindeki askerlerle birlikte Bizans topraklarına sığınmaları ve sonrasında yaşanan gelişmeler oluşturmaktadır.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde ‘Rum Milleti’ bünyesine dahil edilen Karamanlı Ortodokslardan bir grup, Millî Mücadele Dönemi’nde Türk olduklarını dile getirmiş, Kayseri Zincidere’de bağımsız bir Türk Ortodoks Patrikhanesi kurarak Ankara Hükümetinin yanında yer almışlardır. Ancak, yaşanan siyasi gelişmeler çerçevesinde Türkiye ile Yunanistan arasında gerçekleştirilen nüfus mübadelesine dahil edilen Karamanlılar, Ortodoks olmaları nedeniyle Yunanistan’a gönderilmişlerdir.

Osmanlı arşivinde Karamanlılar; Zimmiyan-i Karaman, Karamanyan, Karamanî ve Karamanos gibi adlarla vurgulanmaktadır. Böylece bu adlandırmalarla Karamanlıların hem diğer Ortodokslardan (Grek, Bulgar, Süryani, Arnavut), hem de Müslüman Türklerden farklılıkları tanımlanmış olmaktaydı. Balta’ya göre bu durumun özeti şöyledir: “Hıristiyan olmaları ile Müslümanlardan, Ortodokslukları ile Katolik ve Protestanlardan, Anadolulu olmaları ve Yunanca bilmemeleri ile de Yunanistanlılardan ayrılırlar.

Karamanlıca metinlere ilk olarak İstanbul’un fethinden sonra rastlanmaktadır. Eldeki ilk Karamanlıca kitap ise 1584 tarihli Gülzar-ı İman-ı Mesihi adlı bir din kitabıdır. Daha sonra, 1935 yılına değin İstanbul, Atina, Venedik ve Kıbrıs gibi yerlerde yüzlerce Karamanlıca kitap yayımlanmıştır. Çoğu dini içerikli ve Yunancadan tercüme olan bu kitaplar standart Osmanlı Türkçesi ile değil mahallî Karamanlı ağzı ile yazılmıştır.

Karamanlılar, konuşma dilleri olan Türkçeyi, Rum Okulları’nda öğrendikleri Grek harflerini kullanarak yazı diline de dökmeyi becermişler, günümüze, asıl konumuz olan mezar taşlarına ait kitabelerin yanı sıra, konut, kilise, çeşme ve hamam kitabeleri ile 752 basılı yayın (dergi, gazete, kitap, broşür), tiyatro bileti, mühür, senet-diploma vb. basılı evrak bırakmışlardır.

Karamanlıca kitabeler hakkında en erken tarihli çalışma olan Jerphanion’un 1928 tarihli çalışmasında günümüzde Ankara Roma Hamamı Müzesi’nde bulunan, tek Karamanlıca mezar taşı yer almaktadır. Jerphanion’un; “Ia dost bana ziyaretemi geldin, Hac? Ben de geli(m) Pavle. Ka.Ak.De…” şeklindeki kendi çevirisini hem “…Bendegilin Pavli…” yapmayıp hem de iki kişinin konuşması olarak yorumlayarak mezar taşı olamayacağını düşünmüştür. Fakat mezarına gelecek ziyaretçiyi karşılama anlamından dolayı mezar taşıdır.

Yazıcıoğlu Ali’ye göre Karamanlılar

Karamanoğulları Oğuzlar’ın Afşar boyuna mensuptur. Hânedanının dayandığı başlıca oymaklar Turgutlu, Bayburtlu, Oğuzhanlı, Hoca Yûnuslu, Hocantılı, Bozkırlı, Bozdoğan, Bulgarlı, İgdir, Beydili ve Yuvalılar idi. Bunlardan özellikle Turgutlular Karaman Beyliği’nin tarihinde önemli rol oynamıştır.

Devletin beylerbeyilik mevkii genellikle bu oymağın elinde olmuştur. Turgutlu oymağından Pîr Hüseyin Bey’in Konya ve dolaylarında birçok sosyal tesis yaptırdığı bilinmektedir. Ereğli’nin güneyi ile Karaman’ın doğusunda yaşayan Bayburtlular Bayburt Bey’e mensuptu. II. Bayezid ve Yavuz Sultan Selim döneminde bu civarda Bayburt adında bir kaza vardı.

Kalabalık bir oymak olan Oğuzhanlılar Anamur ve Selinti’de (Gazipaşa) oturuyorlardı. Hoca Yûnuslular’ın Gülnar dolaylarında, adını muhtemelen Türkistan’ın Hucend şehrinden alan Hocantılı oymağının Turgut kazasının doğusunda yaşadığı, Göksu üzerinde Hocantı adında bir köprü, bunun yanında bir köy, türbe, Alahan civarında zâviye ve Mut’ta aynı adla bir türbe bulunduğu bilinmektedir.

Şikârî’ye göre Karamanlılar

Karamanlı tarihçisi Şikârî’ye göre muhtemelen Azerbaycan ve Arrân’da oturmakta olan Karamanlıların ataları Moğol istilâsı üzerine Sivas yöresine gelmişler, Baba İshak’ın isyanına katıldıktan sonra Ermenek-Mut yöresine yerleşmişlerdir.

Bu yöre ile Silifke, Gülnar ve Anamur bölgesi, I. Alâeddin Keykubad zamanında Kamerüddin Bey tarafından ele geçirilmiştir (622/1225). Selçuklular’ın Moğollar karşısında Aksaray civarında ikinci defa mağlûp olması (654/1256), ülkenin II. İzzeddin Keykâvus ile IV. Kılıçaslan arasında taksim edilmesi ve daha sonra iki kardeş arasındaki taht mücadeleleri, sınır bölgelerinde yaşayan Türkmenler’e kayda değer serbestlik ve önem kazandırmış, beyliğe adını veren Karaman Bey de bu durumdan yararlanarak siyasî sahnede görünmüş ve beyliğin temellerini atmıştır (654/1256).

Karaman Bey’in dedesi Oğuz beylerinden Sâdeddin Bey, babası da Nûre Sûfî (Nûr Sûfî) diye anılan Nûreddin Bey’dir. Siyasetten hoşlanmayan Nûreddin Bey, Baba İlyas’a biat ederek onun müridi olmuş ve başında bulunduğu topluluğun idaresini oğlu Karaman’a bırakmış, kendisi inzivaya çekilmiştir. Türbesi Mut’un Sinanlı bucağındaki Değirmenlik denilen yayladadır.

Seyfi Başkan, Atsız’ın 1957’de Selçuklu Araştırma Dergisi’nde yayınlanan “Hicri 858 Yılına Ait Takvim” başlıklı makaleyi kaynak göstererek Karamanoğulları ile ilgili şu açıklamayı yapmıştır: “Orta Anadolu’nun güneyinde yaşamış olan bu Türkmen beyliğinin Oğuzlar’ın Afşar boyuna mensup olduklarına inanılmaktadır. Karaman aşireti XII. yüzyılda Aral gölü doğusundaki Maveraünnehir bölgesinde yaşıyordu.

Bu yüzyılın ortalarında doğudan gelen Moğol baskısı karşısında anayurtlarını terk ederek batıya doğru göç etmeye başlamışlar, ilk önce Azerbaycan ve Şirvan yörelerine bir süre yerleşmişler ve daha sonra burada aşiretin bir kısmını bırakarak batıya doğru yollarına devam etmişlerdir.

Karaman aşiretinin Anadolu’ya geçen büyük kısmı,I.Alaeddin Keykubad tarafından 1228’de Mut ve Ermenek civarına yerleştirilmiştir

Prof. Dr. Ramazan Boyacıoğlu- Karamanoğulları’nın Kökenleri adlı makalesinde (Karaman Devri Sanatı, İstanbul 1950, s.1.)adlı kitabı kaynak göstererek; Sonuç olarak, yapılan bu araştırmalar neticesinde, Karamanoğullarının kökenlerinin kesinlikle Afşar boyundan olmayıp, Salur boyundan olduğu açıklık kazanmıştır. Yine bu araştırmalara göre, Milattan sonra IX. yüzyılda Oğuzlar, Türk yurdunda yaşamışlardır.

Oğuzların yirmi dört boyundan biri olan Salur kolu, zamanla ilk yurtlarını terkederek İli ve Isık gölü bölgesine gelmişler, oradan da Mâverâünnehir’e yerleşmişlerdir. Burada Samanoğulları, Gazneliler ve Karahanlılar gibi devletlerin hizmetlerinde bulunmuşlardır. XI.yüzyılın başlarında ise, Harezm ve Horasan havalisinde Selçuklularla birlikte Doğu Anadolu’ya akınlar yapmışlardır.

1220’li yıllarda Moğol saldırılarından kaçan bir kısım Salur ve Karaman obaları, Azerbaycan ve Şirvan bölgelerine gelmişler, burada bazı köylere kendi adlarını verdikten sonra, Selçuklu Devleti’nin uyguladığı “büyük Oğuz boylarını parçalayarak değişik yerlere dağıtma” politikası sonucu olarak büyük çoğunluğu Anadolu’ya geçmişlerdir.

Azerbaycan’da kalanları ise, sonraları bir çok siyasal meselelere karışarak Karakoyunlu Devletinin kurulmasında önemli bir rol oynamışlardır. Ayrıca Safevîlerin ordu teşkilatında da Karaman aşiret beyleri görev almışlardır. Anadolu Selçuklu hükümdarı I.Alaaddin Keykubat döneminde (1219-1236) ise, küçük Ermenistan sınırlarına yerleştirilen Türkmen aşiretleri arasında çoğunluğu oluşturan Karamanlılar, Silifke ve Ermenek dolaylarında toplanmışlardır” görüşünü öne sürmüştür.

Kaynaklar:

  • Abideleri ve Kitabeleriyle Karaman tarihi-İbrahim Hakkı Konyalı
  • Selçuklu Devletleri Tarihi; 8. 290-291
  • Kitab-ı Takvim 0l-BIDdan; s. 210. Dresden 1846.
  • Karamanlıların soy kütükleri: Karamanlıca (grek harfli türkçe) kitabeli mezar taşları-Cemal EKİN
  • Karamanoğulları- Faruk Sümer(İslam Ansiklopedisi)
  • Seyfi Başkan, Karamanoğulları Dönemi Konya Mezar Taşları, Ankara 1996, 5.
  • Prof. Dr. Ramazan Boyacıoğlu- Karamanoğulları’nın Kökenleri

Yorum yapın

Kerim Usta sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya devam et