Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı Şairler ve Yazarları

“Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı Şair ve Yazarları” harf sırasına göre sıralama yapılarak hazırlandı. Ayrıca “sitemizde tanıtımları yapılmış olanlar” için link olarak bağlantıları verilmiştir.

Konu içerisinde bağlantı linkleri tarafımdan aralıklarla güncelleştirilmektedir. Lütfen bir yanlışımız olursa haber veriniz.

13. 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı – 13.14.Yüzyıl Nazım

* Ahmedî, (Tacüddin)
* Ahmet Fakih
* Âşık Paşa
* Fahri
* Gülşehri
* Hoca Dehhani
* Kadı Burhaneddin
* Kemaloğlu
* Mehmed
* Mesud Bin Ahmed
* Mustafa Darir
* Pir Mahmud
* Seyyid İmadettin Nesimi
* Sultan Veled
* Şeyhoğlu Sadreddin Mustafa
* Şeyyad Hamza
* Yunus Emre
* Yusuf Meddah

Şitaiye Hakkında Bilgi

Şitaiye Hakkında Bilgi

Şitaiye Arapça kökenli olup şitāʾiyye kelimesinden dilimize girmiştir.Divan edebiyatında kış mevsimini anlatan şiir veya kasidenin giriş bölümüne “Şitaiye” denir.

Kıştan ve kış soğuğunun sosyal yaşantıyı etkilemesi şitaiye kaside ve şiirlerde anlatılır.Bu nedenle o zamanki yaşam şeklini anlatan bu şiirler bir belge niteliğindedir.

Kışın olumlu ve olumsuz yönleri,insanların yaşayış şekilleri,kışlık yiyecek,içecek ve giyecek gibi olaylar şiirlerde

Mihri Hatun Kimdir?

MIHRI HATUNOsmanlı divan edebiyatının ilk kadın şairlerinden biri olan Mihrî Hatun, 1460’da şehzadeler sancağı Amasya’da dünyaya gelmişti. Babası Belayî mahlası ile şiirler de yazmış olan kadı Hasan Amasyevî, dedesi ise Halvetî şeyhlerinden Şücaeddin Pir İlyâs idi.

Ailesinin imkanları sayesinde daha kız mekteplerinin bile olmadığı bir zamanda konak terbiyesi, görmüş çok iyi bir eğitim almıştı. Babasından Arapça ve Farsça öğrenmiş şiir için gerekli altyapısını oluşturmuştu. Dönemin bütün ilimleri ile yakından veya uzaktan bir şekilde ilgili olan Mihrî’nin eğitimi hakkında Evliya Çelebi “yetmiş cild kitâb-ı muteberi hıfzedüp cümle ulemayı mübahase-i ulüm ve fünunda aciz bırakmış.” (yetmiş cilt önemli kitabı okuyup bütün bilginleri bilim ve fende aciz bırakmıştır) diyerek iltifat etmiştir. Bu donanımı Mihrî Hatun’a daha II. Bayezid’in şehzadeliği döneminde sarayın kapılarını ardına kadar açmıştır.

Saray demek güvence demekse de O bu rahatlığı hiçbir zaman yaşayamamıştı zira Mihrî Hatun aldığı eğitim ve söylediği şiirler kadar dillere destan güzelliği ile de dikkatleri çekmiş bir kadındı. Bu güzelliğinin farkında olan babası ona Mihrî ismini verirken bazı kaynaklarda ismi Mihrünnisa (kadınlığın güneşi) veya Fahrünnisa (kadınlığın övüncü) olarak anılmaktadır.