Aşık Edebiyatı

Aşık Edebiyatı

Aşık, Türk Halk Edebiyatında XVI. yy’ın başından itibaren görülen şair tipidir. Aşığın şairlik gücünü rüyasında pirin sunduğu “Aşk Badesini” içmekle ve “Sevgilisinin Hayalini” görmekle kazandığına inanılır.

Rüya da genellikle aşık adayının karşısına bir sevgili veya saz çıkmaktadır. Rüyaların süsü ak sakallı bir derviş ve bazen bir bazen üç dolu bardaktır. Bardağın rüyada tas halinde görülmesine de sık sık rastlanır. Ozanlara rüyada sunulan tasların içindeki mayilere aşk dolusu denir. Fars Edebiyatı’nın etkisiyle bade adını da almaktadır. Bunlar; erlik, pirlik ve aşk badesi diye adlandırılırlar.

Aşıklarımız genellikle bir usta aşığın yanında yetişirler. Ondan hem usta deyişlerini hem de sanatın icrasına ilişkin yol ve yöntemleri öğrenirler. Aşık meclislerinde, kahvelerde bu ustaların sanatlarını icra ediş biçimlerini yeterince kavradıktan sonra, ustalaşan ozanlarda kendilerine çırak alırlar ve gelenek bu şekilde devam eder.

Tasavvuf Edebiyatı Hakkında Bilgiler

Tasavvuf Edebiyatı

Tasavvuf “sufi olma, sufiye yolunu izleme” demektir. Tasavvuf ehline mutasavvıf ya da sufi denir. Tasavvuf edebiyatı ise tasavvufla uğraşan kişilerin ortaya koyduğu ürünleri kapsayan edebiyat türüdür. Halk edebiyatının “Tasavvufi Halk Edebiyatı” türü 12’nci yüzyılda Ahmed Yesevi ile başladı.[1] Konusu Allah’a ulaşmanın yolları, ahlak ve nefsin terbiyesidir. Anadolu’nun bu alandaki ilk ve en ünlü şairi Yunus Emre’dir.

Genel Özellikler

[2] Anadolu’da 19’uncu yüzyıla değin çeşitli tarikatlarla gelişen bu edebiyat geleneğinin sürmesinde en önemli rolü Alevi-Bektaşi ve Melami-Hamzavi şairler oynadı.

Tolstoy’dan Güzel Sözler

Tolstoy'dan Güzel Sözler

Tolstoy’dan Güzel Sözler

  • İnsanın gerçek gücü sıçrayışta değil, sarsılmaz duruşundadır.
  • Bu dünya için sıradan bir yalan olabilirsin. ama belki de birisi için, onu hayata bağlayan tek gerçeksin !
  • Bil ki; Yaşadıklarınla değil, yaşattıklarınla anılırsın. Ve unutma; Ne yaşattıysan elbet bir gün onu yaşarsın.
  • Bir insanı bulunduğu mevkiyle değil, göz koyduğu mevkiyle ölçmek gerekir.
  • İnsanlara en adil şekilde dağıtılan nimet akıldır. Çünkü kimse aklından şikayetçi değildir.
  • Tüm mutsuzluklar yokluktan değil, çokluktan gelir.
  • Giden dönmeyecekse; kalanların değerini bileceksin. Ölenle ölünmüyorsa eğer; kalanlarla yaşamaya devam edeceksin.
  • Hepimiz kaybettiğimiz yada ulaşamadığımız her şey için zamanı suçlarız. Oysa unutma ki; Zaman konuşacak olsa, hepimiz utanırız.
  • İşçinin hakkını alnının teri kurumadan veriniz.
  • Kırgınlık hep uzun, mutluluk kısa sürer. Çünkü kırgınlık kendini giderir, ama mutluluğu tatman için yanında biri olması gerekir.
  • Herkes insanlığın kötüye gittiğini kabul eder de; kimse kendisinin kötüye gittiğini kabul etmez.

Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı Şairler ve Yazarları

“Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı Şair ve Yazarları” harf sırasına göre sıralama yapılarak hazırlandı. Ayrıca “sitemizde tanıtımları yapılmış olanlar” için link olarak bağlantıları verilmiştir.

Konu içerisinde bağlantı linkleri tarafımdan aralıklarla güncelleştirilmektedir. Lütfen bir yanlışımız olursa haber veriniz.

13. 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı – 13.14.Yüzyıl Nazım

Şitaiye Nedir? Şitaiye Hakkında Bilgi

Şitaiye Hakkında Bilgi

Şitaiye Arapça kökenli olup şitāʾiyye kelimesinden dilimize girmiştir. Divan edebiyatında kış mevsimini anlatan şiir veya kasidenin giriş bölümüne “Şitaiye” denir.

Kıştan ve kış soğuğunun sosyal yaşantıyı etkilemesi şitaiye kaside ve şiirlerde anlatılır.Bu nedenle o zamanki yaşam şeklini anlatan bu şiirler bir belge niteliğindedir.

Kışın olumlu ve olumsuz yönleri,insanların yaşayış şekilleri,kışlık yiyecek,içecek ve giyecek gibi olaylar şiirlerde

Divan Şairi Ahmedi Hakkında Bilgiler

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Ahmedî, Divan Şiirinin kurucusu olarak kabul edilmiş bir şairdir. doğum yeri ve yılı hakkında kesin bir bilgi olmasa da muhtemelen 735 (1334-35) yılında doğduğu tahmin edilmektedir. Asıl adı İbrahim, lakabı Taceddin, babasının adı Hızır’dır. Asıl adı Tacüddin olup, şiirlerinde Ahmedi mahlasını kullanmış ve bununla tanınmıştır.

İlk tahsiline Anadolu’da başlamış, daha sonra Mısır’a gitmiş, büyük alim Ekmelüddin Baberti’den ilim öğrenmiştir. Molla Fenari gibi meşhur alimlerle arkadaşlık yapmış, sonra Anadolu’ya dönerek Kütahya’ya yerleşmiştir.

Arif Nihat Asyayı Rahmetle Anıyoruz

Arif Nihat Asyayı Rahmetle Anıyoruz

Türk Edebiyat Tarihi’ne “Bayrak Şairi” olarak adını yazdıran Arif Nihat Asya, 1904 yılında Çatalca’nın İnceğiz Köyü’nde dünyaya gelmiştir. İlköğrenimine köyünde başlamış, daha sonra İstanbul’a gelir. Önce Haseki Mahalle Mektebi’ne daha sonra Gülşen’i Maarif Rüştiyesi’ne devam eder..

Yatılı olarak girdiği Bolu Sultanisi kapatılınca, Kastamonu Sultanisi’ne aktarılır. Millî Mücadele Dönemi’nde

Abdülhak Hâmid Tarhan Kimdir?

Abdülhak Hâmid Tarhan Kimdir?

ABDÜLHAK HÂMİD TARHAN (1852-1937) Tanzimat’tan sonraki yenileşme devri Türk edebiyatının tanınmış şair ve tiyatro yazarı. 2 Ocak 1852’de dedesi Hekimbaşı Abdülhak Molla’nın Bebek’teki yalısında doğdu. Babası bir süre Encümen-i Dâniş’in ikinci reisliğini yapan tarihçi Hayrullah Efendi, annesi ise Kafkasya’dan kaçırılıp İstanbul’a getirilen Müntehâ Nasib Hanım’dır. İlk tahsiline Bebek’teki mahalle mektebinde başladı. Evliya Hoca ile, ona şiir zevkini

Türk ve Dünya Edebiyatında İlkler

055

* Edebiyatımızda noktalama işaretini, ilk kez Şinasi ‘Şair Evlenmesi’nde kullanmıştır.
* Edebiyatımızda ilk çeviri roman, Kamil Paşa’nın yaptığı Telemak’tır.
* Edebiyatımızda ilk roman,Taaşşuk-u Talat-ı Fitnat’tır.
* Edebiyatımızda ilk köy romanı, Nabizade Nazım’ın “Karabibik” adlı eseridir.
* Edebiyatımızdaki ilk realist romancı Recaizade Mahmut Ekrem’dir.
* Edebiyatımızdaki ilk realist roman Araba Sevdası’dır yazarı Recaizade Mahmut Ekrem’dir.
* Edebiyatımızda ilk edebi roman,Namık Kemal’in “İntibah” adlı eseridir.
* Edebiyatımızda ilk psikolojik roman,Eylül’dür(Mehmet Rauf)
* Edebiyatımızda ilk tarihi roman,Namık Kemal’in “Cezmi” adlı eseridir.
* Edebiyatımızda ilk kadın romancı Fatma Aliye’dir.

Fuzuli Hakkında Bilgi?

Divan edebiyatının en büyük şairidir (1480-1556). Fuzuli’nin asıl adı Mehmet’tir. Irak’ta Kerbelâ’da doğdu, öğrenimini Bağdat’ta gördü. Gençliği, Safevi Türk İmparatorluğu’nun parlak dönemine rastlar. Bağdat’a yerleşti ve ömrü boyunca Irak’tan hiç ayrılmadı.. Kanuni Süleyman 1534′te Bağdat’ı fethettiği zaman padişaha kaside yazıp sunduğu gibi, veziriazam Damat İbrahim Paşa, vezir Rüstem Paşa, nişancı Celâlzade Mustafa Çelebi gibi devlet ileri gelenlerine de kasideler yazdı. Kanuni, şaire günde 9 akçe aylık bağladı. Fuzuli’nin bu aylığı alamaması