Soru ve Cevaplarla Namazın Mekruhları

Namazın Mekruhları

Namazda genel olarak işlenen mekruhlar nelerdir?
Mekruh; kerih, çirkin, beğenilmeyen iş demektir. Namazda müekked sünneti ve vacibi terk etmek, tahrimen mekruh, müekked olmayan sünneti terk, tenzihen mekruh olur. Mekruh olarak kılınan namaz sahih olursa da, sevabı çok az olur.

Daha çok işlenen mekruhlardan bazıları şunlardır:

1- Namazda tadil-i erkanı terk etmek.
2- Başı döndürüp bakmak.
3- Secdede iki kolu yere döşemek. [Kadınlar döşer.]
4- Başı bir tarafa eğmek.
5- Esnerken ağzı kapatmamak.
6- Özürsüz gözleri yummak.
7- Öndeki safta boş yer varken, geri safta kılmak.
8- Üzerinde canlı resmi bulunan elbise ile namaz kılmak.
9- Canlı resmi asılı odada namaz kılmak.
10- İş elbisesi ile ve büyüklerin yanına çıkamayacak elbise ile veya kötü kokulu çorap ile kılmak.
11- Abdest sıkıştırırken kılmak.
12- Tekbir alırken ve teşehhüdde otururken parmakları açık veya kapalı tutmak. [Kendi haline bırakılır. Secdede parmaklar kapalı, rükuda ise açık tutulur.]
13- Secdeye inerken pantolonunu yukarı çekmek.
14- Başı açık kılmak. [Mekke’de, ihramlı iken, namaz baş açık kılınır.]
15- Namazda ağırlığı, bir ayağa çok, diğerine az vermek.
16- İmam namaza durunca, sabahın sünnetini caminin girişinde veya direk arkasında kılmayıp, saf arasında veya başka yerde kılmak. [İmam namaza az sonra duracaksa, öğle, ikindi ve yatsının sünnetlerine durulmaz, hemen imama uyulur.]
17- İmam, açıktan yani sesli okurken Sübhanekeyi okumak.
18- Secdeye veya rükûa, imamdan önce başını koymak veya kaldırmak.
19- Çıplak ayakla namaz kılmak. [Şafii’de çıplak ayakla kılınır.]
20- Kolu sığalı veya kısa kollu gömlekle namaz kılmak.

Teşrik Tekbirlerini Unutmayalım İnşallah

Teşrik Tekbirlerini Unutmayalım İnşallah
اَللّهُ اَكْبَرُ اَللّهُ اَكْبَرُ لاا اِلهَ اِلاَّ اللّه وَاللّهُ اَكْبَرُ اَللّهُ اَكْبَرُ وَلِلّهِ الْحَمْدُ

  • “Allahü Ekber Allâhü Ekber Lâ ilâhe İllâllahü Vallâhü Ekber, Allâhü Ekber ve Lillâhi`l-Hamd” şeklinde tekbir alınır.
  • ‘Teşrik’ sözlükte; etleri dilimleyip güneş altında bırakmak demektir. Bayramdan sonraki üç gün, kurban etlerini dilimleyerek güneşe sermek, eskiden adet olmuş, bu sebeple bu günlere ‘teşrik’ adı verilmiştir.
  • Teşrik tekbirleri Kurban Bayramı günlerini zikirle zînetlendiren muhkem bir vaciptir. Bu konuda bilinmesi gereken fıkhî meseleleri şöylece özetleyebiliriz:
  • Namaz kılan bir kimse teşrik tekbirlerine, Arefe günü sabah namazının farzını kılıp selam verdikten sonra başlar. Dördüncü bayram günü ikindi namazını edâ ettikten sonraya kadar yirmi üç vakitte farz namazlardan sonra devam ederek okur.
  • İmam-ı Azam Ebû Hanife mezhebine göre; yukarıda bahsi geçen süre içinde, farz-ı ayın olan namazların ardından teşrik tekbiri getirmek vaciptir. Bu tekbiri getirenler sevap ve hasenata nail olurlar, özürsüz olarak terk edenlerin ikab olunmasından korkulur.
  • Yukarıda bahsi geçen dört gün içinde kılınan beş vakit namazdan sonra teşrik tekbiri almak behemahal vaciptir:
    Namaz ister cemaatle kılınmış olsun, ister yalnız kılınsın. Kılan ister kadın olsun, ister erkek olsun, ister misafir olsun, ister mukim olsun, ister şehirde bulunsun, ister köyde bulunsun hüküm değişmez.

Nafile Namazlar Hakkında

Nafile Namazlar Hakkında

Nafile Namazlar

  • Nafile ibadet yapmak şart mıdır? Mesela nafile oruç tutmak, nafile namaz kılmak gerekir mi?

Hayır nafile ibadet yapmak şart değildir. Ancak Resulullah’ın sünnetine, emirlerine uymak büyük saadettir. Önce farzları yapmalı, farz borcu olmayan nafile ibadetleri de yapması çok iyi olur.

Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Ayda üç gün oruç tutmanızı ve her gün iki rekat kuşluk namazı kılmanızı tavsiye ederim.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai]

Namazda Bazı Kelime ve Cümlelerin Anlamları

Namazda Okunan Bazı Kelime ve Cümlelerin Anlamları

  • Allahu Ekber : Allah en büyüktür.
  • Subhane Rabbiyel Azim : Büyük olan Rabbim her türlü kusurdan uzaktır.
  • Semiallahulimen hamideh :Allah kendisine hamd edenleri işitir.
  • Rabbena leke’l-hamd: Ey Rabbimiz! Her çeşit hamd ancak sanadır.
  • Subhane Rabbiye’l-ala: Yüce olan Rabbim her türlü kusurdan uzaktır.
  • Esselamu aleykum ve rahmetullah : Allah’ın selamı ve  rahmeti sizlerin üzerine olsun.
  • Allahumme ente’s-selamu ve minke’s-selam tebarek-te ya-zel celali vel ikram: Allah’ım! Sen kurtuluş merciisin. Esenlik ve güvenlik sendedir. Ey Azamet ve Kerem sahibi Allah’ım! Senin şanın çok yücedir.

Şeytan Engeller Namaz Kılmanı-Orhan Afacan

Şeytan Engeller Namaz Kılmanı-Orhan Afacan
Sürekli mazeret atar önüne..
Kıskanır sendeki mevcut imanı
Dönmeye yönelsen Kabe yönüne
Şeytan engeller hep namaz kılmanı

Tereddüt etme bulur fırsatı..
Süsler, beğendirir kötü olanı ..
Baştan red etti emre itaatı
Şeytan engeller hep namaz kılmanı

Abdest Hakkında Bilgiler

Abdest Hakkında Bilmedikleriniz

ABDEST

İslâm’da bazı ibâdetlerin yerine getirilmesi için yapılan ve bizzat kendisi ibâdet olan temizlenmeye Abdest denir. Abdest kelimesi Farsça’da su anlamına gelen “âb” ile el anlamına gelen “dest” kelimelerinden oluşmuş birleşik bir isimdir. Arapça karşılığı olan “vudû” kelimesi Hadislerde kullanılmıştır. Kur’ân-ı Kerim’de ise temizlik anlamında “tahâret” ve “zekâ” kelimeleri geçmektedir. Vudû’ kelimesi güzellik ve temizlik anlamına gelmektedir. Dolayısıyla

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’ndan Güzel Bir Hikaye

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'ndan Güzel Bir Hikaye

KAZA NAMAZI
Gardiyanların ayak sesleri koğuşun kapısında son buldu, getirdikleri genç bir mahkumu bıraktılar ve gittiler.

Yeni gelen genç içeridekilere selam verdi ve kendisine gösterilen boş yere oturdu. Koğuştakiler ona hoş geldin, geçmiş olsun dediler.

İçlerinden en yaşlı ve olgun olanı gencin yanına yaklaştı ve ona ilgi gösterdi, bir anlamda sahiplendi.

Çünkü selam verişinden ve simasından bu gencin nasıl biri olduğunu hemen anlamıştı.

Genç oldukça yorgun ve bitkin görünüyordu, epeyce bir müddet konuşmadı. Daha sonra yaşlı adamdan bir seccade istedi ve kıblenin ne taraf olduğunu sordu. Sonra kalktı ve yavaş yavaş ikindi namazını kıldı.

Bayazid Bestami’nin İmtihanı

Bayazid Bestami'nin İmtihanı

Bayazid Bestami (r.a.) Hazretlerini bir gece uyku bastırıp, sabah namazına uyanamadı. Namazını kazâ edip o kadar ağlayıp inledi ki, bir ses işitti. “Ey Bâyezîd, bu günâhını affeyledim. Bu pişmanlık ve ağlamana da, ayrıca yetmiş bin namaz sevâbı ihsân eyledim.” diyordu. Aradan birkaç ay geçtikten sonra onu, yine uyku bastırdı. Şeytan gelip, Bâyezîd´i Bistâmî´nin mübârek ayağından tutarak uyandırdı ve; “Kalk namazın geçmek üzeredir.” dedi. Bâyezîd-i Bistâmî, Şeytan´a; “Ey mel´ûn! Sen hiç böyle yapmazdın. Herkesin namazının geçmesini, kazâya kalmasını isterdin. Şimdi nasıl oldu da beni uyandırdın? ” buyurunca, Şeytan şu cevâbı verdi: “Birkaç ay önce sabah