Etiket: tarih

Türkler’in Tarih Sahnesine Çıkışları

Türkler'in Tarih Sahnesine Çıkışları
Türk Tarihinin Başlangıcı

Türk tarihi, günümüzdeki Türk halklar’ın ve yabancı halkların arasında zamanla erimeden önce Türk dilini konuşmuş olan Türk topluluklarının ortak tarihidir. Göktürklerden önce varolmuş Türk dili konuşan topluluklar bazı tarihçiler tarafından, Türk tabiri yerine Ön Türk tabiri ile anılır.

Türkler’in siyasi bir topluluk olarak ilk tarih sahnesine çıkmalarının Hun (Hiung-nu’lar veya Şiongnu’lar) hükümdarlığı ile olduğuna dair iddialar vardır.. Başlangıcı hususunda tartışmalar olsa da Türklerin tarihi, dünya tarihinin önemli bir parçasıdır. Avrasya ve Kuzey Afrika’da ortaya çıkan her halkın tarihi uzaktan veya yakından Türklerin hareketlerinden etkilenmiştir. Türkler doğu kültürlerini batıya ve batı kültürlerini doğuya taşımakla da önemli bir rol oynamışlardır. Kendi dinleri Tengricilik’ten sonra benimsedikleri yabancı dinlerinde çok kez öncüsü ve savunucusu olmuş ve yayılmalarını ve gelişmelerini sağlamışlardır (Mani dini, Musevilik, Budizm, Ortodoks ve Nasturi Hristiyanlığı, İslam).

Dünya üzerinde yaşayan insan topluluklarının milletleşme süreci onların avcı-toplayıclıktan çiftçi-çobancılığa geçimesi ile başlar.. Türkleri oluşturacak insan topluluklarının m.ö 6000 lerde koyun yetiştiriciliğine başladığı Okumaya Devam Ediniz…

Karaman Tarihi

BEYLİKLER DÖNEMİNDE KARAMAN

Oğuzların Afşar boyuna mensup olan Karamanlıların Anadolu’ya ne zaman ve hangi yoldan geldikleri çok kesin olarak bilinemiyor. Oğuz boylarının muhtelif tarihlerde Anadolu’ya geldikleri ve yerleştirildikleri malumdur. Tarihçi Reşidüddin, Karaman ve Menteşeogullarının 20.000 çadır kadar kalabalık bir kütle halinde Tuğrul Bey ile birlikte Anadolu’ya geldiklerini, Tuğrul Beyin geri dönmesinden sonra burada kaldıklarını söyler. Karaman boylarının tarihini yazan Yercani, Anadolu’ya göçmeden önce Amu-Derya civarında yaşayan Karamanlıların, Şirvan yoluyla Anadolu’ya geldiğini anlatır. Anlaşılan odur ki Karaman boyu, diğer Oguz boyları gibi 13.yüzyılın başlarından itibaren etkisini gösteren Mogol istilası sırasında yaşadıkları bölgeleri terk ederek, Azerbaycan taraflarına gelmişler, bir kısmı buralarda kalmış, büyük bir ekseriyeti ise Anadolu’ya geçmiş ve bunlar Anadolu Selçuklu Sultanı I.Alaeddin Keykubad tarafından 1228’ lerde Kamereddin İli adı verilen Ermenek taraflarına
yerleştirilmişlerdir. Burası daha önceleri Ermenilerin elinde iken Alaeddin Keykubad tarafından fethedilmiştir. Nûre Sûfî: Ermenek civarına yerleşen Karaman boyunun başında Nűre Sűfî vardır. Nűre Sűfî, bu tarihlerde Anadolu’da meydana gelen Türkmen eylemleri içerisinde aktif olarak bulunmuş ve Türkmenler arasında büyük bir şöhret kazanmıştır. Çevresinde topladığı güçlerle(özellikle Babaîler) Kilikya Kralı Heytum’un idaresinde olan Hıristiyan bölgelere akınlar düzenlemiş ve aralarında Silifke ve Ereğli’nin de bulundugu bir kısım yerleri ele geçirmiştir. Okumaya Devam Ediniz…

Kanuni Sultan Süleyman’ın Ölümü ve Zigetvar Seferi

Daha önce 2013 yılında açılan konu üzerindeki hatalar giderilerek mobil uygulamalarda da rahat okunabilecek şekilde tekrar güncelleme yapılmıştır.Kerim Yarınıneli

KANUNİ1564 yılında Almanya İmparatoru I. Ferdinand ölmüş ve yerine oğlu II.Maximilien geçmişti. Bu sebeple Avusturya ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki barış antlaşması hükümsüz kalmıştı. Sadrazam Semiz Ali Paşa da iki yıldan beri gönderilmeyen devlet haracı ödenene kadar Avusturya elçilerinin huduttan içeri sokulmamasını emretmişti.
Tahta yeni çıkan İmparator II.Maximilien’ i tebrik eden Osmanlı elçisi, konuyu yeni İmparatora hatırlatarak, ödenmeyen haracı talep etmiş aksi takdirde savaş veya barış seçeneklerinden birini tercih etmesini istemişti. Bu tehdit üzerine Michel Czernovvicz, Georges Albani, Achaz Csabi’den oluşan Avusturya elçilik heyeti, birikmiş haraçların hepsini 4 Şubat 1565 Pazar günü İstanbul’a getirmiş ve 90 bin altını bulan meblağ merasimle takdim edilmişti.
Barış görüşmeleri yapılıyor
Bu esnada Erdel Hanlığı ile Avusturya arasında muharebeler sürmekte olduğundan bu konuyla ilgili de görüşmeler başlamıştı. Avusturya elçileri, İmparator’un sulhten yana olduğunu, fakat evvelce Osmanlı himayesindeki Erdel Hânı Zsigmond tarafından zaptedilen “Szathmar” kalesinin iadesini talep etmişlerdi. Müzakereler sürerken Sadrazam Semiz Ali Paşa, barış antlaşmasının yenilenmesinden yana tavır ortaya koymuştu. Fakat II. Maximilien’in Tokay ve Serencs şehirlerini ele geçirdiği haberinin İstanbul’a ulaşması üzerine duruma çok kızan Kanuni Sultan Süleyman, Erdel Hânı’na yardım edilmesini emretmiş ve sulh için üç şartın kabul edilmesini istemişti:

1-Tokay ve Serencs şehirlerinin derhal geri verilmesi;
2-Avusturya İmparatorluğu’nun vermeyi taahhüt ettiği haraçların düzenli ödenmesi;
3-Erdel hanlığına karşı yapılan saldırıların durdurulması.
Avusturya’ya savaş ilan ediliyor Okumaya Devam Ediniz…

Osmanlı Kronolojisi

Daha önce 2013 yılında açılan konu üzerindeki hatalar giderilerek mobil uygulamalarda da rahat okunabilecek şekilde tekrar güncelleme yapılmıştır.Kerim Yarınıneli

1299 – Söğüt’de Osmanlı’nın Osman Gazi tarafından kurulması
1300 – Yondhisar ve Yenişehir kalelerin fethi.
1300 – Yenişehir’in başşehir yapılması.
1302 – Koyunhisar Muharebesi Osman’ın bölgede karizmatik lider olması. Osmanlı İmparatorluğunun
kuruluşu (Devlet-i Aliyye, Halil İnalçık)
1302 – Köprühisar’ın Fethi
1303 – İznik kuşatması
1303 – Marmaracık Kalesi’nin Fethi
1306 – Dinboz Savaşı sonucunda Kestel, Kete ve Ulubad kalelerinin ferthi.
1306 – İlk askeri antlaşma
1307 – İznik’in sıkıştırılması ve Yalova akını.
1308 – İmralı Adası’nın Fethi ve Osmanlıların Marmara Adası’na dayanmaları.
1308 – Koçhisar’ın Fethi
1313 – Harmankaya Tekfuru Köse Mihail’in Müslüman olması, kalesi ve taraftarları ile birlikte Osmanlılara katılması.
1326 – Orhan Gazi’nin tahta geçişi
1326 – Bursa’nın Osmanlılar tarafından alınışı
1331 – İznik’in Osmanlılar tarafından alınışı
1331 – İlk Osmanlı medresesinin İznik’te Orhan Gazi tarafından kurulması
1334 – Karesi Beyliği’nin ilhakı
1337 – Kocaeli’nin Fethi
1346 – Orhan Gazi’nin Kantakuzenos’un kızı ile evliliği ve Bizans ile ittifakı
1349-1352 – Bizans’a yardım için Süleyman Paşa’nın Rumeli’ye geçişi ve Çimpe Kalesi’nin Osmanlılar tarafından üs olarak alınışı
1352 – Osmanlılar’ın Cenevizliler’e Osmanlı topraklarında serbest ticaret yapma imtiyazı vermeleri Okumaya Devam Ediniz…

Türkiye’de İlk Demiryolu Tarihi

Türk Demiryolu Tarihi, 1856 yılında başlar. İlk demiryolu hattı olan 130 km’lik İzmir – Aydın hattına ilk kazma bir İngiliz şirketine verilen imtiyazla bu yılda vurulmuştu. Bu hattın seçimi nedensiz değildi. İzmir-Aydın yöresi diğer yörelere göre nüfus bakımından kalabalık, ticari potansiyeli yüksek, İngiliz pazarı olmaya elverişli etnik unsurların yaşadığı, İngiliz sanayisinin gereksinim duydugu ham maddeye kolay ulasilabilecek bir yöreydi. Ayrıca Okumaya Devam Ediniz…

Türk Eğitim ve Öğretim Tarihinde Selçuklu Medreselerinin Yeri

Özet:

Selçuklu Devleti (1038-1157), Türk, İslam ve Dünya tarihinde çok önemli bir yer tutar. Selçuklu Devleti Maveraünnehir’den Ege kıyılarına kadar uzanan büyük bir imparatorluktu. Batı’nın Haçlı seferlerine Selçuklular başarı ile karşı koydular. Selçuklu devlet adamları eğitime ve bilimin gelişmesine önem vermişlerdir. Selçuklu medreseleri hızla gelişmiş ve ülkenin her tarafına yayılmıştır. Selçuklu eğitim tarihinde Ahilik gibi bir yaygın eğitim kurumu, Atabeğlik gibi şehzadelerin yetişmesi için bir uygulama ortaya çıkmıştır. Başlangıçta Selçuklu sultanları Türkçe’den başka dil bilmez ya da konuşmazken zamanla Selçuklu saraylarında Farsça ve Arapça konuşulup yazılmıştır.

Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey başta olmak üzere, Alparslan, Melikşah, Nizamülmülk ve Sancar gibi devlet adamları, bilginlere, sanatkârlara, öğretmenlere büyük saygı göstermişler, eğitim ve öğretimin yayılmasına çalışmışlardır. Okumaya Devam Ediniz…

İcatlar Kronolojisi

İcatlar Kronolojisi
MÖ 4241 Olayların hassas olarak tarihlenebildiği ilk yıl. Bu, Mısırlıların takvimi yapmalarıyla mümkün oldu.
* MÖ 3200 Mezopotamyalı Sümerler yazıyı kullanan ve tekerleğin resmini çizen ilk halk oldu.
* MÖ 3000 Babilliler ilk toplama makinesi olan abaküsü icat etti.
* MÖ 1300 Suriyeliler kendi alfabelerini geliştirdi.
* MÖ 700 Lidya’da (bugünkü Türkiye’de) malların alım satımı için ilk kez para kullanıldı.
Okumaya Devam Ediniz…

Tarihte Yılın İlk Günü Neler Oldu…?

Tarihte Yılın İlk Günü Neler Oldu...?

Olaylar

MÖ 45 – Jülyen takvimi ilk kez kullanılmaya başlandı. 16. yüzyıla kadar kullanıldıktan sonra yerini Gregoryen takvime bırakacaktır.
404 – Telemachus, Kolezyum’daki bir gladyatör dövüşünü ayırmak isteyince kalabalık tarafından taşlanarak öldürüldü. Honorius onun anısına dövüşleri yasakladı. Bu dövüş son gladyatör dövüşü olarak tarihe geçti.
1515 – I. François Fransa’da tahta çıktı.
1788 – Londra’nın en eski gazetesi The Times yayımlanmaya başladı.
1801 – Cüce gezegen Ceres Giuseppe Piazzi tarafından keşfedildi.
1808 – Amerika Birleşik Devletleri’ne köle girişi yasaklandı.
1891 – Penaltı, Birleşik Krallık’taki Stoke City-Notts maçındaki tartışmalar üzerine kural kitabına girdi.
1899 – Küba’da İspanyol egemenliği sona erdi. Okumaya Devam Ediniz…

GEZEGENİMİZİN EZOTERİK TARİHİ

pangeaGezegenimizin  bilinen tarihi arkeolojik verilere dayanır. Hepimizin bilinen tarih ile ilgili genel bilgilerimiz vardır ama ya bilinmeyen/ezoterik tarihi?
Binlerce yıldır kuşaktan kuşağa kadim öğretiler ve bilgelik okulları ve öğretiler aracılığıyla aktarılan ezoterik tarih şu an için bilinmeyen bir tarih ama ya gelecek bu tarihi doğrulayacak yeni olaylara ve oluşumlara hazırlanıyorsa?

 

Sümer’lerin, Aztek/İnka/Maya  ya da Afrika’daki Dogon yerlilerinin  binlerce yıl önceden bugüne aktardıkları ve günümüz biliminin sınırlarını zorlayan bilgileri bize ne işaret etmek istiyor, kökenlerimiz hakkında hangi büyük gerçekleri saklı tutuyorlar. Ezoterik tradisyonlar gezegenimizin iki, üç milyar yıl önce oluştuğunu iddia ediyorlar. Bu gezegen üzerinde milyonlarca yıldır nice nice görkemli uygarlıklar evrim süreçlerinden geçtiler.

Okumaya Devam Ediniz…

Mersin-Mut ilçesi’nin Adı Nerden Gelmiştir?

MUTGENEL

                     Mersin’in Mut ilçesinin adının nerden geldiği hakkında epeyden beri bir araştırma yapmak istemişimdir.Ne kadar Mersin’in bir ilçesi olsa da Mut halkı Ticaret ve iş göçü için, yakın olması sebebiyle çoğunlukla Karaman’ı tercih etmektedirler.Bu da ayrı bir konudur.
Gelelim Mut adının nereden geldiğine…Çok eski kaynaklara ve hikayelere göre Hititler zamanında kurulan Mut’un eski ismi Etiler zamanında ” Yenika” adıyla anılmıştır.Sonrasında Frikler ve asurlar tarafından yönetilen Mut önce persler’in eline geçmiş daha sonra Selefkoslar tarafından yönetilmiştir.İşte Selefkoslar’ın Kralının adı Muts olduğu için sonraları Mut olarak anıla gelmiştir.Romalılar ise Claudiopolis adını vermişlerdir.Buna göre Mut adı Muts kralının adı olarak görülmektedir.

Okumaya Devam Ediniz…

Palindrom Tarihler

Konumuza başlamadan önce palindrom kelimesinin ne anlama geldiğini açıklayalım.Palindrom tersten okunuşu aynı olan cümle,sözcük ve rakamlara verilen addır.Palindrom tarih dediğimiz zaman haliyle Ülkemizde kullanılan tarihi biçimi olarak gün ay yıl  rakamları aklımıza gelmesi gerekir.Bu şekilde verilen rakamlar haliyle tersten okununca aynı olacak…İşte bu şekilde tam 38 polindram Tarih var.Bunlardan 9 adeti 7 haneli,geriye kalan 29 tanesi ise 8 haneli rakamlardan oluşmaktadır.İÇoğunlukla ise bu yıllar Şubat ayına rasgelir.şte bu tarihler:

    1. 10Şubat 2001(10022001)
    2. 20 Şubat2002(20022002)
    3. 1 Şubat2010(01022010)
    4. 11 Şubat2011(11022011)
    5. 1 Ekim2011(1102011)
    6. 21 Şubat2012(21022012)
    7. 2 Ekim 2012(2102012)
    8. 3 Ekim2013(3102013)
    9. 4 Ekim2014(4102014)

    Okumaya Devam Ediniz…

    TARİHTE BİLMEDİKLERİMİZ

    haber_20130307_6352807879TARİHTE BİLMEDİKLERİMİZ
    *Osmanlı ordusunun, İslam’ı tek bir bayrak altında toplamak gayesiyle Mısır seferine giderken Gebze yakınlarındaki bağlık-bahçelik bir arazide mola verdiğinde Yavuz Sultan – Selim’in bütün askerlerin heybelerini arattığını ve hiçbirinde meyve cinsinden birşey çıkmaması üzerine ellerini Ulu Dergah kaldırıp :
    “Allahım, sonsuz şükürler olsun. Bana haram yemeyen bir ordu lutfettin. Eğer askerimin içinde tek bir kişi sahibinden izinsiz bir meyve yeseydi ve ben bunu haber alsaydım Mısır seferinden vazgeçerdim’.’ diyerek Rabbine sonsuz hamd ü senalarda bulunduğunu…

    *Fransa Kralı III Napolyon’un, Paris’te Osmanlı Devleti Büyükelçisi olarak bulunan Ahmet Vefik Paşa ile konuşması esnasında bir ara alaylı bir şekilde “Sen kendini Yavuz Sultan Selim’in elçisi mi zannediyorsun?” demesi üzerine Ahmet Vefik Paşa’nın da büyük bir hazır cevaplıkla: “Öyle olsaydım, siz Fransa’da imparator olarak bulunamazdınız” cevabını verdiğini…

    Okumaya Devam Ediniz…