Oğuz Kağan Babasını Töre İçin Öldürdü

Oğuz Kağan Babasını Töre İçin Öldürdü

Türk mitolojisinde, “Türk töresi” ne uymadığı gerekçesi ile, baba öldürme olayları yer alıyorlardı”:
Ortaasya’da söylene gelen efsanelerde büyük kahramanlara, insan üstü hususiyetler verilmek istenmişti. Oğuz Kağan Destanında da, bunun örneklerini pek çok görüyoruz. “Oğuz’un ayağı, ayı ayağı gibi; bileği ise, kurt bileğine benziyordu. Vucûdu, baştan aşağıya tüylerle örtülü idi. Annesinden doğar doğmaz, memeyi ağzına bir defa almış ve sütten bir yudum içtikten sonra da, annesine bir daha yanaşmamıştı. “Çiğ et yiyip, kımız istemeğe başlamıştı”. Aşağıda da söyleyeceğimiz gibi, “Türkler çiğ et yemezlerdi”. Ama korkunç bir kahraman, onlara göre, çiğ et de yiyebilirdi. Çünkü O, o kadar korkunç ve o kadar bahadır bir kimse idi:;
“Korkunç bir hakan olsun, çok büyük bir han olsun, “Babasını öldürsün, Türk Töresi korunsun”.

Tong Yabgu Kağan Hakkında Bilgi

Tong Yabgu Kağan Hakkında Bilgi
Çin kaynaklarında ” Tong Yabgu” olarak bilinmesine karşın günümüz Türkçesinde karşılığı ” Kaplan” anlamına gelmektedir. Tong Yabgu Kağan, Aşina sülalesine mensup olup ağabeyi, Şikoey Kağan’dan sonra Batı Göktürk Kağanlığı tahtına oturmuştur.

Tong Yabgu, döneminde Tang Hanedanı ile iyi ilişkiler kurulmuştur. Ayrıca Tang Hanedanı hakkında bilgi veren Tang Kitabı’nda Tong Yabgu dönemi ile ilgili bilgilerde vardır. Tank Kitabı’na göre Batı Göktürk Kağanlığı’nın altın dönemi kabul edilen, Tong Yabgu dönemi için kitapta şu bilgiler yer almaktadır.

Bilge Kağan Diyor ki

Bilge Kağan Diyor ki

BİLGE KAĞAN DİYOR Kİ…….!
“Ben, hali vakti yerinde bir millete kağan olmadım… Türk milletinin, Türk devletinin adı, sam yok olmasın diye, gece uyumadım, gündüz oturmadım, ölesiye, bitesiye çalıştım. Az milleti çok, aç milleti tok kıldım…
Yoksul milleti zengin, tutsak milleti efendi kıldım…” Ben, Tanrı gibi gökte olmuş Türk Bilge Kağan, bu çağda, tahtıma oturdum. ‘Sözlerimi sonuna kadar dinle, iyi işit! Bütün küçük kardeşlerim, yeğenlerim, oğullarım! Bütün soyum, milletim! Sağdaki Şadapıt Beğler, soldaki Tarkanlar, buyruk beğleri!

Kağan Şu Destanı

Kağan Şu Destanı
Şu Destanı, Türkler’in en eski destanlarından biridir. Destanın kahramanı olan Şu, bilginlerin tahminlerine göre MÖ dördüncü yüzyılda yaşamış bir Türk kaganıdır. Şu Destanı’nın konusu, Makedonyalı İskender’in Asya içlerine doğru ilerlerken Türkler’le yaptığı savaşlardır (?). Ama, türkolog Zeki Velidi Togan’a göre, destanda adı geçen İskender’in Makedonya’lı İskender ile bir ilgisi yoktur ve Şu Destanı’nın konusu Makedonyalı İskender’in istilası değil daha önceki yüzyıllarda oluşmuş bir Aryani istilasıdır.

Kürşad İhtilali

Kürşad İhtilali

KÜRŞAD İHTİLALİ

Teoman Yabgu’nun Kuzey Asya’da Büyük Türk Hakanlığı’nı kurduğu yıldan, Milattan önce 220 yılından, 854 yıl geçmişti. Milad’ın 634. yılında Büyük Türk Hakanlığı, mühim bir kriz devresine girmişti. Bu çağda, Büyük Türk Hakanlığı’nın başında Göktürk hanedanı bulunuyordu. Türklerin en büyük ve an’anevi düşmanı, Çin İmparatorluğu idi. Göktürk hanedanından gelen 10. Büyük Türk Hakanı Çuluk Kağan Çinliler , bir Çin prensesi olan eşi İçing Hatun eliyle zehirletmişlerdi. 621 de zehirlenerek ölen Çuluk Kağan’ın yerine kardeşi Kara Kağan geçti ve İçing Hatun’la, yani dul yengesiyle evlendi. Kara Kağan, zayıf bir şahsiyetti. Çinli eşinin entrikalarıyla büsbütün yanlış hareketler yapmaya başladı. üst üste gelen soğuklar ve kıtlık yılları da Türk illerinde büyük zararlar meydana getirdi. Bu durumdan faydalanan Çinliler, kuzeye, Türk ülkelerine büyük bir ordu gönderdiler .Kara Kağan yenildi. 100.000 Türkle beraber Çinlilere esir oldu. 4 yıl Çin’de yaşadı Kederinden öldü.

Dünyaya Kök Salacak Türk Kağanlığının Doğuşu

Türk Kağanlığının Kuruluşu
Altıncı yüzyılın ortalarında Altaylarda (Güney Sibirya ve Kuzey Moğolistan), göçebe bir devlet olan Türk Kağanlığı kuruldu (551-744). Bu devlet daha sonra Orta Asya’da önemli roller oynayacaktır. Kaynaklarda “Türk” isminden ilk defa 542 yılında bahsedilmiştir. Yazılı kaynaklar bu kelimeyi farklı şekillerde adlandırmışlardır: Çince kaynaklarda “tutszue” şeklinde, İran el yazmalarında “Türk”, günümüze kadar gelen yazıtlarında ise, “tyurk” şeklinde geçmektedir.

“Türk” (güçlü, sarsılmaz, kuvvetli) ismi esas olarak, etnik değil, sosyal bir anlama sahiptir. Sadece Mongoloid Aşin boyunun asil ve askeri aristokrasisinin temsilcileri ve yeni devletin çekirdeğini oluşturan alt akraba boyları bu şekilde adlandırılabilir. Daha sonraları boyların daha fazla genişleyen birimleri ve onların alt boyları Türk olarak adlandırılmıştır. Eski Aşin ismi yönetimdeki ailenin hanedan ismi haline gelmiştir.

Tonyukuk Yazıtı

BİRİNCİ TAŞ (Batı Cephesi)
Ben Bilge Tonyukuk’um. Çin ülkesinde doğdum. Türk milleti Çin’de tutsak idi. Türk milleti hanını bulmayınca Çin’den ayrıldı, han sahibi oldu. Hanını bırakıp yine Çin’e tutsak düştü. Tanrı şöyle demiş: Han verdim, hanını bırakıp tutsak düştün. Tutsak düştüğün için Tanrı öldürdü. Türk milleti öldü, bitti, yok oldu. Türk Sır milletinin yerinde boy kalmadı.
Ormanda, dışarıda kalmış olanlar toplanıp yedi yüz er oldular. İki bölüğü atlı idi, bir bölüğü yaya idi. Yedi yüz kişiyi idare edenlerin büyüğü şad idi; danışman ol dedi, danışmanı ben oldum, Bilge Tonyukuk. (Şadı) kağan mı yapayım diye düşündüm. Arık boğa ile semiz boğa arkada oldukça; semiz boğa mı, arık boğa mı bilinmezmiş diye düşündüm. Bunun üzerine, Tanrı akıl verdiği için onu ben kağan yaptım.
İlteriş Kağan olunca, Bilge Tonyukuk Boyla Baga Tarkan ile İlteriş, güneyde Çinli’yi, doğuda Kıtay’ı, kuzeyde Oğuz’u pek çok öldürdüler. Danışmanı, yardımcısı ben idim.
Çogay’ın kuzeyi ile Kara Kum’da oturuyorduk.

Bilge Kağan Diyor ki !

“Ben, hali vakti yerinde bir millete kağan olmadım… Türk milletinin, Türk devletinin adı, sani yok olmasın diye, gece uyumadım, gündüz oturmadım, ölesiye, bitesiye çalıştım. Az milleti çok, aç milleti tok kıldım…
Yoksul milleti zengin, tutsak milleti efendi kıldım…” Ben, Tanrı gibi gökte olmuş Türk Bilge Kağan, bu çağda, tahtıma oturdum. ‘Sözlerimi sonuna kadar dinle, iyi işit! Bütün küçük kardeşlerim, yeğenlerim, oğullarım! Bütün soyum, milletim! Sağdaki Şadapıt Beğler, soldaki Tarkanlar, buyruk beğleri!