Yazar: Kerim Usta

Selamün Aleyküm-Kuran’da Selamlaşmanın Önemi

O Allah ki, O’ndan başka ilah yoktur. Melik’tir; Kuddûs’tur; Selam’dır.” (Haşr Suresi, 23)

Selam, Allah’ın kullarını, her türlü tehlikelerden selamete çıkaran, cennetteki kullarına selam eden Rahman sıfatlarından biridir. Selam vermek ise müminlerin birbirlerine en güzel dilek ve temennilerini sunma şekillerindendir.

Selam verilen bir kişinin o selama daha güzeliyle veya en azından aynısıyla karşılık vermesi Kuran’da farz kılınmıştır: Okumaya Devam Ediniz…

Şeyh Şamil Kafkasların Prensi

İmam Şamil 1797 yılında Dağıstan”ın Gimri köyünde dünyaya geldi. Babası bölgenin yerli halklarından Avar Türklerine mensup Dengau Muhammed”dir. 15 yaşında iken at binerek kılıç kuşandı. 20 yaşına geldiğinde iki metreyi aşan boyu ile atlama, ateş etme, güreş, koşu, kılıç gibi spor dallarında üstün yetenek sahibi olmuştu.Öğrenimine bilgin Said Harekani”nin yanında başladı. Daha sonra kayınpederi olan Nakşibendi Şeyhi Cemaleddin Gazi Kumuki”nin öğrencisi oldu. Kendinden önce İmamet makamında bulunan Gazi Muhammed ve Hamzat Beg”in müşavirliğini yaptı. Son derece sade ve kanaatkar bir hayatı vardı. Okumaya Devam Ediniz…

Hz. Mevlana Celaleddin-i Ruminin Eserleri

  • Mesnevi

Mesnevi klasik doğu edebiyatında, bir şiir tarzının adıdır. Edebiyatta aynı vezinde ve her beyti kendi arasında ayrı ayrı kafiyeli nazım türüne Mesnevi adı verilmiştir. Uzun sürecek konular veya hikayeler şiir yoluyla anlatılmak istendiğinde, kafiye kolaylığı nedeniyle mesnevi türü tercih edilirdi.

Mesnevi her ne kadar klasik doğu şiirinin bir türü ise de, “Mesnevi” denildiği zaman akla “Mevlâna’nın Mesnevi’si” gelmektedir. Okumaya Devam Ediniz…

Hz. Mevlana Celaleddin-i Rumi Hakkında Bilgi

Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan yöresinde, Belh şehrinde doğmuştur.
Mevlâna’nın babası Belh şehrinin ileri gelenlerinden olup sağlığında “Bilginlerin Sultanı” ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahaeddin Veled’dir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin’in kızı Mümine Hatun’dur.

Sultânü’l-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh’ten ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü’l-Ulemâ 1212 veya 1213 yıllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh’ten ayrıldı. Okumaya Devam Ediniz…

Atatürk’ün Mevlana Hakkında Düşünceleri

Atatürk’ün Hz.Muhammed’e duyduğu büyük sevgi ile birlikte Hz.Mevlana’nın da fikirlerine duyduğu hayranlık onun tüm hayatını ve icraatlarını etkilemiş, din konusundaki ifadelerine temel teşkil etmiştir. Bir Konya ziyareti sırasında söylediği şu sözler Hz.Mevlana’ya gösterdiği sevgi ve saygının delili gibidir.

* Ne zaman bu şehre gelecek olsam, içimde bir heyecan duyarım. Hz.Mevlana düşünceleriyle benliğimi sarar. O çok büyük bir dahi, çağları aşan bir yenilikçi… Okumaya Devam Ediniz…

Holman Hunt’dan Güzel Bir Söz

Holman Hunt'dan Güzel Bir Söz

19’uncu yüzyılın büyük İngiliz ressamlarından William Holman Hunt’ın, bir bahçeyi anlatan tablosu Londra Kraliyet Akademisi’nde sergileniyordu. Hunt’ın “Evrenin Işığı” adını verdiği bu tabloda gece elinde bir fenerle bahçede duran filozof görünüşlü bir adam vardı.

Adam, öteki eliyle bir kapıyı vuruyor ve içeriden sanki bir yanıt bekliyormuşcasına duruyordu.Tabloyu inceleyen bir sanat eleştirmeni Hunt’a döndü:

“Güzel bir tablo doğrusu, ama anlamını bir türlü kavrayamadım” dedi. “Adamın vurduğu kapı hiç açılmayacak mı? Okumaya Devam Ediniz…

Iguazu Nehri ve Şelaleri

Brezilya ve Arjantin sınırında böyle çarpıcı bir manzaralar görülebilir. Iguazu Nehri tropik bir ormanda geçer ve birçok yerde girinti ve çıkıntılara raslar.Ortaya ise böyle harika bir nanzarayı seyretmekten başka bir şey kalmıyor.Toplam genişliği 2700 m olan Iguazu Şelaleleri’nde, ortalama 1.700 m³/s, uzun yağışlardan sonra ise 7.000 m³/s su, iki basamak halinde 75 metreden dökülür.
Tamamen doğanın gücünü ve keyfini görebileceğimiz dünyadaki sayılı yerlerden birni seyretmeye buyrunuz. 🙂

iguazu Nehri ve Şelaleri

Okumaya Devam Ediniz…

Evlilikte başlangıç ve yedi yıl sonrası…

1. yıl:

Koca şöyle der:

“Oooo sevgilim, böyle kesik kesik öksürmen beni endişelendiriyor. Bilmiyor musun artık her yerden her türlü mikrobu kapabiliyoruz.. İşimizi şansa bırakamayız Şimdi doğruca hastaneye gidiyoruz. Seni bir görmelerini istiyorum. Sanırım birkaç gün orda dinlenmen gerekecek. Biliyorum hastane yemekleri kötü ,o yüzden sana sevdiğin ev yemeklerinden getiricem. Başhemşireyle bu konuyu ayarlamıştım bile. Okumaya Devam Ediniz…