Etiket: Mevlana

Hz. Mevlana’dan Kuş Hikayesi

Hz. Mevlana'dan Kuş Hikayesi
Bir adam hileyle, kuşun birini tuzağa düşürerek yakaladı.
Kuş dile geldi, yalvardı:
”Ey ulu insan, sen koyunları, öküzleri yedin, bir çok deveyi kurban ettin. Bu dünyada onlarla bile doymadın, benimlemi doyacaksın? Eğer beni bırakırsan ben sana üç öğüt vereceğim.Bunlara uyarsan her müşkülün hallolur. Birincisini, elindeyken vereyim, eğer beğenirsen beni bırakırsın. İkincisini şu dama konarken,üçüncüsünü de şu ulu ağaçta söylerim,” dedi.

Adam kuşu sıkı sıkıya tutarak:”Haydi söyle bakalım, eğer beğenirsem seni bırakırım,”dedi.”Kuşçağız ilk öğüdünü söyledi:
Daha Fazlasını Oku

Hz.mevlana’dan Naat-ı Şerif

Hz.mevlana'dan Naat-ı Şerif

Naat

(Ya Hazret-i Mevlâna hak dost)

Yâ Habîballah Resûl-i Hâlik-i Yekta tüyî

Ber güzîni zül- celâl-i pâk ü bî hemtâ tüyî (Dost, Sultânım)

Nâzenin-i Hazret-i Hâk, sadr-ı bedr-i kâinât

Nûr-i çeşm-i enbiyâ çeşm-i çerâğ-ı mâ tüyî (Yâ Mevlâna, hâk dost)

(Sultânım) Der şeb-i mi’râc, bûde Cebrail ender rekâb (dost, dost)

Pâ nihânde ber serîn ü Kümbet-e Hadrâ tüyî (Yâ Mevlâna, hâk dost)

(Sultânım, mahbûbidost,dost,dost) Yâ Resûl-ullah tüdâni ümmetâned âcizend

Rehnümâ-yı âcizâni bi ser ü bî pâ tüyî (Hâk dost, dost, dost)

(Sultânım) Serv-i bostân-ı risâlet nevbehâr-ı ma’rifet

Gülben-i bağ-ı şerîat bülbül-i bâlâ tüyî (yâ veliyyullah dost hey)

Şems-i Tebrîzî ki dâret Nâ’t-ı Peygamber zi ber

Mustafa vü Müctebâ ân Seyyid-i a-lâ tüyî

(Yâ tabîb-el kulûb, yâ veliyyallah, Allah dost, dost)

Daha Fazlasını Oku

Benim Şarabım!

Benim Şarabım!BENİM ŞARABIM!
Seher vakti içtiğin şarap, sana tesir etmediyse, ben sana başka türlü bir şarap vereyim; onu iç.
Benim şarabım gerçekten de acayip bir şaraptır. Bir kıyamet gibidir. İnsanı diriltir.
Daha ilk kadehi içer içmez, nereleri gezersin? Neler görürsün? Neler…
İkinci kadehten Allah’a sığınırız. Üçüncü kadehi içince ne olacağını söyleyemem.
Ne gam kalır, ne iş güç kalır. Herkes yerlere yıkılır, ondan sonra da sizi alırlar, nereye çeker götürürler, Allah bilir!
Sen, kokuya, renge takılıp kalmışsın. Onların esiri olmuşsun; taşa, taştaki resme benziyorsun.
Şu taşın kalbinden, kaynak suyu gibi kayna da, fışkırarak çık!
Hele ey kerem sahibi saki!
O kırmızı şarabı sun da öyle bir hale geleyim ki, çekinmeden, korkmadan senden, senin güzelliğinden bahsedeyim.
O büyük kadehi bana, kendi kuluna sun da, onun mahmurluğuyla nasıl başımı kaldırmışım, yukarılara dalmışım, seyret!
Ötelere; beni ırmak edip akıttığın yere bakıyorum. Daha Fazlasını Oku

Mevlana Halid Hazretlerinden Peygamberimize

Mevlana Halid Hazretlerinden Peygamberimize

“Gül, rûy-i Muhammed ‘e gıpta eder (s.a.v.),
Kokumu, O’ nun terinden aldım der…”

Ey güzeller güzeli, beni sevdanla yaktın!
Görmüyor bir şey gözüm, her an hülyanla aklım!

Sen “Kab-ı kasveyn” şahı, ben ise azgın köle,
Sana konuk olmaya, nasıl söyler bu şaşkın!

Acıyıp bir bakınca, ölü kalpler dirilttin,
Sonsuz merhametine sığınıp, kapın çaldım. Daha Fazlasını Oku

Hz. Şems’te

Hz. Şems'te
Ölüm deryasının dönüşü olmaz,
Bu işler Alüret’e hiç kalmaz,
Ehli dil olmayanın aklı almaz,
Yürü git deryayı ölüme hayat bul.
Ne istersin bu alemde Allah’tan başka,
Yapış o anladığın ilahi aşka,
Gördüğün nedir? Allah’tan başka, Daha Fazlasını Oku

Hz. Mevlana’dan Bir Ders

Hz. Mevlana'dan Bir Ders

HZ.MEVLANADAN BİR DERS
Mevlana’nın gönül güzelliği, başka din ve inanç mensuplarına bile yansıyordu. Başkalarını bile kavrayıp kuşatan bu sevgi dolu gönül, kimi dışarıda bırakabilirdi ki?..

Onu sevmeyenler, hakaret edenler, yanlış yorumlayanlar da onun muhabbetinden nasiplenmişlerdir. İşte başka bir Mevlana Hikayesi:

Mevlana, “Yetmiş iki millet, sırrını bizden öğrenir.” demişti. Bunu duyan bazı kişiler, Kadı Sıraceddin’e gelerek onu şikayet ettiler: Daha Fazlasını Oku

Hz. Mevlana Diyor ki

Hz. Mevlana Diyor ki

* Farsçada “şir” kelimesi hem aslan, hem süt anlamına gelir. Yazıda aynı şekilde yazılsa da anlamı ayrıdır. Onun için kendinizi herkesle kıyas etmeyin. Özellikle Allah’ın kulları arasında seçkin, temiz, yüksek ruhlu insanlarla bir tutmayın.
* Gösterişten uzak dur, kendini gizle. Kim güzelliğini pazara çıkarırsa, şöhret peşinde koşarsa, başına yüzlerce bela gelir. Düşmanların kıskançlıkla seni yaralar; dostlar ise ihtiyaçları yüzünden başını ağrıtır durur.
* Oğlum, sen bütün dünyayı ağzına kadar ilimle, güzellikle dolu bir testi bil. O testideki su Allah’ın güzelliğinden bir damladır. Şanı yüce olan Allah güzelliğinden, büyüklüğünden ötürü gayb perdesini yırttı. Kara topraktan olan şu dünyayı sayısız varlıklarla, güzelliklerle ve nimetlerle doldurdu.
* Akıllı o kişidir ki dostlarının kaçınılmaz belalara düşüp ölüşlerinden ibret alır.
* Ey kardeş! İğne acısına sabret ki kendi nefsinin iğnesi acısından kurtulasın. Varlığından kurtulmuş olanlara her şey boyun eğer gündüz gibi aydınlanmak, parlamak istiyorsan geceye benzeyen nefsini yak. Daha Fazlasını Oku

Mevlana’dan – Aşk Mutribiyiz Biz

Mevlana'dan - Aşk Mutribiyiz Biz

Aşk Mutrîbiyiz Biz
Mevlânâ Celâleddin Rûmî
ما را که به جز توبه شکستن هنری نیست
Mârake be cüz tövbe şekesten hüneri nist
Bizim, ki tövbeyi bozmaktan başka bir hünerimiz yok!

با زاهد بی مایه نشستن ثمری نیست
Bâ zahid-i bî-maya neşesten semeri nist!
Mayasız zâhid ile oturmakta bir yararımız yok!

برخیز جز این چاره نداری که در این حال
Berkhiz cüz in çâre nedâri keder in hâl,
Bu halde kalk ki bundan başka bir çare yok

جز جام می و مطرب و ساقی خبری نیست
Cüz câm-u mey-u mutrib-u sâkî [k]heber-i nist
Mey kadehi, Mutrip ve sâkîden başka bir şey yok! Daha Fazlasını Oku

Hz.mevlana’nın Şems’e Mektupları

Hz.mevlana'nın Şems'e Mektupları

HZ.MEVLANA’NIN ŞEMS’E MEKTUPLARI

(1.Mektup)
Seni ne huzuru arayanlara, ne huzuru bulanlara, ne de huzurdan kaçanlara sordum. Güneşin sıcaklığını en iyi kim anlatabilir? Sıcaktan düşüp bayılan mı? Hayır, onun aşkı zayıftır. Güneşe yolculuk yapan mı? O da değil, gitse gitse nereye kadar gidebilir ki? Gölgeye sığınanlara ise güneşi hiç sormamalı…

Aşk mabedim… Efendim… Söyler misin? Nedir bu çektiğim acıların manası? Bu ayrılığın esrarengizliği yüreğime saldığın alevlerin lavlaşması içinse yeterince erimedim mi ateş toplarında? Öyle yandım ki;

Sen yandıkça, ben yanayım!

Sen dondukça, ben de donayım! Daha Fazlasını Oku