
Kanuni Sultan Süleyman’ın “Muhibbi” adıyla yazdığı şiirlerden 2 örnek günümüz Türkçesi ile verilmiştir.
Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihânda bir nefes sihhat gibi (Halk içinde devlet kadar değerli bir şey yoktur. Devlet olmak, dünyada bir nefes sağlık gibidir.)
Ko bu ays u isreti çünkim fenâdur âkibet / Yâr-i baaki ister isen olmaya tâat gibi (Bu boş hayalleri bırak çünkü sonu kötü olacaktır. Ebedi bir dost istiyorsan itaatkar ol.)
Olsa kumlar sagisinca ömrüne hadd ü aded / Gelmeye bu sise-i çarh içre bir sâat gibi (Kumlar sayılsa bile ömrünün bir sınırı vardır. Bu zaman çarkında bir saat bile durmaz.)
Saltanat didükleri ancak cihân gavgaasidur / Olmaya baht u saâdet âlem-i vahdet gibi (Saltanat dedikleri şey aslında dünya savaşlarıdır. Mutluluk ve talih, yalnızlık alemi gibidir.)
Ger huzûr itmek dilesen ey Muhibbî fârig ol / Var midur vahdet makaami gûse-i uzlet gibi (Eğer huzur istiyorsan ey Muhibbi, her şeyden vazgeç. Yalnızlık köşesi gibi bir birlik makamı var mıdır?)
Pâdişâh-ı ‘aşkam u dil defter u dîvân bana / Derd u mihnet sözlerin yazdum yeter ‘unvân bana (Aşkın padişahıyım, kalbim defter ve divan bana. Keder ve sıkıntı sözlerini yazdım, bana bu başlık yeter.)
İnlerem tanbûr-veş bagrum delindi ney gibi / Bezm-i gamda mesken oldı kûşe-i hicran bana (Tanbur gibi inlerim, bağrım ney gibi delinmiştir. Keder meclisinde, ayrılık köşesi bana yurt oldu.)
Buseye bir cân nedür bin cân virürdüm cân ile / Yarım ağız buse ikrar eylese yârum bana (Öpüşe bir can mı verilir, bin can verirdim canımla. Yarım ağız öpüşme sözü verse sevgilim bana)
Öldürür gerçi ki gamzen ‘âşıka virmez amân / Leblerün Îsî-nefes her lahza virür cân bana (Aslında okları âşığa acımaz, öldürür. Dudakların İsa nefesli, her an can verir bana)
Yanayum pervâne veş şem’-i cemâli nûrına / Şem’-i hüsne çün Muhibbi didi dilber yan bana (Güzeller sultanının nurlu şamına güve gibi yanarım. Güzellik şamı Muhibbi dediği için sevgili bana yandı)
Kanuni Sultan Süleyman’ın Hürreme Yazdığı Şiir
Celis-i halvetim, varım, habibim mah-ı tabanım
Enisim, mahremim, varım, güzeller şahı sultanım
Hayatım hasılım,ömrüm, şarab-ı kevserim, adnim
Baharım, behçetim, rüzum, nigarım verd-i handanım
Neşatım, işretim, bezmim, çerağım, neyyirim, şemim
Turuncu u nar u narencim, benim şem-i şebistanım
Nebatım, sükkerim, genc,m, cihan içinde bi-rencim
Azizim, Yusufum varım, gönül Mısrındaki hanım
Stanbulum, Karamanım, diyar-ı milket-i Rumum
Bedahşanım ve Kıpçağım ve Bağdadım, Horasanım
Saçı marım, kaşı yayım, gözü pür fitne, bimarım
Ölürsem boynuna kanım, meded he na-müsülmanım
Kapında çünki meddahım, seni medh ederim daim
Yürek pür gam, gözüm pür nem, Muhibbiyim hoş halim!
TERCÜMESİ
Benim birlikte olduğum, sevgilim, parıldayan ayım,
Can dostum, en yakınım, güzellerin şahı sultanım.
Hayatımın, yaşamımın sebebi Cennetim, Kevser şarabım
Baharım, sevincim, günlerimin anlamı, gönlüme nakşolmuş resim gibi sevgilim, benim gülen gülüm,
Sevinç kaynağım, içkimdeki lezzet, eğlenceli meclisim, nurlu parlak ışığım, meş’alem.
Turuncum, narım, narencim, benim gecelerimin, visal odamın aydınlığı,
Nebatım, şekerim, hazinem, cihanda hiç örselenmemiş, el değmemiş sevgilim.
Gönlümdeki Mısır’ın Sultanı, Hazret-i Yusuf’um, varlığımın anlamı,
İstanbul’um, Karaman’ım, Bütün Anadolu ve Rum ülkesindeki diyara bedel sevgilim.
Değerli lal madeninin çıktığı yer olan Bedahşan’ım ve Kıpçağım, Bağdad’ım, Horasan’ım.
Güzel saçlım, yay kaşlım, gözleri ışıl ışıl fitneler koparan sevgilim, hastayım!
Eğer ölürsem benim vebalim senin boynunadır, çünkü bana eza ederek kanıma sen girdin, bana imdad et, ey Müslüman olmayan güzel sevgilim.
Kapında, devamlı olarak seni medhederim, seni överim, sanki hep seni öğmek için görevlendirilmiş gibiyim.
Yüreğim gam ile, gözlerim yaşlarla dolu, ben Muhibbi’yim, sevgi adamıyım, bana bir şeyler oldu, sarhoş gibiyim. Bir hoş hale geldim.
su keder, göz dolusu yaşla Muhibb’iyim, halim güzel)
Kerim Yarınıneli/KerimUsta.com