Hamse Sahibi Şairler: Beş Mesneviyle Ölümsüzleşenler
Eski edebiyatımızda bir şairin beş ayrı mesnevi yazması, ona “hamse sahibi” unvanını kazandırırdı. Bu, şairin ne kadar yetenekli ve sabırlı olduğunu gösteren önemli bir başarıydı. Çünkü mesnevi yazmak, hem zaman alır hem de farklı konularda kalem oynatmayı gerektirirdi.
Hamse Nedir?
“Hamse” kelimesi Arapçada “beş” demektir. Edebiyatta ise bir şairin beş mesnevisini bir araya getiren eserler topluluğuna “Hamse” denir.
Bir şairin hamse sahibi olması, onun edebiyat çevrelerinde ayrı bir saygı görmesini sağlardı. Çünkü beş farklı mesnevi yazmak, şairin hem aşkı, hem tasavvufu, hem kahramanlığı, hem de öğüt vermeyi aynı ustalıkla işleyebildiğini gösterirdi.
Bu Gelenek Nasıl Başladı?
Hamse geleneğini başlatan şair, 12. yüzyılda yaşamış Genceli Nizâmî’dir. Azerbaycan asıllı bu büyük şair, yazdığı beş mesneviyle öyle sağlam bir gelenek kurdu ki, ondan sonra gelen yüzlerce şair onu taklit etti, aynı konularda eserler yazdı. Nizâmî’nin açtığı bu yol, yüzyıllarca Doğu edebiyatının en gözde yazım alanlarından biri oldu.
Türk Edebiyatında İlk Hamse Sahibi
Türk edebiyatında ilk hamseyi yazan şair, 15. yüzyılda yaşamış Ali Şîr Nevâî’dir. Nevâî, Çağatay Türkçesiyle yazdığı bu beş mesneviyle hem Türkçenin ne kadar güçlü bir edebiyat dili olduğunu gösterdi hem de Türk şairlerine örnek oldu.
Anadolu’da İlk Hamse Sahibi
Anadolu’da (Osmanlı topraklarında) ilk hamseyi yazan şair ise 15. yüzyılın sonlarında yaşamış Hamdullah Hamdî’dir. Hamdî, gelenekteki klasik konulara sadık kalmakla birlikte, Mevlid gibi bambaşka bir eseri de hamsesine ekleyerek bu geleneğe yenilik getirdi.
Hamse Sahibi Şairler
İşte bu köklü geleneğe dahil olan şairler:
- 12. yüzyıl İran edebiyatı şairi Genceli Nizâmî – Hamse geleneğinin kurucusudur.
- 13-14. yüzyıl Hindistan şairi Emir Hüsrev Dehlevî – Nizâmî’nin hamsesine nazireler yazarak geleneği Hindistan’a taşıdı.
- 15. yüzyıl İran şairi Abdurrahman Câmî – Yedi mesnevi yazdığı için eserlerine Heft Evreng (Yedi Taht) adı verilir. Fars edebiyatının son büyük hamse sahibidir.
- 15. yüzyıl Çağatay şairi Ali Şîr Nevâî – Türk edebiyatının ilk hamse sahibidir.
- 15-16. yüzyıl Osmanlı şairi Hamdullah Hamdî – Anadolu’da ilk hamseyi yazan şairdir.
- 16. yüzyıl Osmanlı şairi Taşlıcalı Yahyâ – Sade Türkçesi ve akıcı üslubuyla tanınır.
- 16. yüzyıl Osmanlı şairi Lâmiî Çelebi – En çok mesnevi yazan şairlerdendir; on üç mesnevi kaleme almıştır.
- 16. yüzyıl Osmanlı şairi Kalkandelenli Muîdî – Sadeliği ve samimiyetiyle dikkat çeken bir hamse sahibidir.
- 16. yüzyıl Osmanlı şairi Fuzûlî – Türkçe dört, Farsça iki mesnevisiyle hamse sahibi sayılır.
- 17. yüzyıl Osmanlı şairi Nev‘îzâde Atâyî – Döneminin en ünlü hamse sahibidir.
- 17. yüzyıl Osmanlı şairi Nergîsî – Türk edebiyatında beş mesnevisini düzyazı olarak yazan tek şairdir.
- 18. yüzyıl Osmanlı şairi Subhîzâde Feyzî – Klasik anlamda hamse sahibi son şairdir.
Neden Hamse Yazmak Bu Kadar Önemliydi?
- Zaman isterdi: Beş mesnevi yazmak yıllar alırdı.
- Konu çeşitliliği gösterirdi: Şairin hem aşkı, hem tasavvufu, hem kahramanlığı hem de öğüt vermeyi aynı başarıyla işleyebildiğini ortaya koyardı.
- Geleneğe bağlılık gösterirdi: Nizâmî’den başlayan bu büyük edebî mirasa sahip çıkıldığını gösterirdi.
- Himaye getirirdi: Hamse sahibi şairler, dönemin yöneticileri tarafından daha fazla desteklenirdi.
Bu Gelenek Nasıl Sona Erdi?
18. yüzyıldan itibaren divan edebiyatında yeni arayışlar başladı. Mesnevi yazma geleneği de yavaş yavaş zayıfladı. Subhîzâde Feyzî, klasik anlamda hamse sahibi son şair olarak kabul edilir. 19. yüzyılda edebiyatımız yenileşme dönemine girdi, mesnevi formu yerini yeni türlere bıraktı ve hamse geleneği de tarihe karıştı.
Kerim Yarınıneli / KerimUsta.com
Kaynaklar
- İpekten, Haluk vd. Nizâmî’den Fuzûlî’ye Hamse. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları, 1990.
- Köksal, M. Fatih. “Hamse”. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü (TEİS), 2013.
