
Mevlid Kandili: Rahmetin ve Nurun Doğduğu Gece
Karanlığın en yoğun yaşandığı bir çağda, insanlığın umuda en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde, tüm âlemlere rahmet ve nur olarak doğan o kutlu Peygamber’in doğumunu idrak ediyoruz. Mevlid Kandili, yalnızca takvimde işaretlenmiş bir gün değil; O’nun yüce ahlâkını, engin merhametini ve evrensel adaletini kalplerimizde yeniden dirilttiğimiz mübarek bir gecedir.
O’nun dünyaya gelişi sadece bir milat değil; vicdanlara ışık, gönüllere huzur, ruhlara şifa getiren kutlu bir başlangıçtır. Bu gece, sadece doğumunu hatırlamakla kalmıyor; hayatına, örnekliğine ve öğretilerine yeniden yönelerek kendimizi yenileme fırsatı buluyoruz. İşte bu gece; dualarla ruhumuzu beslediğimiz, iyilik temennilerimizi göklere yükselttiğimiz ve bütün insanlık için hayırlar dilediğimiz özel bir vakittir.
Bu mübarek vesileyle, tüm gönüldaşlarımın Mevlid Kandili’ni en içten dileklerimle kutluyorum. Dilerim ki bu kutlu gece kalplerinize huzur, yuvalarınıza bereket, hayatınıza yeni umutlar getirsin. Günlük telaşlardan sıyrılıp içimize yöneldiğimiz bu anlarda, dualarımızla bir olalım. Dualarımız, tüm dünyada barışa, kardeşliğe ve merhamete vesile olsun.
Unutmayalım ki O’nun bizlere bıraktığı en kıymetli miras; sevgi, hoşgörü ve kardeşliktir. Bu gece, dargınlıkları sona erdirmeye, kırgın kalpleri onarmaya ve çevremize ışık olmaya niyet edelim.
Dualarınızın kabul, ibadetlerinizin makbul olması dileğiyle…
Mevlid Kandiliniz mübarek olsun.
Sevgi ve dua ile…
Kerim Yarınıneli/KerimUsta.com
Bilmez idim rahmetinin sonsuz
Merhametinin hudutsuz olduğunu
Senin nisbetin ile ömrümü celalin ile geçirmiş aciz bir kulundum
Bir yarin gözlerinde cemalini seyre durana kadar
Bu nasıl bir sevda nasıl bir muhabbettir ki
İlk görüşte tecellisi kalbime nakşolundu
Bu nasıl bir alimliktir ki cennetin bütün güzellerini bir yarin dudaklarına sığdırmışsın
Bu nasıl bir adilliktir ki celalinle yakıp,celalinle öldürüp
Ela gözlü bir yarin Cemali ile yeniden diriltirsin.
Aşuk-i Denizi bu sözleri olur olmadık yerlerde söyleme
Zira kıskanan nice dilber-i Rana’lar var
Ey aşuk-i sen ki ışıkları söndüren
Nurları yanında soluk bırakansın
Sen ki hiçbir meydan-ı deryada eğilmeyip
Bir yarin ayaklarının altında yatansın
Ey Maşuk-i sana fazla kelam gerekmez
Zira herşeyi halinle anlatansın
Eski dönem şiirleri şimdiki zaman anlatımıyla yakalamaya gayret eden bu şairimiz kim acaba? Teşekkürler