Aşk ve Muhabbetle Sohbetler

Yayım tarihi

En son Güncelleme tarihi ve güncelleyen: 25 Eylül 2021 Kerim Usta

Aşk ve Muhabbetle

MUHABBET NEDİR? Muhabbet, kelime olarak ülfet, ünsiyet, dostluk, faziletten sayılan ve hoşlanılan şeylere karşı ruhun meyli… Gönlün iyi ve güzel gördüğü şeyi sevmesi, istemesi, manevi haz aldığı, kendisinde hayır ve kemâl/olgunluk bulduğu bir şeye eğilim ve alaka duymasıdır. Türkçemizde şöyle bir tabir vardır: “Muhabbet kantarla, alış-veriş miskalle”. Yani dostluğun-sevginin-muhabbetin ölçüsü geniştir. Ama iş alış-verişe, maddi münasebetlere gelince hassasiyet artar; bu noktada dikkatli olmak lazımdır.

Muhabbet kâinatın ruhudur. Kâinattaki varlıkların tamamı, hakikatte muhabbettedirler. Yerin göğün, ikisi arasındaki her şeyin, bilinen bilinmeyen bütün varlıkların yaratanı, hakiki sahibi Hz. Allah’tır. Hepsi de O’nu muhabbetle tesbih etmektedirler. Onların muhabbeti/sevgisi tabiidir, fıtrîdir, yaratılışlarından gelmektedir. Cezbe ve coşku manası nazar-ı dikkate alındığında muhabbet, hem canlılar hem de camidat arasında geçerlidir.

Mesela demir’le mıknatıs arasındaki cazibe, bu neviden bir muhabbettir. Canlılardan yani hayât sahibi olanlardan kastımız ise, insanların manen diri olanlarıdır. Yoksa manevi bakımdan ölü veya kör-sağır-dilsiz ve idraksiz olanları değil.

Nitekim onlar hakkında Rabbimiz buyuruyor ki,

  • “(Onlar) sağırlar, dilsizler, körlerdir…” (el-Bakara, 2/18) Binaenaleyh onlarda muhabbetin “me”sini bile bulmak muhaldir.

Keza denilmiştir ki;

  • Muhabbet, görsen de görmesen de, huzurunda da gıyabında da sevdiğine tam muvafakat etmektir.
  • Muhabbet, sevdiğinde tam fani olmak ve sende senin eserinin bile kalmamasıdır.
  • Muhabbet öyle bir sarhoşluktur ki, kime âşıksan onu görmeden asla o sarhoşluk senden geçmez.

Şairine dediği gibi, “Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl / Muhammed’siz muhabbetten ne hâsıl!

MEVZUMUZLA ALAKALI BAZI AYET VE HADİSLER

Rabbımız Teâla ve tekaddes hazretleri buyuruyor ki:

Ey iman edenler! Sizden kim dininden döner ise (şunu iyi bilsin); Allah öyle bir kavim (millet) getirecek ki, Allah onları sevecek onlar da Allah’ı sevecekler (ve onlar) müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı şiddetli olacaklar. (Onlar) Allah yolunda cihad edecekler ve kimsenin, hiçbir kınayıcının kınamasından korkmayacaklar. İşte bu, Allah’ın bir ihsanıdır ki, onu dilediğine verir. Allah ihsanı bol olan ve her şeyi çok iyi bilendir.” (el-Maide, 5/ 54)

Allahu Teâla’yı sevmek ancak onu hakkıyla bize tanıtan Peygamberi Muhammed Mustafa’yı (s.a.v.) tanımak ve sevmekle mümkün olur. Nitekim Hz. Allah şöyle buyuruyor:

Konuyu okumaya devam et.  Sayfa 2

Yazar: Ergunca

Herkes Cennete Gitmek İster ama Hiç Ölmeden Cennete Gidilir mi?

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir