Tarih Öncesi Çağ Medeniyetlere Göre İlkler

Tarih Öncesi Çağ Medeniyetlere Göre İlkler
Tarih Öncesi Çağ Medeniyetlere Göre İlkler

Tarih öncesi ilk devir kaba taş devridir. İlk araçlarda bu devirde yapılmıştır.

  1. İlk resim ve heykel yontma taş devrinde yapılmaya başlanmıştır.
  2. Ateş ilk defa taş devrinde bulundu.
  3. İnsanlar ilk defa yerleşik hayata cilalı taş devrinde geçtiler.
  4. İnsanlar hayvanları evcilleştirmeyi ilk defa cilalı taş devrinde öğrendiler.
  5. İnsanlar ilk defa balıkçılığa cilalı taş devrinde başladılar.
  6. İlk krallık ve beylik maden devrinde kurulmuştur.
  7. İlk bulunan maden bakırdır.
  8. İlk kez yazı demir devrinde kullanılmıştır.

    Devamını Oku…

Türk Eğitim Tarihinde Selçuklu Medreseleri

Türk Eğitim ve Öğretim Tarihinde Selçuklu Medreselerinin Yeri

Prof. Dr. Remzi KILIÇ

Türk Eğitim ve Öğretim Tarihinde Selçuklu Medreselerinin Yeri

Selçuklu Devleti (1038-1157), Türk, İslam ve Dünya tarihinde çok önemli bir yer tutar. Selçuklu Devleti Maveraünnehir’den Ege kıyılarına kadar uzanan büyük bir imparatorluktu. Batı’nın Haçlı seferlerine Selçuklular başarı ile karşı koydular. Selçuklu devlet adamları eğitime ve bilimin gelişmesine önem vermişlerdir. Selçuklu medreseleri hızla gelişmiş ve ülkenin her tarafına yayılmıştır.

Selçuklu eğitim tarihinde Ahilik gibi bir yaygın eğitim kurumu, Atabeğlik gibi şehzadelerin yetişmesi için bir uygulama ortaya çıkmıştır. Başlangıçta Selçuklu sultanları Türkçe’den başka dil bilmez ya da konuşmazken zamanla Selçuklu saraylarında Farsça ve Arapça konuşulup yazılmıştır.

Devamını Oku…

Tarihte Türk Milleti Hakkında Ne Söylediler

Tarihte Türk Milleti Hakkında Yazılanlar

Tarihte Türk Milleti Hakkında Yazılanlar

  • Türkler (Müslüman olan İlk Türkler) yavuz binicidirler. Hücumda düşmanlarını kolaylıkla çevirip bozarlar. On millete mensup, on yiğit adamın kuvveti, tek bir kimsede toplansa, yine bir Türk’e bedel olamaz. Türkler yaltaklanma, yalan sözler, münafıklık, kovuculuk, yapmacık, gösteriş, dostlarına karşı havalı, arkadaşlarına karşı fenalık, bi’dat nedir bilmezler. Çeşitli fikirler onları bozmamıştır. CAHİZ (ARAP ALİMİ 870)
  • Türkler pek namuslu insanlardır. CAHİZ (ARAP ALİMİ 870)
  • Poltava’da esir oluyordum. Bu, benim için bir ölümdü, kurtuldum. Buğ nehri önünde tehlike daha kuvvetli olarak belliydi… Gene kurtuldum. Fakat bugün esirim. Türklerin esiriyim. Denizin, ateşin ve suyun yapamadığını onlar yaptılar, beni esir ettiler. Ayağımda zincir yok. Zindan da değilim. Hürüm, istediğimi yapıyorum. Lakin gene esirim; şefkatin, ülüvvü cenabın, asaletin, nezaketin esiriyim. Türkler beni işte bu elmas bağa sardılar.  DEMİRBAŞ KARL (Prut savaşında 1711’de Osmanlıya esir düşen İsveç kralı )
  • Devamını Oku…

El-Biruni Hakkında Bilgi

El-Bîrûnî Hakkında Bilgi

Ebü’r-Reyhân Muhammed b. Ahmed el-Biruni; Astronomi, matematik, fizik, tıp, coğrafya, tarih ve dinler tarihi başta olmak üzere çeşitli alanlarda önemli eserler veren, Türk-İslâm ve dünya tarihinin en tanınmış ilim adamlarından biridir.

El-Bîrûnî,3 Zilhicce 362 (4 Eylül 973) tarihinde Hârizm’in merkezi Kâs’ta doğdu. Ceyhun nehrinin aşağı kısmında yer alan bu şehir o dönemde Hârizm adıyla da anıldığından Bîrûnî el-Hârizmî nisbesiyle de bilinmektedir. Bîrûnî’nin ailesine dair bilgi yoktur. Kendisi de bir şiirinde dedesi ve sülâlesi hakkındabilgisi olmadığını, hatta babasını bile tanımadığını belirtmektedir.

Devamını Oku…

Kudumiye Hakkında Bilgi

 Kudûmiye Hakkında Bilgi

Kudumiye

Büyük ve önemli bir kişinin seferden dönmesi veya bir şehri ziyaret etmesiyle methedilerek yazılan manzumelere kısaca kudumiye denir. Bu tanıma giren devlet büyükleri, akraba, dost ve dini şahıslar üzerine edebi olarak içeriği övgü dolu kudumiyeler yazılmıştır. İlk olarak 14.yy Ahmedi tarafından yazılan kudumiye , ilerleyerek 18 ve 19.yüzyılda doruk noktasına ulaşmıştır. Kudumiyeler çoğunlukla başlıklı veya başlıksız kaside ve kıt’ nazmı ile yazılmışlardır.

Devamını Oku…

Vakayiname Nedir? Vakayiname Hakkında Bilgi

Vakayiname Nedir? Vakayiname Hakkında Bilgi

Vakayiname Nedir?

Arapça vaḳâyi ve Farsça Nâme kelimeleriyle oluşturulmuş, günü gününe yazılmış olayları içine alan eser anlamındadır. Tarihte hükümdar olan bir çok devlet yetkilisi, halka yapmış olduğu hizmetleri veya savaşlarda  kazandığı zaferleri kendinden sonra gelenlere aktarmak istemişlerdir. Bunu gerçekleştirebilmek için de dönemin en ünlü şair, yazar ve tarihçilerini  teşvik etmişlerdir.

Devamını Oku…

Türkler’in Tarih Sahnesine Çıkışları

Türkler'in Tarih Sahnesine Çıkışları

Türk Tarihinin Başlangıcı

Türk tarihi, günümüzdeki Türk halklar’ın ve yabancı halkların arasında zamanla erimeden önce Türk dilini konuşmuş olan Türk topluluklarının ortak tarihidir. Göktürklerden önce var olmuş Türk dili konuşan topluluklar bazı tarihçiler tarafından, Türk tabiri yerine Ön Türk tabiri ile anılır.

Türkler’in siyasi bir topluluk olarak ilk tarih sahnesine çıkmalarının Hun (Hiung-nu’lar veya Şiongnu’lar) hükümdarlığı ile olduğuna dair iddialar vardır.. Başlangıcı hususunda tartışmalar olsa da Türklerin tarihi, dünya tarihinin önemli bir parçasıdır. Avrasya ve Kuzey Afrika’da ortaya çıkan her halkın tarihi uzaktan veya yakından Türklerin hareketlerinden etkilenmiştir.

Devamını Oku…

Karaman Tarihi Hakkında Bilgi

Karaman Tarihi Hakkında Bilgi

BEYLİKLER DÖNEMİNDE KARAMAN

Oğuzların Afşar boyuna mensup olan Karamanlıların Anadolu’ya ne zaman ve hangi yoldan geldikleri çok kesin olarak bilinemiyor. Oğuz boylarının muhtelif tarihlerde Anadolu’ya geldikleri ve yerleştirildikleri malumdur. Tarihçi Reşidüddin, Karaman ve Menteşeogullarının 20.000 çadır kadar kalabalık bir kütle halinde Tuğrul Bey ile birlikte Anadolu’ya geldiklerini, Tuğrul Beyin geri dönmesinden sonra burada kaldıklarını söyler. Karaman boylarının tarihini yazan Yercani, Anadolu’ya göçmeden önce Amu-Derya civarında yaşayan Karamanlıların, Şirvan yoluyla Anadolu’ya geldiğini anlatır. Anlaşılan odur ki Karaman boyu, diğer Oguz boyları gibi 13.yüzyılın başlarından itibaren etkisini gösteren Mogol istilası sırasında yaşadıkları bölgeleri terk ederek, Azerbaycan taraflarına gelmişler, bir kısmı buralarda kalmış, büyük bir ekseriyeti ise Anadolu’ya geçmiş ve bunlar Anadolu Selçuklu Sultanı I.Alaeddin Keykubad tarafından 1228’ lerde Kamereddin İli adı verilen Ermenek taraflarına
yerleştirilmişlerdir. Burası daha önceleri Ermenilerin elinde iken Alaeddin Keykubad tarafından fethedilmiştir. Nûre Sûfî: Ermenek civarına yerleşen Karaman boyunun başında Nűre Sűfî vardır. Nűre Sűfî, bu tarihlerde Anadolu’da meydana gelen Türkmen eylemleri içerisinde aktif olarak bulunmuş ve Türkmenler arasında büyük bir şöhret kazanmıştır. Çevresinde topladığı güçlerle(özellikle Babaîler) Kilikya Kralı Heytum’un idaresinde olan Hıristiyan bölgelere akınlar düzenlemiş ve aralarında Silifke ve Ereğli’nin de bulundugu bir kısım yerleri ele geçirmiştir.

Devamını Oku…

Kanuni Sultan Süleyman’ın Ölümü ve Zigetvar Seferi

Kanuni Sultan Süleyman'ın Ölümü ve Zigetvar Seferi

1564 yılında Almanya İmparatoru I. Ferdinand ölmüş ve yerine oğlu II.Maximilien geçmişti. Bu sebeple Avusturya ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki barış antlaşması hükümsüz kalmıştı. Sadrazam Semiz Ali Paşa da iki yıldan beri gönderilmeyen devlet haracı ödenene kadar Avusturya elçilerinin huduttan içeri sokulmamasını emretmişti.

Tahta yeni çıkan İmparator II.Maximilien’ i tebrik eden Osmanlı elçisi, konuyu yeni İmparatora hatırlatarak, ödenmeyen haracı talep etmiş aksi takdirde savaş veya barış seçeneklerinden birini tercih etmesini istemişti. Bu tehdit üzerine Michel Czernovvicz, Georges Albani, Achaz Csabi’den oluşan Avusturya elçilik heyeti, birikmiş haraçların hepsini 4 Şubat 1565 Pazar günü İstanbul’a getirmiş ve 90 bin altını bulan meblağ merasimle takdim edilmişti.

Barış görüşmeleri yapılıyor
Bu esnada Erdel Hanlığı ile Avusturya arasında muharebeler sürmekte olduğundan bu konuyla ilgili de görüşmeler başlamıştı. Avusturya elçileri, İmparator’un sulhten yana olduğunu, fakat evvelce Osmanlı himayesindeki Erdel Hânı Zsigmond tarafından zaptedilen “Szathmar” kalesinin iadesini talep etmişlerdi. Müzakereler sürerken Sadrazam Semiz Ali Paşa, barış antlaşmasının yenilenmesinden yana tavır ortaya koymuştu. Fakat II. Maximilien’in Tokay ve Serencs şehirlerini ele geçirdiği haberinin İstanbul’a ulaşması üzerine duruma çok kızan Kanuni Sultan Süleyman, Erdel Hânı’na yardım edilmesini emretmiş ve sulh için üç şartın kabul edilmesini istemişti:

1-Tokay ve Serencs şehirlerinin derhal geri verilmesi;
2-Avusturya İmparatorluğu’nun vermeyi taahhüt ettiği haraçların düzenli ödenmesi;
3-Erdel hanlığına karşı yapılan saldırıların durdurulması.

Avusturya’ya savaş ilan ediliyor

Devamını Oku…

Türkiye’de İlk Demiryolu Tarihi

Türkiye'de İlk Demiryolu Tarihi

Türk Demiryolu Tarihi, 1856 yılında başlar. İlk demiryolu hattı olan 130 km’lik İzmir – Aydın hattına ilk kazma bir İngiliz şirketine verilen imtiyazla bu yılda vurulmuştu. Bu hattın seçimi nedensiz değildi. İzmir-Aydın yöresi diğer yörelere göre nüfus bakımından kalabalık, ticari potansiyeli yüksek, İngiliz pazarı olmaya elverişli etnik unsurların yaşadığı, İngiliz sanayisinin gereksinim duydugu ham maddeye kolay ulasilabilecek bir yöreydi. Ayrıca

Devamını Oku…

1 2 4