Eski Mısır Dini-Antik Mısır

Eski Mısır Dini
Antik Mısır Dini

Eski çağlarda oluşan bütün dinlerin çoğunda şu dört madde, prensip olarak bulunmuştur:

  • Tanrı Kavramı
  • Mitoloji ve Efsaneler
  • Dini İnanışlar “dogmes”
  • Dini Ayinler

1. Hiyerogliflerle olan her türlü dini metinler, mabet ve mezar duvarlarındaki dini inanışlar ve ayinlerin tasviri. Klasik bazı tarihçilerin; Heredot, Sicilyalı Diodor ve Strabon gibi, Mısır’ın eski dini hakkındaki gözlem ve rahiplerden duyduklarını yazmalarıdır.

Devamını Oku…

Eski Roma Hakkında Bilgi

Eski Roma

Efsaneye göre Roma, MÖ 27 Nisan 753 tarihinde Truva prensi Aeneas’ın torunları olan Romulus ve Remus adlı ikiz kardeşler tarafından kuruldu. Alba Longa’nın Latin kralı Numitor, kardeşi Amulius tarafından tahtından edilmiş ve Numitor’un kızı Rhea Silvia Romulus ve Remus’u doğurmuştu. Rhea Silvia Mars’ın tecavüzüne uğramış bir Vesta bakiresiydi ve bu da ikizleri yarı tanrı konumuna getirmişti. İkizlerin tahtı yeniden ele geçirmelerinden

Devamını Oku…

Eski (Antik) Mısır Uygarlığı

Eski (Antik) Mısır Uygarlığı

İngiliz mason yazarlar Christopher Knight ve Robert Lomas, The Hiram Key (Hiram Anahtarı) adlı kitaplarında Eski Mısır’ın masonluğun kökeninde çok önemli bir yeri olduğunu anlatırlar. Yazarlara göre Eski Mısır’dan çağdaş masonlara miras kalan en önemli düşünce ise, “kendi kendine var olan ve rastlantılarla evrimleşen evren” fikridir. Mısırlıların bu büyük yanılgılarını yazarlar şöyle açıklamaktadırlar: “Eski Mısırlılar maddenin her zaman için var olduğuna inanıyorlardı; onlar için bir Yaratıcının mutlak olarak hiçlikten bir şey yapmasını düşünmek mantıkdışıydı.”

Devamını Oku…

Tekerleğin İcadı

Tabiatta hiç bir örneğine rastlanmadığı halde, bize son derece doğal gelen ve modern tekniğin ekseni olacak kadar önemli bir icadı, tekerleği de Güneybatı Asya’ya borçluyuz. Elimize, tekerleğin hangi tarihte icat edildiğini gösterecek hiç bir belge geçmemiştir. Ancak bu aracın günümüze en eski çağlardan geldiği de kesindir. Amerikalı arkeolog Speiser, Gawra’da, M.Ö. 3.000-2.500 yıllarının kalıntılarında tekerleğe rastlanmış; İngiliz meslektaşı Woolley de Ur’da, M.Ö. 2.950 yıllarından kalma mezardan bir tekerlek çıkarmıştı. Ne gibi bir ihtiyacın bu icada yol açtığı kesinlikle bilinmiyor. General Frugier’nin ilginç ve inandırıcı varsayımına göre; Yontma Taş Çağı’ndan başlayarak insan, avladığı hayvanı, kaya parçaları gibi bazı şeyleri taşıma ihtiyacını duymuştur. Bu soruna çare ararken, kesilmiş bir ağacın yuvarlandığını, böylece taşımayı kolaylaştırdığını fark eden insanlar yüklerini iki ağaç kütüğünün üzerine koymayı akıl ettiler. İngiliz tarihçisi Maccurdy’ye göre; tekerleğin atası, tomar denilen

Devamını Oku…

Rönesans’ın Sebepleri, Hareketleri ve Sonuçları

Rönesans'ın Sebepleri, Hareketleri ve Sonuçları

Rönesans Nedir?
14. yüzyıl ortasında İtalya’da meydana gelen, 15. ve 16 yüzyıllarda batı Avrupa’daki ülkelere yayılan, edebiyat, sanat ve bilim alanındaki uyanışa verilen ad. Rönesans, Avrupa’da, orta çağdan yeni çağa geçişi, hazırlayan bir harekettir. İlk olarak İtalya’da başlamıştır, İtalya’da;

  • Donte(1265 -1321)
  • Petrarca (1304- 1374),
  • Boccacio (1313- 1375) gibi yazarlar, Rönesans hareketinin öncüsü olmuşlardır.

Rönesans hareketinin başlamasının sebepleri arasında şunlar vardır:

  • Eski Yunan ve Latin edebiyat, felsefe ve bilimlerinin incelenmesi, bunların okullarda okutulmaya başlanması;
  • Matbaanın icadı ile geniş halk kitlelerinin yeni buluş ve düşünüşleri kolayca okuyabilme imkânının sağlanması
  • Avrupa’da bilim adamlarını ve sanatkârları koruyan bir sınıfın meydana gelmesi.

Eski Latin ve Yunan medeniyetinin izlerini taşıyan İtalya, bu yeni hareketin öncüsü olan memleket olmuştur. Buralar Avrupa’nın öbür ülkeleri gibi kralların emrinde olan ülkelerden daha serbest daha hür bir durumdaydılar. Çoğu ticaretle geçinen, zengin kimselerden meydana gelen halk, kilisenin baskısına pek aldırmadan yaşıyordu. Zengin aileler ise sanatçıları korumayı ve eski eserleri toplamayı bir vazife olarak biliyorlardı. Böylece yavaş yavaş, eski Yunan ve Latin eserlerine karşı bir ilgi uyanmıştır.

İstanbul’un Türklerin eline geçmesi üzerine, birçok Bizanslı bilginler, eski elyazmalarını alarak İtalya’ya göç edince bu ilgi daha belirli bir şekil almıştır. Uzun zamandan beri kapalı duran, unutulan Yunan ve Latin edebiyat ürünleri yeniden ortaya çıkarılmış, eski metinler çoğaltılmaya karşılaştırılmaya, açıklanmaya başlanmıştır.

Matbaacılığın yayılması ile bu metinler daha geniş bir alana daha çabuk yayılmış, Rönesans hareketi hızlanmıştır.

  • Dante, Petrarca, Boc-cacio‘dan sonra Machiavelli (1469- 1527),
  • Ariosto (1474 — 1533),
  • Tasso (1544- 95) gibi yazarlar yetişmiştir.

İtalyan Rönesans hareketi yalnız edebiyat alanında kalmamış, güzel sanatlar alanına da yayılmıştır.

  • Giotto (1266-1337),
  • Botticelli (1445- 1510),
  • Leonardo da vinci (1452- 1519),
  • Michelangelo (1475- 1564),
  • Raphael (1483- 1520) gibi ressam ve heykeltıraşlar,
  • Brunellesehi (1337- 1446),
  • Bramante (1455 -1515) gibi büyük mimarlar yetişmiştir.

İtalya’nın Avrupa ile doğu ülkeleri arasındaki ticareti elinde tutması, Avrupa’nın öbür ülkeleriyle sürekli münasebetlerde bulunması, İtalyan Rönesans hareketinin buralarda da yayılmasını sağlamıştır.

Fransa’da Rönesans hareketi, Paris Üniversitesi’nde Yunanca okutan Gregorio Tifemasin (1415- 66) etkisiyle başlamıştır. Başlangıçta, orta çağ düşünüşüyle hareket eden bilginler ve sanatçılar bu harekete karşı koymak istedilerse de engel olamamışlar, 8.Charles ‘in Napoli’yi ele geçirmesi Fransızları İtalyan, Rönesans ürünleriyle doğrudan doğru ya karşı karşıya getirmiştir.

Asıl Fransız Rönesans’ı 1.François zamanında kendini göstermiş, Bude ve Scaliger gibi bilginler eski Yunan üzerine araştırmalara hız verirken, Ronsard ile onun çevresinde birleşip Plelade adını alan topluluk da eski eserlerden aldıkları ilhamla yeni bir Fransız edebiyatı meydana getirmeye başlamışlardır. Rabelais (1494- 1553), Ronsard (1524-85), Montaigne (1533- 92) bu hareketin en önemli yazarlarıdır.

Almanya’da da Rönesans, İtalya’da okuyan öğrencilerin etkisiyle başlamıştır. Johann Reuehin (1452- 1522), Meanchton (1497- 1560), en çok da Hollandalı Erosmus (1467- 1536) eliyle canlı bir şekil almıştır.

15.yüzyıl sonlarında İtalya’da Padua, Bolonya, floransa gibi üniversitelerde Rönesans hareketini inceleyen İngiliz bilginleri yurtlarına dönünce Oxford, Cambridge üniversitelerinde bu hareketi yaymaya çalışmışlar; 8.Henry’nin koruyuculuğu ile İngiliz Rönesans’ına hız vermişlerdir. WilliamShakspeare (1564- 1616) bu devrin en büyük yazarıdır.

Rönesans hareketi, Avrupalılar ve Hollanda’ya da yayılmıştır. İspanyol Cervantes (1547- 1616), Hollandalı Jerome Boseh (1460- 1516), Pieter Bruegel (1525- 69) bu devrin önemli sanatçılarıdır.

Rönesans hareketi, Avrupalıların eski Yunan ve Roma’nın en iyi sanat ürünleriyle karşı karşıya getirmiştir. Resimde, heykelcilikte ve mimarlıkta yeni bir zevk ve anlayışa yol açmış, eski edebiyat ürünlerini örnek tutarak eserler yazmak isteğini uyandırmıştır. Bu zamana kadar başta İncil olmak üzere hemen bütün eserler Latince yazılırken büyük yazarlar, eski ürünleri örnek tutan yazılarını kendi dillerinde vermeye çalışmışlardır. Bu da birçok Avrupa ülkelerinde millî edebiyatların kuruluşuna yol açmıştır.

Eski Yunan ve roma eserlerinde daha hür, daha çeşitli bir düşünce tarzı kendini göstermekteydi, İlerici kiliseler, bunlarla orta çağın daracık düşünüş sistemi arasındaki ayrılığı görmüşlerdir. Bilim adamları da bu hür düşünüşten ilham alarak araştırmalarında, değişmez sanılan birtakım kurallara değil, deneye ve kendi buluşlarına önem vermişlerdir. Böylelikle Rönesans hareketinin sonlarına doğru bilimde de büyük bir ilerleme görülmüştür.

  • Copernicus (1473- 1543), Galileo (1564- 1642), Kepler 1571- 1630) gök cisimlerinin hareketlerini, güneş sisteminin özelliklerini ortaya koymuşlar
  • Van Helmon, pnomatik kimyanın kurucusu (1577- 1644).
  • Boyle (1627- 94) eliyle modern kimya bilimine doğru gelişme;
  • Newton (1642 -1721) modern fiziğin, temellerini,
  • Pare (1517- 90) cerrahide ilerlemeler kaydetti,
  • Vesalius (1514 -64) anatomide yepyeni buluşlar ortaya koymuşlardır.
  • Harvey (1578- 1658) kan dolaşımını bularak anatomi ve tıpta büyük bir değişikliğe sebep olmuş;
  • Bacon (1561- 1626), daha sonra Descartes (1596- 1650) deneylerle insan aklının her çeşit araştırmada üstünlüğünü belirtmişlerdir.

Rönesans “yeniden doğuş” anlamına gelen bir süreçtir. 15. yüzyılda başlayan bu süreç, aynı yüzyıl içinde bütün Avrupa’ya yayıldı. Bu yenilikte, Roma ve Grek başarılarının yeniden cezalandırılması istemi vardır. Rönesans şu temel anlayışlara dayanıyordu.

Antik Mısırda Ampulle Aydınlatma

Antik Mısırda Ampulle AydınlatmaAntik MISIR’da Ampul Kullanılarak Aydınlatma Yapılıyordu
Mısır’da özellikle Dendera Tapınak Kompleksi’ndeki Hathor Tapınağı’nda bulunmalarıyla dikkat çeken bazı duvar resimleri, Antik Mısır’la ilgili oldukça ilginç bir bilgiyi gün yüzüne çıkarmıştır. Aşağıda incelenen duvar resimlerinin büyük kısmı Mısır’daki Dendera Tapınak kompleksinde yeralmaktadır. Bu resimlerde Mısırlıların günümüzde kullandığımız ampül ve ark lambası tekniğini kullanarak aydınlatma yaptıkları görülmektedir.

Devamını Oku…