Mevlana Hazretlerinin Oğluna Mektubu

Mevlana Hazretlerinin Oğluna Mektubu

Mevlana Hazretlerinin Oğluna Mektubu

Mevlâna Celâleddin-i Rûmî hazretlerinin mektuplarının belli bir kısmı günümüze ulaşmıştır. Bu mektupların bir kısmı yöneticilere, bir kısmı âlimlere, bir kısmı da müridlerine ve oğullarına yazılmıştır. Büyük velinin oğullarına yazdığı mektuplarda hem bir babanın merhamet ve şefkatini, yanlışa düşen oğluna karşı yürek burukluğunu hem de bir Allah dostunun rehberliğini görürüz.

Gozlerin ışığı, oğulların övüncü aziz oğul! Allah onu korusun, katından bir ruhla kuvvetlendirsin. Babandan selam ve duadan sonra şunu bil ki, evinden dışarıda gecelemen, o sana muhtaç ev halkının gönüllerini almaman

Hazreti Mevlana’dan Dudu kuşu Hikayesi

Hazreti Mevlana'dan Dudu kuşu Hikayesi

Hz.Mevlana Dudu Kuşu  hakkında iki tane ibretlik hikaye anlatmıştır. Her ikisini de yazıyorum.

1-Dudu Kuşu Hikayesi

Bir bakkal vardı, onun bir de dudusu vardı. Yeşil, güzel sesli ve söyler duduydu. Dükkanda dükkan bekçiliği yapar; bütün alış veriş edenlere hoş nükteler söyler, latifeler ederdi. İnsanlara hitap ederken insan gibi konuşurdu, dudu gibi ötmede de mahareti vardı.

Ey Sofi Söyle O Ay Yüzlü

Ey Sofi Söyle
Ey Sofi Söyle O Ay yüzlü , Gönlüne doğsa Tanır mısın Acaba. ? Ne Yazık O , Gönüle nasıl gelir ? Öyle kullar varki onlara
Umulmayan, gelinmesi âdet olmayan yoldan gelir … Ey Sofi Cahillik etme
Tanırım dersen büyük bir lâftır Bu büyük bir dâvadırKendini kurtarmak icin ben ne bileyim Dersen bu söz de küfürdür , inkârdır âdeta ….

Zaten Halk , bilirim , bilmem dâvasıyla Dönüp durmadadır …
Sesi soluğu çıkmayan deve gibi gözleri bağlı, dönüp dolaşmadadır

Mevlevi Ayini Nasıl Yapılır?

Mevlevi Ayini Nasıl Yapılır ?

MEVLEVÎ ÂYİNİ: Mevlevîler’in zikir törenlerine verilen ad. Mevlevî âyini yahut kısa adıyla semâ, tasavvuftaki devran anlayışına uygun biçimde Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin, bulunduğu dinî toplantılarda duyduğu vecd ve zevk eseri olarak herhangi bir usul ve kaideye bağlı kalmaksızın zaman zaman yaptığı semâlardan (dönüş) alınan ilhamla, kendisinden sonra düzenlenip geliştirilerek şekillenmiş, diğer tarikatların zikir ve mukabele meclislerine benzer bir zikir toplantısıdır.

Mevlânâ’nın düşüncelerinin bir tarikat kimliğine bürünüp teşkilâtlanması oğlu Sultan Veled’in zamanındabaşlamıştır.

Selehaddin Zerkubi Kimdir?

Selehaddin Zerkubi Kimdir?

Konya’nın büyük velîlerinden. İsmi Selâhaddîn Feridun’dur. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Önceleri Mevlânâ’nın hocası olan Seyyid Burhâneddîn Tirmizî’nin talebesi idi. Kuyumculuk yapardı.

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, bir gün Konya’nın kuyumcular çarşısından geçerken, bir kuyumcu dükkânından gelen çekiç seslerinden çok etkilendi. Her çekicin vuruluşunda çıkan seslerin, “Allah! Allah!” dediğini müşâhede etti.

Hz. Mevlana’dan Öğütler

Hz. Mevlana Söylüyor

  • Ey oğul! Bağı çöz, azat ol. Ne zamana kadar gümüş, altın esiri olacaksın? Denizi bir testiye dökersen ne alır? Bir günün kısmetini… Harislerin göz testisi dolmadı. Sedef, kanaatkâr olduğundan inci ile doldu.
  • Sen öyle güzel, öyle eşsiz bir varlıksın ki gökler bile seninle neşelenir. Hal böyle iken, eğer, bir insan sana âşık olursa, buna şaşılır mı? Bu sebeple, sen beni istesen de, istemesen de ben yaşadığım müddetçe sana, kul köle olacağım…

Güller Şems Diye Açmıyorsa

Güller Şems Diye Açmıyorsa
Güller Şems diye açmıyorsa, gülün kokusunu neyleyeyim.
Ayrılığı ağlatamayan gecenin karanlığını neyleyeyim…
Şemssiz sofranın balını böreğini neyleyeyim.
Beni kavurmayan acıyı neyleyeyim…
Gözümü yakmayan gözyaşını neyleyeyim.
Karanlığıma Şems olamayan yâri neyleyeyim,
Canını yoluma post eylemeyen dostu neyleyeyim.
Şems gibi bakmayan gözü neyleyeyim.
Yârenin yüreğine merhem olmayan sözü neyleyeyim.
Kır kalemimi ey felek!
Şems yoksa ne diye devran edersin âlemde.
Zerrede âlemi, âlemde aşkı yaşamayan Âdem’i neyleyim.
Sensizliğe alışmak…
Her türlü teselli sözü bir ihanet geliyor kulağıma.

Hazreti Mevlana’dan Şiirler

Mevlana'ca

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme.
Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme.

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı?
Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun, etme.

Çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru.
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme.

Ey ay, felek harab olmuş, altüst olmuş senin için…
Bizi öyle harab, öyle altüst ediyorsun, etme.

Mevlana’nın Hanımına Sevgisinin Tarifi

Mevlana'nın Hanımına Sevgisinin Tarifi

Bir gün Mevlana eve girer
Ve hanımı ona sorar;
Bu kadar aşıksın Mevla’ya
Şükürler olsun bu aşkı yaşayıp, Yaşatana
Peki bana ne kadar aşıksın der;
Mevlana hanımına şöyle der;

Sen benim;
Yaradan’dan ötürü yaradılanı sevişim,
Bir adım gelene on adım gidişimsin. Ve herkesi olduğu gibi kabul edişimsin
Sen benim; yalandan ve sahteden kaçışım,
Riyadan bıkışım, gerçeği arayışımsın
Ve nihayet doğrunun tadına varışımsın

Aşkı Mevlana-Aşk’ın Merkezi

Aşkı Mevlana

Değerli arkadaşlar,
Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu…
Bu gün İnşallah sizlerle tasavvufun güneşi Hz. Mevlana’dan bahsetmek istiyorum. Geçtiğimiz hafta mübarekin bizce ölüm mevlanaca düğün gününü rahmetle andık. Aşk’ın merkezi, ışık kaynağı, yanmanın kor olmadan olmayacağını, sevginin, muhabbetin, teslimiyetin, İnanmanın, hamuşluğun tek kapısı olduğunu “hamdım, piştim ve yandım”düsturuyla  gönülleri feth eden kalbin bir gün seni sevgiliye götürecek. Ruhun bir gün seni sevgiliye taşıyacak. Sakın acında kaybolma. Bil ki çektiğin acı bir gün dermanın olacak. Muhabbetiyle ifade etmiştir büyük düşünür…

Otuz eylül 1207’yi gösteriyordu takvimler.adeta bir güneş, doğdu horasanın belh şehrine, dünyaya bir derya doğdu. İnsanlığa sanki maneviyatın, sevgi ve hoşgörünün temsilcisi, maşuğunu arayan aşkla rahmetle geldi. Babası “bilginlerin sultanı” unvanını almış olan Hüseyin Hatibi oğlu Bahâeddin Veled’tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin’in kızı Mümine Hatun’dur.

Edep onda, haya onda, samimiyet onda sanki küçücük kalbi ile tüm dünyaya mürşid olacağının müjdesini veriyordu. ”Konuşmak bir “mana” ise susmak binbir mana… “herkes” konuşmasına konuşur lakin sükut “yürekli” olanda yeşerir”. Kendi deyimiyle

Yıllar geçtikçe babasından zahiri ve batıni ilimleri alarak, büyük bir deryaya ulaşmanın sırrı ile günden güne ilmini genişletiyordu. Moğol zulmünden mevlana ailesi ile büyük bir göçe başladılar anadoluya doğru. Sultânü’i-ulemâ’nın ilk durağı nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış mutasavvıf ferîdüddin attar ile de karşılaştılar. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen ferîdüddin attar’ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır. Sultânü’i ulemâ nişabur’dan bağdat’a ve daha sonra kûfe yolu ile kâbe’ye hareket etti. Hac farizasını yerine getirdikten sonra, dönüşte şam’a uğradı. Şam’dan sonra malatya, erzincan, sivas, kayseri, niğde yolu ile Lârende’ye (Karaman) geldiler. Karaman’da Subaşı Emir Mûsâ’nın yaptırdıkları medreseye yerleştiler.

Artık sona doğru bir başlangıca gebeydi larende. Son duraktaydılar. Selçuklu Devleti Hükümdarı Alaaddin Keykubad davet etti Şehri Konya’ya ve menzil varış. Konya bir başka güzel o gün, alimlerin sultanı gelmişti, mevlana gelmişti, kimbilir nelere gebe olacaktı. Konya’da, ne aşklar yaşanacaktı. Dostlar duası vardır mevlananın konya’ya. Ben hep derim rabbimin izniyle Mevlana’nın duasıyla birşey olmaz evelallah, birazda övünecem benim memleketim diye, olsun birazcık canlar.

Babası bahaddin veledi kaybettikten sonra dergahın bütün işlerinin takibi, dersler derken konya halkınında büyük sevgisini kazanmış İplikçi medresesinde vaizler ve sohbetler veriyordu. Ve birgün tarihler 1244 yılını gösterirken aşkın yeryüzündeki hali, allaha yakarışın, muhabbetin son hali, mevlananın güneşi şemsle tanıştı.ve onda mutlak kemâlin varlığını gördü. Asıl mevlanayı mevlana yapan mana ilimlerini ve hal ilimlerini doyma noktasına kadar aldı ve mevlana pişti.

Elemli ve çok acı olan bir olayla güneşini kaybetti mevlana, şemsi yoktu artık. Mevlâna şems’in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Şemsiz bir hayata devam ederken, selâhaddin zerkûbî ve hüsameddin çelebi, şems-i tebriz’inin yerini doldurmaya çalıştılar.

bir eş isterim cana can olan,yaraya merhem olan, canı ben yarası ben olan, bana mevlayi anlatan ve hatırlatan. .! ”dostlar Mevlana’nın sözlerine arada bir yer vermeden olmuyor. Benim nazarımda çok büyük bir yeri vardır. Çok seviyoruz Allah için.
Ey mevlana bilesin her derdin çaresi vardır çaresizliğin bile çaresi var yeter ki İnancın büyük olsun ama inancınla büyüklük taslama! Teslim olan insan çalkantılı ve girdaplı sularda debelenmeyi bırakır,emin bir beldede yaşar hz. Şems…

Nasıl bir aşktı aralarındaki allah’ım. Gönüllerinden ağızlarını açmaksızın konuşurlarmış günlerce. İşte dostlarım tam buraya dikkat çekmek isterim..! Onlar artık fenafillah bakabillah sırlarına erdiler, kimbilir rabbim onların gözlerinde kaç tane perdeyi kaldırdı. Neyse konumuza dönelim kurbanlarım. Yıllar artık hüzünle geçerken mevlana hazretleride acı, aşk ve çile dolu ömrünün sonlarına yaklaştı.

Sevinçliydi, rabbine gidiyordu artık. Düğününü bekliyordu. Onun için ölüm şebi aruzdu (yenide doğuş)”sen senliğini koy gel bende benliğimi koyup geleyim. İkimiz bİr’de buluşalım, dalalım hakikatler ırmağına. İyilik,güzellik adına ne varsa bu ırmakta var..
mevlâna 17 aralık 1273 pazar günü hakk’ ın rahmetine kavuştu. Mevlâna’nın cenaze namazını Mevlâna’nın vasiyeti üzerine Sadreddin Konevî kıldıracaktı. Ancak Sadreddin Konevî çok sevdiği Mevlâna’yı kaybetmeye dayanamayıp cenazede bayıldı. Bunun üzerine, Mevlana’nın cenaze namazını Kadı Sıraceddin kıldırdı.

Değerli kardeşlerim, sizlere mevlanayı anlatsam emin olun daha sayfalarca yazabilirim .lakin o yazıyla değilde ancak yürekle daha iyi anlatılabilir. Bizler en azından onu okuyabilsek, kuduklarımızı faliyete geçirebilsek, onun felsefesini insanlara aktarabilsek ne mutlu kardeşlerim.

Rabbime çok şükür böyle bir alimin dünyaya gelişine sebep olduğu için, çok şükür birazda olsa bizlerin onun hoşgörüsünü, muhabbetini, nazarı ilahisini, edebini, aşkını, hamuşluğunun altındaki gönül semayesini görmeyi, çok şükür biraz anlayabildiysek. Rabbim bu gönül erlerini eksik etmesin, karşımıza çıkarsın cennet-i firdevslerinde bizleride onlarla birlikte haşr eylesin. Onların yolları olan sıratı müstakim yolunda bizlerinde gitmemizi nasip eylesin. Allahın rahmeti bereketi üzerinize olsun dostlarım….

Selam ve dua ile….

Ergün KÜÇÜKTOPCU
Kerimusta.com