Yıllar Şiiri- Mestan Karabacak

Yıllar Şiiri- Mestan Karabacak

İlhamı bakıştan, umudu gözden,
Aldığımız yıllar geride kaldı,
Sevda kayığıyla aşkın gölüne,
Daldığımız yıllar geride kaldı.

Bazı zaman yağmur yağdı ıslandık,
Bazı zaman ağaçlara yaslandık,
Aya baktık, yıldızlara seslendik,

Kırlangıç Şiiri- Mestan Karabacak

Kırlangıç Şiiri-Mestan Karabacak
Tıp tıp atan kalbi,pır pır kanadı
Bir kırlangıç gördüm bugün bodrumda
Yetmiyordu kurtulmaya inadı
Bir kırlangıç gördüm bugün bodrumda.

Simsiyah tüyleri bahtı da kara
Nasıl çırpınıyor düşünce dar’a
Kaldırıp,salınca çarptı duvara
Bir kırlangıç gördüm bugün bodrumda.

Yüzleşme Şiiri- Mestan Karabacak

Yüzleşme Şiiri- Mestan KarabacakGökyüzünde savruluyor leylekler
Kırlangıçlar yine gelmiş bak hele
Sığırcıklar terk-i diyar ettiler
Merak eden kaç kişi var bu hale?

Kaz sesleri kayıp oldu kesildi
Güvercinler yaylımında basıldı
Kekliklerin niye sesi kısıldı?
Bir düşünsek kim getirdi bu hale?

Gönül Şiiri- Mestan Karabacak

Gönül Şiiri- Mestan Karabacak
Aldırma be gönül hayat bu işte
Yaşarsan coşkuyla yaşa da aç git
Hak vaki olursa bakma geriye
Bu fani dünyayı boşa da geç git.

Hayıflanma geçen güne bakarak
Zarar verme, mamureyi yıkarak
Kartal gibi zirvelere çıkarak
Vurmadan kanadın taşa da uç git.

Gülüm Şiiri – Mestan Karabacak

Gülüm Şiiri - Mestan Karabacak
Gidenler geri gelmiyor
Yaşlı, genç demiyor ölüm
Sıra bize de gelecek
Er geç gelecektir gülüm.

Geldi ömrün hazan çağı
Bülbül terk eyledi bağı
Hâlâ şendir gönül dağı
Hazzın alacaktır gülüm.

Ömrüm Şiiri-Mestan Karabacak

Ömrüm Şiiri-Mestan Karabacak

Nasıl geçip gitmiş koca altmış yıl
Niye kabul etmez bu benim gönlüm
Onca yaşananlar hayal mi düş mü?
Ne tez gelip geçti bu benim ömrüm.

Gahi ağlayarak, gahi gülerek
Gahi arayarak, gahi bularak
Gahi düşünerek, gahi dalarak
Ne tez gelip geçti bu benim ömrüm.

İğde Çiçeği Şiiri-Mestan Karabacak

İğde Çiçeği Şiiri-Mestan Karabacak
Mayısın sonu Haziran başı
Bizim buralarda iğdeler açar
iğde çiçekleri açtığı zaman
Etrafa harika kokular saçar.

Ne nefis bir rayihadır, görseniz
Onu anlatmaya bu kalem naçar
İlkbaharın sonu, yazın başında
Bizim buralarda iğdeler açar.