Etiket: din

Bazı Fıkıh Terimleri

Bazı Fıkıh Terimleri olarak daha önceden açılmış olan konumuz yeniden güncelleme yapılarak ,tekrarlamalar kaldırılmış ve harf sırasına göre dizilmiştir.
KerimYarınıneli

* Afakî: mekke dışında başka yerlerde oturanlara verilen isim.
* Akika: çocuk için kesilen kurban.
* Arafat: mekke’nin güney doğusunda altı saatlik mesafede bir dağın adıdır (mekke’ye 25 km).
* Ariyet: ödünç/iğreti verme.
* Asabe: baba tarafından akrabalar, erkek tarafı hısımlar, uzak akraba.
* Ashab-ı feraiz: mirastan hisseleri nassan muayyen olan varislerdir.
* Baîn talak: nikâh tazelenmeden dönülmeyen boşama.
* Bayi: bir malı başkasına satan kimsedir.
* Berâet-î asliyye: bir şeyde asıl olan, o şeyin herhangi bir hükümden vareste olması prensibi. yani kişi, bir delil bulunmadıkça hiçbir şeyle yükümlü tutulamaz. buna göre bir şeyin haram kılınışı, belli bir nassa dayanmak zorundadır. hakkında bir hüküm bulunmayan şeyler mubah (serbest) demektir,
* Bey’i fasid: şartlarında eksiklik olan satışa denir.
* Bey’i mevkuf: başkanın iznine bağlı olan satıştır.
* Bey’i mün’akid: tamamlanmış olan bey’e denir.
* Bey’ul-vefâ :fıkıh terimi olarak bir malı, satış bedeli geri ödendiğinde iade etmek üzere, bir kimseye şu kadar paraya satmaktır ki satıcı, satış bedeli olarak aldığı parayı müşteriye geri ve¬rince, müşteri de satın almış olduğu malı iade eder. çünkü satış akdi bu şart üzere tahakkuk etmiştir. bu tür sözleşmeye mâlikîler bey’us-senaya, şâfiîler bey’ul-uhde ve han-belîler de bey’ul-emânet derler. ayrıca bey’ut-tâa, bey’ul-câ-iz ve bey’ul-muâmele gibi isimler de verilir.
* Beyi: bir malı, diğer bir mal ile değiştirmektir.
* Bid’î talâk: sünnete aykırı boşama. Daha Fazlasını Oku

Eski Mısır Dini

Eski Mısır Dini
Antik Mısır Dini

Eski çağlarda oluşan bütün dinlerin çoğunda şu dört madde, prensip olarak bulunmuştur:

* Tanrı Kavramı
* Mitoloji ve Efsaneler
* Dini İnanışlar “dogmes”
* Dini Ayinler

1. Hiyerogliflerle olan her türlü dini metinler, mabet ve mezar duvarlarındaki dini inanışlar ve ayinlerin tasviri. Klasik bazı tarihçilerin; Heredot, Sicilyalı Diodor ve Strabon gibi, Mısır’ın eski dini hakkındaki gözlem ve rahiplerden duyduklarını yazmalarıdır. Daha Fazlasını Oku

Ruhlar Alemi Hakkında İnanış ve Hadisler

Ruhlar Alemi Hakkında İnanış ve Hadisler

* Değişik tuhaf yaratılışlı bir melek.

* Cesede hayat veren şey. (Fahreddin er-Razi, Tefsirül-Kebir)

* İnsanı canlı kılan bu ruhun mahiyeti, insandan bedeninde gördüğü fonksiyonu, cisimle birleşmesinin şekli ve bağlantısı Allah’tan başka hiç bir kimse tarafından bilinemez. (Kurtubi)

* Ruh, yüce, nurani ve hayat sahibi bir varlıktır. Ancak, duyu organlarıyla hissedilebilecek cisimler gibi değildir. Bir anlamda, suyun gül içinde dolaşması gibidir. Bedende dolaştığı müddetçe ona bağlı olarak tüm organlara hayat verir. (Alusi ve Ibn Kayyım el-Cezviyye)

* Allah Teala, kıyamet gününe kadar Adem (a.s.) dan olacaklarının tamamını huzurunda toplamış, önce onları ruh haline getirmiş, sonra onlara şekil vermiş ve de onları kendi nefisleri üzerine şahit tutarak “Ben sizin Rabbiniz değilmiyim?” diye sormuştu. (Ibni Kesir, Hadislerle Kur’an-ı Kerim Tefsiri)

Daha Fazlasını Oku

İnneddîne İndallâhil İslam – Allah Katında Tek Din İslamdır

İnneddîne İndallâhil İslam - Allah Katında Tek Din İslamdır

İNNEDDÎNE INDALLÂHİL İSLAM” ALLAH KATINDA TEK DİN İSLAMDIR

“İnneddîne ındallâhil İslâm.(ü) ve mahtelefellezîne ûtülkitâbe illâ min ba’di mâ câehümül ılmu bağyen beynehüm. Vemen yekfür biêyetillâhi feinnellâhe serîül hısâb(i)*ALİ İMRAN/19.

“Fein hâccûke fegul eslemtü vechiye lillâhi vemenittebeani. Ve gul lillezîne ûtül kitâbe vel ümmiyyûne eeslemtüm. Fein eslemû fegadihtedev. Ve in tevellev feinnemâ aleykel belâğ.(u) Vallâhü basîrun bil ıbâd(i)*ALİ İMRAN 20.

“Allah katında din, şüphesiz İslâmiyet’tir. Ancak, Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki ihtiras yüzünden ayrılığa düştüler. Allah’ın âyetlerini kim inkâr ederse bilsin ki, Allah hesabı çabuk görür.” “Ey Muhammed! Eğer seninle tartışmaya girişirlerse, “Ben bana uyanlarla birlikte kendimi Allah’a verdim,” de. Kendilerine Kitap verilenlere ve kitapsızlara: “Siz de İslâm oldunuz mu?”de, şâyet İslâm olurlarsa doğru yola girmişlerdir, yüz çevirirlerse, sana yalnız tebliğ etmek düşer. Allah kullarını görür.” (Ali İmran 3/19-20) Daha Fazlasını Oku

İSLAM KARDEŞLİĞİ

kardeşlik“İslâm kardeşliği” denince ilk akla gelenler, “Hucurât” sûre-i celîlesinin 10. âyet-i kerîmesi ile bu konudaki pek çok hadîs-i şerîf ve “Hicret”ten sonra Sevgili Peygamberimiz(s.a.v)’in Medîne-i Münevvere’de akdettiği, o güne kadar bir eşi-benzeri bulunmayan, dillere destân mesâbesinde olan “Muâhât (Kardeşlik) Akdi”dir.

Kur’ân-ı Kerîme göre: “Ancak mü’minler birbirlerinin kardeşleridirler.”

Allâhü Teâlâ, “Ancak mü’minler kardeştirler” (Hucurât, 10) buyururken, mü’min olmayanları, gayr-i müslimleri kardeş bilmek bu âyet-i kerîmeye aykırıdır.

“Evrensel dîn kardeşliği” ismi altında, gayr-i müslimlere “kardeşlerimiz” demek doğru değildir. Böyle bir düşünce, Kur’ân-ı Kerîm’i yalanlamak olur. Dînimiz, kâfirlerle de iyi geçinmeyi emreder, fakat iyi geçinmek ayrı, onları dost ve kardeş bilmek ayrıdır. Mü’min, İslâmiyet’e inanan müslümân demektir. Istılâhî ma’nâda, müslümân olmayan herkes kâfirdir; nelere inanırsa inansın, kâfirlere mü’min [müslümân] denemez. Ehl-i kitâb (Yahudiler ve Hıristiyanlar gibi kutsal bir kitabı “Tevrat, İncil, Zebur” bulunan bir dinin takipçileri) olanlara da mü’min [müslümân] denmez.
Daha Fazlasını Oku

ÖZLENEN TÜRK İSLAM BİRLİĞİ

Din ahlakının özünde birlik vardır. Kur’an “… Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur.” (Enfal Suresi, 73) ayetiyle yeryüzünde akan kanın, fitnenin ve bozgunculuğun son bulması için inananların birlik ve beraberlik içinde olmaları gerektiğini bildirir.

Bütün Müslümanlar bu buyruğa uymakla yükümlüdür. Bütün İslam dünyasının birlik ve beraberliği istemesi gereklidir. Birlik olmayı istemeyen ayrılığı istiyor demektir ki bu, Allah’ın yüklediği sorumluluktan kaçmak anlamındadır. Ayrılık, Türk İslam dünyasına yarar değil, zarar getirmiştir; güç birlik olmakla gelir.
Daha Fazlasını Oku

Atatürk’ün Dine Bakışı

Yarım yüzyılı aşkın bir süredir bazı ideolojik çevreler tarafından Türk halkına son derece çarpık bir mantık aşılanmaya çalışıldı.

Oysa, Atatürk’ün hayatı ve düşünceleri araştırılıp incelendiğinde, materyalist kesimlerin öne sürdükleri bu tür iddiaların bütünüyle gerçek dışı olduğu ortaya çıkar. Gerek Atatürkü yakından tanıyan kişilerin aktardıkları bilgiler, gerekse Atatürkün hayatını anlatan güvenilir kaynaklar incelendiğinde, Atatürkün sarsılmaz bir Allah inancına sahip, Kuran-ı Kerimi kendisine rehber edinmiş samimi bir Müslüman olduğu görülecektir.

Atatürk’ün sağlam bir İslam inancına sahip olduğu, çeşitli vesilelerle yaptığı konuşmalarda da açıkça kendini göstermektedir. Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önderimizin ortaya koyduğu uygulamaları Daha Fazlasını Oku