
Ormanda Korku Düzeni: Tavşan ile Aslan Hikayesi
Ormanda yaşayan bütün hayvanlar Aslan’dan çekinir, onun gölgesinde yaşardı. Aslan gücüne fazlasıyla güvenen, öfkesini dizginleyemeyen bir hükümdardı. Kendini ormanın mutlak sahibi sayar, karşısına çıkan herkesi korkuyla itaate zorlamak isterdi. Gücünü adaletle değil, korkuyla ayakta tutardı.
Aslan her gün hayvanlardan birinin kendisine yiyecek olarak getirilmesini emrederdi. Kimse bu buyruğa karşı gelemezdi. Çünkü karşı gelenin sonu belliydi.
Sıranın Tavşan’a Gelmesi
Günlerden bir gün sıra Tavşan’a gelmişti. Tavşan bu buyruğu duyunca korktu ama paniğe kapılmadı. Güce karşı koymanın yolunun güç değil, akıl olduğunu biliyordu.
Yola çıkarken bilerek ağır davrandı. Zamanı uzattı, adımlarını yavaşlattı. Bu gecikme, korkudan değil, düşünceden kaynaklanıyordu.
Aslan’ın Öfkesi
Aslan Tavşan’ı uzaktan görünce öfkeden titredi. Tavşan başı eğik, sinmiş bir hâlde gelmiyordu. Aksine sakin, kendinden emin ve ölçülü adımlarla ilerliyordu. Bu tavır Aslan’ın öfkesini daha da artırdı.
“Kimsin sen!” diye kükredi.
“Ben nice güçlü hayvanı alt etmişim; sen küçücük bir tavşansın!”
Tavşanın Sözü ve Mazereti
Tavşan korkakça yalvarmadı. Sözlerini tartarak konuştu:
“Padişahım, kusurum varsa affınızı dilerim. Ancak gecikmemin bir sebebi vardır. İzin verirseniz anlatayım.”
Aslan küçümseyerek,
“Ahmağın özrü dinlenmez ama hadi söyle,” dedi.
Kuyudaki Sözde Rakip
Tavşan yaşadıklarını bir bir anlattı. Yolda karşılaştıkları başka bir aslandan, onun kendisini hiçe saymasından ve yanındaki tavşanı zorla alıp götürmesinden söz etti. Bu sözler Aslan’ın gururunu incitti.
“Benim ülkemde benden başka bir aslan mı var?” diye homurdandı.
Tuzak Kuruluyor
Tavşan, o aslanın derin bir kuyuda yaşadığını söyledi. Aslan öfkesine hâkim olamayarak ayağa fırladı ve Tavşan’ı önden gitmeye zorladı.
Birlikte ormanın kuytu bir köşesine yürüdüler. Sonunda karanlık bir kuyunun başına geldiler.
Karanlık Kuyu
Kuyunun başında Tavşan geri çekildi. Korktuğunu söyledi. Aslan onu kucağına aldı ve birlikte kuyunun içine baktılar. Suyun yüzeyinde bir aslan silueti belirmişti.
Aslan gördüğünün kendi yansıması olduğunu anlayamadı.
Zulmün Sonu
“İşte düşmanım!” diye haykıran Aslan, Tavşan’ı bırakıp bütün gücüyle kuyunun içine atladı. Kendi yansımasına saldırırken, kendi kazdığı karanlığa gömüldü.
Zorbalıkla kurulan düzen, akıl karşısında çökmüştü.
Hikâyeden Alınacak Ders
Bu hikâye bize gücün her zaman haklı olmak anlamına gelmediğini anlatır. Aslan çok güçlüdür; ancak öfkesine ve kibrine yenildiği için aklını kullanamaz. Tavşan ise zayıf görünmesine rağmen aklını yerinde kullandığı için hayatta kalır ve zulmü sona erdirir.
Zorbalık yapan, gücünü başkalarına zarar vermek için kullanan kişi, sonunda kendi yaptığı kötülüğün bedelini yine kendisi öder. Çünkü zulüm, sahibini yutan karanlık bir kuyu gibidir; başkaları için kazılan bu kuyuya eninde sonunda onu kazan düşer.
Adalet, kötülüğün karşılıksız kalmayacağını bildirir. İnsan başkasına tuzak kurarken farkına varmadan kendi yolunu bağlar; ipekböceği gibi kendi etrafını örer. Zayıf görülenleri kimsesiz sanmak gaflettir; haklı olanın arkasında görünmeyen bir destek vardır.
Kerim Yarınıneli / KerimUsta.com
Kaynak:
- Mesnevi/1-cilt/701-1400-beyitler
Konunun Video Anlatımı
Bu konu YouTube kanalımda da hazırlanmıştır. Yazılı içeriğe ek olarak, video formatında da inceleyebilirsiniz.
👉 Video Linki: Bu videoyu YouTube’da izle
📺 YouTube Kanalım: Kerimusta