
Prof. Dr. Remziye Hisar (1902-1992): Kimyadan Hayata Açılan Bir Ömür
Remziye Hisar, 1902 yılında, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş döneminde Üsküp’te doğdu. Ailesi, Balkan Savaşları’nın karmaşasından kaçarak İstanbul’a yerleşti. Bu göç, onun hayatındaki ilk büyük değişimdi. İstanbul Darülfünun’un (sonradan İstanbul Üniversitesi) kimya bölümüne 1918 yılında kaydolduğunda, Türkiye’nin ilk kadın kimyageri olma yolculuğu başladı. 1919’daki hızlandırılmış mezuniyeti, bir milletin küllerinden doğduğu yıllara denk geliyordu. Hisar, yeni kurulan cumhuriyetin “muasır medeniyetler” hedefine bilimle katkıda bulunacak ilk kadın neslinin öncüsü oldu.
Zorluklarla Örülü Bir Yol: Bakü, Paris ve Anne Bilim İnsanı Olmak
Mezuniyetinin hemen ardından idealist bir kararla Bakü’ye gitti. Orada Türk çocukları için bir okul kurdu ve kimya öğretmenliği yaptı. Burada evlendi ve ilk çocuğu Feza’yı dünyaya getirdi. Ancak evliliği mutlu olmadı. 1923’te, bebeği kucağında Türkiye’ye dönmek zorunda kaldı.
Bu dönüş, onun için bir son değil, daha büyük bir atılımın başlangıcıydı. Kendini geliştirmek için Paris’e gitmeye karar verdi. Çocuğunu annesine bırakarak, organik kimya alanında bazı alkaloidler üzerine bir araştırma yaparak Sorbonne’a doktora yapmak için giden ilk Türk kadını oldu. Burada, dönemin dev isimleri Marie Curie, Langevin ve Debye’nin öğrencisi oldu. Doktora sınav jürisinde Curie’nin bulunması, onun için en büyük gururlardan biriydi. Bu dönemde, anne özlemi, yokluk ve yoğun çalışma temposuyla geçen günler, onun karakterini daha da güçlendirdi.
Türkiye’ye Dönüş ve Bilime Adanmış Bir Ömür
1933’te Türkiye’ye kesin dönüş yaptıktan sonra, ülkenin en önemli yükseköğretim kurumlarında görev alarak hem bilim insanı yetiştirdi hem de araştırmalarına hız verdi. İstanbul Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve TÜBİTAK Bilim Adamı Yetiştirme Grubu’ndaki çalışmalarıyla, genç cumhuriyetin bilim altyapısının inşasına katkıda bulundu. 1947 yılında profesör unvanını alarak, akademik kariyerinin zirvesine ulaştı.
Ancak Remziye Hisar için akademi, sadece teorik bilginin aktarıldığı bir kürsü değildi. Onun bilim anlayışı, laboratuvarın dört duvarına hapsolmuş değildi. “Kimya, hayatın ta kendisiydi” düsturuyla, araştırmalarını ülkesinin gerçek ihtiyaçlarına ve insan hayatına doğrudan dokunacak şekilde kurguladı. Çalışmalarını üç ana eksende, bilimi toplumsal faydaya dönüştürmek amacıyla yürüttü:
- Spektroskopi ile Maddenin Sırrını Çözmek: Işığın maddeyle etkileşimini inceleyen bu ileri teknikle, farklı maddelerin yapı taşlarını ve saflık derecelerini analiz etti. Bu temel araştırmalar, yalnızca akademik bilgi üretmekle kalmadı; aynı zamanda Türkiye’nin gelişmekte olan sanayisinde kalite kontrol ve standardizasyonun bilimsel temelini atılmasına katkı sağladı.
- Kozmetik Kimya: Yerli ve Milli Üretimin Peşinde: Hisar, kozmetiği sadece bir süs eşyası olarak görmedi. Bu alanı, kimyanın gücünü günlük hayatta gösterebileceği ve aynı zamanda ithal ürünlere bağımlılığı azaltabilecek stratejik bir sahne olarak değerlendirdi. Yerli hammaddeleri inceleyerek, Türkiye’de üretilebilecek, kaliteli ve güvenli kozmetik formülasyonlarının geliştirilmesi için çalıştı.
- Farmasötik Kimya: Sağlığın Kimyasal Temeli: İlaçların kimyasal yapıları, üretim yöntemleri ve etkileri üzerine yoğunlaştı. Amacı, dışa bağımlılığı azaltacak etkin, güvenli ve erişilebilir ilaçların yerli üretimine bilimsel zemin hazırlamaktı. Çalışmaları, ilaç endüstrisinin kurulması için olmazsa olmaz temel sorulara yanıt aradı.
Bu vizyon ve pratik, onu sadece “Türkiye’nin ilk kadın kimyageri” yapmakla kalmadı, aynı zamanda Cumhuriyet’in erken döneminde uygulamalı ve millî bilim anlayışının somut bir temsilcisi haline getirdi. Onun için bilim, kitaplardan çıkıp fabrikalara, eczanelere ve nihayetinde insanların gündelik yaşamına girmeliydi.
En Büyük Eseri: Bir Bilim Ailesi Yetiştirmek
Remziye Hisar’ın belki de en kalıcı ve kişisel izi, yetiştirdiği iki çocuğudur:
- Oğlu, Prof. Dr. Feza Gürsey (1921–1992), dünyaca ünlü bir teorik fizikçi olarak tarihe geçti.
- Kızı, Prof. Dr. Değer Gürsey (1924–2021) ise psikoloji alanında akademik kariyerini başarıyla sürdürdü.
Hisar, çocuklarını özgür düşünmeye, sorgulamaya ve bilimin evrensel dilini konuşmaya teşvik ederek, Türkiye’nin en seçkin bilim ailelerinden birinin kurucusu ve ilham kaynağı oldu. Onların başarıları, Remziye Hisar’ın bilim ve eğitime olan inancının somut bir kanıtı olarak kabul edilir.
Mirası ve Anlamı: Disiplinler Ötesi Bir Işık
Remziye Hisar’ın hayatı, cesaret, azim ve entelektüel tutkunun bir zaferidir. O, ülkesinin en zor zamanlarında, bir kadın olarak, hem anneliği hem de bilim insanlığını bir arada yürütmenin yolunu buldu. Ancak onun mirası, sadece “ilk” olmanın ötesinde, bıraktığı fikirlerde saklıdır.
“Yalnız bir dalda uzmanlaşmak bana göre değil. Fizik bilmeyen kimyager, kimya bilmeyen fizikçi olamaz.” sözü, onun bilime bakışının özünü yansıtır. Hisar, bilimin dar kalıplara sığdırılamayacak, birbiriyle iç içe geçmiş bir bütün olduğunu savundu. Bu bakış açısı, onu sadece bir kimyager değil, “bilginin bütüncül bir âlimi” olmaya yöneltti. Açtığı yoldan geçenlere, sınır tanımayan bir merakı ve düşünme cesaretini miras bıraktı.
Remziye Hisar, 13 Haziran 1992’de İstanbul’da vefat etti. Fiziken aramızdan ayrılsa da, fikirleri ve açtığı yol yaşamaya devam ediyor. Bugün, Türkiye’deki her bilim insanı, özellikle de kadın araştırmacılar, onun azminden ve “bütüncül bilim” idealinden ilham almaya devam ediyor. Remziye Hisar, bilim tarihimizde sadece bir öncü isim değil; aklın, ilerlemenin ve sınırları reddeden bir öğrenme aşkının simgesi olarak anılıyor. O, yeni Türkiye’nin inşa sürecinde, bilimin temellerini atan ve bu temellere “bütünlük” ruhunu nakşeden gururlu mimarlardan biriydi.
Remziye Hisar’ı temsil eden AI suluboya illüstrasyonu olarak hazırlanmıştır.
Kerim Yarınıneli / KerimUsta.com
Kaynaklar
- Alpar, M. A. (2019). Bilimin Öncü Kadını Remziye Hisar. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.
- Dölen, Emre. (2019). “Prof. Dr. Remziye Hisar’ın Anılarını ve Görüşlerini İçeren Yeni Bir Kitap Hakkında Düşünce ve Katkılar”. Osmanlı Bilimi Araştırmaları, Cilt 20, Sayı 2.
- Toros, Taha. (1996). “Türkiye’de Kimya Biliminin Öncülerinden Remziye Hisar.” Tarih ve Toplum Dergisi, Cilt 26, Sayı 126.
- Petrol-İş Kadın Dergisi. (2015). “Bir bilim kadınının hikâyesi: Remziye Hisar nasıl ilk kimyagerimiz oldu?“. Sayı 50.
Konunun Video Anlatımı
Bu konu YouTube kanalımda da hazırlanmıştır. Yazılı içeriğe ek olarak, video formatında da inceleyebilirsiniz.
👉 Video Linki: Bu videoyu YouTube’da izle
📺 YouTube Kanalım: Kerimusta