Etiket: Bizans

Yerebatan (Bazilika) Sarnıcı -Yerebatan Sarayı (11 Fotograf)

İstanbul’un görkemli tarihsel yapılarından birisi de Ayasofya’nın güneybatısında bulunan Bazilika Sarnıcı’dır. Bizans İmparatoru I. Justinianus (527-565) tarafından yaptırılan bu büyük yeraltı sarnıcı, suyun içinden yükselen ve sayısız gibi görülen mermer sütunlar sebebiyle halk arasında “Yerebatan Sarayı” olarak isimlendirilmiştir.

Sarnıcın bulunduğu yerde daha önce bir Bazilika bulunduğundan, Bazilika Sarnıcı olarak da anılır.
Yerebatan Sarnıcı’nın değişik açılardan çekilmiş resimlerine bakmanızı tasiye ederim.Çok harika bir eser…

Yerebatan (Bazilika) Sarnıcı -Yerebatan Sarayı (11 Fotograf) Daha Fazlasını Oku

Anadolu’nun Türkleşmesi

Anadolu'nun Türkleşmesi

Bizans İmparatoru II. Basil 1025’te öldüğünde doğuda Büyük Ermenistan ve Gürcistan’dan batıda Hırvatistan’a kadar uzanan bir imparatorluk bıraktı. Bizans Kralı Basil’in imparatorluğunu genişlettiği dönemlerde bazı Türk aşiretleri Batı’ya doğru göç etmekteydi. Bunlar Selçuklu Hanedanlığını Kurup ve Bağdat Halifesi ile politik ilişkiler kurup, Arap İslam dünyasına da yön verenler olmuşlardır. 1048`de Erzurum yakınlarındaki Pasinler Ovası`nda Daha Fazlasını Oku

Malazgirt Savaşı ve Selçuklu Sultanı Alparslan

Malazgirt Savaşı ve Selçuklu Sultanı Alparslan

Bizanslıların elinde bulunan ve zabt edilemez denilen Ani Kalesini alan Sultan Alparslan daha sonra Gürcistan,Ermenistan ve Kars’ı ele geçirdi.Bu sırada Karahanlı ve Hazneliler ile dostluğunu ilerletti.Fakat Alparslan’ın gözü Bizans İmparatorluğundaydı.Sebebi ise bizanslılar’ın Müslüman topraklarına büyük rahatsızlıklar vermesiydi.

Anadolu’ya akınlarak düzenleyerek  maddi ve manevi kuvvetlerini azaltarak fetih için ortam hazırladı.Ordusuyla  1071 Nisan ayında halep’i teslim aldı.Bunu fırsat bilen Bizans İmparatorluğu iki yüz bin kişilik ordusu ile Doğu Anadolu’ya doğru yola çıktı.Bizans İmparatorluğu’nun amacı Sultan Alparslan’ın halep’te olduğu sırada kuzeyden çevirme yaparak  Türk Ordusu’nu gafil avlamaktır.

Bizans Ordusunun Doğu Anadoluya doğru ilerlediğini duyan Alparslan,Urfa,Diyarbakır,Bitlis’ten geçerek Ahlata gelir.Bu kadar hızlı bir şekilde Türk Ordusu’nun gelmesine kızan Bizans İmparatoru Diyojen (Romanos Diogones) Malazgirt Kalesi’ni işgal ederek kale içerisindekileri kılıçtan geçirir.

Sultan Alparslan 24 Ağustos 1071 tarihinde Malazgirt’in doğusunda bulunan Rahva Ovası’nda ordusunu hazırladı.Bu sırada Türk Ordusu’nda bulunan asker sayısı kırk bin civarındadır.İki yüz bin Kişilik Bizans ordusu Daha Fazlasını Oku

Bizans’ın Müslüman Olan Komutanı

Bizans'ın Müslüman Olan Komutanı

Hz. Peygamber s.a.v’in vefatından sonra, İslam Devleti’nin idâresini Hz.Ebû Bekir r.a. yüklendi.

Hz. Peygamber s.a.v’in vefatıyla beraber, İslam’ın gerçeklerini anlayamamış olan birtakım Müslümanlar, irtidât ettiler; yâni İslam esaslarına inanmadıklarını ilân ettiler. İşlâm’da mürtedin, yâni dinden çıkanın cezası ölüm

Daha Fazlasını Oku

Varna Muhârebesi

Varna Muhârebesi

VARNA  MUHÂREBESİ

10 Kasım 1444’de Varna’da yapılan Osmanlı-Haçlı muhârebesi. Sultan İkinci Murâd Han’ın Rumeli fütûhatları sonunda Macaristan ve Lehistan ile 12 Temmuz 1444 târihinde imzalanan Segedin andlaşması on yıllık bir sulh devresi getiriyordu. Sultan Murâd Han, sulh devresinden istifâdeyle, velîahd Mehmed’in idaresini görmek için, yorulduğunu ileri sürerek saltanattan çekildi. Oğlu sultan İkinci Mehmed Han on üç yaşında Osmanlı tahtına geçti. Osmanlı tahtına tecrübesiz zannettikleri birinin çıktığını öğrenen haçlılar, hazırlığa giriştiler: Fırsatı

Daha Fazlasını Oku

Büyük Selçuklu Devleti

Büyük Selçuklu Devletinin Kuruluşu

Selçuklular, Türk-İslam devletlerinin en büyüklerindendir. Oğuzların Üçoklar kolunun, Kınık boyuna mensupturlar. Onuncu yüzyılın sonu ile onbirinci yüzyılın başlarında İslam’ı kabul ettiler. Selçuklular; Çin’den, Batı Anadolu dahil bütün Ortadoğu ülkeleri, Akdeniz sahilleri, Kuzeybatı Afrika, Hicaz ve Yemen’den Rusya içlerine kadar yayılan hakimiyetin, muazzam bir kültür ve medeniyetin temsilcisidir.
Devlete adını veren Selçuk Bey, Aral Gölü ile Hazar Denizi arasına hakim olan Oğuz Yabgu Devleti’nin kumandanlarından Dukak Subaşı’nın oğludur. Dukak ölünce, 17-18 yaşlarındaki Selçuk Bey, subaşı oldu. Genç yaşına rağmen yüksek mevkilere ulaşan Selçuk Bey’in devamlı artan bir itibara sahip olması, Yabgu ve eşini telaşlandırdı. Onu başlarından atmak için çare aramaya başladılar. Öldürülmekten çekinen Selçuk Bey, kabilesiyle birlikte oradan ayrıldı. Güney yoluyla, muhtemelen 985 yılı sıralarında, Seyhun nehri kenarında bulunan Cend şehrine geldiler. Bölge ve şehir, İslam ülkelerine geçişte hudut durumundaydı. Daha Fazlasını Oku

Alparslan Malazgirt’te Ordusuna Hitabı

ALPARSLAN.

Cuma namazından sonra Sultan Alparslan, ordusuna şöyle hitap etti:

-Kumandanlarım, askerlerim! Biz ne kadar az olursak olalım, onlar ne kadar çok olursa olsunlar, daha fazla bekleyemeyiz. Bütün Müslümanların minberlerde bizim için dua ettiği şu saatlerde kendimi düşman üzerine atmak istiyorum. Ya muzaffer olur gayeme ulaşırım, ya şehit olur cennete girerim.

Büyük bir inançla söylenen bu heyecanlı sözlere askerler hep bir ağızdan:
-Ey Yüce Sultan! Her zaman senin emrinde ve seninle olacağız, nereye gidersen oraya gideceğiz, diye haykırdılar.

Daha Fazlasını Oku

Roma Bizans Savaşı ve İstanbul Yangınları

Bizans İmparatorluğu döneminde (330-1453), İstanbul pek çok yangın felaketi yaşamış ve alevler içinde kalan şehir, sadece sıradan ahşap evlerini değil, mermerden inşa edilmiş anıtsal binalarını da kaybetmiştir.

Bu yangınlardan ikisi, Dördüncü Haçlı Seferi sırasında İstanbul’u zapt etmek için kuşatan Haçlılar tarafından, 1203 yılında çıkarılmış olanlardır.

Bu olayların tanığı olan Bizanslı tarihçi Niketas Khoniates, İstanbul’u mahveden 1203 yılındaki bu iki yangını eserinde çok açık ve duygusal bir şekilde dile getirmiştir. İlk yangın, Dördüncü Haçlı Seferi ordularının gemilerle İstanbul önüne gelmelerinden (5 Temmuz) iki hafta sonra, 17 Temmuz 1203 günü, Haliç’in ağzını kapatan zinciri Daha Fazlasını Oku