Miraç: Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) İlahi Yolculuğu
Miraç, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.), hicretten yaklaşık bir yıl önce, Receb ayının 27. gecesinde yaşadığı olağanüstü bir yolculuktur. Bu kutlu olay iki aşamadan oluşur: İsra ve Miraç.
İsra: Mekke’den Kudüs’e Gece Yürüyüşü
Hz. Peygamber (s.a.v.), Cebrail (a.s.) rehberliğinde Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya götürülmüştür. Bu olay, Kur’an-ı Kerim’in İsra Suresi’nde şöyle anlatılır:
“Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah, her türlü noksandan uzaktır. Şüphesiz O, işitendir, görendir.” (İsra, 17:1)
Miraç: Semaya Yükseliş
İsra’nın ardından Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Mescid-i Aksa’dan semaya yükselmiştir. Kur’an’da açıkça detaylandırılmasa da, bu yolculuk hadislerde tafsilatlı şekilde yer almaktadır. Miraç, sadece ruhen değil, bedenen gerçekleşmiş ilahi bir mucizedir.
Kudüs’te Peygamberlerle Buluşma
Yolculuk öncesinde Hz. Peygamber’in (s.a.v.) göğsü açılarak kalbi iman ve hikmetle doldurulmuştur. Kudüs’e ulaştığında Hz. İbrahim (a.s.), Hz. Musa (a.s.), Hz. İsa (a.s.) ve diğer peygamberlerle buluşmuş; onlara imamlık yaparak namaz kıldırmıştır. Bu buluşma, üç semavi dinin manevî önderlerinin bir araya gelişiyle evrensel bir mesaj taşır.
Yedi Kat Gök ve İlahi Huzur
Hz. Peygamber (s.a.v.), Kudüs’ten sonra göğe yükselmiş ve her katta farklı peygamberlerle karşılaşmıştır:
- 1. Kat: Hz. Adem (a.s.)
- 2. Kat: Hz. İsa (a.s.) ve Hz. Yahya (a.s.)
- 3. Kat: Hz. Yusuf (a.s.)
- 4. Kat: Hz. İdris (a.s.)
- 5. Kat: Hz. Harun (a.s.)
- 6. Kat: Hz. Musa (a.s.)
- 7. Kat: Hz. İbrahim (a.s.)
Sidretü’l-Münteha’ya ulaşıldığında Cebrail (a.s.) “Ben buradan ileri gidemem” diyerek geride kalmış, Peygamberimiz (s.a.v.) Refref adlı nurdan bir vasıta ile Allah’ın huzuruna yükselmiştir. Burada:
- Günde beş vakit namaz farz kılınmış,
- Bakara Suresi’nin son ayetleri (Âmenerrasûlü) indirilmiş,
- Şirk koşmayan ümmetin cennete gireceği müjdelenmiştir.
Miraç’ın Manevi Mesajları
Miraç, yalnızca geçmişte yaşanmış bir mucize değil, aynı zamanda her Müslüman için ibretlerle dolu bir manevi derinliktir:
- “Namaz, müminin miracıdır.” Bu hadis, namazın Allah’a yakınlaşmadaki rolünü açıkça gösterir.
- Kur’an ve namaz iç içedir. Bakara Suresi’nin son ayetleri, iman, sabır ve teslimiyet mesajlarını taşır.
- Cennet ve cehennem tasvirleri, ahiret bilincini pekiştirir. Hatta bazı Batı edebiyatındaki eserlerde (örneğin Dante’nin İlahi Komedyasında) bu anlatılardan esinler görülmüştür.
Sadakatin Sembolü: Hz. Ebu Bekir
Peygamberimiz (s.a.v.) Miraç’ı anlatınca müşrikler bu olayı alaya almış, bazı Müslümanlar bile tereddüte düşmüştür. Ancak Hz. Ebu Bekir (r.a.), “O söylüyorsa şüphesiz doğrudur!” diyerek, “Sıddîk” unvanını almıştır. Bu olay, taklidi iman ile tahkiki iman arasındaki farkı göstermesi bakımından önemlidir.
Miraç Kandilini İhya Etmek
Miraç Kandili, Kadir Gecesi’nden sonra en faziletli gecelerden biridir. Bu özel gece, Kur’an okuyarak, nafile namazlarla, zikir ve tefekkürle değerlendirilmelidir.
Osmanlı döneminde kandil gecelerinde “Miraciye” adı verilen şiirler okunur, camiler kandillerle donatılır, halka süt ikram edilirdi. Bu gelenekler, toplumda maneviyatı canlı tutmayı amaçlamıştır.
Rabbimiz bizleri Miraç’ın hikmetlerini anlayan, namazla arınan ve ilahi rahmete ulaşan kullarından eylesin. Âmin.
Kerim Yarınıneli/KerimUsta.com
Kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, İsra Suresi (17:1), Necm Suresi (53:13–18)
- Sahih-i Buhari, Kitabü’l-Menakıb
- İbn Kesir, Tefsiru’l-Kur’ani’l-Azim
- Diyanet İşleri Başkanlığı, Miraç Kandili Bilgilendirme Yayınları
