Etiket: su

Erezyon Nedir?

Erezyon Nedir?

Erozyon,kaya veya toprağın parçalarını bir yerden diğerine taşındığı jeolojik bir süreçtir.Çoğu erozyon su,rüzgar ve buz (genellikle bir buzul şeklinde) gerçekleşir.Bu kuvvetler kayaları ve toprağı yıprandırıp parçalayarak başka yerlere taşırlar.Su çamurlu veya rüzgar tozlu ise ise erozyonun gerçekleştiğine işarettir.Kahverengi renk, kaya ve toprağın parçalarının suda bir müddet durduğunu ve bir yerden başka bir yere taşındığına işaret eder. İşte bu taşınan malzemeye tortu denir.

Rüzgar ve su yavaşladığında veya buz eridiğinde,tortu eski yerinden taşınarak  yeni bir yere Okumaya Devam Ediniz…

Fuzuliden Su Kasidesi

Ünlü Sanatçı Fikret Hakan Hayatını Kaybetti

Su Kasidesi -Fuzûlî

Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su

(Ey göz! Gönlümdeki (içimdeki) ateşlere göz yaşımdan su saçma ki, bu kadar tutuşan ateşlere su fayda vermez.)

Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
Yâ muhît olmış gözümden günbed-i devvâra su

(Şu dönen gök kubbenin rengi su rengi midir; yoksa gözümden akan sular, göz yaşları mı şu dönen gök kubbeyi Okumaya Devam Ediniz…

Abdest Hakkında Bilmedikleriniz

Abdest Hakkında Bilmedikleriniz

ABDEST

Islâm’da bazı ibâdetlerin yerine getirilmesi için yapılan ve bizzat kendisi ibâdet olan temizlenmeye Abdest denir. Abdest kelimesi Farsça’da su anlamına gelen “âb” ile el anlamına gelen “dest” kelimelerinden oluşmuş birleşik bir isimdir. Arapça karşılığı olan “vudû” kelimesi Hadislerde kullanılmıştır. Kur’ân-ı Kerim’de ise temizlik anlamında “tahâret” ve “zekâ” kelimeleri geçmektedir. Vudû’ kelimesi güzellik ve temizlik anlamına gelmektedir. Dolayısıyla Okumaya Devam Ediniz…

Element Kavramında Tarihsel Süreç

Element Kavramında Tarihsel Süreç
Eski dönemlerde yani antik çağda dünyada 4 element olduğu kabul edilirdi. Bu elementler ateş, su, hava ve toprak’tı ve dünyadaki her şeyin bunların türevleri ve karışımları olduğu sanılıyordu. Bu elementlerin birbirinden tümüyle farklı olan ve bir daha birbirine dönüşemeyecek temel elementler sayılırdı. Özelliklerinin değişebilirliği de kabul ediliyordu. Suyun buza dönüşmesi gibi. Bu düşünceye daha o dönemde bile karşı çıkanlar oldu. “Ağaç dalı

Okumaya Devam Ediniz…

Su Kristalleri Mucizesi

Su Kristalleri Mucizesi

Su Kristalleri Mucizesi
İnsan yaşamı için en önemli kaynaklardan biri olan suyun içeriği incelendiğinde, belirli durum ve koşullarda inanılmaz bir şekilde duygu ve düşüncesi olan bir canlı gibi tepki verdiği ortaya çıkmıştır. Donmuş halde bulunan su kristallerinin fiziksel durumları yakından incelendiğinde, dış kaynaklardan gelen tepkimelere göre fiziksel ve

Okumaya Devam Ediniz…

Sanal Su Nedir?

Londra King’s College ve Oryantal Afrika çalışmaları üyesi 71 yaşındaki Profesör, 1993 yılında yaptığı bir çalışma ile Sanal Su’yu tanıtmış ve insanların su içtiğinde ya da duş aldığında sadece su tüketmediğini iddia etmişti.

Sanal Su Nedir?

Profesöre göre sanal su ile suyun, gıda ve tüketici ürünlerinin üretiminde nasıl bir rol oynadığını tespit etmek mümkün. Mesela sabah içilen bir kahvenin ardında kahve tanelerinin yetiştirilmesi, paketlenmesi ve taşınması için harcanan su 140 litre’yi buluyor. Bu da sadece kahve içerken su tüketmediğimizi ortaya koyuyor. 140 litre su İngiltere’deki normal bir insanın bir günde içme ve ev ihtiyaçları için kullandığı suya karşılık geliyor. Bildiğimiz bir hamburgerin de hazırlanması için 2 bin 400 litre suya ihtiyaç var. Okumaya Devam Ediniz…

KAĞAN ŞU DESTANI

mongol
Şu Destanı, Türkler’in en eski destanlarından biridir. Destanın kahramanı olan Şu, bilginlerin tahminlerine göre MÖ dördüncü yüzyılda yaşamış bir Türk kaganıdır. Şu Destanı’nın konusu, Makedonyalı İskender’in Asya içlerine doğru ilerlerken Türkler’le yaptığı savaşlardır (?). Ama, türkolog Zeki Velidi Togan’a göre, destanda adı geçen İskender’in Makedonya’lı İskender ile bir ilgisi yoktur ve Şu Destanı’nın konusu Makedonyalı İskender’in istilası değil daha önceki yüzyıllarda oluşmuş bir Aryani istilasıdır.

Destanda Türk boylarının oluşumu ve Türkler’in kent yaşamına geçmeğe başlamaları da anlatılmaktadır. Ayrıca, ulusunu bir istiladan korumak için çaba gösteren bir kaganın kaygılarının ince bir biçimde işlenmesi, destana ayrı bir özellik katmaktadır.. Şu Destanı, kendisinden sonra oluşacak Türk destanlarının ana çizgilerini ve süslemelerini belirlemiştir.

Şu Destanı, kimi bilginlere göre Saka Türkleri’nin destanıdır. Şu destanında müzik ve ezgi önemli bir rol oynar; ama bu müzik insan sesine değil, sazların sesine dayanır. Destanın kahramanı genç kagan Şu, Türk destanlarının yerinde durmayan hareketli ve atak yiğitlerinden daha değişik bir yapıdadır. Kagan Şu, beden ve ruh yapısı ile daha çok, Osmanlı hakanı 3. Selim’i andırır. Şu Kagan, 3. Selim gibi içli, sanatçı, düşünceli ve mantıklı bir kimsedir. Sarayının kapısında günde 365 nöbet çalınır.

Okumaya Devam Ediniz…

Zemzem Suyunun Esrarı

Müslüman Alemi için kutsal topraklar olarak adlandırılan Mekkede bulunan Zemzem suyu, tüm dünyayı şaşırtmaya devam ediyor. Kabenin yanında bulunan 1,5 metre derinliğindeki kuyunun mukaddes suyu olan Zemzem suyu, hac mevsiminde, pek çok insanın su ihtiyacını karşılamaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) raporlarına göre dünyanın en sağlıklı sularından olan zemzem suyunun esrarı, günümüz teknolojisindeki tüm araştırmalara rağmen çözülemiyor. Kaynağı bulunamayan Zemzem suyunun denizden 80 kilometre uzakta olmasına ve çevresinde başka hiçbir kuyu olmamasına rağmen yıllardır kurumaması, araştırmacıları şaşkına çeviriyor. Okumaya Devam Ediniz…

NEMRUD’UN ATEŞİNİ SÖNDÜRMEYE ÇALIŞAN SERÇE


Nemrut, hazırlattığı devasa odun yığınında Hz. İbrahim’i (a.s.) ateşe attırır; tam o sırada minnacık bir serçe belirir, ateşin üstünde gagasındaki bir damla suyu alevlerin üzerine bırakır.

Serçeye sorarlar:

“Be hey gafil, bir damlacık su koskoca ateşe ne yapar ki?”

Serçe cevap verir:

“Bir şey yapmayacağını ben de biliyorum ama hiç değilse tarafım bilinsin istedim.”

SUYUN DÜNYAMIZA GELİŞİ,BİLEŞİMLERİ,KALİTESİ KISACA AB-I HAYAT

Su Nereden Geldi?

Dünyamızın bugün büyük bir kısmını kaplayan sular, gezegenimizin uzaydan mavi bir bilye gibi görünmesine sebep oluyor. Güneş sisteminde bir mücevher gibi ışıldayan bu mavi bilyenin suları nereden geldi peki?Dünyamızda su ne zaman ve nasıl ortaya çıktı hiç merak ettiniz mi?

Okyanusların oluşması, araştırmacılara göre yaklaşık 4,6 milyar yıl öncesine dayanıyor. O zamanlar Dünya’nın atmosferi bugünkü Venüs gezegeni kadar yoğundu. Atmosferdeki yoğun toz bulutlarını, çarpan göktaşlarının bir izi olarak değerlendirebiliriz. Ay yalnızca 100.000 km ötede ufukta görünüyordu. Ortada med cezir yüzünden kabarıp alçalacak denizler henüz yoktu. Yine de bu kadar yakındayken yer kabuğunun ince bölgelerinde magma tabakası çekim gücünden etkileniyordu. Henüz en basit yaşam formlarının bile ortaya çıkması için gereken koşullar bulunmuyordu.

 

Bu dönemde yeryüzünü oluşturan kuvvetlerin kavgası henüz sona ermemişti. Oluşan yer şekilleri bir süre sonra kayboluyor, değişiyordu. Dünyaya çarpan göktaşları derin izler bırakıyor çevresini biçimlendiriyordu. Volkanik faaliyetler de genç gezegeni lavlarla kaplıyor ve yeni yer şekilleri oluşturuyordu. Bunun yanında Dünya’ya düşen göktaşı sayısı da çok fazlaydı. Dünya’daki suyun bir kısmın da göktaşlarıyla birlikte uzaydan geldiği düşünülüyor. Okumaya Devam Ediniz…