
Açlıkla İlgili Atasözleri ve Deyimler
Açlık, insanlık tarihinin en kadim ve evrensel deneyimlerinden biridir. Türk kültüründe de bu temel yaşantı, zengin bir sözlü mirasa yansımıştır. Açlıkla ilgili atasözleri ve deyimler yalnızca fiziksel bir ihtiyacı değil; aynı zamanda yoksulluk, sabırsızlık, açgözlülük, hırs ve hayatta kalma mücadelesi gibi pek çok insani durumu da dile getirir.
Bu sözler, toplumsal gözlemlerin ve yaşam tecrübelerinin damıtılmış birer ifadesi olarak hem bireysel hem de toplumsal gerçeklikleri ustalıkla yansıtır. Örneğin, “Aç köpek fırın deler” atasözü, bir insanın açlık karşısında ne denli gözü kara olabileceğini ortaya koyarken; “Tok açın hâlinden bilmez” sözü, varlık içinde yaşayanların yoksulluğu anlamakta zorlandığını vurgular.
Deyimlerde ise “Aç kurt gibi” ifadesi, büyük bir iştahla ya da açgözlülükle yapılan davranışları betimlerken; “Açlıktan nefesi kokmak”, derin bir yoksulluğun birey üzerindeki etkisini çarpıcı biçimde gözler önüne serer.
Bu yazıda, Türkçede sıkça kullanılan, açlık konusunda ki atasözleri ve deyimleri anlamlarıyla birlikte bulabilirsiniz. Açıklamalar için Türk Dil Kurumu sözlüklerinden yararlanılmıştır.
Kerim Yarınıneli/KerimUsta.com
Açlıkla İlgili Atasözleri
- Aç aç ile yatınca arada dilenci doğar (Karı koca yoksul olursa bunların çocukları da yoksul olur.)
- Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez (Aç hiçbir mazeretle susturulamaz, çocuk da istediği şeyi hemen elde etmek ister.)
- Aç aslandan tok domuz yeğdir (Soylu olup para kazanamayan, soysuz olup para kazanan kadar değerli değildir.)
- Aç at yol almaz, aç it av almaz (İş gördürdüğünüz kimselerin haklarını tam olarak vermezseniz kendilerinden yararlanamazsınız.)
- Aç ayı oynamaz (Kendisinden iş beklenilen kimseden emeğinin karşılığı esirgenmemelidir.)
- Aç domuz darıdan çıkmaz (Kötü yaradılışlı aç olan kimse, kime neye zarar verdiğini düşünmeden sadece karnını doyurmaya bakar.)
- Aç doymam, tok acıkmam sanır (Aç insan elde ettiğinden çoğunu ister, varlıklı insan ise daha fazlasını ister.)
- Aç elini kora sokar (Aç insan, geçimini sağlamak için kendisini her türlü tehlikeye atar.)
- Aç esner, âşık gerinir (Herkes içinde bulunduğu koşula göre davranır.)
- Aç gezmektense tok ölmek yeğdir (Yoksulluk ölümden de beterdir.)
- Aç ile dost olayım diyen peşin karnını doyursun (Yakınlık kurduğumuz kimsenin sağlama olanağı bulunmayan şeyi, ondan beklemeden kendimiz elde etmeye çalışmalıyız.)
- Aç ile eceli gelen söyleşir (Açın gözü hiçbir şeyi görmez, karnını doyurabilmek için kendisine güçlük çıkaran bir kimseyi öldürebilir.)
- Aç it fırın duvarını deler (Aç kimse karnını doyurmak için önüne çıkan engellerin tamamını aşar ve isteğini elde eder.)
- Aç kalmak, borçlu olmaktan iyidir (Sözünün eri olana, borcunu ödeyememek aç kalmaktan daha ağır gelir.)
- Aç köpek fırın deler (Aç kimse karnını doyurmak için önüne çıkan engellerin tamamını aşar ve isteğini elde eder.)
- Aç kurt aslana saldırır (Aç kimse karnını doyurmak için gerekirse ölümü göze alır.)
- Aç kurt yavrusunu yer (Açın gözü kararmıştır, karnını doyurmak için ölümü bile göze alarak kendisinden kat kat güçlü olan yaratıklarla boğuşur.)
- Aç mezarı yoktur (Kişi yoksul olabilir, işsiz ve parasız kalabilir ama aç kalmaz, mutlaka bir geçim yolu bulur.)
- Aç ne yemez, tok ne demez (Yoksul kimse eline geçen şeyin iyisine kötüsüne bakmaz, varlıklı kişi ise en güzel şeylerde bile kusur bulur.)
- Aç ölmez gözü kararır, susuz ölmez benzi sararır (Yoksulluk insanı öldürmez ama türlü türlü üzüntü ve sıkıntı içinde yıpratır.)
- Aç tavuk kendini arpa (buğday) ambarında sanır (İnsanlar, yokluğunu, yoksulluğunu çektikleri şeyler için olmayacak hayaller, düşler kurar.)
- Aç tokun gözüne bakmakla doymaz (Yoksul insanla ilgilenmek ancak ona yardım etmekle olur.)
- Aç yanında sarpın kurcalanmaz (Bir kimsenin yanında, onun çok duyarlı olduğu konuya değinmemek gerekir.)
- Aç yanından kaç (Aç insan tehlikelidir.)
- Aç yeri başka, acı yeri başka (İnsanın yüreği ne denli acıyla dolu olsa da yemek yemeyi ister.)
- Aça dokuz yorgan örtmüşler, yine uyuyamamış (1) Aç olan kimse, kendisine ne kadar rahatlık sağlanırsa sağlansın, dinlendirilemez. 2) Bir şeye ihtiyaç duyan kimse, ancak onun giderilmesiyle rahata kavuşturulabilir.)
- Açın gözü ekmek teknesinde olur (Kişinin tek düşüncesi, yaşaması için gerekli olan şeyi elde etmektir.)
- Açın imanı olmaz (Aç olan kimseden her türlü kötülük beklenebilir.)
- Açın karnı doyar, gözü doymaz (Tutkulu olduğu konuda insan doyumsuzdur, yetinmek bilmez.)
- Açın koynunda (karnında) ekmek durmaz (eğleşmez) (Kazancı yetmeyen kişi, eline geçeni hemen harcar, yarını için bir şey saklayamaz.)
- Açın kursağına çörek dayanmaz (Yoksulluk içinde bulunan kimsenin bir eksiği giderilse başka bir eksiği kendini gösterir.)
- Açın uykusu gelmez (1) Aç olan kimse, kendisine ne kadar rahatlık sağlanırsa sağlansın, dinlendirilemez. 2) Bir şeye ihtiyaç duyan kimse, ancak onun giderilmesiyle rahata kavuşturulabilir.)
- Açlık ile tokluğun arası yarım yufka (Yoksul olan buna üzülmemelidir, küçücük bir şey bile en büyük ihtiyacı gidermeye yeter.)
- Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin (Yönetimi altında bulunan kimselere sık sık müdahale edenler bekledikleri verimi alamadıkları gibi onları da arsız ederler; yiyecek ve para bakımından da sıkıntıya düşürenler onları hırsızlığa itmiş olurlar.)
- Gezen kurt aç kalmaz (Geçimini sağlamak için gezip dolaşan, şuraya buraya başvuran kişi aç kalmaz.)
- Tıngır elek tıngır saç, elim hamur karnım aç (Çalışmalarımla başkalarına yarar sağlıyorum ancak bundan kendim yararlanmıyorum.)
- Tok açın hâlinden bilmez (Varlıklı olan, yoksulun ne denli sıkıntı içinde bulunduğunu bilmez.)
- Yılan sokan uyumuş, aç kalan uyumamış (Yoksulluk, açlık acıların en dayanılmazıdır.)
Açlıkla İlgili Deyimler
- Aç açık kalmak (Yoksulluk içinde, evsiz barksız kalmak.)
- Aç doyurmak (Yoksulları beslemek.)
- Aç kalmak (1) Karnını doyuramamak. 2) Yoksulluğa düşmek.)
- Aç kurt gibi (Büyük bir istekle.)
- Aç susuz kalmak (1) Yoksulluktan yaşayamayacak bir duruma gelmek. 2) Yoksul bir duruma düşmek.)
- Açlığını öldürmek (Açlık duygusunu yatıştırmak.)
- Açlık çekmek (Yoksulluk içinde bulunmak.)
- Açlıktan gözü (gözleri) dönmek (kararmak) (Çok acıkmak.)
- Açlıktan imanı gevremek (Çok acıkmak.)
- Açlıktan nefesi kokmak (Yoksulluk içinde bulunmak.)
- Açlıktan ölmek (Dayanılmaz derecede acıkmak, çok acıkmak.)
- Açlıktan ölmeyecek kadar (Çok az.)
- Tok evin aç kedisi (Gereksinimi olmadığı hâlde açgözlülük eden.)