Gözlerim zemzem kuyusu,
Her yerde Ahmet kokusu
Şeytan, nefsim kurar pusu,
Ya Rabbi, ben neredeyim?
Örtüsü ne çok yakışmış!
Altın simli nur nakışmış
Misk-i amberle yıkanmış
Ya Rabbi, ben neredeyim?
Göre bildim gözlerimle,
Tuta bildim ellerimle
Koka bildim ciğerimle,
Ya Rabbi, ben neredeyim?
Selam Hacer’ül Esvede,
Selam yedi kat cennete
Huşu içinde KÂBE’ de,
Ya Rabbi, ben neredeyim?
İbrahim’in ayak izi,
Lebbeyk demenin delili
Tavaftalar dizi dizi,
Ya Rabbi, ben neredeyim?
Say içindir Safa, Merve,
Hac, İslam’da en üst zirve
Telaşım çok vela havle,
Ya Rabbi, ben neredeyim?
Yandım Hazreti Hacer’e,
Şafttı yaptım yedi kere
Ürpertti beni helhele,
Ya Rabbi, ben neredeyim?
Mescidi Nebiyi gördüm,
KÂBE’YE yüzümü sürdüm
Döne döne hep yürürdüm,
Ya Rabbi, ben neredeyim?
Kâbe kalbin tarafında,
Tavaf yaptım etrafında
Hikmet, yedi sayısında,
Ya Rabbi, ben neredeyim?
Kâbe kalptir, kalp Kâbe’dir.
Birbirine kıbledir
Her ikisi de dileğimdir,
Ya Rabbi, ben neredeyim?
Kâbe bir ayna, Kâbe nur.
İçtekini dışa vurur.
Kalbim nasıl çarpar durur,
Ya Rabbi, ben neredeyim?
Kâbe’yi gördüm her kalpte,
Nur doldular her dönüşte.
Mutluluk, hüzün içinde,
Ya Rabbi, ben neredeyim?
Orhan Afacan

Ben gelmedim uçmak içün
Yok huriler kovalamak içün
Cennet cennet dedikleri
Bir köşk ile birkaç huri
İsteyene ver onları bana seni gerek seni.
Gönül vuslatına erer mi acep
Vuslatına varınca güler mi acep
Güldü diye yaşar mı
Ağlarsa şayet ölür mü acep
Aşık deniz bu sözü eğri büğrü söyleme
Seni sigaya(sorguya) çeken
Molla AHMET gelir
Yunus Emre’nin şiirini değiştirip yazmak güzel olmamış…:
“Derviş Yunus bu sözü
Eğri büğrü söyleme
Seni sıygaya çeker
Bir Molla Kasım gelir. Yunus Emre”