Şair Şeyhî Hakkında Bilgi

Şair Şeyhî Hakkında Bilgi
Şeyhî XIV. yüzyılın sonu ile XV. yüzyılın ilk yarısında yaşamış olan Şeyhî, Anadolu sahası Türk edebiyatının en önemli şahsiyetlerinden biridir. Şairin adı kaynaklarda bazen Yûsuf bazen de Sinan, Sinaneddin olarak geçer. Doğum yeri Germiyan (Kütahya)’dır. Tabip olmasından dolayı “Hekim Sinan” adıyla şöhret kazanan Şeyhî, ilk öğrenimine dönemin önemli kültür merkezlerinden biri olan Kütahya’da başladı ve bu arada şair Ahmedî’den ders aldı. Tezkirelerdeki bilgilere göre, bilgisini ilerletmek üzere İran’a gitmiş, burada tasavvuf, edebiyat ve tıp öğrenimi görmüştür. Özellikle göz hekimliğinde bilgisini ilerletti. Sehî’ye göre; Seyyid Şerîf-i Cürcânî ile sınıf arkadaşlığı da yapan Şeyhî, dönemin önde gelen İran şairlerinden Kemâl-i Hocendî, Selmân-ı Sâvecî ve Hâfız-ı Şirazî’den etkilenerek memleketine dönmüştür. İran dönüşü Ankara’da Hacı Bayram-ı Velî’ye intisap ederek Şeyhî

Şair Necati Bey Hakkında Bilgi

Şair Necati Bey Hakkında Bilgi

Necâtî Bey Edirne’de 1452-1455 yıllarında doğan Necâtî, XV. yüzyılın ikinci yarısında yetişen şairlerin en önemlisidir. Adı İsa olan Necâtî hakkında Latifî’nin “Abdullah oğludur” şeklinde verdiği bilgiden devşirme çocuklardan olduğu anlaşılmaktadır. Tezkirelerdeki bilgilere göre, fakir bir aileden olan ve küçük yaşta öksüz ve yetim kalan Necâtî’yi ihtiyar bir kadın evlat edinmiştir. Ancak onun Sâilî adında bir şair tarafından yetiştirildiği de rivayet edilir. Necâtî’nin şiirinin gelişmesinde bir basamak olan Sâilî, ona şiirle ilgili ilk bilgileri öğretmiştir.

Şiir ve inşaya yeteneği olan Necâtî, dönemindeki ilim ve sanat anlayışını dikkate alarak kendini yetiştirmiştir. Fatih devrinin sonlarına doğru, niçin gittiği bilinmeyen Kastamonu’da bulunduğu sıralarda meşhur “döne döne” redifli gazelini yazan Necâtî, şiirleriyle kısa sürede tanınmıştır. Fatih’e sunduğu “şitaiye” ve “bahariye” kasideleri ve gazelleriyle padişahın takdirini kazanarak divan kâtibi olmuştur. Fatih’in ölümünden sonra II. Bayezid’e intisap

Cemali Hakkında Bilgi

Kerim Usta -Yüzyıllara Göre Divan Edebiyatı
Şeyhî’nin yeğeni olan Cemâlî, Fatih dönemi şairlerinden olup Akşehirlidir. 1410 yılına yakın bir tarihte doğduğu ve II. Bayezid’in saltanatının son yıllarında vefat ettiği göz önüne alınırsa, uzun bir ömür sürmüş ve bu üç padişah döneminde şiirler yazmıştır. Şeyhî’nin Hüsrev ü Şîrîn adlı mesnevisine zeyl yazmıştır. Gülşen-i Uşşâk adlı mesnevisini 1446 yılında yazan şairin Miftahü’l-Ferec mukaddimesinde yer alan,

Şâh içün düzmiş idüm bir hoş kitâb
Kim safâ bulurdı andan şeyh ü şâb
….
Anı tertîb eyledüm Sultân içün
Bunı tertîb it Mehemmed Han içün

şeklindeki beyitlerinden saraya yakın bir şair olduğu anlaşılmaktadır. Fetihten sonra İstanbul’a gelen şair, yazdığı kaside ve kıtalarında İstanbul’u n fethini anlatmış ve Fatih Sultan Mehmed’i övmüştür. Kasidelerinin yanında gazel ve kıtalarında da övgüye yer veren Cemâlî, sevgili ve aşk konulu gazeller de yazmıştır. Cemâlî’nin