7332 Nolu Yeni Hayvanları Koruma Kanunu

7332 Nolu Yeni Hayvanları Koruma Kanunu

HAYVANLARI KORUMA KANUNU İLE TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Kanun No. 7332                                                                                                           Kabul Tarihi: 9/7/2021

MADDE 1 – 24/6/2004 tarihli ve 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ı) ve (k) bentleri aşağıdaki şekilde, (o) bendinde yer alan “Çevre” ibaresi “Tarım” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki (p) bendi eklenmiş ve (j) bendinde yer alan “ve süs” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

“ı) Ev hayvanı: Gerçek veya tüzel kişiler tarafından özellikle evde, iş yerlerinde ya da arazisinde özel ilgi ve refakat amacıyla muhafaza edilen, bakımı ve sorumluluğu sahiplerince üstlenilen her türlü hayvanı,”

“k) Hayvan bakımevi: Bakanlıktan izin alınmak suretiyle kurulan ve hayvanların rehabilite edileceği bir tesisi,”

“p) Rehabilitasyon: Sahipsiz hayvanların tedavi ve parazit mücadelesinin yapılmasını, aşılanmasını, kısırlaştırılmasını ve dijital kimliklendirme yöntemleriyle işaretlenmesini,”

Devamını Oku…

Ekmeleddin Müeyyed-i Nahçıvani Hakkında Bilgi

Ekmeleddin Müeyyed-i Nahçıvânî Hakkında Bilgi

Ekmeleddin Müeyyed-i Nahçıvani

Tabib olup, hangi tarihte doğup öldüğü bilinmemektedir. İbn-i Sina’nın tıbba dair kaleme aldığı Kanûn adlı eserine şerh yazmıştır. Sultan Veled’in hakkında yazdığı müveşşah kasidesine göre Ekmeleddin Tabib’in tam adı, Ekmeleddin Müeyyed en-Nahçıvani’dir.

Mevlana’nın Fihi ma Fih’inde bir yerde adı geçtiği gibi yine Mevlana’nın Mektûbat’ında bir ve Konyalı Ebûbekir b. Zeki’nin Ravzatü’lküttab ve Hadikatü’l-elbab adlı Farsça münşeat mecmuasında hakkında yazılmış üç mektup vardır. Ölüm döşeğinde bulunan Mevlana’ya ilaç yaptığına bakılırsa, onun Mevlana’dan
sonra da yaşadığı anlaşılmaktadır. Sultan Veled’in methiyesine göre (29. Kaside), Tabib Ekmeleddin evlidir ve bir (veya birkaç) oğlu (ve kızı)vardır.

Devamını Oku…

1924 Anayasası Metni

1924 Anayasası Metni

1924 Anayasası

20 Nisan 1924’te yürürlüğe giren 1924 Anayasası Teşkilât-ı Esasîye Kanunu’nu yürürlükten kaldırmıştır. Birkaç önemli değişiklikle (Altı ilkenin eklenmesi, devletin dininin İslam olduğuna dair ibarenin kaldırılması ve kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesi gibi) 1961’e dek yürürlükte kalmıştır.

1 Ekim 1945’te içeriği değiştirilmeden, dili Türkçeleştirilerek yeniden kabul edilmiştir. 27 Mayıs 1960 ihtilalinin ardından, yeni bir anayasa hazırlanarak 1961’de kabul edilmiş ve 1924 Anayasası yürürlükten kalkmıştır.

Devamını Oku…

Osmanlıda İktisadi Yapı Hakkında Bilgiler

Osmanlıda İktisadi Yapı
Osmanlı Devleti, beylik döneminden itibaren sistemli bir malî teşkilâta sahip olmuştu. Osmanlılardaki ilk maliye teşkilâtının Murat Hüdavendigâr (I. Murat) zamanında Çandarlı Kara Halil Paşa ile Karamanlı Kara Rüstem Paşa tarafından yapıldığı belirtilmektedir. Bu bilgiler ışığında meseleye bakıldığı zaman Osmanlı maliyesinin daha ilk kuruluş dönemlerinde ortaya çıktığı ve devletin buna büyük bir itina gösterdiği anlaşılmaktadır.

Fâtih zamanında hazırlanan kanunnâmede “Bu kanunnâme atam ve dedem kanunudur ve benim dahi kanunumdur” ifadesi ile tarihî bilgilere göre ilk Osmanlı hükümdarlarının, bir araya getirilip tedvin edilmemiş kanunnâme hükümleri ile âmil oldukları anlaşılmaktadır.

Devamını Oku…

Kabotaj Nedir?

Bir devletin kendi limanları arasında yolcu ve yük taşıma hakkı. Ülkemizde 1 Temmuz Kabotaj Bayramı olarak kutlanır. Kabotaj hakkını 16. yüzyılda İngiltere kullanmıştır. Bu yüzyılda İngiltere, kendi kıyılarında yük ve yolcu taşıma hakkını yalnız kendi vatandaşlarına ve İngiliz bayrağını taşıyan gemilere tanımış, bu hakkı başka gemiler ve kimseler için tanımamıştır.

Osmanlı İmparatorluğu kendi kıyılarında, başka bayrak taşıyan gemilerin ticaret yapabilmelerini, yük ve yolcu taşıyabilmelerine izin vermiştir. Daha sonra devleti yıkmak isteyen güçler karşısında zayıflamış, kapitülasyonlar

Devamını Oku…

Takrir-i Sükun Kanunu

Takrir-i Sükun Kanunu

Takrir-i Sükun Kanunu-Huzurun Sağlanması Yasası

Şeyh Sait Ayaklanması üzerine 4 Mart 1925’te Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen bir yasadır.

3 maddeden oluşan 4 Mart 1341 (1925) tarihli Takrir-i Sükûn yasası

Takrir-i Sükun Kanunu

Madde 1

İrtica ve isyana ve memleketin nizamı içtimaisini ve huzur ve sükûnunu ve emniyet ve asayişini ihlale bais bilumum teşkilat ve tahrikat ve teşvikat ve teşebbusat ve neşriyatı Hükümet, Reisicumhurun tasdiki ile resen ve idareten men‘e mezundur. İşbu efal erbabının Hükümet İstiklal Mahkemesine tevdi edebilir.

Devamını Oku…

Tevhid-i Tedrisat Kanunu

Eğitim, 21.yüzyıl siyasi toplumlarının gelişmişlik göstergelerinden biri sayılıyor. Gelişmiş ülkeler eğitim sorununa harcayacakları çabayı, başka alanlara harcarken, Türkiye’nin hala kronikleşen sorunlarla uğraşagelmesi, çağı geriden takip eden bir toplum havası yaratıyor. 3 Mart 1924 tarihinde yasalaşan 430 numaralı “TEVHİD-İ TEDRİSAT KANUNU”, Türk eğitim sisteminin bel kemiği konumundadır. Yasa, esas itibariyle, dönemin devrimci cumhuriyet aydınlarının kafasındaki çağdaş toplum modelini yansıtması bakımından önemlidir. İşin ilginç yanı, günümüzde dahi, bu modele karşı çıkan kimselerin, siyasi iktidar da dâhil birçok alanda, toplumun vicdanını etkileyebilecek pozisyonlara sahip olmalarıdır. Bu gerçek bile, eğitim sisteminin sağlığını sorgulamaya yetiyor.

Devamını Oku…