Tarihte Karamanlıların Etnik Kökenleri Hakkında Bilgiler

Tarihte Karamanlıların Etnik Kökenleri Hakkında Bilgiler

Karamanlılar, Anadolu’nun iç ve güney kesimi ile Karadeniz Bölgesi, Balkanlar ve Kırım’da yaşamışlardır. (1) Karamanlıların etnik kökenleri konusunda bugüne kadar çok çeşitli kaynaklardan bilgiler günümüze kadar gelmiştir. Bu bilgiler ışığında Karamanlılar ve etnik kökenleri hakkında bilgileri detaylıca inceleyeceğiz.

Kerim Yarınıneli-Kerimustacom

* İbn-i Bibi’ye Göre Karamanlılar Babaları Kamer-üd-din İli adı ile tanınmış bulunan Ermenistan vilâyeti dağlarından Lârende’ye kömür taşıyarak çoluk çocuğunun yiyeceğini tedarik etmekle geçinen kömürcü Türkmenlerinden biri olan Karaman 640 yılındaki Baycu karışıklıklarından fırsattan istifade ederek bütün oymağıyle çapulculuğa ve yol kesiciliğe başlamıştı. Bu yüzden piyade iken süvari oldu. Sultan İzz-ed-din Keykâvüs

İbrahim Hakkı Konyalı Kimdir?

İbrahim Hakkı Konyalı Kimdir?Tarihçi, yazar ve kitâbe uzmanı (1896-1984)

Konya’da doğdu. Babası Nalbantzâde Mustafa Efendi’dir. Kendi ifadesine göre ailesi baba tarafından Anadolu Selçukluları’na, I. Alâeddin Keykubad dönemine kadar iner ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’ye dayanır. İlk öğrenimini Konya’da Rüşdiyye-i Füyûzât-ı Hamîdiyye’de gördü. Daha sonra Bekir Sâmi Paşa Medresesi’nin yerine yapılmış olan Islâh-ı Medâris-i İslâmiyye’ye devam etti. Burada Arapça öğrendi. Medrese eğitimi sırasında Erzurumlu İbrâhim Hakkı’nın Mârifetnâme’sinin etkisinde kaldı ve Hakkı ismini benimsedi. I. Dünya Savaşı esnasında açılan Şimendifer Mektebi’ni bitirerek Türkiye’nin ilk demiryolcusu oldu. İlk devlet görevi Batum’da istasyon müdürlüğüdür. Ardından Konya Sanayi Mektebi’nde Türkçe öğretmenliği, İstanbul Meşihat Dairesi’nde ders vekâleti halifeliği, Başbakanlık Arşivi, Askerî Müze ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde uzmanlık yaptı. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi’nin kuruluşunda büyük payı oldu.

İbrahim Hakkı Konyalı yazı hayatına ilk defa Konya’da Meşrık-i İrfân gazetesinde başladı, Babalık gazetesinde yazılarını sürdürdü. Bu arada Hak Yolu isimli dergiyi ancak altı sayı yayımlayabildi. İntibah’ta başyazarlık yaptığı gibi Mütareke yıllarında Tercümân-ı Hakîkat’te daha çok tarihî konuları ele alan makaleler yazdı. İstanbul’a