Öğüt Dinlemenin Önemi (Masal)


Son Güncelleme Zamanı:

Öğüt Dinlemenin Önemi (Masal)

Vaktiyle bir köylü, para kazanmak için karısını köyünde bırakıp, başka bir memlekete gitmiş. Senelerce uğraşmış didinmiş, nihayet köyüne dönmeye karar vermiş. Dönüş yolunda bir köşe başında, bir adama rastlamış. Adam; ‘Akıl satarım, akıl satarım.” deyip duruyormuş. Köylü bunu pek merak etmiş ve bir lira vererek bir akıl istemiş. Adam da ona; ‘Üstüne vazife olmayan işe karışma!’ demiş. Köylü ertesi gün tekrar gitmiş ve ‘Topuğu aşan suya girme!’, üçüncü gün gittiğinde de ‘Sabret, sanrın sonu selamettir.’ öğütlerini almış.

Bir zaman sonra adam, parasız kaldığına ve aldığı akılların hiç işe yaramadığına üzülerek köyünün yolunu tutmuş. Yolda bir çiftlik ağasına misafir olmuş. Burada misafire hizmet edenler, hep güzel ve genç kızlarmış. Adamcağız birkaç kere sebebini sormak istemişse de satın aldığı ‘Üstüne vazife olmayan işe karışma!’ öğüdü aklına gelince vazgeçmiş ve bir hafta orada kalmış. Bir haftanın sonunda çiftlik sahibi, onu bir odaya götürmüş ve oradaki insanların iskeletlerini göstererek; ‘İşte bunlar senin gibi misafirlerdi, gelip her işe karıştıkları için böyle oldular. Sormadığın için senden memnun kaldım.’ demiş ve adama bir sürü parayla altına da bir at vermiş.

Yoluna devam eden adamın, biraz ileride önüne bir dere çıkmış. Tam içine gireceğinde, ikinci öğüdü hatırlamış ve girmemiş. Meğer burası da birçok insanın ölümüne sebep olan bir kuyuymuş. Yoluna devam eden adam biraz ilerde de bir köprü bulup geçmiş ve köyüne gelmiş. Evine vardığında pencereden, karısının dizinde yatan bir delikanlı görüp, hemen ikisini de öldürmeye hazırlanırken, aldığı üçüncü öğüdü hatırlamış ve biraz bekleyerek içeriyi dinlemiş. Bu sırada içerdeki delikanlı annesine; ‘Babam beni şimdi görse acaba tanır mı?’ diye soruyormuş. Adam bunu duyunca, delikanlının kendi oğlu olduğunu anlamış ve aldığı akıllardan pek memnun olmuş. Bundan sonra da üçü, çok mesut ve bahtiyar yaşamışlar.” (Boratav 2001: 19).

Yazar Kerim Usta

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise bir "Sevda"...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir