Türk Kırtasiyeciler Avrupa’ya Çıkarma Yapacak

Türk Kırtasiyeciler Avrupa'ya Çıkarma YapacakDünyanın en büyük kağıt, kırtasiye ve ofis malzemeleri fuarı olarak kabul edilen Messe Frankfurt Paperworld için heyecanlı geri sayım başladı. Bu yıl 26-29 Ocak 2019 günleri arasında yapılacak fuar, vizyoner ofis ve kırtasiye trendlerine odaklanarak ‘Yeni bir salon’ konsepti ile ziyaretçilerini karşılayacak. Sektörün en önemli uluslararası organizasyonlarından biri olan bu fuara geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da Türk kırtasiyeciler çıkarma yapacak. 2018 yılında 44 Türk firması fuarda yerini alırken, bu yıl 34’ü Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) üyesi toplamda 52 Türk firması yeni ürünlerini tanıtacak.

15 milyon euro ihracat yapan firmalar var
Türk kırtasiye sektörünün tüm ekonomik sıkıntılara rağmen yeni teknolojilere yaptığı yatırımlar, kaliteli ve özgün tasarımlara
verdiği önem sayesinde Avrupa’nın vazgeçilmezi haline geldiğini belirten TÜKİD Başkanı Vecdet F. Şendil, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türk kırtasiye sektörü gücünü 2018 fuarında göstermiş, ‘İhracatta güçlüyüz’ mesajı vermişti. Ülkemiz gerek coğrafi konum, gerek hızlı teslimat, güvenilir kalitede üretim, eğitimli çalışan ve modern tasarım hizmetleriyle öne çıkan ülkeler arasında. Başta Çin olmak üzere özellikle Uzakdoğulu üreticilerin yarattığı

Türkiyeli Olmak Ayrıcalıktır -Orhan Afacan

Türkiyeli olmak ayrıcalıktır…
Vatana, millete Türkler âşıktır.
Dünyada tektir Askeri kabiliyeti.
Kanının hakkıdır galibiyeti..

Yeni yüz yıllara damga vuracak.
Geleceği güven, huzurla kuracak.
İkinci vakitte hesap soracak.
Karşısında hangi güçlü duracak.

Sümer Kültürünün Medeniyete Katkısı

Mezopotamya uygarlığının temelini Sümerler oluşturmuştur. Diğerleri bu uygarlığı daha çok zenginleştirdiler. (Bu yönüyle medeniyet, çeşitli kavimlerin ortak ürünüdür.)

Mezopotamya uygarlığı egemenlik genişledikçe ve ticari ilişkiler sonucu Batı Asya’ya yayılmış ve etkilemiştir.
Bölgede taşın az bulunmasından dolayı yapılar kerpiç ve tuğladan yapılmış olduğundan zamanın acımasız etkisine dayanamamış bu yapılar günümüze yeterli sayıda ve sağlam olarak kadar ulaşamamıştır.

Tarih döneminin başlangıcı olarak kabul edilen yazının icadı acaba bin yıl önce veya sonra gerçekleşmiş olsa idi bugünkü medeniyetin nasıl olabileceği her zaman tartışılabilirdi.

Sümer kültürünün medeniyete başlıca katkıları:

Adana Ermeni Olayları (1909)

Özet:

Ermeniler, Çukurova bölgesinde, özellikle Toroslar’da bir Kilikya Ermeni Krallığı kurmak için faaliyete geçmişlerdi. Bu iş için yabancı devletlerin desteğinde, Ermeni terör örgütleri silahlanarak Adana, Kozan, Haçın, Feke gibi kentleri kendilerine hedef seçmişlerdi. Osmanlı devletinin git gide zayıfladığını fırsat bilerek, Rusya Çarlığı, Fransa Krallığı ve İngiltere Krallığı’nın tahrik ve katkılarıyla Doğu Anadolu’da olduğu gibi Çukurova sahasında da isyan ve eylemlere yönelmişlerdir.

Ruslar, uzun zamandır Akdeniz’e çıkmak için Ermenileri bu hususta kışkırtmışlar ve Ermeniler de bu duruma gönüllü alet olmuşlardır. Kilikya yabancı devletlerin sömürgecilik emelleri uğruna müdahale edebilecekleri ve kontrol sağlayabilecekleri bir saha idi. 1890’da çıkan Maraş-Zeytun Ermeni isyanı gibi, Ermeniler için benzerini Adana’da da yapacakları bir isyanla Kilikya’da kurmak istedikleri Ermeni Krallığı’na bir başlangıç olacaktı. Türk- Ermeni ilişkileri yüz yıllar boyu müspet bir şekilde devam etmiş iken, sonradan bu ilişkiler ne yazık ki, bozulmuştur. Taşnak ve Hınçak gibi Ermeni terör örgütleri, yabancılardan aldıkları silah ve lojistik destekler ile bölgede faaliyetlerine başlamışlardır.

1909 yılında Adana ve havalisinde cereyan eden Ermeni isyanları ve olayları; yol kesme, karakol basma, sivil insanları katletme, arazide yangın çıkarma, her türlü tedhiş ve terör biçiminde eylemler, her geçen gün sürekli artırılmıştır. Bu bildiri de basın yayın belgeleri başta olmak üzere, tarihi vesikalar çerçevesinde bir sunum gerçekleştirilecektir. Çukurova’da meydana gelen Ermeni olaylarını ve terör faaliyetlerini içeren kaynaklardan ve özellikle Adana’da çıkan mahalli gazeteler, basın bildirilerinden yararlanarak bu dönemde ortaya çıkan olayları değerlendireceğiz. Adana başta olmak üzere Çukurova insanın feraseti ve cesareti ile Kilikya Ermeni Krallığı kurulamamıştır. Bu konular ayrıntılı olarak belirtilecektir.

Anahtar Kelimeler: Adana, Ermeni olayları, Çukurova, Kozan, Haçın, Türkler.

 

ARMENIAN OUTBREAKS IN ADANA (1909)

Remzi KILIÇ(Prof. Dr. Erciyes Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı,)

Hüseyin Klavuz(Uzm. Hüseyin Kılavuz, Niğde Yavuz Sultan Selim Anadolu Lisesi Öğretmeni. )
Abstract:

Armenians started to rustle to found an Armenian Kingdom of Cilicia in Çukurova region, specifically around Taurus Mountains. For this purpose, with the support of foreign

Türk Eğitim ve Öğretim Tarihinde Selçuklu Medreselerinin Yeri

Özet:

Selçuklu Devleti (1038-1157), Türk, İslam ve Dünya tarihinde çok önemli bir yer tutar. Selçuklu Devleti Maveraünnehir’den Ege kıyılarına kadar uzanan büyük bir imparatorluktu. Batı’nın Haçlı seferlerine Selçuklular başarı ile karşı koydular. Selçuklu devlet adamları eğitime ve bilimin gelişmesine önem vermişlerdir. Selçuklu medreseleri hızla gelişmiş ve ülkenin her tarafına yayılmıştır. Selçuklu eğitim tarihinde Ahilik gibi bir yaygın eğitim kurumu, Atabeğlik gibi şehzadelerin yetişmesi için bir uygulama ortaya çıkmıştır. Başlangıçta Selçuklu sultanları Türkçe’den başka dil bilmez ya da konuşmazken zamanla Selçuklu saraylarında Farsça ve Arapça konuşulup yazılmıştır.

Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey başta olmak üzere, Alparslan, Melikşah, Nizamülmülk ve Sancar gibi devlet adamları, bilginlere, sanatkârlara, öğretmenlere büyük saygı göstermişler, eğitim ve öğretimin yayılmasına çalışmışlardır.

Türk Kültürünün Tarihsel Gelişimi

Türk Kültürünün Tarihsel Gelişimi
Türk Kültürünün Tarihsel Gelişimi
Türk Kültürünün Tarihsel Gelişimi ile Türk Kültürünü ortaya çıkartan kültürel akımlar, 9000 yıllık bir serüven ile yoğurularak günümüze kadar ulaşmış, Türklerin tarihlerine özgü bir kültürel doku meydana getirmiştir.

Türk Kültürünün Tarihsel Gelişimi ile Türk Kültürünü ortaya çıkartan kültürel akımlar, 9000 yıllık bir serüven ile yoğurularak günümüze kadar ulaşmış, Türklerin tarihlerine özgü bir kültürel doku meydana getirmiştir. Türk Kültürü olarak tanımladığımız bu kültürel olguv, Türklerin etkin ve sosyal kimliklerinin kazanımlarını incelememizde bize

Türk Milletinin Zafer Bayramı Kutlu Olsun

Türk Milletinin Zafer Bayramı Kutlu Olsun

Ulusumuzun doğuşunu müjdeleyen ve Cumhuriyetimize hayat veren büyük zaferinin 95. yıldönümünü kutlamanın heyecanı ve sevinci içerisindeyiz.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde 26 Ağustosta başlayan ve 30 Ağustos 1922 de eşsiz bir zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Savaşı ile vatan topraklarımız kurtarılmış, Türk Milleti Hürriyet ve Bağımsızlık içinde yaşama onuruna kavuşmuştur.

Her aşaması eşsiz vatanseverlik ve kahramanlık destanlarıyla dolu olan milli mücadele sonucunda kazandığımız bağımsızlığı, milletimiz milli birlik ve beraberlik anlayışıyla her zaman koruyacaktır.Bu vatanı bizlere bırakan

Oğuz Kağan Babasını Töre İçin Öldürdü

Oğuz Kağan Babasını Töre İçin Öldürdü

Türk mitolojisinde, “Türk töresi” ne uymadığı gerekçesi ile, baba öldürme olayları yer alıyorlardı”:
Ortaasya’da söylene gelen efsanelerde büyük kahramanlara, insan üstü hususiyetler verilmek istenmişti. Oğuz Kağan Destanında da, bunun örneklerini pek çok görüyoruz. “Oğuz’un ayağı, ayı ayağı gibi; bileği ise, kurt bileğine benziyordu. Vucûdu, baştan aşağıya tüylerle örtülü idi. Annesinden doğar doğmaz, memeyi ağzına bir defa almış ve sütten bir yudum içtikten sonra da, annesine bir daha yanaşmamıştı. “Çiğ et yiyip, kımız istemeğe başlamıştı”. Aşağıda da söyleyeceğimiz gibi, “Türkler çiğ et yemezlerdi”. Ama korkunç bir kahraman, onlara göre, çiğ et de yiyebilirdi. Çünkü O, o kadar korkunç ve o kadar bahadır bir kimse idi:;
“Korkunç bir hakan olsun, çok büyük bir han olsun, “Babasını öldürsün, Türk Töresi korunsun”.

Bu Vatan Bu Millet Bölünemez -Orhan Afacan

Yürekler acılı, duygular hassas.
Gözyaşımız dışa dökülmeyecek.
Ayaklar altında korkular paspas.
Bu Vatan, Bu Millet Bölünmeyecek.

Hilalin altında Türkiyeliyiz..
Etnik kimlik öne sürülmeyecek.
Kız aldık, kız verdik bir aileyiz
Bu Vatan ,Bu Millet Bölünmeyecek.

Mete Hanın Vatan Anlayışı

Mete Hanın Vatan Anlayışı

Oğuz Han adıyla da bildiğimiz Mete Han, gecesini gündüzünü katarak çalışıyor, Hun Türkleri’nin devleti gittikçe güçleniyordu. Ancak ne var ki, komşuları olan Çinliler Türklerin kuvvetlenmesinden kuşkulanmaya başlamışlardı.

Mete Han’la savaşmak için sebep arayan Çin Hükümdarı; günün birinde bir elçi göndererek O’nun çok sevdiği atını istetti. Eski Türklerde devleti ilgilendiren böyle önemli konulara hakan kendi başına karar vermediği için