Etiket: hoca

Hoca Dehhani Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Hoca Dehhani’nin yaşadığı yıllar tam olarak tesbit edilemezse de şiirlerindeki bilgilerden 14. yüzyıl’ın ilk çeyreğinde doğmuş olduğu  ve 14.yy’ın sonunda ise vefaat ettiği sanılmaktadır.Kimi araştırmacılara göre 13. yy’da yaşadığı kesindir.

Dehhani’nin şiirleri ise gazel ve kaside şeklindedir.Araştırmacılar arasında Dehhânî’den ilk olarak Fuat Köprülü bahsederek yedi şiirle ilim dünyasına  tanıtmıştır.Hayat mecmuasında yayımlanan bir yazıda Köprülü, Millet ve İstanbul Üniversitesi Kütüphanelerinde Şikari’nin Karaman tarihine dair bir (Daha Fazlasını Oku)

Nasreddin Hoca ve Hiç’lik

Nasreddin Hoca ve Hiç'lik

Nasreddin Hoca’ya sormuşlar: “Kimsin? ”
“Hiç” demiş Hoca, “Hiç kimseyim.”

Dudak büküp önemsemediklerini görünce, sormuş: “Sen kimsin? ”
“Mutasarrıf” demiş adam kabara kabara.
… “Sonra ne olacaksın? ” diye sormuş Nasreddin Hoca.

“Herhalde vali olurum” diye cevaplamış adam…

“Daha sonra? ..” diye üstelemiş Hoca. (Daha Fazlasını Oku)

Mağnisavizade Kimdir?

Mağnisavizade Kimdir ?

Fâtih Sultan Mehmed Han devrinin büyük âlimlerinden.İsmi, Mevlânâ Muhyiddîn Muhammed’dir. Mağnisavîzâde diye meşhur oldu. 1483 (H. 888) senesinde vefât etti. Zamanının âlimlerinden okudu ve Molla Hüsrev’in ders verdiği Ayasofya Medresesi’ne talebe oldu. Medresenin en üst bölümündeki odasında, bütün gece kandilini yakar, ders çalışır ve çalışması sabah namazına kadar sürerdi.Fâtih Sultan Mehmed Han, ilim yuvalarına ilgisi büyük olduğundan fırsat buldukça medreseleri dolaşır, okutulan dersleri dinler, talebe ile meşgul olurdu. Geceleri kalkar, saray penceresinden zaman zaman medreseleri gözden geçirir, hücrelerde bulunan talebeden (Daha Fazlasını Oku)

Nasreddin Hoca ile Noel Baba Arasındaki Farklar

* Noel baba yılda bir gün hatırlanır.
* Nasrettin hoca yılın her günü akıllardadır.
* Noel baba her çocuğa bir oyuncak vermek gibi utopik ve gerçekleştirilemez bir amaç peşindedir.
Nasrettin hoca ise “parayı veren duduğu çalar” diyerek realist bir düşünceyi yansıtır.
* Noel baba çevre düşmandır. Bilhassa çam ağaçlarına karşı alarjisi vardır.
Nasrettin hoca sadece bindiği dalı keser ve zararı kendisinedir. (Daha Fazlasını Oku)

” İpe Un Sermek ” Deyiminin Anlamı

Bu deyim Nasrettin Hoca fıkralarına konu olmuş ya da fıkralardan kaynaklandığı düşünülen deyimlerdendir.

Bir takım geçersiz bahaneler ileri sürerek istenilen işi yapmaktan kaçınmak” anlamında kullanılır.

Gelelim fıkrasına…

Nasreddin Hocanın komşusuna ip lazım olmuş. Hocaya gitmiş kapıyı çalmış. Hoca kapıyı açmış. Komşu selamun aleyküm hocam demiş. Hoca da ve aleyküm selam diye karşılık vermiş. Adam hemen konuya girmiş:
-“Hocam bana ip lazım oldu sendekini bana ödünç verir misin?” demiş.
Hoca:
-“Verirdim komşu ama bizim hatun ipe un serdi” demiş.
Komşu:
-“Aman hocam ipe un serilir mi?” demiş.
Hoca kızmış:
-“Ah bre köftehor vermek istemediğimde serilir” demiş.

Fincancı Katırlarını Ürkütmek – Deyiminin Anlamı

Bu deyim Nasrettin Hoca fıkralarına konu olmuş ya da fıkralardan kaynaklandığı düşünülen deyimlerdendir.

“topluluğun nüfuzlu kişilerini tenkit etmekten kaçınmak” anlamına gelmektedir.

Gelelim fıkrasına…

Hoca, bir gece mezarlık kenarında yürüyerek evine doğru giderken, ayağı kayar ve boş bir mezara düşer. O zaman kendi kendine “Acaba burada biraz yatsam sual melekleri bana da gelir mi?” diye düşünür ve gömleğini çıkararak yarı çıplak mezara uzanır. Bu sırada hayvanları çanak çömlek ve cam eşya ile yüklü katırcılar da mezarlığa doğru (Daha Fazlasını Oku)

Münir Özkul Hakkında Bilgi(Münir Özkul Biografi)

Münir Özkul, 15 Ağustos 1925 tarihinde İstanbul’un Bakırköy semtinde, eski Osmanlı paşalarından birinin torunu olarak dünyaya geldi. Küçük yaşlarda tiyatroya merak salmış olan Özkul, İstanbul Erkek Lisesi’ndeki eğitiminin ardından oyuncu olmaya karar vererek gözünü sahnelere dikti. O zamana kadar yaşamını sürdürdüğü ve aşinası olduğu Bakırköy’de bulunan Halkevi’nde oyunculuğa adım attı. İlk amatör sahne deneyimlerini burada gerçekleştiren Özkul, İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda bir süre oynadıktan sonra Ankara Devlet Tiyatrosu’na geçti. Ardından da, İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda profesyonel oyunculuk kariyerine devam etmeye başladı ve artık bağımsız çalışabilecek düzeye geldiğine kanaat getirerek, özel sektöre geçiş yaparak Ses Tiyatrosu’nda sergilenen oyunlarda rol almaya başladı. Ancak buradaki çalışması uzun soluklu olamadı ve hemen ardından yien özel bir tiyatro olan Küçük Sahne’ye geçti. (Daha Fazlasını Oku)