
18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. Yıldönümü
18 Mart 1915’te kazanılan Çanakkale Zaferi, bütün imkânsızlıklara rağmen elde edilmiş, tarihimizin en büyük destanlarından biri olarak milletimizin hafızasına kazınmıştır. Çanakkale, yalnızca bir savaş değil; inancın, fedakârlığın ve vatan sevgisinin destanıdır. Müslüman Türk Milleti, burada bütün dünyaya karşı bağımsızlık iradesini bir kez daha göstermiştir.
Bugün, Çanakkale Zaferi’nin 111. yıldönümünde, vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.
Bir asrı aşkın zaman önce, göğsündeki imanla güçlü görünen düşmana unutamayacağı bir ders veren Mehmetçiklerimiz, Allah’ın kendilerine bahşettiği şehitlik mertebesine büyük bir teslimiyetle yürümüş, bir gül bahçesine girer gibi kara toprağa kavuşmuşlardır.
Çanakkale’de Güç Dengesi
Çanakkale Savaşı başlamadan önce dünya dengesi son derece ağırdı. İngiltere’nin yüzlerce savaş gemisi ve yüzbinlerce askeri vardı. Fransa milyonlarca askeriyle güçlü bir donanmaya sahipti. Rusya da milyonlarca askeriyle müttefiklerin yanında yer alıyordu.
Osmanlı Devleti ise aynı anda birçok cephede savaşmak zorunda kalmıştı. Donanması sınırlıydı, imkânları kısıtlıydı. Buna rağmen Çanakkale’de verilen mücadele, dünya tarihinin en büyük savunma savaşlarından biri olarak kabul edilmiştir.
İtilaf Devletlerinin Planı
İtilaf Devletlerinin amacı açıktı:
Çanakkale Boğazı’nı geçmek, İstanbul’u ele geçirmek ve Osmanlı Devleti’ni savaş dışı bırakmak. Böylece Rusya ile doğrudan bağlantı kurulacak ve savaşın dengesi değişecekti.
Bu plan doğrultusunda İngiltere ve Fransa, dünyanın en güçlü donanmalarından birini Çanakkale’ye gönderdiler. Boğazın girişindeki tabyalar yoğun bombardıman altına alındı. Haftalarca süren bombardımanla Türk savunmasını kırabileceklerini düşündüler.
Fakat hesap etmedikleri bir şey vardı: Türk askerinin sarsılmaz imanı ve vatan sevgisi.
Nusret Mayın Gemisi ve Tarihi Dönüm Noktası
Çanakkale Zaferi’nin kaderini değiştiren en önemli olaylardan biri Nusret Mayın Gemisi’nin 8 Mart 1915 gecesi gerçekleştirdiği mayınlama harekâtıdır.
Nusret, Erenköy açıklarına gizlice mayınlar döşemişti. Bu mayınlar, 18 Mart 1915’te boğaza giren müttefik donanması için büyük bir felaket olacaktı.
18 Mart günü müttefik donanması, Çanakkale Boğazı’nı geçmek için büyük bir saldırı başlattı. Saatler süren bombardımanda Türk tabyaları hedef alındı. Ancak Nusret’in döşediği mayınlar devreye girince durum değişti.
Kısa süre içinde üç büyük savaş gemisi batırıldı:
Bouvet, Irresistible ve Ocean.
Diğer bazı gemiler de ağır hasar aldı ve geri çekilmek zorunda kaldı. Böylece dünyanın en güçlü donanmalarından biri Çanakkale’de durdurulmuş oldu.
Bu büyük başarının ardından dünya tarihine geçen gerçek ortaya çıktı:
“Çanakkale geçilmez.”
Kara Savaşları ve Mustafa Kemal
Denizden başarı elde edemeyen düşman kuvvetleri, bu kez kara harekâtına yöneldi. 25 Nisan 1915’te Gelibolu Yarımadası’na çıkarma yapıldı.
Arıburnu, Seddülbahir ve Anafartalar bölgelerinde çok şiddetli savaşlar yaşandı. Bu savaşların kaderini değiştiren isim ise Mustafa Kemal oldu.
Anafartalar’da askerlerine söylediği şu sözler, tarihe geçti:
“Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum.”
Bu sözler, Türk askerinin fedakârlığını ve kararlılığını en güçlü şekilde anlatıyordu.
Aylar süren çetin mücadelelerden sonra düşman kuvvetleri ilerleyemedi ve büyük kayıplar verdi. Sonunda İtilaf Devletleri Çanakkale’den çekilmek zorunda kaldılar.
İnsanlık Tarihinin En Kanlı Cephelerinden Biri
Çanakkale Cephesi, Birinci Dünya Savaşı’nın en kanlı cephelerinden biridir. Savaş boyunca yüzbinlerce insan hayatını kaybetti.
Türk ordusu yüz binlerce şehit verdi. Anadolu’nun hemen her köyünden gençler Çanakkale’ye koştu. Birçok lise mezun veremedi; çünkü öğrencileri cephede şehit düştü.
Mehmet Âkif Ersoy, Çanakkale’de yaşananları şu dizelerle anlatır:
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
O ne müthiş tipidir, savrulur enkaz-ı beşer.
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak
Boşanır sırtlara, vadilere sağanak sağanak.
Çanakkale’nin Anlamı
Çanakkale Zaferi yalnızca bir askeri başarı değildir. O, milletimizin imanının, cesaretinin ve bağımsızlık tutkusunun sembolüdür.
Türk milleti için vatan sevgisi her zaman en yüce değerlerden biri olmuştur. Çanakkale’de bu sevgi, can pahasına savunulmuş ve düşmana geçit verilmemiştir.
Bugün üzerinde yaşadığımız bu topraklar, şehitlerimizin emanetidir.
Sonuç
Çanakkale Zaferi, tarihimizin altın sayfalarından biridir. Bu zafer, Türk milletinin bağımsızlık uğruna neler yapabileceğinin en büyük göstergelerinden biridir.
18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıldönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı, aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
Kerim Yarınıneli / KerimUsta.com
Kaynaklar
- Prof. Dr. Remzi Kılıç – Çanakkale Cephesi üzerine araştırmalar
- Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi Çanakkale Cephesi, C. V, 2. Kitap, Genelkurmay Basımevi, Ankara, 1978.
- Türk Silahlı Kuvvetleri Tarihi Osmanlı Devri, Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi Çanakkale Cephesi Harekatı, C. V, 3. Kitap, Genelkurmay Basımevi, Ankara, 1980.
Konunun Video Anlatımı
Bu konu YouTube kanalımda da hazırlanmıştır. Yazılı içeriğe ek olarak, video formatında da inceleyebilirsiniz.
👉 Video Linki: Bu videoyu YouTube’da izle
📺 YouTube Kanalım: KerimUsta®