Hazan Rüzgarları Gibi- Ergün Küçüktopçu

Hazan Rüzgarları Gibi- Ergün Küçüktopçu

Hazan rüzgarları gibi savulup duruyorum bir oraya bir buraya.
Engellenemez, karşı konulmaz fırtınalara kapıldı gönlüm.
Sana tutuldu, sana sevdalandı.
Aşk’ına aşk oldum, sevdana sevda oldum.
Ben sende kalan oldum.
Hazan oldum savurdum saçlarımı rüzgarlarımda.
Aşk oldum dudaklarından öptüm kalbini
Her gece aşarım yolları denizleri rüyalarımda.
Sana gelirim, sana doyarım.
Aşk’ınla coşarım.
Dalganın kıyıya olan aşkı gibi severim seni delice.
Her dokunuşunda veririm aşkımı pervasızca sana.
Sevdamın çaresizliği deli başımda
Biliyor musun özlemleri, tutkuları, haykırışları

Devamını Oku…

Ömür Boyu Hüküm Giydi Yüreğim

Ömür Boyu Hüküm Giydi Yüreğim-Ergün Küçüktopçu

Ömür Boyu Hüküm Giydi Yüreğim

Ey yar!
Bu kaçıncı yırttığım kâğıt,
Yazmak istediğime başlayamadım bile,
Göz yaşlarımla ıslanan kâğıdı yoğuruyorum,
Çırpınan denizde boğulurcasına,
Cesaretimi toplayıp yine bir sayfa gidiyor,
Kim bilir ne zaman bitecek bu ıstırap,
Kaçıncı yırtılan sayfa, kaçıncı şiir,
İçimdeki deniz yine coştu,

Devamını Oku…

Bitsin Bu Özlem- Ergün Küçüktopçu

Ey Gönül Geliver de Bitsin Bu Özlem.

Bitsin Bu Özlem

Ey Benim Sevda Pinhanım,

Gönül Dergâhımın Saklı Cenneti

Parendem Etrafında AŞK İle Yandığım YÂR

Cennetimin Kapısı,

Varamayışım,

Uzaklarımı Yakın Edenim,

Rahle-i Yüreğimi Yoluna Serdiğim,

Bir Umman Gönlüme Aşkını Sığdıramadığım,

Yürek Sızım,

Devamını Oku…

Ey Benim Yürek İklimim – Ergün Küçüktopçu

Ey Benim Yürek İklimim - Ergün Küçüktopçu

Ey benim yürek iklimim, ben sana mülteciyim,

Senin aşk dolu gönül türabını gördüğümden beri,

İşte bu yüzdendir sana hicretim,

Kimliksizim seni bildiğimden beri ismimde yok cismimde,

Ben sadece sana müptela,

Sadece mücevher yüreğine,

Allah diyen yüreğine sığındım,

Gökte parlayan ay,

Kalpte incinen söz,

Çölde ışıldayan su,

Devamını Oku…

Beşeri Aldanışım-Ergün Küçüktopçu

Beşeri Aldanışım

Ey benim beşeri aldanışım, gönül dilim susmuyor hiç,

Şiirlerimin önünü kesmesin hiç,

Yürek kalemim senden başka yazar mı hiç,

Okyanuslar mürekkep, ağaçlar kalem olsa yine yazmakla bitmez seni.

Aşkın kitabı olmaz hakikati olur, bu hakikat de sensin ey yar.

Ben seni Allah’ın bir hediyesi diye sevdim ey sevgili,

Zaman aşk zamanı,

Çiçek şart değil bir gülüşünü al gel yeter…!

Devamını Oku…

Hüzündür Yağmurun Sesi-Ergün Küçüktopçu

Hüzündür Yağmurun Sesi - Ergün Küçüktopçu

Hüzündür Yağmurun Sesi

Her yağmur yağdığında, kimsesiz düşlerimin kol kanat geren yalnızlığında bilinmez bir yolculuğa çıkar yüreğim… (ve sen)

Geleceksen yağmurlu bir günün akşamında ansızın çık karşıma…

Sevincim ve şaşkınlığım düşen damlaların sesinde yüreğime karışsın…

Tut elimi sıkıca…

Gelişinle çocuklar gibi şenlense de ruhum, gözlerime sıralanan bulutları fark edemeyeceksin…

Dilimin ucunda sıra sıra dizilmiş kelimeler dudaklarımda cümlelere dönüşemeyecek…

Gökyüzünde yağmur olup yeryüzüne düşmeyi bekleyen sağanak misali hüzne sarılmış tüm umutlarım…

Bilirsin hüzündür yağmurun sesi…

Bilirim sende benim kadar tanır ve yaşarsın bu hissi…

Kederden yana ne varsa içimin derin kuytularında sakladığım…

Kimsesizliğimde en içli şarkıların boğazımda düğümlenip yastığıma başımı koyduğumda hıçkırarak ağladığım yalnız gecelerimin öksüzlüğünü…

İhanetle örülmüş sol yanımın, yaşanmamış çocukluğumun ödenmemiş faturasını atıp kaldırımlara, başımı omzuna koyup yağmurla birlikte yağacağım şehrimin sokaklarına…

Sonra ıslak bir öpücük konduracağım yanağına usulca…

İyi ki geldin diyeceğim, iyi ki geldin…

Varlığını ve yağmuru sarıp ruhuma, içimdeki çocuğa maviler giydireceğim…

Hüzünden eser taşımayan şarkıların melodisi yayılırken karışıp gecenin karanlığına, gelişinle arınan yüreğimi hayalinle süsleyeceğim…

Ve şimdi sen!

İster loş sokak lambasının ışığında, iste evine vardığında çekilip odana, pencerene vuran damlaların yalnızlığında kalemi kâğıdı alıp yanına bir şiir yaz bana ve yağmura…

Benim ise bir yağmur ve mutluluk borcum olsun sana!

Kim kaçabilmiş ki yalnızlığından…

Kalbindeki hüzünlerden…

Kopkoyu boğucu gecelerden…

Herkes gülümseyerek bakarken hayata, ben ağlaya ağlaya yazıyorum bu satırları.

Yağmurlarla yarışırcasına doyasıya ağlıyorum…

Doruklardayım…

Erişilemeyecek yerlerde…

Utanmadan ağlıyorum…

Bağıra bağıra, çığlık çığlığa…

Evet seviyorum konuşan gözyaşlarımı en az seni sevdiğim kadar hem de…

Uzun zaman oldu bakmıyorum yıldızlara…

Doğan güneşe merhaba diyemiyorum…

Sensiz tadı yok hiçbir şeyin…

Anlamsız…

Manasını yitirmiş…

Ellerimi uzatmışım görmüyor musun?

Tut onları hiç bırakmazcasına sımsıkı…

Götür beni de nereye gideceksen…

Biliyorum artık sevmeyi…

Sormayacağım da sana…

Gelen sen miydin diye…

Sen ol gelen…

Gitmeler olmasın artık…

Haydi gel, eğer sen beklediğimsen!

İnce bir sızıydın yüreğimde…

Azar azar ama derinden işleyen…

Kalbimin doğadan kaptığı bir hastalıktın…

İçime sinsice yerleşip kemiren…

Mutluydum senle ilk günlerde.

Aldığım her nefes sanki dopdoluydu…

Cesaretimi yitirmiştim sende…

Düşünceler ise sığınmıştı bir köşeye…

İyi huylu bir hastalıktın bende.

Şimdi ise ölümcül bir çaresizlik…

Bir hayat ki sensiz geçiyor ömrüm…

Her günüm seni düşünmekle geçiyor…

Yattığım odada sanki duvarlar çöküyor üstüme…

Ve hasretine dayanmak zor geliyor bedenime…

Sessiz adımlarla yürürken kavuşmayı özlüyorum…

Sana kavuşmak bitirir özlemimi…

Yalnızlığım yok olur, bahara çevirir hayatımı…

Payıma düşen her şeyi erteledim…

Ama erteleyemediğim bir şey vardı, sana benziyordu…

Ne dün, ne bugün, ne de yarın.

Hangi gün kavuşur elim sana?

Hangi gün gözlerin gözlerime değer?

Hangi gün ellerin yüzüme dokunur?

Hangi gün kokunu içime çekerim?
Hangi gün yanı başımda nefesini hissederim?

Bugün ‘mü?

Hayır!

Yarın ‘mı?

Hayır!

Bir gün, bir “yarın!”…

Adına aşk diyorlar…

Bana yetmiyor!

Her şiirimde sana bir adım daha yaklaşmak istiyorum…

Yüreğimin en güzel yerini alanla…

Gün geçtikçe canımın parçası olup gidenle…

Her şeye rağmen yüzümdeki tebessümümün nedeni ile…

Hayallerimin…

Umutlarımın…

Yarınlarımın tek sahibi ile…

Hasretimle…

Sebebimle…

Beklediğimle bir gün kavuşacağıma inanıyorum…

Ve ben: çığlık çığlığa bağırarak tek başına kalsam da yine seviyorum seni…

Ve sen: uzaksın, yakınsın, özlenensin…

Ama bugün değil yarın gibi bir “şey“sin sen.

Ergün küçüktopçu

 

Nasibinle Gel Bana Ey Yar

Yalnız Kalan Suskunluğum - Ergün Küçüktopçu

Nasibinle Gel Bana Ey Yar

Ey benim tütsülenmiş yüreğim!
Güller açmıyor mu? Gönül yurdunda?
Yoksa güllerin kokusu mu yok? Dudaklarından dökülen.
Bir aşk şiiri olsaydım, ey sevgili!
Bu bana saadet olarak yeterdi! Ey canımın şiiri!
Gel ben bu aşk’ın kalemi olayım, sen de mürekkebi,
Sana kalp mürekkebinden dil kalemine düşen aşk şiirleri yazayım!
Aşk ile bakan aşk ile görendir ey yâr,
Aşk bana sual etti; aşkın en güzel hali nedir?
Dedim ki; aşkın en güzel hali rasûlallah efendimizin kördüğüm hali,
Bir bağlanırsın bir daha asla çözülmez kördüğüm gibi,
Sende benim gönülgahında hiç kıpırdamadan beklediğimsin,
Ömrümü ömrüne mehir kıldığım, dünya ahiret cancağızım,
İman ile çekeyim kokunu İçime, en derunuma, ey duasına bağlandığım,
Ey ezelden ebede alnıma mühür yazgımın cenneti!
Bir katrede sen lütuf et dudaklarından ebedi aşka,
Ben ki seni sırat-ı müstakimde yâr seçeli masivanın vuslatından yüz çevirmiş dünyada yurtsuzum.
Ey benim suskunluğumun sesi ben yemin verdim, ezelden ebede yüreğim senin,
Varlığın kadar yokluğunda değerli gönül nazarımda,
Saplansa da yüreğime bütün hançerler, yine bütün şiirlerim kelâmlarım senin aşkın üzerinedir.
Yine bir söz kopuyor yüreğimden lâl olan dilime, yazıyor ağlayarak gönül kalemim,
Aşkı gönüle nakş etmediysen diline düşse neye yarar?
Hele yâr’e varmadıysa ne çıkar!
Ben ahiret farz ediyorum yüreğini ravza bakışlı yâr,
Ne olur sende dünyalık sevme,
Ben yine gönül ateşimde demlemişim seni, nasılda tütüyorsun bir bilsen,
Sükûttan başka bir şey gelmiyor artık turâbına düştüğüm yâr,
Besmele çekip niyet ettim sana ey benim şehadetim,
Bozmam sen gelene kadar niyetimi,
Senin yüreğini bahşedene şükrettim,
Teşrif edene dua,
Ben aşkı allah’ta gördüm yansımasını sende,
Çünkü sen benim en güzel ziynetim, en güzel nasibimsin.
Bazen namazda geliyorsun aklıma, gelme nolur, girme rabbimle arama,
Ben gelirim dualarımda bulurum seni, aminlerimle dönerim sana,
Sen kaç şiir uzaklıkta olursan ol, yine satır satır gelirim sana.
Ne zaman yağmur yağsa bu şehre, bir bardak çayın ve senin hasretin düşer İçime.
Bir turâb kokusu yayılır ortalığa, bir onun birde senin kokuna hayır diyemem.
Artık anladım ki hasretinden lâl oluyor dilim, tütüyor gönlüm,
Nasibinle gel bana ey yâr, ayet ayet yaklaş bana, ahiretim ol, alın yazım ol, cennetim ol,
Sen sadece benim ol avuçlarıma ki duam. Ve bir ayetle sesleniyorum sana,
“Ve ellefe beyne gulubihim”
Kalpleri birbirine isındıran Allah’tır.

Ergün Küçüktopcu

Yalnız Kalan Suskunluğum-Ergün Küçüktopçu

Yalnız Kalan Suskunluğum - Ergün Küçüktopçu

Yalnız Kalan Suskunluğum

Bir sükût etsem…!
Sükûtum içime aksa durmadan bir şelale gibi.
Günlerce içime aksa sükûtumun göz yaşları, tıpkı Bilal’in göz yaşlarının toprağa akması gibi.
Sensizliğim bir çığlık olsa içimden bağıra bağıra suskunluğum yansa bir saman alevi gibi.
Sönse artık güneşim yıldızlar dökülse tek tek yüreğime, ve her yer karanlık olsa, sessizliğim karanlıkta kalsa.
Suskunluğumu elime alsam avuçlarımla rabbime sunsam.
Sussam

Devamını Oku…

Sen Geçen Cümleleri Ezber mi Etmeliyim?

Sen geçen cümleleri ezber mi etmeliyim?

Sen Geçen Cümleleri Ezber mi Etmeliyim?

Ey Yâr!
Sözün mânâya değdiği noktadayım!
Nazarın kalpleri yaktığı demde.
Dilin hâle sükût ettiği,
Kalbin sonsuza meylettiği yerdeyim.
Elemin merkezindeyim ey Yâr, melâlin gölgesinde,
Bekleyişler arefesindeyim.
Söyle ey Yâr!
Hüznümü Sana nasıl arz etmeliyim?
İçinde Sen geçen cümleleri ezber mi etmeliyim?
Derdi heybeme yükleyip yitik diyarlara mı gitmeliyim?
Hasretini sabırla bertaraf mı etmeli;
Yoksa bu hasrete şükrü mü öğretmeliyim?
Söyle ey Yâr! Seni nasıl yâd etmeliyim?
Lâl değmeli dilime belki,
Yüreğime Seni söyletmeliyim.
Tahammülün bittiği noktadayım ey Yâr!
Izdırabın bamtelini yokladığı demde.
Çarenin çaresizliğe bîat ettiği
Gam fırtınasının en sert estiği yerdeyim.
Kederdeyim ey Yâr!

Devamını Oku…

Burcu Burcu Kokan Güllerimiz Vardı Bizim

Burcu Burcu Kokan Güllerimiz Vardı Bizim

Burcu burcu kokan güllerimiz vardı bizim
Kokusu ta seherde başlar.
Ezanlarımız vardı
En derin uykulardan uyandıran.
Günlerimiz vardı bizim
Güneşin imrendiği
Pırıl pırıl parlayıp, sımsıcak sardığı.
Hele bir yuvalarımız vardı ki…
Duvarlarından nur saçılan.
Her gece meleklerin, içinde
Bayram ettiği yuvalarımız vardı.

Devamını Oku…

1 2