
Hamse Sahibi Divan Edebiyatı Şairi: Kalkandelenli Muîdî
Divan edebiyatında “hamse sahibi” olmak, beş mesnevi kaleme almak anlamına gelir. Fuzuli, Taşlıcalı Yahya, Nevizade Atai gibi isimler bu başarıya ulaşmıştır. İşte onlardan biri de Kalkandelenli Muîdî’dir. Ancak onun hikâyesi, parlak başlayıp hüsranla biten bir hayatın, yoksulluk ve gurbetle örülmüş şiirlerin hikâyesidir.
Hayatı
Muîdî, bugün Kuzey Makedonya sınırlarında kalan Kalkandelen’de doğmuştur. Asıl adı bilinmemekle birlikte, babası II. Bayezid dönemi müderrislerinden Muîdzâde’dir. Klasik medrese eğitimini almış, parlak zekâsıyla akranları arasında öne çıkmıştır.
Medreseyi bitirdikten sonra dönemin ünlü âlimi Zenbilli Ali Efendi’nin muîdi oldu. Muîd, Osmanlı medrese sisteminde dersleri tekrar ettiren, hocaya yardımcı olan görevli demektir. Medrese hiyerarşisi şöyle işlerdi: Softa / Danişmend (öğrenci) → Muîd (yardımcı hoca) → Müderris (asıl hoca). Muîdî mahlasını da bu görevinden almıştır. Bazı kaynaklara göre ise mahlasını babasından almıştır.
Ayrıca Kınalızâde’nin aktardığına göre profesyonel bir okçuydu.
İlmiye yolunda parlak bir gelecek vaat eden bu başlangıç, beklenen devamı getirmedi. Âşık Çelebi’nin Meşâ’irü’ş-Şu’arâ tezkiresine göre ilim yolunu bırakıp hacca gitti, ardından Mısır’a geçti ve beytülmal kâtibi olarak görev yaptı. Mısır’da, 1546-1569 yılları arasında vefat etti. Farklı bir rivayete göre ise “müderris iken” öldü.
Muîdî’nin hayatına dair önemli ipuçlarından biri Gül ü Nevrûz mesnevisinde düştüğü şu beyittir:
“Olduñ bu sinīn içre ʿārif / Ḳırḳın geçüp ellisine müşrif”
(Bu yıllar içinde ârif oldun / Kırkını geçip ellisine yaklaştın)
Bu beyit, eseri yazdığında kırkını geçip ellisine yaklaştığını gösterir. 1535-36’da tamamladığı bu eserden hareketle yaklaşık 1488-1491 yılları arasında doğduğu tahmin edilmektedir.
Muîdî son derece üretken bir şairdi. Şem’ ü Pervâne mesnevisini iki üç hafta gibi kısa bir sürede tamamladığını kendisi söyler.
Eserleri
- Dîvân – Üç divan sahibi olduğu bilinir. Günümüze ulaşan üçüncü divanı 1527’de tamamlanmıştır.
- Aşk-efzâ (Leylâ vü Mecnûn) – 1756 beyitlik mesnevi. Kayıp sanılan eser, Dresden Kütüphanesi’nde bulunmuştur.
- Şem’ ü Pervâne – Mum ile pervane arasındaki aşkı anlatan alegorik eser.
- Gül ü Nevrûz – 1535-36’da tamamlanmış mesnevi.
- Miftâhu’t-teşbîh – Muîdî’nin bilinen tek mensur eseri.
- Vâmık u Azrâ – Kaynaklarda adı geçer, nüshası henüz bulunamamıştır.
Edebî Kişiliği
Muîdî’nin şiirlerine yoksulluk, gurbet, hüzün ve felekten şikâyet hâkimdir. Rodos sürgünü, İstanbul, Halep ve Mısır gibi farklı bölgelerde güç şartlarda yaşamanın sancıları Dîvân’ına damgasını vurmuştur.
Şiirlerinde âşıkâne ve rindâne bir eda ile samimiyet ve duygu yoğunluğunu ön plana çıkarmıştır. Dili sadedir; atasözleri, deyimler ve veciz sözleri ustalıkla kullanmıştır. Dönemin büyük şairlerinden Necâtî ve Ahmed Paşa’nın gazellerine tahmisler (beşleme) yazmıştır.
Tezkirelerde çalakalem yazdığına dair eleştiriler vardır. Nitekim kendisi de eserlerini “bir iki hafta” gibi kısa sürede tamamladığından övünerek bahseder.
Gazelinden Bir Örnek
Cihâna virmezem ölsem hayâl-i cânânı
Ki göz görince hemân lahza sevdi cân anı
(Gözüm gördüğü anda canın sevdiği sevgilinin hayali için ölsem, bu dünyaya vermem onu.)
Girih girih dil ü cân riştesini bağladı âh
Bölük bölük salınan zülf-i ‘anber-efşânı
(Ah, bölük bölük salınan anber kokulu saçları, dil ve can ipini düğüm düğüm bağladı.)
Karâr u sabrın alup kara çulda kor âhir
Ne haste câna ki hışm ide çeşm-i fettânı
(Kararımı, sabrımı alıp sonunda kara toprağa kor; o fettan göz kime öfke duyarsa, o hasta can ne yapsın?)
Dönemi
Muîdî, 16. yüzyılda Fuzuli, Baki, Hayali Bey gibi zirve şairlerle aynı dönemi paylaşmıştır. Beş mesnevi kaleme alarak “hamse sahibi” olmasına rağmen eserleri hak ettiği ilgiyi görmemiştir.
Bunun nedenlerinden biri Şem’ ü Pervâne’sini “bir eğlence olsun diye” iki üç haftada yazması, diğeri ise kendinden önce aynı konuyu işleyen Niyâzî ve Lâmi‘î Çelebi’nin etkisinden kurtulamamasıdır. Yani yetenekliydi ama güçlü seleflerinin gölgesinde kaldı.
Ancak bu durum, onun üretkenliğini ve teknik ustalığını gölgelememelidir. Özellikle Dîvân’ındaki içtenlik, samimiyet ve duygu yoğunluğu, onu döneminin diğer şairlerinden ayırır.
Kerim Yarınıneli / KerimUsta.com
Kaynakça
- Köksal, M. Fatih (2013). “Muîdî”. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü (TEİS).
- Armutlu, Sadık (2018). “Şem’ ü Pervâne (Muîdî)”. Türk Edebiyatı Eserler Sözlüğü (TEES).