Etiket: Kaside

Şair Mihri Hatun Hakkında Bilgi

Şair Mihri Hatun Hakkında Bilgi
Amasyalı Gümüşoğulları ailesine mensup olan Mihrî Hatun 1460 yıllarında doğmuştur. Evliya Çelebi isminin Mihrimah, mahlasının Mihrî olduğunu kaydeder. Mevlânâ Belâyî adında bir kadının kızı olan Mihrî Hatun, fıkhî, dînî ve edebî bilgileri, Arapça ve Farsçayı öğrenmiş kültürlü bir şairdir. Amasya valisi olan Şahzade Bayezid’in etrafında oluşan edebî meclislerde bulunan, şehzâdenin annesi ve sarayın önde gelen hanımları ile de arkadaşlık eden Mihrî Hatun, sarayla olan ilişkisini Şehzade Ahmed’in Amasya valiliği sırasında da sürdürmüştür.

Hem Bayezid’e hem de oğlu Şehzade Ahmed’e kasideler yazan Mihrî Hatun, II. Bayezid’in 1481 yılında padişah Daha Fazlasını Oku

Şitaiye Hakkında Bilgi

Şitaiye Hakkında Bilgi

Şitaiye Arapça kökenli olup şitāʾiyye kelimesinden dilimize girmiştir.Divan edebiyatında kış mevsimini anlatan şiir veya kasidenin giriş bölümüne “Şitaiye” denir.

Kıştan ve kış soğuğunun sosyal yaşantıyı etkilemesi şitaiye kaside ve şiirlerde anlatılır.Bu nedenle o zamanki yaşam şeklini anlatan bu şiirler bir belge niteliğindedir.

Kışın olumlu ve olumsuz yönleri,insanların yaşayış şekilleri,kışlık yiyecek,içecek ve giyecek gibi olaylar şiirlerde Daha Fazlasını Oku

Kudûmiye Hakkında Bilgi

 Kudûmiye Hakkında Bilgi

Büyük ve önemli bir kişinin seferden dönmesi veya bir şehri ziyaret etmesiyle methedilerek yazılan manzumelere kısaca kudûmiye denir.Bu tanıma giren devlet büyükleri,akraba,dost ve dini şahıslar üzerine edebi olarak içeriği övgü dolu kudûmiyeler yazılmıştır. İlk olarak 14.yy Ahmedi tarafından yazılan kudûmiye , ilerleyerek 18 ve 19.yüzyılda doruk noktasına ulaşmıştır. Kudûmiyeler çoğunlukla başlıklı veya başlıksız kaside ve kıt’ nazmı ile yazılmışlardır. Başlıklarda genellikle “kaside, medh, sitâyiş, senâ, târîh, avdet, fetih, teşrif,kudûmiye, tehniye, Daha Fazlasını Oku

Kemal Ümmî Hakkında Bilgi

 Kemal Ümmî Hakkında Bilgi

Kemal Ümmî’nin asıl adı İsmail’dir. XV. yüzyıl başlarında Niğde’de doğan bu şair, kaside, gazel ve mesnevi nazım şekillerinde dinî tasavvufî şiirler söylemiştir. Özellikle ilahileri ile tanınan Kemal Ümmî, yalnız Anadolu’da değil Kırım, Kazan, Başkurt ve Özbek Türkleri arasında da bilinmektedir. 1475 yılında ölen şair, tekke şiirinde kendisinden sonra gelenlere örnek olmuştur. Kaside, gazel, müstezad, terkîb-i bend, tercî’-i bend, muhammes nazım şekilleriyle münacatlar ve na’tların bulunduğu bir Divan’ı vardır. Ayrıca Kırk Armağan adlı öğretici yönü ağır basan bir eseri Daha Fazlasını Oku

Ahmet Fakih Kimdir?

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Hoca Ahmed Fakîh veya Sultan Hoca Fakîh adları ile de tanınan sanatçının yaşamı hakkındaki bilgiler genellikle Bektaşi ve Mevlevi kayıtlarda geçmektedir. Yaşadığı yerler olarak  Horasan ve Konya gösterilmektedir. Mevlana’nın babasından fıkıh dersleri aldığı için kendisine “fakîh” dendiği söylenilmektedir. Doğum tarihi kayıtlarda tam olarak geçmemekle  birlikte  ölüm tarihi 618 (1221) ve 650 (1252) olarak tahmin edilmektedir.

Ahmet Faki olarak beş ayrı kişi kaynaklarda görülmektedir.Bunlar sırayla :

  1. Ahmed Fakih. Azerbaycanlıdır (?). Muhtemelen Tebriz’in Asbust köyündendir. Anadolu’da ahî teşkilâtının kurucusu Kırşehirli Ahî Evran Şeyh Nasîrüddin Mahmûd el-Hûyî’nin şeyhi ve kayınpederi olan Şeyh Evhadüddin Hâmid b. Ebü’l-Fahr el-Kirmânî’nin mürididir. Şeyh Kirmânî’nin Konya’yı ziyareti sırasında 602’de (1206) Anadolu’ya gelmiş Daha Fazlasını Oku

Divan Şairi Ahmedi Hakkında Bilgiler

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Ahmedî, Divan Şiirinin kurucusu olarak kabul edilmiş bir şairdir. doğum yeri ve yılı hakkında kesin bir bilgi olmasa da muhtemelen 735 (1334-35) yılında doğduğu tahmin edilmektedir. Asıl adı İbrahim, lakabı Taceddin, babasının adı Hızır’dır. Asıl adı Tacüddin olup, şiirlerinde Ahmedi mahlasını kullanmış ve bununla tanınmıştır.

İlk tahsiline Anadolu’da başlamış, daha sonra Mısır’a gitmiş, büyük alim Ekmelüddin Baberti’den ilim öğrenmiştir.Molla Fenari gibi meşhur alimlerle arkadaşlık yapmış, sonra Anadolu’ya dönerek Kütahya’ya yerleşmiştir. Daha Fazlasını Oku

Fuzuliden Su Kasidesi

Ünlü Sanatçı Fikret Hakan Hayatını Kaybetti

Su Kasidesi -Fuzûlî

Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su

(Ey göz! Gönlümdeki (içimdeki) ateşlere göz yaşımdan su saçma ki, bu kadar tutuşan ateşlere su fayda vermez.)

Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
Yâ muhît olmış gözümden günbed-i devvâra su

(Şu dönen gök kubbenin rengi su rengi midir; yoksa gözümden akan sular, göz yaşları mı şu dönen gök kubbeyi Daha Fazlasını Oku

Kaside-i Bürde

Kaside-i Bürde

KASİDE-İ BÜRDE

İmâm-ı Busayrî’nin Kâinâtın Efendisi, Allahü teâlânın sevgilisi Peygamberimiz hazret-i Muhammed Mustafa’yı medh etmek, övmek için yazdığı meşhur şiiri.

Edebiyatta nazım şekillerinden kasîde tarzında yazılmıştır. İmâm-ı Busayrî, evliyâdan olup, büyük İslâm şâiridir. Asıl adı, İmâm-ı Muhammed bin Saîd Şerefüddîn’dir. 1215 (H. 609)te Mısır’ın Busayr şehrinde doğdu. 1295 (H. 695)te Mısır’da vefât etti.

İmâm-ı Busayrî, bilhassa Kaside-i Bürde adındaki şiiri ile meşhur olmuştur. Peygamber efendimize

Daha Fazlasını Oku

I. Abdülhamit Hân ve Hücre Kasidesi

I. Abdülhamit Hân ve Hücre Kasidesi
I. ABDÜLHAMİT HÂN VE HÜCRE KASİDESİ
Osmanlı padişahların yirmi yedincisi olan Sultan I. Abdülhamid, 20 Mart 1725 (Hicrî 1137) yılında dünyaya geldi. Babası Sultan III. Ahmed, annesi ise Şermî Sultan’dır. Küçük yaştan itibaren zamanın ileri gelen alimlerinden ilim tahsili yaptı. Akıllı, zeki, ileri görüşlü, kültürlü ve gayretli bir şehzade olan Abdülhamid, ağabeyi Sultan üçüncü Mustafa’nın 21 Ocak 1774’de vefatı üzerine 49 yaşında tahta oturmuştur.

Osmanlı Devleti’nin en sıkıntılı devresinde tahta çıkan Birinci Abdülhamid, Rusların Kırım halkına yaptığı zulümler nedeniyle oldukça zorlu zamanlar geçirmiştir. Dönemindeki en önemli olaylardan biri de Kırım’daki Özi ve Hotin kalelerinin Rusların eline geçmesidir. 1784’de Rusya’nın bu ülkelerde yaptığı mezalimle ilgili raporu Daha Fazlasını Oku

Namık Kemalin Hürriyet Kasidesi

NAMIK KEMALİN HÜRRİYET KASİDESİ

Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetten
Çekildik izzet ü ikbâl ile bâb-ı hükümetten
Usanmaz kendini inşân bilenler halka hizmetten
Mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez iânetten
Vücûdun kim hamîr-i mâyesi hâk-i vatandandır
Ne gam râh-i vatanda çâk olursa cevr ü mihnetten
Hakîr olduysa millet sânına noksan gelir sanma
Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetten Daha Fazlasını Oku