Etiket: Şirazi

Seyyid İmadeddin Nesîmî Hakkında Bilgi

Seyyid İmadeddin Nesîmî Hakkında Bilgiİmadeddin Nesimî, daha çok Seyid Nesimî mahlası ile tanınan, 14. yüzyılda (1360-1417) yaşamış [1] Azeri ya da Türkmen Hurûfi divan şairidir. Kaynaklarda doğum yeri ve tarihi hakkında yeterli bilgi bulunmadığı gibi araştırmacıların çalışmalarında da farklı bilgiler vardır.Bazı kaynaklara göre doğum tarihinin 1369-1370 yılları arasında olduğu tahmin edilmektedir.[2]

Azerbaycan Türkçesinde ve Farsça divanların yanı sıra Arapça şiirler de yazmıştır.Şairin doğum yeri, hatta ismi konusunda bilgi kirliliği ölümünden sonra şöhret bulduğu içindir.Doğum yeri olarak ise Azerbaycan,İran,Irak ve Türkiye olmak üzere farklı yerler gösterilmektedir.

* Azerbaycan kaynaklarında Azerbaycan’ın Şamahı şehrinde,
* İran kaynaklarına göre Şiraz ya da Şirvan’da,
* 16. yüzyıl Osmanlı yazarlarından Aşık Çelebi Diyarbakır’da, Okumaya Devam Ediniz…

Hafız Divanından

Hâfız Dîvânı’ndan Seçme Beyitler, II
Şirâzi
Gazel 2

صلاح کار کجا و من خراب کجا

Salâh-ı kâr kucâ vu men-î harâb kucâ…

Ben nerde, nefsimi ıslah etmek nerde? Aradaki aykırılığa bak. Yol, nerden nereye gidiyor…
Sâlihlikle takvânın rintlikle ne münâsebeti var? Vaaz dinleme nerde, rebap sesini dinleme nerde?

İbâdet yerine gitmekten, riyâ elbiseni giymekten usandım artık. Muğların manastırı nerde, hâlis ve sâf şarâb nerde?

Vuslat zamânı, gelip geçti ve hâtırâsı kaldı. Allah, selâmet versin… Nerde kaldı o cilveler? Ne oldu o azarlayışlar?

Düşmanların gönlü, sevgilinin yüzünden ne hâz duyabilir? Sönmüş mum nerde, Güneş nerde?…

Okumaya Devam Ediniz…

Hafız Divanından

Hâfız Dîvânı’ndan Seçme Beyitler, I
Şirâzi

«Elâ-yâ eyyühesâki edir kesen ve navilhâ
Kicışķ âsan nemûd evvel veli uftâd müşkilhâ»

Sâki, döndür kadehi, herkese sun, bana da ver. Çünkü aşk, önce kolay göründü; ama sonradan çok müşkiller meydâna getirdi.

«Sâki benûr-ı bâde berefrûz câm-ı mâ
Muţrib bigü ki kâr-ı cihân şud bekâm-ı mâ.»

Sâki, kadehimizi şarabın nûruyla parlat. Çalgıcı, sen de çal. Çünkü âlem, tam istediğim hâle geldi, bize uydu.

«Sûfî biyâ ki âyine safist câmrâ
Tâ binger sefâ-yı mey-i lâcl-fâmârâ»

Sofi, gel… Kadehin aynası, tertemiz. Gel de lâl renkli şarabın ayrılığını gör. Neşesini, zevkini seyret!

Okumaya Devam Ediniz…