Hazreti Ali Hakkında Bilgi

Hz. Ali Hakkında Bilgi
Tam adı, Ebü’l-Hasen Alî b. Ebî Tâlib el-Kureşî el-Hâşimî (ö. 40/661) olan Hazreti Ali’nin,Hicretten yaklaşık yirmi iki yıl önce (m. 600) Mekke’de doğduğu rivayet edilmektedir. Babası Hz. Peygamber’in amcası Ebû Tâlib, annesi de Fâtıma bint Esed b. Hâşim’dir. Ebû Tâlib’in en küçük oğludur. Mekke’de baş gösteren kıtlık üzerine Hz. Peygamber amcası Ebû Tâlib’in yükünü hafifletmek için onu himayesine almış, Hz. Ali beş yaşından itibaren hicrete kadar onun yanında büyümüştür. Hz. Muhammed’in peygamberliğine ilk iman edenlerdendir. Ancak Hz. Hatice ile aynı zamanda veya ondan hemen sonra yahut da Hz. Hatice ve Hz. Ebû Bekir’den sonra iman ettiği hususu, Ehl-i sünnet ile Şiîler arasında tartışılan bir konudur. Bu sırada yaşının dokuz, on veya on bir olduğu

İstikbalden Haber Veren Kaside-i Ercûze

İstikbalden Haber Veren Kaside-i Ercûze

Hz. İmam-ı Ali kerrema’llâhü veche tarafından bahr-ı recez vezni üzere yazılan ve istikbalden haber veren meşhur kasidedir. [1]
Bu haberleri hakkında Bediüzzaman kaddese’llâhü sırrahu’l azîz Hazretleri kasidesi için şöyle demektedir.
O Ercuzenin mevzuu ve içindeki maksad-ı aslî; İsmi A’zamı tazammun eden altı ismin ehemmiyetini beyan etmek, hem o münâsebetle istikbaldeki bir kısım umur-u gaybiyeye ve te’sis-i İslâmiyette bir kısım mücâhedâtını işâret etmektir. Evet, Hz. İmâm Üstâdı olan Habibullah’dan Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellemden aldığı dersin bir kısmını işarî bir surette zikrediyor.” [2]

Sıffin Savaşı Hakkında Bilgi

Sıffin Savaşı

Hz. Osman döneminde meydana gelen iç karışıklıklar ve sosyal bunalım giderek buhrana dönüşmüş ve adı geçen halife bu buhran neticesinde şehit edilmiştir. Sosyal bunalım, Hz. Ali’nin halifelik makamına oturtulması ile giderilmeye, İslam birliği yeniden tesis edilmeye çalışılmış, ancak önde gelen sahâbîlerden Talha b. Ubeydullah ve Zübeyir b. Avvam’ın mevcut halife Hz. Ali’ye karşı isyan etmeleri, sükunete doğru yol almakta olan İslam
toplumunu yeniden hareketlendirmiş, kaos ve kargaşa daha da artmıştır. Neticede toplum sıcak iç çatışmalar dönemine girmiştir.Hz. Ali halife seçildikten sonra aksi yönde yapılan önerilere rağmen Muâviye’yi valilikten azletmiştir. Ancak yerine tayin ettiği kişinin Şam’a girmesi Muâviye taraftarlarınca engellenmiştir. Arakasından Muâviye’yi itaate çağıran Hz. Ali’nin elçisi de eli boş geri gönderilmiştir. Bu arada meydana gelen Cemel Savaşı Hz. Ali’nin galibiyeti ile neticelenmiş, savaşın ardından Kûfe’ye yerleşen Hz. Ali, muhtemelen Muâviye’nin Cemel Vak‘ası’ndan ders aldığını düşünerek tekrar kendisine elçi göndermiş, fakat aylar sonra Kûfe’ye dönen elçi Şam halkının Muâviye ile birlikte savaşa hazırlandıkları haberini getirmiştir. Şam’ın bu kararlılığı karşısında benzer bir kararlılık da Kûfe’den gelmiştir. Kûfe halkı tıpkı Şam halkı gibi çoğunluk itibariyle savaş yönünde tavır almıştır. Muâviye’nin Hz. Osman’ın katillerinin kendisine teslim edilmelerini istediği haberine Kûfe Ulu Camii’ni dolduran insanlar hep birlikte “Osman’ın katilleri biziz” diye tepki vererek, savaş yönünde ciddi bir irade beyanında bulunmuşlardır Hem Şamlılar hem de Iraklılar başlangıç itibariyle birbiri ile uzlaşmaya hazır değillerdir. Savaş atmosferine giren taraflar, ilginçtir, aynı zamanda bir yandan da barış görüşmelerini sürdürmüşlerdir.

Sıffîn Savaşı, en başından itibaren barış görüşmelerinin yoğunluğu ile dikkat çekmektedir. Bir süre savaş hali ardından başlayan barış görüşmeleri ile savaş ve barış adeta iç içe geçmiş durumdadır. Hz. Ali her fırsatta Muâviye’ye elçi göndermiş fakat bunlardan hiçbir somut netice elde edememiştir. Elçiler her defasında eli boş geri dönmüşlerdir.
Sıffîn Savaşı, İslam toplumunun geleceğini etkileyen önemli olaylardan birdir Sıffîn Savaşı aynı zamanda, mahiyet itibariyle bir akrabalar savaşıdır. Bu bakımdan çok tuhaf ve aynı zamanda çok acı manzaralara sahne olmuştur.

Bir kimsenin kendi akrabaları ile savaşması ve verilen aralarda dönüp hayatını kaybeden akrabalarını defnetmesi, doğrusu insani olarak askerleri çok derinden etkilemiştir. Mübârezelerde3 de benzer sahneler yaşanmıştır. Mübâreze için meydana atılan iki kişinin birbirlerine yaklaşınca kardeş olduklarını anlayıp, büyük bir pişmanlıkla geri dönmeleri ve benzeri olaylar Sıffîn Savaşı’nın en acı sahnelerini teşkil etmektedir ve aynı zamanda bu olaylar savaşın bitirilmesi yönünde ciddi tesir husule getirmişlerdir Tüm bu üzücü manzaralar yanında, söz konusu savaşın tahminlerin ötesinde uzayıp gitmesi insanları canından bezdirmiştir. Bıkkınlık noktasına gelen askerler ister istemez artık yeter deme durumuna gelmişlerdir. Üst üste gelen hadiseler bir noktadan sonra tarafları savaşı bitirmenin çarelerini aramaya zorlamıştır.

Zeyn’el-Abidin’in Nuranî Hitabesi

Zeyn’el-Abidin’in Cuma Namazı Öncesi Nuranî Hitabesi

ZEYN’EL-ABİDİN’İN CUMA NAMAZI ÖNCESİ NURANÎ HİTABESİ
Şam’da kısa süreli esaretleri hengâmında, Cum’a namazına çağrılan Ali b. Hüseyn (as); Yezid-i Mel’un’un minbere çıkmasından önce, halka hitab etmekte olan bir habisin, Ben-i Ümeyye’yi medh-ü sena ve Ehl-i Beyt‘i ta’n-u takbih etmeye başlaması üzerine: “Ey pis hatib! Utan!.. dediklerinde, Allah’ın halka olan rahmetini, gazabıyla değiştirdin! Sen, cehennemlik konuşmacı!.. Kes sesini!..” dedikten sonra, Yezid’e dönüp: “Müsaade et de, Allah’ı memnun edecek ve dinleyicilerin yararına olacak birkaç kelime söyleyeyim!….” dedi. Halka etki edeceğinden korkan Yezid:

Müslümanlar Arasındaki İlk Fitne-Cemel Vakası

Müslümanlar Arasındaki İlk Fitne-Cemel Vakası

Talha ile Zübeyr’in Biati Bozmaları. Muaviye şam vilâyeti üzerinde tam bir egemenlik kurmuştu. şam bölgesini istekleri ve amaçları doğrultusunda yönlendirecek mekanizmalara sahipti. şam halkıyla da bir problemi yoktu. çünkü şam bölgesi İslâm’ı benimsediği günden beri, halife tarafından Ebu Süfyan ailesinden birinin başında vali olmasına alışmıştı ve bu aileyi

Peygamberimiz’in Hz. Ali ve Hz. Fatımaya Nasihati

Peygamberimiz'in Hz. Ali ve Hz. Fatımaya Nasihati

PEYGAMBERİMİZ S.A.V. HZ. FATIMAYA NASİHATİ

Hz. Fatma gelin edilip Hz. Ali’nin evine götürülürken, Rasulullah kendisine şöyle nasihat etmişti: “Nefsini (bedenini) temiz tut. Dilinle Rabbini zikreyle.” Fatıma: “Bedenimi nasıl temiz tutayım?” Resulullah: “Su ile temizlenmekle. Kocan sana baktığı zaman ferahlasın. Gözlerine sürme sürmekle. Çünkü sürme kadınların ziynetidir. Ey Fatıma! Başına zeytinyağı sür. Başına zeytinyağı süren kadına şeytan zarar vermez. Ey Fatıma! Kocan sana baktığında gözlerini yumma ki muhabbetin artsın. Kocan başka tarafa baktığı zaman, sen onun yüzüne bak ki, bir ay oruç tutmuş gibi sevap kazanmış olasın. Ey Fatıma! Kocan seni yatağa çağırdığı vakit gitmezlik etme ki, Allah’ın lanetini kazanmış olmayasın. Ey Fatıma! Cinsi münasebette kocana latife et, şakalaş ki, sana muhabbet etsin. Böylece başkasına muhabbet beslemesin. Ey Fatıma! Kocanın ayıbını, kusurunu başkasına açma. Çünkü bu sebeple, Allahü Teala’nın, meleklerin, peygamberlerin, sonra da kocanın gazabını kazanmış olursun. Ey Fatıma! Bu vasiyetleri (öğütleri) bana Cebrail Aleyhisselam söyledi

Peygamberimizin Hz.Ali’ye Tavsiyeleri

PEYGAMBERİMİZ S.A.V’DEN HZ.ALİ’YE (A.S)  TAVSİYELERİ

1- “Ya Ali, Allah’ı gazaplandıracak (bir şeyle) hiç bir kimseyi razı etmemen, Allah’ın verdiği bir şeyden dolayı başkasını medhetmeyip, Allah’ın senden esirgediği bir şeyden dolayı da kimseyi yermemen, yakine ermenin alametidir. Çünkü rızık, ihtiras sahibinin ihtirasıyla elde edilemeyeceği gibi, istemeyenin istememesiyle de önlen-mez. Gerçekten Allah-u Teâlâ, kendi hikmet ve lütfu gere-ği rahatlık ve mutluluğu yakinde ve (kaza ve kadere) rıza göstermekte karar kılmıştır, gam ve üzüntüyü ise, şüphe ve (kaza ve kadere) hoşnutsuzlukta.”

Hz. Ali (r.a.) Güzel Sözler

Hz. Ali (r.a.) Güzel Sözler

* Akıllı kişi ancak üç şey için yolculuk eder: geçimini sağlamak, ahiretini elde etmek, yahut da haram olmayan zevk ve lezzetlerden faydalanmak.
* Bir gerçeği savunurken, önce kendimiz inanmalıyız, sonra da başkalarını inandırmaya çalışmalıyız.
* Çocuklarınızın yarın söz sahibi olmasını istiyorsanız, daha bugünden onlara iyi kitaplar hediye ediniz.
* Dostlukta ileri gitme, olur ki o dost bir gün düşman kesilir; düşmanlıkta da haddi aşma, olur ki o düşman bir gün dost olur.
* Eğer birgün dünyaya ait derdin olursa, rabbine dönüp rabbim çok büyük derdim var deme. Derdine dönüp çok büyük rabbim var de.
* Fazîlet, en iyi maldır. Cömertlik, en güzel mücevherdir. Akıl, en güzel zînettir.
* İlim, en şerefli meziyettir. Güzel ahlak, en iyi arkadaştır; Mü’minin amel defterinin nişanesi güzel ahlakıdır.
* Cömertlik, ıstemeden vermektir. İstendikten sonra vermemekse utançtandır ve kötüdür.

Kenzül Arş Duası

Bismillahirrahmanirrahim
La ilahe illellahül melikül hakkul mübin.
La ilahe illellahül hakemül adlül metin.
Rabbüna ve rabbü abainel evvelin.
La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zalimin.
La ilahe illellahü vehdehu la serike leh,lehül mülkü ve lehül hamdü yuhyi ve yümitü ve hüve hayyül la yemutü ebeden biyedihil hayru veileyhil masiru ve hüve ala küllü sey´in kadir.