İçeriğe geç

Fuzuli’den Osmanlıca Şiir ve Çevirisi

Fuzuli'den Osmanlıca Şiir ve Çevirisi

Fuzuli’den Osmanlıca Şiir (Gazel Türü) ve Çevirisi

16. yüzyıl Osmanlı ve Azerbaycan edebiyatının önemli şairlerinden Fuzûlî, aşk, vuslat ve ayrılık temalarını ustalıkla işlediği gazelleriyle tanınır. Bu gazel, hem dünyevi hem de tasavvufi aşkın derinliğini yansıtır. Osmanlıca orijinali ile birlikte günümüz Türkçesine sadık bir açıklama sunuyoruz, böylece hem klasik dili hem de anlamını kolayca takip edebilirsiniz.

Kerim Yarınıneli / KerimUsta.com

Fuzuli’den Gazel

Dostum âlem senünçün ger olur düşmen bana
Gam degül zîrâ yetersin dost ancak sen bana
(Dostum, senin yüzünden herkes bana düşman olsa dert değil; çünkü bana dost olarak yalnız sen yetersin.)

Işka saldum ben beni pend almayup bir dôstdan
Hîç düşmen eylemez anı ki itdüm ben bana
(Bir dosttan nasihat almayıp kendimi aşka saldım. Benim kendime ettiğimi hiçbir düşman yapmaz.)

Cân ü ten oldukça benden derd ü dâğ eksük degül
Çıhsa cân hâk olsa ten ni cân gerek ni ten bana
(Canım ve tenim var oldukça benden dert ve aşk yarası eksik olmaz. Canım çıksa tenim toprak olsa da, bana ne can ne de ten gerekir.)

Vasl kadrin bilmedüm fürkat belâsın çekmedin
Zulmet-i hecr itdi çoh târîk işi rûşen bana
(Ayrılık belasını çekmeden kavuşmanın değerini bilmedim. Çok karanlık bir işi bana ayrılık karanlığı aydınlattı.)

Dûd ü ahkerdür bana serv ile gül ey bâğbân
N’eylerem ben gülşeni gülşen sana külhan bana
(Ey bahçivan! Benim gönlümün ateşi gül, ahımın dumanı da servidir. Ben gülşeni ne yapayım? Gülşen senin olsun, külhan da benim.)

Gamze tîgin çekdi ol mâh olma gâfil ey gönül
Kim mukarrerdür bu gün ölmek sana şîven bana
(Ey gönül! O ay yüzlü kılıcını çekti. Gafil olma. Bugün senin ölmen benim de yas tutmam kararlaştırılmıştır.)

Ey Fuzûlî çıhsa can çıhman tarîk-i ışkdan
Reh-güzâr-ı ehl-i ışk üzre kılun medfen bana
(Ey Fuzuli! Canım çıksa aşk yolundan çıkmam. Mezaramı aşıkların gelip geçtiği yol üzerine yapın.)

Hüsnün oldukça füzûn ışk ehli artuk zâr olur
Hüsn ne mikdâr olursa ışk ol mikdâr olur
(Senin güzelliğin arttıkça aşk ehlinin inlemesi de fazlalaşır. Çünkü güzellik ne kadar olursa aşk da o kadar olur.)

Cennet içün men’ iden âşıkları dîdârdan
Bilmemiş kim cenneti âşıklarun dîdâr olur
(Aşıkları cennet için sevgilinin yüzüne bakmaktan men eden kişi bilmemiştir ki, aşıkların cenneti o yüzdür.)

Aşk derdinden olur âşık mizâcı müstakîm
Âşıkun derdine dermân itseler bîmâr olur
(Aşığın mizacı aşk derdiyle mükemmelleşir. Aşığın derdine derman olunursa o hastalanır.)

Zâhid-i bî-hod ne bilsün zevkini ışk ehlinün
Bir aceb meydür mahabbet kim içen huşyâr olur
(Kendinde olmayan zahit, aşıkların derdini nasıl bilsin? Muhabbet öyle bir şaraptır ki onu içen kendine gelir.)

Işk sevdâsına sarf eyler Fuzûlî ömrini
Bilmezem bu hâb-ı gafletten kaçan bîdâr olur
(Fuzuli ömrünü aşk sevdasına sarf eder. Bilmiyorum, bu gaflet uykusundan ne zaman uyanır.)

Gönülde bin gamum vardur ki pinhân eylemek olmaz
Bu hem bir gam ki il ta’nından efgân eylemek olmaz
(Gönülde bin gamım var, bunu gizlemem mümkün değil. Bu öyle bir gamdır ki başkasının ayıplamasından figan etmek mümkün değildir.)

Ne müşkil derd olursa bulınur âlemde dermânı
Ne müşkil derd imiş ışkun ki dermân eylemek olmaz
(Alemde ne kadar zor dert olursa derman bulunur. Senin aşkın ne zor dertmiş ki, derman bulmak mümkün değil.)

Fenâ mülkine çoh azm itme ey dil çekme zahmet kim
Bu tedbîr ile def’-i derd-i hicrân eylemek olmaz
(Ey gönül, yokluk ülkesine çok yönelme, boşuna zahmet çekme. Çünkü bu tedbir ile ayrılık derdini def etmek mümkün değildir.)

Sahın gönlüm yıharsın pendden dem urma ey nâsih
Hevâ-yı nefs ile bir mülki vîrân eylemek olmaz
(Ey nasihatçi, sakın öğüde başlama, gönlümü yıkarsın. Nefsin arzusuyla bir mülkü viran etmek olmaz.)

Dehânun üzre la’lün istemiş dil def’i müşkildür
Görinmez hîç cürmi yoh yire kan eylemek olmaz
(Gönül, senin ağzının üstündeki lali istemiş. Bunun yerine getirilmesi zordur. Onun hiçbir günahı görünmüyor. Yok yere kan dökmeye gerek yok.)

Du’âlar eylerem benden yana bir dem güzâr itmez
Ne çâre sihr ile servi hırâmân eylemek olmaz
(Dualar ediyorum, benden tarafa bir an olsun gelmiyor. Sihir ile servi yürütmenin çaresi yok ki.)

Fuzûlî âlem-i kayd içresin dem urma ışkundan
Kemâl-i cehl ile da’vâ-yı irfân eylemek olmaz
(Ey Fuzuli, kayd aleminin içindesin; aşkından bahsetme. Tam bir cehaletle kültür davasında bulunmak yanlıştır.)

Ey melek-sîmâ ki senden özge hayrandur sana
Hak bilür insan dimez her kim ki insandur sana
(Ey melek yüzlü, senden başka herkes sana hayrandır. Allah bilir ki, insan olan sana insan demez.)

Virmeyen cânın sana bulmaz hayât-ı câvidân
Zinde-i câvîd ana dirler ki kurbandur sana
(Sana canını vermeyen, ebedi hayatı bulamaz. Sana kurban olana ebedi hayatı buldu derler.)

Âlemi pervâne-i şem’-i cemâlün kıldı ışk
Cân-ı âlemsin fidâ her lahza bin candur sana
(Aşk bütün dünyayı güzelliğinin mumuna pervane yaptı. Sen alemin canısın, sana her an bin can fedadır.)

Âşıka şevkunla cân virmek inen müşkil degül
Çün Mesîh-i vaktsin can virmek âsandur sana
(Aşığa senin sevginle can vermek zor değildir. Çünkü sen dönemin İsa’sısın; senin için can vermek kolaydır.)

Çıhma yârum giceler âğyâr ta’nından sakın
Sen meh-i evc-i melâhatsin bu noksandur sana
(Ey yarim, geceleri dışarı çıkma; yabancıların ayıplamalarından sakın. Sen güzellik semasının ayısın; bu senin için noksandır.)

Pâdişahum zulm idüp âşık seni zâlim dimiş
Hûb olanlardan yaman gelmez bu bühtandur sana
(Ey padişahım, aşık sana zalim diyerek zulmetmiş. Güzel olanlardan kötülük gelmez; bu sana bir iftiradır.)

Ey Fuzûlî hûb-rûlardan tegâfüldür yaman
Ger cefâ hem gelse anlardan bir ihsandur sana
(Ey Fuzuli, asıl kötü olan güzel yüzlülerin kayıtsızlığıdır. Onlardan cefa bile gelse bu senin için bir ihsandır.)

Benüm tek hîç kim zâr ü perîşân olmasun yâ Râb
Esîr-i derd-i ışk u dâg-ı hicrân olmasun yâ Râb
(Ya Rab, benim gibi hiç kimse inlemesin ve perişan olmasın. Hiç kimse aşk derdinin ve ayrılık yarasının esiri olmasın.)

📅 Güncellenme: 04.12.2025 (İlk yayın: 25.02.2016)
Beğendiyseniz Paylaşın
👁️ Bu yazı 511 kez okundu
Kerim Usta

Kerim Usta

Herkesin bir yaşama nedeni var. Benimki ise "Sevda"…

Tüm Yazılar

“Fuzuli’den Osmanlıca Şiir ve Çevirisi” hakkında 3 yorum

  1. Adıma nice beyitler akıtır olmuşsunuz haberlerini aldım
    Her gördüğümü sen sandım
    Seni de sanki ben sandım
    Ne vakit yalnız kalsam ismini andım
    Yandım vallahi yandım

  2. Ey bu güzlerimden duygu seli gibi yaş yerine kan akıtan güzel
    Acep ne vakittir görmez oldum gül cemalinizi bilmezim

    1. Merhaba, katkınızdan dolayı teşekkür ederim. Yorumda verdiğiniz güzel alıntılar Fuzuli’ye ait olmasa da konumuza güzel bir zenginlik kattı. Harikasınız…

Yorum yapmaya ne dersiniz?

Sitemiz, deneyimini geliştirmek için çerezleri kullanır. Gizlilik Politikamız ve Aydınlatma Metni hakkında daha fazla bilgi edinebilirsin.
KVKK ve GDPR kapsamında tercihlerinizi yönetebilirsiniz.
Çerez Tercihlerinizi Yönetin (KVKK & GDPR)
Zorunlu Çerezler Sitenin çalışması için gereklidir. KVKK madde 5/2-f kapsamında işlenmektedir.
Analitik Çerezler Site performansını anlamamızı sağlar. GDPR 6/1-a, KVKK 5/1-a kapsamında işlenir.
İşlevsel Çerezler Kullanıcı deneyimini iyileştirir. GDPR 6/1-a, KVKK 5/1-a kapsamında işlenir.