Kleopatra Kimdir? Kleopatra Hakkında Bilgiler

Kleopatra Kimdir ?

Kleopatra (Ocak MÖ 69 – 12 Ağustos MÖ 30), Antik Mısır’ın son Hellenistik kraliçesidir. Asıl ünvanı VII. Kleopatra olmasına rağmen kendisinden önce gelenler unutulduğu için, kısaca Kleopatra olarak bilinir. 9 dil bilen Kleopatra zeki bir kadındı.

İskenderiye’de doğdu. Aslen Yunan olan Kleopatra, babası XI. Ptolemaios`un vasiyeti üzerine kardeşi ile evlendi. O zamanlar Mısır’da egemen olan Yunanlılar Mısır toplumuna karışmamak için kendi soylarından olan kişilerle evleniyorlardı, bu da akraba evlilikleri sonucu özürlü insanların doğumuna yol açıyordu. Babası öldüğünde 18 yaşında olan Kleopatra tahta çıktı. Halkın içine girebilmek ve halkın kendisini benimsemesi için kendini Mısır dinine verdi. Kardeşi tarafından iktidardan uzaklaştırılıp sürgüne yollandı.

Ünlü Şehirler Birleşirse Nasıl Görünürlerdi? (7 Resim)

Sanatçılar Duck Knees ve Maria Zhitnik ,biraz hayal kurarak dünya çapında ün yapmış şehirleri birleştirmeye karar verdiler. Sonuç olarak asla gerçek olamayacak bir fotoğraf projesi olsa da ilginç olduğunu belirten lazım… İlk olarak İstanbul ile Moskova’nın birleştirildiği resme bakalım.Konunun devamında diğer şehirleri de göreceksiniz.

İstanbul+Moskova
Ünlü Şehirler Birleşirse Nasıl Görünürler? (7 Resim)

Sezar’ın Sözü Veni Vidi Vici Nedir?

Veni Vidi Vici Nedir?

Roma İmparatoru Julius Sezar ile Basforos kralı II. Pharneke ile (Zile Altıağaç civarında) her iki tarafın da büyük kayıpların verdiği Zela Savaşı’nı yaparlar. Savaş Julius Sezar’ın galibiyetiyle bitince durumu Roma’ya ”Veni-vidi-vici” (Geldim-gördüm-yendim) diyerek bildirir. Sezar, Pompei kalesi’nde taş bir kitabeye  bu sözünü yazdırır. Kısa ve dalga geçmeyi ifade eden bu sözü halen dünyada bir çok kişi  kullanmaktadır. Günümüze kadar gelen yazılı kitabeyi

Eski Roma Hakkında Bilgi

Eski Roma

Efsaneye göre Roma, MÖ 27 Nisan 753 tarihinde Truva prensi Aeneas’ın torunları olan Romulus ve Remus adlı ikiz kardeşler tarafından kuruldu. Alba Longa’nın Latin kralı Numitor, kardeşi Amulius tarafından tahtından edilmiş ve Numitor’un kızı Rhea Silvia Romulus ve Remus’u doğurmuştu. Rhea Silvia Mars’ın tecavüzüne uğramış bir Vesta bakiresiydi ve bu da ikizleri yarı tanrı konumuna getirmişti. İkizlerin tahtı yeniden ele geçirmelerinden

Rönesans’ın Sebepleri, Hareketleri ve Sonuçları

Rönesans'ın Sebepleri, Hareketleri ve Sonuçları

Rönesans Nedir?
14. yüzyıl ortasında İtalya’da meydana gelen, 15. ve 16 yüzyıllarda batı Avrupa’daki ülkelere yayılan, edebiyat, sanat ve bilim alanındaki uyanışa verilen ad. Rönesans, Avrupa’da, orta çağdan yeni çağa geçişi, hazırlayan bir harekettir. İlk olarak İtalya’da başlamıştır, İtalya’da;

  • Donte(1265 -1321)
  • Petrarca (1304- 1374),
  • Boccacio (1313- 1375) gibi yazarlar, Rönesans hareketinin öncüsü olmuşlardır.

Rönesans hareketinin başlamasının sebepleri arasında şunlar vardır:

  • Eski Yunan ve Latin edebiyat, felsefe ve bilimlerinin incelenmesi, bunların okullarda okutulmaya başlanması;
  • Matbaanın icadı ile geniş halk kitlelerinin yeni buluş ve düşünüşleri kolayca okuyabilme imkânının sağlanması
  • Avrupa’da bilim adamlarını ve sanatkârları koruyan bir sınıfın meydana gelmesi.

Eski Latin ve Yunan medeniyetinin izlerini taşıyan İtalya, bu yeni hareketin öncüsü olan memleket olmuştur. Buralar Avrupa’nın öbür ülkeleri gibi kralların emrinde olan ülkelerden daha serbest daha hür bir durumdaydılar. Çoğu ticaretle geçinen, zengin kimselerden meydana gelen halk, kilisenin baskısına pek aldırmadan yaşıyordu. Zengin aileler ise sanatçıları korumayı ve eski eserleri toplamayı bir vazife olarak biliyorlardı. Böylece yavaş yavaş, eski Yunan ve Latin eserlerine karşı bir ilgi uyanmıştır.

İstanbul’un Türklerin eline geçmesi üzerine, birçok Bizanslı bilginler, eski elyazmalarını alarak İtalya’ya göç edince bu ilgi daha belirli bir şekil almıştır. Uzun zamandan beri kapalı duran, unutulan Yunan ve Latin edebiyat ürünleri yeniden ortaya çıkarılmış, eski metinler çoğaltılmaya karşılaştırılmaya, açıklanmaya başlanmıştır.

Matbaacılığın yayılması ile bu metinler daha geniş bir alana daha çabuk yayılmış, Rönesans hareketi hızlanmıştır.

  • Dante, Petrarca, Boc-cacio’dan sonra Machiavelli (1469- 1527),
  • Ariosto (1474 — 1533),
  • Tasso (1544- 95) gibi yazarlar yetişmiştir.

İtalyan Rönesans hareketi yalnız edebiyat alanında kalmamış, güzel sanatlar alanına da yayılmıştır.

  • Giotto (1266-1337),
  • Botticelli (1445- 1510),
  • Leonardo da vinci (1452- 1519),
  • Michelangelo (1475- 1564),
  • Raphael (1483- 1520) gibi ressam ve heykeltıraşlar,
  • Brunellesehi (1337- 1446),
  • Bramante (1455 -1515) gibi büyük mimarlar yetişmiştir.

İtalya’nın Avrupa ile doğu ülkeleri arasındaki ticareti elinde tutması, Avrupa’nın öbür ülkeleriyle sürekli münasebetlerde bulunması, İtalyan Rönesans hareketinin buralarda da yayılmasını sağlamıştır.

Fransa’da Rönesans hareketi, Paris Üniversitesi’nde Yunanca okutan Gregorio Tifemasin (1415- 66) etkisiyle başlamıştır. Başlangıçta, orta çağ düşünüşüyle hareket eden bilginler ve sanatçılar bu harekete karşı koymak istedilerse de engel olamamışlar, 8.Charles ‘in Napoli’yi ele geçirmesi Fransızları İtalyan, Rönesans ürünleriyle doğrudan doğru ya karşı karşıya getirmiştir.

Asıl Fransız Rönesans’ı 1.François zamanında kendini göstermiş, Bude ve Scaliger gibi bilginler eski Yunan üzerine araştırmalara hız verirken, Ronsard ile onun çevresinde birleşip Plelade adını alan topluluk da eski eserlerden aldıkları ilhamla yeni bir Fransız edebiyatı meydana getirmeye başlamışlardır. Rabelais (1494- 1553), Ronsard (1524-85), Montaigne (1533- 92) bu hareketin en önemli yazarlarıdır.

Almanya’da da Rönesans, İtalya’da okuyan öğrencilerin etkisiyle başlamıştır. Johann Reuehin (1452- 1522), Meanchton (1497- 1560), en çok da Hollandalı Erosmus (1467- 1536) eliyle canlı bir şekil almıştır.

15.yüzyıl sonlarında İtalya’da Padua, Bolonya, floransa gibi üniversitelerde Rönesans hareketini inceleyen İngiliz bilginleri yurtlarına dönünce Oxford, Cambridge üniversitelerinde bu hareketi yaymaya çalışmışlar; 8.Henry’nin koruyuculuğu ile İngiliz Rönesans’ına hız vermişlerdir. WilliamShakspeare (1564- 1616) bu devrin en büyük yazarıdır.

Rönesans hareketi, Avrupalılar ve Hollanda’ya da yayılmıştır. İspanyol Cervantes (1547- 1616), Hollandalı Jerome Boseh (1460- 1516), Pieter Bruegel (1525- 69) bu devrin önemli sanatçılarıdır.

Rönesans hareketi, Avrupalıların eski Yunan ve Roma’nın en iyi sanat ürünleriyle karşı karşıya getirmiştir. Resimde, heykelcilikte ve mimarlıkta yeni bir zevk ve anlayışa yol açmış, eski edebiyat ürünlerini örnek tutarak eserler yazmak isteğini uyandırmıştır. Bu zamana kadar başta İncil olmak üzere hemen bütün eserler Latince yazılırken büyük yazarlar, eski ürünleri örnek tutan yazılarını kendi dillerinde vermeye çalışmışlardır. Bu da birçok Avrupa ülkelerinde millî edebiyatların kuruluşuna yol açmıştır.

Eski Yunan ve roma eserlerinde daha hür, daha çeşitli bir düşünce tarzı kendini göstermekteydi, İlerici kiliseler, bunlarla orta çağın daracık düşünüş sistemi arasındaki ayrılığı görmüşlerdir. Bilim adamları da bu hür düşünüşten ilham alarak araştırmalarında, değişmez sanılan birtakım kurallara değil, deneye ve kendi buluşlarına önem vermişlerdir. Böylelikle Rönesans hareketinin sonlarına doğru bilimde de büyük bir ilerleme görülmüştür.

  • Copernicus (1473- 1543), Galileo (1564- 1642), Kepler 1571- 1630) gök cisimlerinin hareketlerini, güneş sisteminin özelliklerini ortaya koymuşlar
  • Van Helmon, pnomatik kimyanın kurucusu (1577- 1644).
  • Boyle (1627- 94) eliyle modern kimya bilimine doğru gelişme;
  • Newton (1642 -1721) modern fiziğin, temellerini,
  • Pare (1517- 90) cerrahide ilerlemeler kaydetti,
  • Vesalius (1514 -64) anatomide yepyeni buluşlar ortaya koymuşlardır.
  • Harvey (1578- 1658) kan dolaşımını bularak anatomi ve tıpta büyük bir değişikliğe sebep olmuş;
  • Bacon (1561- 1626), daha sonra Descartes (1596- 1650) deneylerle insan aklının her çeşit araştırmada üstünlüğünü belirtmişlerdir.

Rönesans “yeniden doğuş” anlamına gelen bir süreçtir. 15. yüzyılda başlayan bu süreç, aynı yüzyıl içinde bütün Avrupa’ya yayıldı. Bu yenilikte, Roma ve Grek başarılarının yeniden cezalandırılması istemi vardır. Rönesans şu temel anlayışlara dayanıyordu.

  • Yeryüzü ilgi çekici ve araştırılmaya değer bir yerdir.
  • İhsan güçlüdür ve bu gücüyle büyük başarılar elde edebilir.
  • İnsanın sürekli faal olması şerefli bir şeydir ve “gerçek” güzeldir.

Bu anlayışlara bağlı olarak da yaşadığımız dünya o kadar ilgi çekici bir yerdir ki, başka dünyaları düşünmenin hiçbir anlamı yoktur, anlayışı hakimdir.

Rönesans’ın Sebepleri:

  • Kâğıt ve matbaanın icadı.
  • Coğrafi keşiflerden sonra Avrupa’da sanattan zevk alan zengin bir sınıfın ortaya çıkması.
  • İstanbul’un fethinden sonra birçok bilim adamının İtalya’ya giderek çalışmalarda bulunması.
  • Coğrafi keşiflerin etkisi.
  • Antik kültürün (Eski Yunan kültürü) incelenmesi.

Rönesans ilk olarak İtalya’da başladı. Daha sonra diğer Avrupa ülkelerine yayıldı. Bu dönemde insan ve insana ait değerlere ön palana çıkaran hümanizm akımı ortaya çıkmıştır. Bu dönemde edebiyat alanında Dante, Petrark ve Makyavel, resim alanında Leonardo da Vinci, heykeltıraşlık alanında Mikelanj, mimarlık alanında Rafael önemli sanatçılardır.

Rönesans’ın Sonuçları:

  • Bilim ve teknik alanında gelişmeler oldu.
  • Hür düşünce ve yeni sanat anlayışları ortaya çıktı.
  • Skolastik düşünce yerini bilimsel düşünceye bıraktı. Gözlem ve deney önem kazandı.Akılcılık egemen olmaya başladı.
  • Avrupa’da gelişmenin ve ilerlemenin hız kazanmasına neden oldu.
  • Avrupa’da bilim ve teknik alandaki gelişmelerin önünü açtı.

Rönesans, İtalya’da başlamış, Fransa, Almanya, İngiltere, XVII.yy.da da İspanya ve Hollanda’ ya yayılmıştır.

İtalya’da Başlamasının Nedenleri:

  • Coğrafi Konumu: Akdeniz ülkesi olarak, Antikite ve İslam Kültür ve Uygarlığı ile tanışmıştır.
  • Ekonomik Durumu: Akdeniz ticaretiyle uğraştığından, İtalyan şehirleri zenginleşmişlerdi.
  • Tarihsel Durumu: İtalya; Roma, Yunan ve Hellen uygarlıklarının izlerini ve birikimini taşıyan, zengin bir uygarlık merkeziydi.
  • Siyasal Durumu: Şehir devletleri şeklindeki yaşamda, insanlar daha özgürdüler.
  • Dinsel Nedenler: Roma, Hıristiyanlığın dinsel merkeziydi. Papa, bütün Avrupa’da etkili bir dini liderdi. Papa, Hıristiyanlarca ziyaret edilir ve kilise ‘ye bağışta bulunulurdu.

İtalya ‘da Rönesans Hareketleri:

1. Edebiyat Alanında:

  • İtalya’da Rönesans hareketleri, ” Hümanizma ” ile başlamıştır. (Antikite edebiyatının incelenmesidir.)
  • Yunanca, Latince ve İbranice metinler, Eflatun, Napoli, Yeni, Roma Akademilerinde incelenmiştir.
  • Hümanizmanın öncüleri; Dante, Petrark, Bokaçius’ dur. (14.yy)
  • XV. ve XVI. yy.da, Makyavel, Gişarden, Ariyosto ve Tosso, Hümanizmanın önde gelen isimleridir.

2. Güzel Sanatlar Alanında:

a. Resim:

Anatomi Biliminin gelişmesi, perspektifin incelenmesi, insan vücuduna ve güzelliğe değer verilmesiyle resimde Rönesans doğmuştur.

İtalya’da zamanla üç resim okulu oluşmuştur.

  • Venedik Okulu; daha çok, manzara resmi yapmışlardır. ( Paysagiste) en önemli temsilcisi Tisiyen’ dir.
  • Floransa Okulu; İnsan vücuduna, perspektif ve Anatomi ‘ye değer vermişlerdir. Temsilcilerinden Ciyoto, İtalyan resmini, Bizans etkisinden kurtarmış ve resimde Rönesans’ın doğmasını sağlamıştır. Önemli temsilcileri, Leonardo da Vinci, Mikel Anj ( Mikelancelo ) dır.
  • Roma Okulu; Dini konuları işlemişlerdir. En önemli temsilcisi “Rafeal” ( Rafeal Sanzino ) dir.

b. Mimarlık;

Rönesans devrinin mimarları, orta çağ mimarisi olan Gotik tarzını terk etmişler ve yeni bir mimari üslup oluşturmuşlardır. En önemli temsilcileri ” Bramant ” ve ” Mikel Anj ” dır.

c. Heykeltıraşlık:

  • Antik dönem heykellerinin incelenmesi ve kopya edilmesiyle heykeltıraşlık gelişmiştir.
  • En önemli temsilcileri; Donatello, Giberti, Mikel Anj dır.

Rönesans Hareketlerinin Diğer Avrupa Ülkelerine Yayılması:

İtalya’ da başlayan Hümanizma ve Rönesans hareketleri; İtalya’nın Din ve Kültür merkezi oluşundan ve İtalya’nın Fransa,İspanya ve Almanya arasında paylaşılamaması nedeniyle çıkan İtalya Savaşlarının etkisiyle, batı Avrupa’ya yayılmıştır.

  • Fransa’da Rönesans: Kralların etkisi ve çalışmalarıyla başlamıştır. Önemli temsilcileri; Rable ( Rabelais ), Ronsar ( Ronsard ), Montaigne Hümanizmada. Piyer Lesko, Jan Bülan mimaride, Jan Gojon heykeltıraşlıkta, Fransuva Klue resimde.
  • İngiltere’ de Rönesans: En önemli temsilcisi, Hamlet-Otello-Romeo ve Jülyet’in yazarı Şekspir (Shakespeare) dir.
  • İspanya’ da Rönesans: Don Kişot ‘un yazarı ” Cervantes “
  • Hollanda’ da Rönesans: Ressam ” Rambrand “

 

Galyalılar

Fransa’nın eski adıdır. Eski Galya, aşağı yukarı bugünkü Fransa topraklarının ancak, Ren Irmağı’na kadar uzanan kısmını kapsar. Bu geniş bölgede yaşayan Galyalılar aslında, M.Ö. I. binyılda Güney Almanya’dan gelen ve Galya’yı istilâ eden Kelterdir. M.Ö. VI. yy. sonlarında ikinci bir Kelt istilâsı olmuş, bu istilâcılar önceden yerleşmiş halklara karışarak, Galyalılar adı verilecek olan yeni bir halk oluşturmuşlardı. M.Ö. III. yy. sonlarında, Ren Irmağı’ndan Pireneler’e, Manş Denizi’nden Provence kıyılarına kadar Keltler, yerleşmelerini tamamlamış oluyorlardı.