Mekkenin Fethi

Mekkenin Fethi

Hudeybiye andlaşmasına göre Huzaa kabilesi, Resulullaha,Bekiroğulları kabileside Küreys kabilesi himayesine girmisdi.Fakat Bekiroğulları kabilesi ansızın Küreyslilerden Şaffan bin Umeyye,İkrime bin Ebu Cehil, Süheyl bin Amr, Hüveytib bin Abdulüzza, Mükrez oğlu Hafz ve bir kısım küreysli müşriklerle Huzaa kabilesi üzerine saldırmışlar ve onlardan 23 kişiyi öldürmüşlerdi.Bunun üzerine Huzaa kabilesinden Amr bin Salim Huzai 41 kişilik toplulukla peygamberimize geldiler ve olayı Resulullaha anlattılar. Resulullah Küreyslilere, ya bu saldırıda öldürülen 23 kişinin diyetinin ödenmesini yada Küreyslilerin Bekiroğullarının himayesini bırakmasını istedi. Küreysli Müşrikler bunları da kabul etmediler.Fakat yinede anlaşmayı bozdukları için içlerini korku bürüdü. Ve

Türk İran Sınırı Kasr-ı Şirin Antlaşması

Türk İran Sınırı Kasr-ı Şirin Antlaşması

Türk – İran sınırının 1639’da Kasr-ı Şirin’le çizildiği bilgisi, ilköğretim düzeyinde kültür için belki yeterlidir. Ama yönetim basamaklarına oturanların bu sığ bilgiyle konuşmamaları, hiç olmazsa buna diplomasinin kıvrak anlatımını giydirmeleri beklenir.

Türkiye – İran sınırı sorununun, 1514 Çaldıran Savaşı’ndan 1853 Tahdid-i Hudud-ı İraniye layihasına değin 339 yıllık bir tarihi vardır. 1639’daki Kasr-ı Şîrin’i, bu uzun sürecin önemli bir belgesi saymak doğru; bugünkü Türkiye

Woodrow Wilson İlkeleri

Woodrow Wilson İlkeleri

WİLSON İLKELERİ

1918 yılının başında tüm uluslarda savaşa karşı bıkkınlık ve barış özlemleri açıkça görülüyordu. Milyonlarca insan ölmüş, açlık ve sefalet tüm Avrupa’yı etkilemişti. l918 yılının başında ise hangi tarafın kazandığı kesin belli olmamakla beraber, savaş uzadıkça İtilaf Devletleri’nin kazanacağı görülüyordu. 1917 yılında Almanya ve Avusturya’nın barış girişimleri ile İtilaf Devletleri’nin barış koşullarını ağırlaştırmak istemeleri yüzünden başarılamamıştı.

İşte bu ortam içerisinde Başkan Wilson, gelecek barışın esaslarını saptayan “14 Nokta” sını açıkladı.

ABD Cumhurbaşkanı Woodrow Wilson, 1.Dünya Savaşı sonrasında yapılacak barışın esaslarını yayınladığı 14 ilke

Tarihte Kadeş Antlaşması

hitit_kades_anlasmasi.jpg
Kadeş Antlaşması, tarihteki ilk yazılı antlaşmadır.
M.Ö. 1280′de Mısırlılar ile Hititler arasında yapılmıştır.

II. Ramses tahta geçince genel olarak mimari yönden ülkesini güzelleştirdi. Ancak hükümdarlığının beşinci yılında Hitit Kralı Mutavallis, Mısır’a savaş açtı. Savaş Kadeş Kalesi önlerinde yapıldı.Savaşın nedeni MÖ 13. yüzyıl başlarında Mısır ve Hitit devletlerinin birbirine eşit kuvvetler haline gelmesi ve bu iki büyük devletin ekonomik çıkarlarının Kuzey Suriye toprakları üzerinde birleşmesidir.

Christian Jacq’ın “Ramses Kadeş Savaşı” isimli kitabında; Tanrı Amon’un Ramses’i ilahi bir güç ile 43.500 kişilik orduya karşı başarı kazandığından bahseder. Oysa ki, Mutavallis’in geride bıraktığı iki bedevi Ramses’i kandırarak savaşın Ramses’in aleyhine olmasını sağladılar. Ancak iki gün boyunca devam eden savaşı kimse kazanamayınca Kadeş Antlaşması imzalandı. Kadeş Antlaşması sonucu her iki taraf birbirine kardeşçe yaklaşmaya karar verseler de herkesin gözü kralın tahtındaydı…

Osmanlı-İran Arasında Kasr-ı Şirin Barış Antlaşması(1639)

Prof. Dr. Remzi KILIÇ

OSMANLI-İRAN ARASINDA KASR-I ŞİRİN BARIŞ ANTLAŞMASI (1639)
Osmanlılar ile Safevîler arasında 1618’de varılan Serav Barış Antlaşması’ndan sonra, henüz beş yıl kadar bir süre geçmişti. Bu esnâda Osmanlı Devleti hanedanlık tahtında bir takım değişiklikler cereyan etmiştir; Sultan I. Ahmed’in vefatı (1617), peşinden I. Mustafa’nın padişah olması (1617) ve O’nun tekrar tahttan indirilmesi, Genç (II.) Osman’ın padişah olması (1618-1622), bu genç hükümdarın tahttan indirilmesi ve hunharca katledilmesi hâdiseleri olmuştu. Bununla beraber, bazı veziriâzam, vezir, paşa, beylerbeyi, şeyhü’l-islam, kadı asker, sancak beyinin azledilmesi, öldürülmesi veya tutuklanması gibi devlet kadrosunda ciddi değişikler meydana gelmişti.

Osmanlı Devleti padişahlık tahtına, 14 Zilkâde 1032/ 10 Eylül 1623 tarihinde, Sultan IV. Murad hükümdar olarak geçmiştir. 27 Temmuz 1612 tarihinde doğmuş olan IV. Murad, henüz padişah olduğunda on iki yaşında

Milli Mücadele’de Gizik Duran ve Faaliyetleri

Prof. Dr. Remzi KILIÇ

I. Dünya Savaşı Sonrası Durum ve Millî Mücadele’nin Başlaması:

Birinci Dünya Savaşı, Osmanlı Devleti’nin de içinde bulunduğu İttifak Devletleri’nin mağlubiyeti ile sonuçlanmış, İtilâf Devletleri ile Osmanlı Devleti arasında 30 Ekim 1918’de hükümleri son derece ağır olan Mondros Mütarekesi imzalanmıştı. Bu mütareke ile Osmanlı Devleti hukûken olmasa bile fiilen sona ermiştir Zaten savaş sırasında İtilâf Devletleri; İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya yaptıkları gizli antlaşmalarla Osmanlı Devleti’ni aralarında paylaştılar. Yani bir bakıma nüfuz bölgelerini teyit ettiler. Artık mütareke hükümleri galip devletlere bu nüfuz