Ben de Gönül Kalmadı Şiiri – İbrahim Şaşma

Ben de Gönül Kalmadı Şiiri - İbrahim Şaşma

Vuslata parmak izin, ne de bir rızan düştü,
Kaç bahar geldi geçti, nasibe hazan düştü,
Yağmur dedim ruhuma, ateş-i suzan düştü,
Sakın bana sev deme, ben de gönül kalmadı.

Bal bıçağı oldum da, geldim sana sarıldım
Ne naz ettim ne cilve, ne küstüm ne darıldım
Ocağında çalıydım, kırk parçayla kırıldım
Sakın bana sev deme, ben de gönül kalmadı.

Hz.Mevlana’nın Vuslatı

Hz.Mevlana'nın Vuslatı

TARİHTE BUGÜN: HZ. MEVLANA NIN 746. VUSLAT(ÖLÜM) YILDÖNÜMÜ (ŞEB-İ ARUS)Mevlevilikte, “Hamdım, Piştim, Yandım” diyerek üç kelimeyle hayatını özetleyen Mevlânâ Celaleddin-i Rumi’nin öldüğü geceyi anmak için Konya’da düzenlenen törenlerdir. Mevlânâ Celaleddin-i Rumi‘nin ölüm yıl dönümlerinde 7-17 Aralık tarihlerine denk gelen haftalarda yapılan ve “Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri” olarak isimlendirilmeye başlanılan törenler, halk arasında Şeb-i Arus Törenleri olarak da anılmaktadır.

Ey Aşk İçin Aldığım Abdestim

Ey Aşk İçin Aldığım Abdestim

Ey Aşk…! Abdest İçin Üç Sefer Yüreğime Çektiğim Bezmi Elestten Tanıdığım Yâr. Her Sözünü Mesh Ederim Başıma, Şükür Derim Hamdederim, Kelamlarımın, Şiirlerimin Aşk Aşk Diye En Güzelini Okurum.
Niyet Ettim Rabbimin Rızası İçin Seni Sevmeye. Haya Kapısından İçeri Girmeye, Edeple Aşk İle “İnnî Ühibbüke Fillâh” Allah İçin Seviyorum Ey Benim Nasibime Düşen Yâr.

Vuslat Aşk’ın En Acıyanıdır

Vuslat Aşk'ın En AcıyanıdırKalbim Ağır Geliyor Bedenime, Taşıyamıyorum…
Çok Defa Tövbe Ediyorum Onun Adını Yazan Kalemlere…
Olmuyor…!
İçim Öyle Dolu ki Onunla Dolup Taşıyor Kağıtlara…
Milyonlarca Kelime Harcıyorum Uğruna…
Bu Günlerde Takvimler Hangi Günü Düşüyor, Hangi Sevdaya Çizik Atıyor, Hangi Vuslata Gün Saydırıyor Bilmiyorum…
Yazının Kendisini Okuyan Gözlere Kavuşamadığı, Kelimelerin Bittiği, Kağıdın Kaleme, Kalemin Kağıda Küstüğü Yerdeyim…
Kaybedilmiş Günlerin Güncesini Tutmuyorum…
Yorgun ve Bezgin Yılların Rüzgarına Kapılmışım Sürüklenip Gidiyorum…

Büyük Düşünür Mevlana’yı 743.Yılında Anıyoruz

Büyük Düşünür Mevlana'yı 743.Yılında Anıyoruz

Gel ne olursan ol yine gel” ve “Umutsuzluk kapısı değil bu kapı, nasılsan öyle gel” sözleriyle akıllara kazınan büyük düşünür ve alim Mevlana’yı 743.Vuslat yıl dönümünde rahmetle anmaya ve anlamaya çalışıyoruz.

Mevlânâ’da Yanma ve Olma Davası: AŞK

Yanmak ve olmak gönüller sultanı Mevlânâ”nın ilâhi aşka pervaz için öngördüğü iki önemli haslettir. Yanmada aşkın kavurucu harareti ve olgunlaştırıcı iksiri vardır. Mevlânâ bu yüzden eğitimini tamamlayıp medresede müderris ve camide vâiz olduğu dönemden sonraki hâlini: “Hamdım, piştim ve yandım” ifâdeleriyle anlatır.
Mevlânâ”ya göre bilgi yükü olan kitaplar sadece taşınmak için değildir. Mutlaka gönül dünyasında insanın her

Şeb-i Aruz

Her gün bir yerden göçmek ne iyi bulanmadan donmadan akmak ne hoş. Her gün bir yere konmak ne güzel. Dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar laf varsa düne ait simdi yeni şeyler söylemek lazım.

Yaşamını “Hamdım, piştim, yandım” sözleri ile özetleyen Hz. Mevlâna, 30 Eylül 1207 yılında, Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan yöresinde, Belh şehrinde doğmuş, 17 Aralık 1273 günü Hakk’a kavuşmuştur.

739’üncü olum yıldönümü sebebiyle düzenlenen çeşitli etkinliklerle anılıyor. “Ölüm günüm, düğün günümdür” tabirini kullandığı, dostuna kavuştuğunu ve ebedi vuslata erdiğini belirtmek için düğün gecesi anlamına gelen “Şeb-i Arûz“, anma törenleri olarak adlandırılmaktadır. Onun düşüncesinde ve fikirlerinde ölüm hiçbir zaman

Allah’ım Bu Vuslatı Hicran Etme

Allah’ım Bu Vuslatı Hicran Etme

Allah’ım bu vuslatı hicran etme,
Aşkın sarhoşlarını nalan etme.

Sevgi bahçesini yemyeşil bırak,
Bu mestlere bahçelere kastetme.

Dalı yaprağı vurma hazan gibi,
Halkını başı dönmüş zelil etme.