İçeriğe geç

Türk dili ve kültüründe Hayvanlarla İlgili deyimler

Türk dili ve kültüründe Hayvanlarla İlgili deyimler

Hayvanlarla İlgili deyimler

Türk dili ve kültürü, doğayla kurduğu köklü bağın izlerini atasözleri ve deyimlerde açıkça yansıtır. İnsan karakterini, toplumsal ilişkileri ve hayat derslerini anlatmak için en sık başvurulan semboller ise şüphesiz hayvanlardır. Bu söz varlığı, nesilden nesile aktarılan bir halk bilgeliği ve gözlem gücünün ürünüdür.

Kurt, köpek, at, eşek, kuş, kedi, tilki, arı, karınca, deve, koyun, şahin ve yılan gibi hayvanlar, mecazlar aracılığıyla insanın en temel özelliklerini ve hayatın en sarsıcı gerçeklerini anlatır. Kimi zaman bir kurt kadar açgözlü, kimi zaman bir tilki kadar kurnaz, kimi zaman da bir koyun kadar saf olabilir insan. Atasözlerimizdeki kurt, gücü ve tehlikesiyle; köpek, sadakatten çok nankörlüğü ve değersizliğiyle; at ise asaleti ve hızıyla öne çıkar.

Bu derlemede, en sık kullanılan hayvan temalı deyimleri, hayvan türlerine göre gruplandırılarak ve yalnızca belirli bir kaynak listesinden seçilerek bir araya getirilmiştir. Her bir ifadenin yanında, onun taşıdığı evrensel mesajı ve kültürel bağlamını yansıtan kısa bir açıklama bulacaksınız. Bu liste, Türkçenin zengin ifade gücünü ve hayvanlar alemine bakış açımızın derinliğini göstermeyi amaçlamaktadır.

Sözün özü, bu deyimler bize yalnızca dilimizin zenginliğini değil, atalarımızın doğayı ve insanı nasıl derinden kavradığını da gösterir. Hayvanlar, bizim aynamızdır.

Kerim Yarınıneli / KerimUsta.com

Hayvanlarla ilgili deyimler

Kurt ile İlgili Deyimler

  • Aç kurt gibi (büyük bir istekle.)
  • Kör kurttan bile vazgeçmemek (en küçük varlığı bile hor görmeden korumak.)
  • Kurt ağzı bağlamak (açıkta kalan hayvanların kurt tarafından boğulmasını önleme amacıyla çeşitli uygulamalar yapmak.)
  • Kurt gibi (işini bilen, girişken (kimse).)

Köpek ile İlgili Deyimler

  •  Hâline köpekler bile güler (tkz. çok kötü bir duruma düşenler için kullanılan bir söz.)

  • Kedi ile köpek gibi (birbirleriyle geçinemeyen, anlaşamayan kimseler için söylenen bir söz.)

  • Köpek gibi (çok yaltaklanan.

  • Köpek yese kudurur (çok ağır ve onur kırıcı sözler için söylenen bir söz.)

Tilki ile İlgili Deyimler

  • Tilki gibi. (Kurnaz (kimse).)
  • Tilki uykusuna vermek (yatmak). (Uyuyormuş gibi yaparak fırsat kollamak.)

At ile İlgili Deyimler

  • At çalındıktan sonra ahırın kapısını kapamak (iş işten geçtikten sonra önlem almaya kalkışmak.)

  • At gibi (vücudu iri yarı olan (kadın).)

  • At izi it izine karışmak (iyiyi kötüden ayıramayacak kadar bir karışıklık ortaya çıkmak.)

  • At koşturacak kadar (pek geniş, çok geniş.)

  • At nalı kadar (alay pek büyük (nişan, madalya, elmas, plaka vb. şeyler).)

  • At oynatmak (1) atla hüner göstermek; 2) mec. yarışmak; 3) mec. bildiği ve istediği gibi davranmak.)

  • At pazarında eşek osurtmuyoruz! (kaba söyleneni dinlemeyene uyarı amacıyla söylenen bir söz.)

  • (At) tırısa kalkmak (tırıs gitmeye başlamak.)

  • Ata et, ite ot vermek (bir işi ters yapmak.)

  • At başı (beraber) gitmek (eşit durumda olmak.)

  • Atını sağlam kazığa bağlamak (eşeğini sağlam kazığa bağlamak.)

  • Atıp (atmak) tutmak (1) bir kimse veya bir şey için kötü konuşmak; 2) abartmalı konuşmak.)

  • Atla arpayı dövüştürmek (dalaştırmak) (fesat karıştırmak, arabozanlık etmek.)

  • Attan inip eşeğe binmek (bulunduğu önemli görevden daha aşağı bir göreve alınmak.)

  • İçinde at koşturmak (bir alanda çok geniş olduğu için alabildiğine rahat hareket edebilmek.)

Eşek ile İlgili Deyimler

  • Anasını eşek kovalasın! (kaba sözü edilen kimse veya iş için bıkkınlık, dikkate almama ve umursamama anlatan bir söz.)
  • At pazarında eşek osurtmuyoruz! (kaba söyleneni dinlemeyene uyarı amacıyla söylenen bir söz.)
  • Eşek derisi gibi (1) derisi çok kalın; 2) mec. duygusu az, duygusuz.)
  • Eşek gibi (kaba, düşüncesiz.)
  • Eşek kadar (hkr. büyük, iri, aşırı derecede gelişmiş.)
  • Eşek sudan gelinceye kadar dövmek (tkz. adamakıllı dövmek.)
  • Eşekten düşmüş karpuza (düşmüşe) dönmek (argo 1) çok şaşırmak, donup kalmak; 2) kötü bir duruma düşmek.)
  • Taze ot görmüş eşek gibi (iştahlanmış bir biçimde.)
  • Topal eşekle kervana katılmak (karışmak) (tkz. yetkisi ve yeteneği olmadığı hâlde önemli bir işe katılmaya yeltenmek.)

Kuş ile İlgili Deyimler

  • Ağzıyla kuş tutsa… (‘ne yapsa, ne kadar çaba ve ustalık gösterse’ anlamında kullanılan bir söz.)
  • Başına devlet (talih) kuşu konmak (beklemediği büyük bir nimeti ele geçirmek.)
  • Baykuş gibi (uğursuzluk getirdiğine inanılan (kimse).)
  • Bir kuşsütü eksik (her türlü yiyecek var.)
  • Bir taşla iki kuş vurmak (bir davranışla birden çok yararlı sonuca ulaşmak.)
  • Deve kuşu gibi başını kuma sokmak (gömmek) (1) bir tehlike, bir olay karşısında yararlı olmayacağı apaçık ortada olan kaçamak bir yola sapmak; 2) başkalarını aldattığını sanarak kendisini aldatmak.)
  • Deve kuşu gibi (yüke gelince kuş, uçmaya gelince deve) (uygun şartlarda terslik çıkaran.)
  • Deve kuşuluk etmek (deve kuşu gibi başını kuma sokup gerçeklerden uzak duracağını sanmak.)
  • Kargadan başka kuş tanımamak (bildiğinden veya öğrendiğinden kesinlikle şaşmamak.)
  • Kukumav kuşu gibi (tek başına, kimsesiz.)
  • Kukumav kuşu gibi düşünüp durmak (çok üzüntülü bir durumda düşünmek.)
  • Kuş gibi (1) çok hafif; 2) çabuk iş gören, eline ayağına çabuk.)
  • Kuş gibi çırpınmak (çaresizlik içinde telaşlı davranmak.)
  • Kuş gibi (kadar) yemek (çok az yemek.)
  • Kuş gibi uçup gitmek (uçmak) (1) çok kısa süren bir hastalıkla ölmek; 2) çok kısa sürmek, geçmek.)
  • Kuş kadar canı olmak (küçük, cılız, güçsüz bir yaratık olmak.)
  • Kuş kafesi gibi (ufak ve güzel (yapı).)
  • Kuş kanadıyla gitmek (çok hızlı gitmek.)
  • Kuş tüyü gibi (çok yumuşak (oturacak, yatacak yer).)
  • Kuş uçurmamak (hiçbir şeyin veya kimsenin kaçmasına, geçmesine imkân vermemek.)
  • Kuşa benzemek (dönmek) (bir şey düzeltilmek istenirken komik veya biçimsiz bir duruma gelmek.)
  • Kuşun kanadıyla haber salmak (en hızlı bir biçimde haber vermek.)
  • Üstüne kuş kondurmak (olağanüstü, o ana kadar görülmemiş bir şey yapmak.)
  • Uçan kuşa borcu olmak (pek çok kişiye borçlu olmak.)
  • Uçan kuştan medet ummak (çok sıkıntıda kalıp en ufak bir yardımın herhangi bir yerden gelmesini beklemek, sıkıntılı bir durumdan kurtulmak için her türlü çareye başvurmak.)

Kedi ile İlgili Deyimler

  • Aralarına kara kedi girmek (iki dost birbirine gücenmek, iki dostun arasına soğukluk girmek.)
  • Aralarından kara kedi geçmek (birbirinden soğumak, aralarına soğukluk girmek.)
  • Dilini kedi (fare) mi yedi? (‘neden konuşmuyorsun?’ anlamında kullanılan bir söz.)
  • Kedi ciğere bakar gibi bakmak (süzmek veya seyretmek) (imrenerek bakmak.)
  • Kedi gibi (uysal ve sokulgan.)
  • Kedi gibi dört ayak üzerine düşmek (en güç bir durumdan zarar görmeden kurtulmak.)
  • Kedi ile harara (çuvala) girmek (geçimsiz biri ile iş birliği yapmak.)
  • Kedi ile köpek gibi (birbirleriyle geçinemeyen, anlaşamayan kimseler için söylenen bir söz.)
  • Kedi ne, budu ne? (eti ne budu ne.)
  • Kediye peynir (ciğer) ısmarlamak (güvenilmeyecek birine saklaması için bir şey bırakmak.)
  • Kırk evin kedisi (birçok eve girip çıkan (kimse).)
  • Köpeğe hoşt, kediye pişt dememek (kendisine zarar verenlerden korunmak için en küçük bir tepkide bulunmamak.)
  • Mart kedisi gibi (çapkın ve azgın olan.)
  • Sermayeyi kediye yüklemek (şaka parasını yiyip bitirmek.)
  • Süt dökmüş kedi gibi (suçunu bilerek bundan utanarak.)
  •  Süt dökmüş kediye dönmek (suçunu bilerek bundan utanmak.)
  • Tok evin aç kedisi (gereksinimi olmadığı hâlde açgözlülük eden.)

Arı ile İlgili Deyimler

  • Arı gibi (1) çok çalışkan; 2) hızlı ve sürekli bir biçimde.)
  • Arı gibi sokmak (iğnelemek, acı söz söylemek.)
  • Arı kovanı gibi işlemek (bir yerin gireni çıkanı çok olmak.)
  • Arının yuvasına kazık (çöp) dürtmek (tehlikeli kişiyi kışkırtmak.)
  • Elini arı kovanına sokmak (elini taşın altına koymak.)
  • Dilini eşek arısı soksun (hoşa gitmeyen bir şey konuşan kimseye söylenen bir ilenme sözü.)

Karınca ile İlgili Deyimler

  •  (Bir yer) karınca yuvası gibi kaynamak (çok kalabalık ve hareketli olmak.)
  • Burnuna karıncalar dolmak (ölmek.)
  • Karınca duası gibi (çok küçük, sık ve okunaksız (yazı).)
  • Karınca yuvası gibi (çok kalabalık.)
  • Karıncayı bile ezmemek (incitmemek) (çok merhametli, ince duygulu olmak.)
Deve ile İlgili Deyimler
  • (Bir şeyi) deve yapmak (etmek) (başkasının malını kendine mal etmek.)
  • Deve dişi gibi (1) iri görünüşlü; 2) sıradan olmayan, tanınmış, güçlü.)
  • Deve gibi (1) uzun boylu; 2) hantal.)
  • Deve nalbanda bakar gibi (alay hiç görmediği, bilmediği bir şeye bakar gibi.)
  • Deve olmak (para veya yiyecek kaybolmak.)
  • Devede kulak (kulak gibi) kalmak (1) çok az önemi olmak, söz etmeye değer bulmamak; 2) yetersiz, çok küçük veya az olmak.)
  • Deveye hendek atlatmak (birine yapılması çok zor, hemen hemen imkânsız olan işleri yaptırabilmek.)
  • Deveyi düze çıkarmak (güçlükleri giderip işleri yoluna koymak.)
  • Deveyi havuduyla yutmak (eline geçen ve hakkı olmayan şeyleri kendi menfaati için kullanmak, hiç çekinmeden büyük suistimal yapmak.)
  • Pireyi deve yapmak (önemsiz bir olayı büyütmek.)
  • Yok devenin başı (pabucu veya nalı) (tkz. çok abartılı bir söz karşısında kullanılan bir söz.)

Koyun ile İlgili Deyimler

  • Bir koyundan iki post çıkarmak (olması gerekenden daha fazla elde etmek.)
  • Koyun gibi (1) budala, şaşkın; 2) karar ve davranışlarında başkasına bağımlı olan, başkasına uyan.)
  • Koyun kaval dinler gibi dinlemek (hiçbir şey anlamadan dinlemek.)
  • Kurbanlık koyun gibi (başına geleceklerden habersiz olan.)

Yılan ile İlgili Deyimler

  • Koynunda yılan beslemek (bir yakınından ihanet görmek.)
  • Uyuyan yılanın kuyruğuna basmak (kötü bir kimsenin yeni bir kötülük yapmasına fırsat vermek.)
  • Yılan gibi (1) hain, sevimsiz ve soğuk (kimse); 2) kıvrım kıvrım.)
  • Yılan gibi sokmak (bir kimseye sinsice kötülük etmek.)
  • Yılanın kuyruğuna basmak (kötü bir kimseye kötülük yapacak fırsat vermek.)

Keçi ile İlgili Deyimler

  • Ahfeş’in keçisi gibi başını sallamak (söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak.)
  • Bir dirhem bal için bir çeki keçiboynuzu çiğnemek (verimi az, zahmeti çok olan bir işle çok uğraşmak.)
  • Keçiboynuzu gibi (işi çok, verimi az olan.)
  • Keçileri kaçırmak (delirmek veya bunalım içinde bulunmak.)
  • Keçilik etmek (inat etmek.)

Kaynak

Türk Dil  Kurumu Sözlüğü

 

📅 Güncellenme: 28.01.2026 (İlk yayın: 28.01.2026)
Beğendiyseniz Paylaşın
👁️ Bu yazı 3 kez okundu
Kerim Usta

Kerim Usta

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise "Sevda"…

Tüm Yazılar

Yorum yapmaya ne dersiniz?

Sitemiz, deneyimini geliştirmek için çerezleri kullanır. Gizlilik Politikamız ve Aydınlatma Metni hakkında daha fazla bilgi edinebilirsin.
KVKK ve GDPR kapsamında tercihlerinizi yönetebilirsiniz.
Çerez Tercihlerinizi Yönetin (KVKK & GDPR)
Zorunlu Çerezler Sitenin çalışması için gereklidir. KVKK madde 5/2-f kapsamında işlenmektedir.
Analitik Çerezler Site performansını anlamamızı sağlar. GDPR 6/1-a, KVKK 5/1-a kapsamında işlenir.
İşlevsel Çerezler Kullanıcı deneyimini iyileştirir. GDPR 6/1-a, KVKK 5/1-a kapsamında işlenir.