Türk Mitolojisi- Maaday Kara Destanı

Türk Mitolojisi- Maaday Kara Destanı
Yaşlı bahadır Maaday-Kara’nın ülkesinde refah ve huzur içerisindeki yaşamaktadır. Çok sayıda halkı, mal-davarı ve yılkısı vardır. Ay altında yay gibi uzanan kuzey ormanlarına “ata” diyen, güneş altında yay gibi uzanan kuzey ormanlarına ‘ana’ diyen Maaday-Kara’nın ülkesinde kışın kar yağmaz, yazın ise sağanak yağmur bulunmaz. Bu haliyle Maaday-Kara’nın memleketinde sulh ve sükûn hüküm sürmektedir. Bu refah ve huzurun simgesi olarak Maaday-Kara ülkesinde Ulu Tanrı Üç-Kurbustan tarafından yaratılmış olan ölümsüz ağaç (demir kavak) vardır. Bu ölçüme gelmez devasa ağacın ortadaki dalları üzerinde iki benzer kara kartal tünemekte ve düşman bahadırın gelme ihtimali olan yolu beklemektedir Ağacın altında zincire vurulmuş Azar ile Kazar adlı

Deli Fettah’ın Ağıdı

Deli Fettah'ın Ağıdı

Akşamın alaca karanlığı. Etrafta derin bir sessizlik. Dingin bir zaman.Birden bir acı feryat yankılandı Berit Dağında: “Ah anaammm, ah anaammm, anaaamm!” diye vadileri yırttı gitti bir haykırış.
Çadırın içinde, yatağının üstünde dikiliyordu Deli Fettah. Bir yiğit ki sormayın gitsin. Civan gibi boylu boslu, göğsü kurt göğsü, geniş. Namı vardı civarda.
Düşmanları çadıra kadar sokulmuş, köpeklere ekmek atıp susturmuşlardı. Ellerinde mavzerler zamanı kollamışlar ve ateş etmişlerdi. “Ah anaaamm!” feryatlarından sonra yatağının üstüne çam gibi devrildi. Sol böğründen girmişti kurşun, bir de göğsünden. Yayladan yaylaya, koymaktan koyağa yankılandı silah sesleri. Acı haber Karabacaklı

Segrek Destanı

Segrek Destanı
UŞUN KOCA OĞLU SEGREK DESTANI
OĞUZ zamanında Usun Koca derler bir kişi var idi, ömründe iki oğlu var idi. Büyük oğlunun adı Eğrek idi. Cesur, deli, güzel yiğit idi.Bayındır Han’ın sohbetine ne zaman istese getirdi. Beyler beyi olan Kazan’ın divanında buna hiç kapı baca yoklu. Beyleri çiğneyip Kazan’ın önünde otururdu.Kimseye iltifat eylemezdi.Meğer hanım gene bir

Türkülerden Destanlara

Türkülerden Destanlara

TÜRKÜLERDEN DESTANLARA
Türküsüz millet olmaz. Oyunsuz, efsânesiz, masalsız, destansız, şiirsiz, şâirsiz, müziksiz bir millet olmaz. Olur diyenler, millet gerçeğini hiç bilmeyenlerdir. Olur diyenler susuz, tuzsuz, yağsız, baharatsız, malzemesiz yemek yapılacağını sananlardır.

Biz çocuklarımızı ninnilerle, laylalarla büyüten, onları türkülerle evlendiren, türkülerle askere gönderen, gurbette kalanlara türküler yakan, türkülerle sevinen, hüzünlenen, Rahmet-i Rahman’a kavuşanların arkasından türküler, ağıtlar söyleyen bir milletiz. Türkülerimiz, Türkçemizin elvan-elvan açıldığı, güzelleştiği çiçek bahçelerimizdir. Efsânelerimiz, masallarımız, destanlarımız da öyle. Millet hayatımızda onların güzelliğini ve büyük önemini anlatmak için saatler lâzım.

Ulubatlı Hasan Destanı

Ulubatlı Hasan Destanı

Ulubatlı Hasan Destan’ı

Ak Şemsettin çıkar bir gün huzura
Mehmet yeni doğmuş
Dişleri süt kokan bebe
Hümâ Hatun’un oğlu Mehmet…
Babası Murat’ın naşı gelir Varna’dan
Oğlum Sultan Mehmet
14 yaşında
Sağ yanında Ak Şemsettin
Sol yanında Molla Hüsref…
Edirne üzerinden akın akın
Şehr-i İstanbul’a akar

Türk Kültüründe Bozkurt İnanışı

Türk Kültüründe Bozkurt İnanışı
Bozkurt’un Türk destanlarındaki, dolayısıyla Türk Milleti’nin inanışlarındaki rolü üç şekildedir:

– Ata olarak Bozkurt
– Rehber olarak Bozkurt
– Kurtarıcı olarak Bozkurt

Bozkurt’tan türemiş olmak inancı Türklere uzun zaman boyunca büyük bir gurur, emniyet ve geleceğe güvenle bakma duygusu vermiştir. Bazı Türk destanlarında ana, bazı Türk destanlarında baba olarak görülen Bozkurt

Ilıca Kaplıcaları ve Sarıkız Efsanesi

Ilıca Kaplıcaları ve Sarıkız Efsanesi

Tarihi ve mistik yörelerimizde halk arasında dilden dile konuşulan kuşaktan kuşağa aktarılan efsaneler vardır. Ilıca kaplıcalarındaki sarıkız efsanesi de bunlardan biridir.

Bir zamanlar ılıca kaplıcalarında eski erkekler hamamı ve mağarası o dönemler herkesin ilgi odağı idi, banyolar yapılır havlusunu bornozunu giyen dinlenmeye çekilir, sağlık sular şifalar olsun temennilerinin ardından tatlı sohbetler yapılırdı…

Böylesine tabii ve doğal bir hamam daha sonra hangi mantıkla bilinmez mağara kısmı kapatıldı. Hamam yenilendi ama orijinalliği kayboldu.

Bu notu aktardıktan sonra yine efsaneye dönelim, efendim kayınpederimin anlattığı şekliyle hamamın bulunduğu mağara saman ahiri olarak kullanılıyormuş. Orada yaşayan sarıkızda hergün hayvanlarına yem almak için mağaraya gelirmiş, bir gün mağaradan bir ses duymuş harlayarak mı gürleyerek mi geleyim diye bir ses duymuş ve bunu anne babasına anlatmış. Onlarda bir daha duyarsan harlayarak gelmesini şöyle demişler, sarıkız ertesi gün aynı sesi duyunca harlayarak gel demiş ve

Yaratılış Destanı

Yaratılış Destanı

Orta Asya’da yaşayan Türk toplulukları arasında dünya ve insanın yaratılışı hakkında birçok efsane saptanmıştır. Bu efsaneler yakın çağlarda derlendikleri için İslamlık, Hıristiyanlık, Budizm, Maniheizm gibi dinlerden etkiler taşımaktadırlar. Ancak bunlar genel yapısıyla erken dönem Türk mitolojisinin izlerinin görüldüğü önemli ürünlerdir.

Kağan Şu Destanı

Kağan Şu Destanı
Şu Destanı, Türkler’in en eski destanlarından biridir. Destanın kahramanı olan Şu, bilginlerin tahminlerine göre MÖ dördüncü yüzyılda yaşamış bir Türk kaganıdır. Şu Destanı’nın konusu, Makedonyalı İskender’in Asya içlerine doğru ilerlerken Türkler’le yaptığı savaşlardır (?). Ama, türkolog Zeki Velidi Togan’a göre, destanda adı geçen İskender’in Makedonya’lı İskender ile bir ilgisi yoktur ve Şu Destanı’nın konusu Makedonyalı İskender’in istilası değil daha önceki yüzyıllarda oluşmuş bir Aryani istilasıdır.

Göç Destanı

Göç Destanı
Bugün Orkun ırmağının kıyısında bir kent kalıntısı ile bir saray yıkıntısı vardır ki çok eskiden bu kente Ordu-Balıg denildiği sanılmaktadır. Göç Destanı, bu kentteki saray yıkıntısının önünde bulunan anıtlardan birinde yazılıdır. Bu yazıtlar, Hüseyin Namık Orkun’a göre, Mogol hanı Ögedey döneminde Çin’den getirilen uzmanlara okutturulup tercüme ettirilmiştir.Göç Destanı’nın Çin ve İran kaynaklarındaki kayıtlara göre iki ayrı söyleniş biçimi vardır. Bu iki ayrı söyleyiş biçimi birbirine ters düşer nitelikte değil birbirini bütünler niteliktedir. İran