İçeriğe geç

Rumeli Şairi Hayretî: Hayatı, Sanatı ve Eserleri

Rumeli Şairi Hayretî: Hayatı, Sanatı ve Eserleri

16. Yüzyıl Divan Şairi Hayreti: Hayatı, Eserleri ve Edebî Kişiliği

16. yüzyıl Osmanlısı, Divan edebiyatının en parlak dönemlerinden biridir. Bu dönemde, bugünkü Yunanistan’da bulunan Vardar Yenicesi’nde doğan Hayretî – ki buradan sonra Hayreti olarak anılacaktır – asıl adıyla Mehmed, kendine özgü üslubuyla dönemin öne çıkan şairlerinden biri olmuştur.

Hayatı ve Şahsiyeti

Kaynaklarda doğum tarihi kesin olarak bilinmeyen Hayreti’nin, Mevlevî şeyhi Yusuf-ı Sineçak’ın kardeşi olduğu ve tasavvufî bir çevrede yetiştiği aktarılmaktadır. Önce Şeyh İbrahim Gülşenî’ye intisap eden şair, daha sonra Rumeli abdalları arasında yer alarak Bektaşîliği benimsemiştir. Bu manevî arayış ve değişim, onun hem dünya görüşünü hem de şiir üslubunu derinden etkilemiştir. İnanç ve sanat anlayışındaki bu sentez, Hayreti’ye Rumeli şairleri arasında kendine özgü, seçkin bir yer kazandırmıştır.

İlginç olan, onun bir yandan tasavvufi hayatın içinde olurken, diğer yandan Rumeli akıncı ocaklarında bir sipahi olarak görev yapmasıdır. Divanı’ndaki “Kılıç Kasidesi” gibi şiirler, onun bu savaşçı kimliğini açıkça yansıtır.

Hayreti, döneminin kültür merkezleri olan Vardar Yenicesi, Üsküp ve Belgrad’ta, çağdaşları Hayali Bey, Usuli ve Garibi gibi şairlerle bir araya gelmiş, bu ortamlar onun edebi kişiliğinin olgunlaşmasına katkı sağlamıştır.

Hayatındaki önemli dönüm noktalarından biri İstanbul’a yaptığı ziyarettir. Burada, dönemin sadrazamı Makbul İbrahim Paşa’ya kasideler sunmuş, paşanın dikkatini çekmeyi başarmıştır. Ancak, kendisine verilmek istenen büyük bir caize (hediye) yerine küçük bir tımar teklif edilmesi üzerine, “Dil-i bimar bu denlu merhem ile timar olmaz” (Bu hasta gönül, bu kadarcık merhemle iyileşmez) diyerek İstanbul’dan ayrılmış ve ömrünün sonuna kadar Rumeli’de, akıncı beylerinin himayesinde yaşamıştır.

Hayatının son dönemlerinde gözlerini kaybeden şair, Vardar Yenicesi’nde vefat etmiş ve vasiyeti üzerine burada kendi yaptırdığı zaviye’ye defnedilmiştir.

İnancı ve Düşünce Dünyası

Hayreti, “Caferî-mezheb safâyî cânlarız” diyerek Caferî inancına bağlı olduğunu söyler. Şiirlerinde Hz. Ali, Hz. Hüseyin ve on iki imama sevgisini dile getirir. Buna rağmen diğer halifelere de saygılı davranır. Bu hoşgörülü yaklaşım, o dönemde Rumeli’de yetişen pek çok Bektaşi şairinde görülen ortak bir özelliktir.

Edebî Kişiliği ve Eserleri

Hayreti’nin edebi kişiliğini şu şekilde özetlemek mümkündür:

  • Sade ve Samimi Bir Dil: Şiirlerinde, halkın anlayabileceği sade ve içten bir dil kullanmıştır.
  • Rindane ve Dervişane Tavır: Günlük kaygılardan uzak, özgür ruhlu bir “rind” ve dervişane bir eda taşır.
  • Mahalli Unsurlar: Şiirlerinde Rumeli’deki günlük yaşam, abdalların giyim-kuşamı ve yaşayışı gibi yerel unsurlara sıkça yer vermiştir. Bu özelliği onu, döneminin diğer birçok şairinden ayırır.
  • Tasavvufi Derinlik: Tasavvuf terimlerini kullanmaktaki başarısı ve ilahi aşkı işleyişiyle dikkat çeker.

M. Fuad Köprülü onun için, şiirlerinde Rumeli şehirlerinin özelliklerini ve aşklarını açık ve rahat bir üslupla anlatan özgün bir şair olduğunu belirtir.

Başlıca Eserleri:

  1. Divan: Hayreti’yi günümüze taşıyan en önemli eseridir. Oldukça hacimli olan divanında 20 kaside, 35 musammat ve 487 gazel bulunur. (Çeşitli kaynaklarda farklı rakamlar da geçer) Döneminde Hafız-ı Şirazi’nin Divan’ı gibi fal bakmak için de kullanıldığı kaydedilir.
  2. Belgrad Şehrengizi: 261 beyitlik bu eserde, Belgrad’daki güzeller ve dönemin ileri gelenleri anlatılır.
  3. Yenice Şehrengizi: 73 beyitlik daha kısa bir şehrengizdir.

Hayreti, 16. yüzyıl Divan edebiyatının güçlü kalemleri arasında, İstanbul merkezli edebiyat çevrelerinin dışında, kendi coğrafyasının ve inancının renkleriyle örülü özgün bir ses olarak yerini almıştır. Hem bir akıncı hem de bir derviş olan bu çok yönlü şahsiyet, samimi ve yerli unsurlarla bezeli şiirleriyle Türk edebiyatı tarihinin vazgeçilmez bir parçasıdır.

Kerim Yarınıneli / KerimUsta.com

Kaynak:

  • İslam Ansiklopedisi, “Hayretî” Maddesi- Cilt:17, Sayfa:61-62
  • M. Fuad Köprülü’nün Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar

 

📅 Güncellenme: 23.11.2025 (İlk yayın: 03.10.2025)
Beğendiyseniz Paylaşın
👁️ Bu yazı 2 kez okundu
Kerim Usta

Kerim Usta

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise "Sevda"…

Tüm Yazılar

Yorum yapmaya ne dersiniz?

Sitemiz, deneyimini geliştirmek için çerezleri kullanır. Gizlilik Politikamız ve Aydınlatma Metni hakkında daha fazla bilgi edinebilirsin.
KVKK ve GDPR kapsamında tercihlerinizi yönetebilirsiniz.
Çerez Tercihlerinizi Yönetin (KVKK & GDPR)
Zorunlu Çerezler Sitenin çalışması için gereklidir. KVKK madde 5/2-f kapsamında işlenmektedir.
Analitik Çerezler Site performansını anlamamızı sağlar. GDPR 6/1-a, KVKK 5/1-a kapsamında işlenir.
İşlevsel Çerezler Kullanıcı deneyimini iyileştirir. GDPR 6/1-a, KVKK 5/1-a kapsamında işlenir.